49.Adalet Nöbeti’nde ‘Haksız Yere Tutuklananlar’ İçin Kırmızı Balon Uçuruldu

Cumhuriyet gazetesi avukatlarının tutuklanmasından sonra başlatılan Adalet Nöbeti’nin 49. Buluşmasında haksız tutukluların” özgürlüklerine kavuşması için kırmızı balonlar uçuruldu

49.Adalet Nöbeti’nde ‘Haksız Yere Tutuklananlar’ İçin Kırmızı Balon Uçuruldu

Cumhuriyet gazetesi avukatlarının tutuklanmasından sonra başlatılan Adalet Nöbeti’nin 49. buluşmasında tüm “haksız tutukluların” özgürlüklerine kavuşması için kırmızı balonlar uçuruldu.

Adalet Nöbeti, her hafta olduğu gibi olduğu gibi Çağlayan’daki İstanbul Adliye Sarayı’nın iç avlusunda başladı.

Cuma günü Silivri’de görülecek Cumhuriyet davası öncesi birçok gazeteci de nöbete katıldı.

Özgürlüğü simgeleyen balon şeklinde kesilmiş kırmızı keseleri yakalarına takan çoğu avukat 250 kişi daha sonra basın açıklaması için adliyenin önündeki merdivenlere çıktı.

İstanbul Barosu Başkanı: “Cumhurbaşkanı da ‘Halk, adalet çığlığı atarsa orada bir adalet sorunu var’ dedi”

İlk açıklamayı İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu yaptı. Adalet Nöbeti’nin parolasının hukuk, işaretinin demokrasi olduğunu söyleyen Durakoğlu, tutuklu “Üç Cumhuriyetçi” Akın Atalay, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık’ın serbest bırakılmasını istedi.

İstanbul Barosu Başkanı, “Sıkıyönetim mahkemelerini, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni, Olağanüstü Halleri yaşayarak, görerek gelen bu ülkenin avukatları olarak bu davanın benzerini çokça yaşadık. Bize zulümler ve ihlaller kaldı o günlerden. Yargıtay’ın 150. yıldönümünde Sayın Cumhurbaşkanı’nın şu sözleri her şeyi anlatmaya yetiyor. ‘Adalet dağıtmayan savcı ve hakimler de zalimler arasına giriyor. Bir ülkede halk, adalet çığlığı atarsa orada bir adalet sorunu var’ dedi Cumhurbaşkanı. Biz avukatlar 49 haftadır çığlık atıyoruz. Bu aslında halkın çığlığıdır. Avukatların sesi kesilirse yurttaşların nefesi kesilir” dedi.

Akgül: “Cumhuriyet davası, bir milat olmalı”

Cumhuriyet Davası’nı en başından beri yakından takip eden ve sosyal medyada kampanyalar düzenleyen “Dışarıdaki Gazeteciler” grubu adına konuşan Elif Akgül ise Aydınlanma düşüncesinin babalarından Fransız filozof Pascal’in “Gücü olmayan adalet acizdir, adaleti olmayan güç ise zalim” sözünü hatırlattı. “Bugün ülkemizde yargı ne kadar bağımsız ne kadar tarafsız?” diye soran

Akgül, “Türkiye uzun zamandır zor, çok zor bir süreçten geçiyor. Söz, düşünce ve yazının terör suçu haline getirilmesi aşamasını geçtik, artık müebbet hapis cezalarının peynir ekmek gibi dağıtıldığı günlere geldik. Yarın Silivri’de görülecek Cumhuriyet davası, bir milat olmalı. Önce Cumhuriyet tutukluları ve devamında tüm haksızlığa uğrayanlar bu mavi göğün altında özgürce nefes almalı. Adalet mülkün temeli olduğuna göre, hukuku eğip bükmenin en başta iktidar sahipleri olmak kimseye bir fayda sağlamaz” dedi.

Davayı izlemek üzere Berlin’den İstanbul’a gelen Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün Almanya Temsilcisi Chrisitina Mihr, Türkiye’de tek bir tutuklu gazeteci kalmayana dek mücadelelerine sürdüreceklerini söyledi.

Mihr, “Türkiye’de sadece çok tanınmış üç gazeteci yargılanmıyor. Birçok gazeteci tutuklu, aslında Türkiye’de gazetecilik yargılanıyor. Bazı yabancı gazeteciler serbest bırakıldı ama Türkiye’de basın özgürlüğü açısından durum değişmedi. Hala basın özgürlüğü Türkiye’de tehdit altında. Ben Sınır Tanımayan Gazeteciler adında buraya Türkiye’deki gazetecilerle dayanışma için geldim” dedi.

Konuşmalardan sonra Çağlayan Adliyesi’nin önündeki meydana giden avukatlar ve gazeteciler kendilerine dağıtılan ve tüm haksız tutuklular için özgürlüğü sembolize eden kırmızı balonları “hemen şimdi adalet” sloganıyla göğe bıraktılar.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler