HABER

"Bu karar, Filistin halkı için dönüm noktası"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Hamas ve El Fetih grupları arasındaki anlaşmaya ilişkin, "bu karar, Filistin halkı için dönüm noktasıdır." dedi.

KAHİRE (İHA) Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Hamas ve El Fetih grupları arasındaki anlaşmaya ilişkin, "bu karar, Filistin halkı için dönüm noktasıdır. Uluslararası toplum, İsrail'in bu anlaşmaz tutumuna karşı bu yeni süreci desteklemeli ve İsrail'e de bir an önce masaya gelme çağrısında bulunmalıdır" dedi.

Filistinli Hamas ve El Fetih grupları arasında tarihi anlaşma töreni için Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu yaptığı açıklamada, "Çok önemli bir uzlaşı sağlandı. Biz bu gelişmeleri uzun zamandır takip ediyorduk. Her şeyden önce Mısır hükümetini bu başarısı dolayısıyla tebrik ediyoruz. Filistinli bütün grupları tebrik ediyoruz. Mahmud Abbas'ı, Hamas'ı temsilen Halid Meşal'i diğer bütün Filistinli gruplar buradaydı. Hepsi ile görüşme imkanı bulduk. Hepsi önemli bir

uzlaşıya imza attılar. Tabi zor bir süreçti, biz de bu sürecin her aşamasında Mısır ile temas halinde olduk. Ben son 2 ay içerisinde Mısır'ı 3 kez ziyaret ettim. Her ziyaretimizde bu konu gündemimizin ana unsurlarından biriydi. Gerek ben gerekse diğer arkadaşlarımız Şam'a gittiklerinde Hamas yetkilileri ile konuştular. Sayın Abbas ile bir çok telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Bu yolu açabilmek için ve bugün çok olumlu bir netice alındı. Ben emeği geçenlere tekrar teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum.3

açıdan bu gelişme önemli , birincisi Filistinliler açısından. Uzun yıllar boyunca Filistinliler, maalesef iç çatışmalar çekişmeler yüzünden ve gerginlikler yüzünden çok ciddi sıkıntılar yaşadılar. Şimdi Filistinliler tek bir ses, tek bir otorite, tek bir hükümet oluşturma kararı aldılar ki bu Filistin halkı için dönüm noktasıdır. Ümit ederiz ki bu başarıya ulaşır. İkincisi bölgede ki demokratik değişim dönüşüm açısından bu çok önemli bir gelişme. Çünkü şu anda bölgemizde, Mısır'da, Tunus'ta, bölgedeki her

yerde Libya'da daha çok demokrasi açık ve şeffaf seçim talepleri var. Mısır'da inşallah, ben bugün bunu Mısırlı yetkililerle de konuştum. Mısır'da inşallah önümüzdeki Eylül ayında parlamento seçimleri düşünülüyor. Tunus'ta yine bu yaz seçimler planlanıyor. Şimdi 1 sene içerisinde de Filistin'de seçim planlanıyor. Bu seçim süreçleri başarıyla gerçekleşirse bölgeye en büyük mesaj verilmiş olunacak. Özellikle Filistin'de 2005'de belki de Arap tarihinin en açık en şeffaf seçimleri yapılmıştı. Şimdi tekrar

Filistin'de, işgal altındaki Filistin halkı, kendi iradesini yansıtacak seçimleri yaparsa bölge halklarına da bölge liderlerine de en güçlü mesajı vermiş olurlar. Yani demiş olurlar ki 'biz işgal altında dahi serbest seçimleri gerçekleştirmiş ve bir uzlaşı ile yeni bir yönetim kurmuşsak, sizler bunu yapabilirsiniz'. Bu açıdan Filistin'in başarısı bölgedeki demokratikleşmeye büyük katkıda bulunacaktır. Üçüncüsü de Ortadoğu barış süreci açısından, maalesef uzun zamandır bir mesafe kat edilemedi. Sayın Obama

büyük iddialarla döneme başlamış ve Ortadoğu'ya barış getirme iddiasını sürdürmüştü. Ancak maalesef İsrail'deki hükümetin uzlaşmaz tutumu Sayın Obama'nın çalışmalarına da akamete uğratmıştı. İsrail'in uzlaşmaz tutumunda tek bir argümana dayanıyordu, 'Filistin'de muhatabım yok çünkü Filistin'de tek bir hükümet yok'. Şimdi İsrail'in bu mazereti ortadan kalktı. Artık Ortadoğu barış sürecinin önünün açılması ve kalıcı bir barışı teminin görüşmelerin bir an önce başlaması lazım bunun içinde İsrail'in yerleşim

politikasını tamamıyla durdurması ve gerekli adımlar atması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davutoğlu, "Yarın da zaten İtalya'daki muhataplarımla bu konuları konuşacağım. Uluslararası topluma da buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. 2007'de Mekke anlaşması sonrası kaçırılan fırsat, tekrar kaçırılmamalıdır. Bu yeni oluşacak hükümeti bütün uluslar arası toplum tanımalıdır. Çünkü bu hükümet, Filistin halkının iradesi ile ortaya çıkan bir hükümettir. Bütün Filistinli grupların iradesi ile oluşmuş bir hükümet olacak. Dolayısıyla artık bir takım ön şartlarla bu

hükümet oluşumunu geçersiz kılma çabalarına izin verilmemelidir. İsrail'in de burada sorumlu bir tavır takınması gerekiyor. Netanyahu'nun son açıklamalarında maalesef, bu sorumlu tutum unsurlarını göremiyoruz. Ama diğer uluslararası toplum, İsrail'in bu anlaşmaz tutumuna karşı bu yeni süreci desteklemeli ve İsrail'e de bir an önce masaya gelme çağrısında bulunmalıdır. Zaten bizim üzerinde çalıştığımız, dün de Sayın Başbakan'ın ana hatlarını vurguladığı bir yol haritamız vardı. Bunu taraflarla, uluslararası

toplum ve Libya'daki taraflarla paylaşmıştık. Yarın da bunu tekrar muhataplarımla paylaşacağım. Ve detaylandırılmış bir şekilde yol haritasını ilan edeceğiz" dedi.

Geri Dön