AK Parti kulisleri: Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olsun, Ali Babacan da...

Ankara'daki siyaset kulislerinin son zamanlarda en çok konuşulan gündem maddesi olan 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e ilişkin, Abdulkadir Selvi, çok konuşulacak bir yazı kaleme aldı. Selvi, 2017 Kasım'da, özellikle Reza Zarrab davası sürecinde “Geçiş sürecinde Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olsun. Ekonomi yönetimini Ali Babacan üstlensin. Erdoğan ve ailesinin hukuku korunsun” söylentisinin dolaştığını ileri sürdü.

AK Parti kulisleri: Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olsun, Ali Babacan da...

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 15 Temmuz darbe girişimi ve devamındaki eylemlerin bastırılmasında yer alan sivillere yargı zırhı veren KHK hakkındaki eleştirilerini dile getirmesinin ardından AK Parti ile arasında yaşananlara ilişkin bir yazı kaleme alan Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, "Abdullah Gül tartışmalar için ne diyor?" başlıklı bugünkü (8 Ocak 2018) tarihli yazısında Reza Zarrab davasının görüldüğü ABD'de 'Erdoğan düşmanlığının tavan yaptığı'nı ifade ederek, politika kulislerinde de Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olması yönünde söylentiler dolaştığını ileri sürdü.

"BU TÜR YANLIŞ ALGILARA SON VERECEK KİŞİ..."

AK Parti ile 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında yaşanan son gelişmelere ilişkin çarpıcı iddialara yer veren Selvi, "Ne o gün ne bugün Gül ve Babacan’ın bu tür ara rejim modellerinin içinde, yanında, yöresinde olmadığından eminim. Ancak belli ki Erdoğan’ı tasfiye etmek isteyenlerin Abdullah Gül’e sarılması AK Parti’de bir rahatsızlığa yol açmış. Bu tür yanlış algılara son verecek kişi ise Abdullah Gül’den başkası değil. Tabii isterse" diyerek şu ifadeleri kullandı:

"İLGİNÇ SENARYO"

"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Kasım 2017 tarihli grup toplantısında, “AK Parti içinde sureti haktan görülenler var” demişti. O zaman neyi kastediyor diye kulak kabarttım. ABD’de Erdoğan düşmanlığının tavan yaptığı, Amerika Erdoğan’ı tasfiye edecek söylentilerinin dolaştığı, Zarrab davasının bir kâbus gibi Türkiye’nin üzerine çöktüğü günlerdi. İstanbul iş çevrelerinden pişen, Ankara’ya düşen bir modelden söz ediliyordu. Kulislerde, “Geçiş sürecinde Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olsun. Ekonomi yönetimini Ali Babacan üstlensin. Erdoğan ve ailesinin hukuku korunsun”söylentisi dolaşıyordu. İlk duyduğumda, “Bu bir senaryo değil, Erdoğan’a karşı darbe girişimi” dedim. “Erdoğan’ın tasfiyesi amaçlanıyor. Ancak hesap etmedikleri bir şey var. Erdoğan bununla mücadele eder” diye tepki gösterdim. Erdoğan’ı tasfiye planları hazırlayanların Erdoğan’ı tanımadıkları belliydi. Darbeye boyun eğmeyen adam, senaryolara mı eyvallah diyecekti. Ancak onların Gül ve Babacan’ı tanıdıklarından da emin değildim. Gül ve Babacan’ın bu tür senaryolardan haberleri yoktu. O nedenle ciddiye alıp, yazmadım. Peki bugün neden yazma gereği duydum? Ne o gün ne bugün Gül ve Babacan’ın bu tür ara rejim modellerinin içinde, yanında, yöresinde olmadığından eminim. Ancak belli ki Erdoğan’ı tasfiye etmek isteyenlerin Abdullah Gül’e sarılması AK Parti’de bir rahatsızlığa yol açmış. Bu tür yanlış algılara son verecek kişi ise Abdullah Gül’den başkası değil. Tabii isterse."(YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ)