Arabistan'dan Katar'a kritik mesaj

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyir, Katar'ın terör örgütlerini desteklemeyi sona erdirmesi halinde krizin çözülebileceğini söyledi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyir, Katar krizine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan el Cubeyir, Katar'ın radikal ve terör örgütlerine desteğini kesmesi halinde krizin çözülebileceğini söyledi.

18 Haziran 2017 12:33
PAYLAŞ
TWITTER
Arabistan'dan Katar'a kritik mesaj

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyir, Katar krizine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bakan el Cubeyir, Katar'ın radikal ve terör örgütlerine desteğini kesmesi halinde krizin çözülebileceğini belirterek, "Bu krizin çözümünün basit olduğuna inanıyoruz. Kardeş Katar devletinin radikal hareketleri ve terörü desteklemeyi, kışkırtıcı davranışları ve diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmeyi bırakması halinde bu kriz de çözülür" dedi.

Suudi Arabistan ve dahilinde 7 ülke, geçtiğimiz günlerde teröre destek verdiği gerekçesiyle Katar'la diplomatik ilişkilerini kesmişti. Ardından Suudi Arabistan, Katar'la olan sınırı kapatmıştı.

EL SANİ KATAR TELEVİZYONUNA KONUŞTU

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed Abdurrahman Al Sani, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile Katar arasındaki anlaşmazlığın, asılsız haberler üzerine kurulu olduğunu ve bu ülkelerin iletecekleri talepleri olmadığını söyledi.

Katar Televizyonu'na konuşan Al Sani, özellikle Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'ın, Katar'a karşı haksız tedbirler alan söz konusu ülkelerin taleplerinin ne olduğuyla ilgili yoğun bir mesai harcadığını belirtti.

Al Sani, "Şu ana kadar Kuveyt'e ne talep ne de suçlama listesi iletildi. Bu ülkelerin yetkililerinin yaptığı açıklamalar doğrusu bizi şaşırtıyor. Bir bakıyorsunuz, Kuveyt'e talepleri ileteceklerini, bunun bir Körfez sorunu olduğunu ve Körfez ülkeleri tarafından çözülmesi gerektiğini söylüyorlar bir de bakıyorsunuz taleplerin ABD'ye iletileceğini söylüyorlar ya da Katar'ın -ne yazıkki hala öğrenemediğimiz- talepleri yerine getirecek tedbirler almasını istiyorlar. Bu da, anlaşmazlığın, asılsız haberler üzerine kurulu olduğunun, iletecekleri talepleri olmadığının ve Katar aleyhinde aldıkları tedbirlerin dayandığı temelin ne kadar kırılgan olduğunun en büyük kanıtıdır." dedi.

- "Talepler net değil"

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr'in "bir şikayet listesi üzerinde çalıştıkları ve bunu Katar'a teslim edecekleri" yönündeki açıklamalarıyla ilgili Al Sani, "Bu ülkelerin ne istediği belli değil. Taleplerden ve Körfez ülkeleri arasında kalması gereken bir anlaşmazlıktan bahsettiler, sonra bu ABD'ye iletilecek taleplere dönüştü, şimdi de hazırlanan şikayet listesinden bahsediyorlar. Bu taleplerin ne olduğu belli değil. Peki o halde bu anlaşmazlık ve bu tedbirler niye?" değerlendirmesinde bulundu.

- "Vesayeti kabul etmeyiz"

"Anlaşmazlıklar tedbir alarak mı çözülür yoksa tedbirler diplomatik diyalog mekanizmalarının tükenmesinden sonra mı alınır?" sorusunu yönelten Al Sani, "Bu tedbirler, iddia ettikleri gibi, Katar'ın yanlış bir şeye yönelik politikasını değiştirmek ya da onu vesayet altına almak için alındıysa bunu kabul etmeyeceğimizi defalarca söyledik." diye konuştu.

Al Sani, Katar'ın stratejik seçeneğinin, çözüm için diyalog masasına oturulması ve meselenin olgun ve bilinçli bir şekilde ele alınması olduğunu vurguladı.

- "Suçlamalar düzmece"

Söz konusu ülkelerin basın organlarının Katar'ı, terör örgütlerine 65 milyar dolar yardımda bulunmakla suçlamasına da değinen Al Sani, Katar aleyhindeki kampanyanın düzmece suçlamalar ile Katar Haber Ajansı'na (QNA) yönelik siber saldırıyla başladığını ve bunu iftiraların takip ettiğini sonrasında da söz konusu üç ülkenin Mısır'la iş birliği yaparak bu tedbirleri aldığını belirtti.

Al Sani, şöyle devam etti:

"Bu mesnetsiz suçlamaların barındırdığı çelişkiler, düzmece olduklarını ortaya koyuyor. Bu suçlamalara göre Katar, El-Kaide, DEAŞ, Ahvaz ve İran'ı destekliyor. Bunların tamamı çelişki. Bu 65 milyar doların nereden çıktığını bilmek istiyorum. Bunu dayandırdıkları raporlar nerede? Bu kadar büyük bir meblağın, küresel ekonomik sistemde sessiz sedasız bir yerden başka bir yere aktarılması söz konusu olamaz."

- Bahreyn Haber Ajansı'nın haberi

Bahreyn Resmi Haber Ajansı BNA'nın, eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani'nin danışmanı Hamad bin Halife el-Atiyye ile Bahreyn'deki Vifak Partisi yetkililerinden Hasan Ali Cuma arasında 2011'de gerçekleşen telefon görüşmesini yayınlamasıyla ilgili de konuşan Al Sani, haberin zamanlamasının değerini ve güvenilirliğini zedelediğini söyledi.

Al Sani, Katar'ın Bahreyn'de kan dökülmesini önleme amacı taşıyan 2011'deki arabuluculuğunun, Suudi Arabistan ve Bahreyn'in bilgisi dahilinde olduğunu ve o vakit Bahreyn hükümetinin, Katar'ın oynadığı rolü takdir ettiğini anımsattı.

Dışişleri Bakanı Al Sani, söz konusu telefon görüşmesiyle ilgili kayıtların çarpıtılarak yayınlanmasına rağmen amacına ulaşamadığını ve Katar'ın, Bahreyn'de suların durulması için çalıştığını ortaya koyduğunu dile getirdi.

- QNA'ya yönelik siber saldırı

Katar'a abluka uygulayan ülkelerin, QNA'ya yönelik siber saldırıya gösterdiği tepkinin garip olduğuna dikkati çeken Al Sani, yayımlanan yalan haberleri dikkate almamaları için saldırının gerçekleştiği gün, Körfez İşbirliği Konseyi'ndeki (KİK) dışişleri bakanlarıyla irtibata geçildiğine işaret etti.

Saldırıyı izleyen günün sabahında sadece Kuveyt ve Umman dışişleri bakanlarıyla iletişimin devam ettiğini ve onların da BAE ile Suudi Arabistan medyasının gerginliği tırmandırma politikasına karşılık verilmemesini istediğini aktaran Al Sani, "Körfez ülkeleriyle ilişkiler kriz öncesi normaldi. Hiç bir anlaşmazlığımız yoktu. Bu siber saldırının akabinde gelen sürpriz tepki bizi şaşırttı. Biz tüm bunların önceden hazırlandığını fark ettik." dedi.

Al Sani, kendilerine yönelik abluka uygulayan ülkelerin bunun ne gibi sonuçlar doğuracağını bilmediğini, Katar'ın ise bu zor gününde dostlarını çok iyi tanıdığını kaydetti.

AJANSLAR

Okuyucu Yorumları7 yorum
  • 39 Oy
    HADİ LAN ORDAN MÜSLÜMAN BOZUNTUSU BİR ZAMANLAR ABD IRAKI İŞGAL EDERKEN IRAKTA NÜKLEER BOMBA VAR DEMİŞTİDE İŞGAL ETMİŞTİ Bİ DEFA KURT KUZUYU KAPACAKSA BAHANESİ ÇOKTUR KISACASI CENABI HAK ZALİMLERİ VE YANDAŞLARINI KAHRETSİN BU DÜNYAYIDA AHİRETLERİNDE LANETİNİ ÜZERLERİNE YAĞDIRSIN AMİN
  • 54 Oy
    HADİ LAN SENDE KİMSİN. ÖNÜNE VERİLEN YEM KADAR KONUŞ.
  • 63 Oy
    allah allah müslüman kardeşleri destekleyen iki ülke var türkiye katar dünya liderleri hah
  • 21 Oy
    bencede Körfez ülkelerinin sorunu kendi aralarında konuşarak halletmeliler silah çekmek kimsenin işine yaramaz ha dışarıdan müdahale edilmesinide istemeyiz bu sorunun dahada büyümesine sebep olacaktır boşuna demedik Türkiye karışmasın diye sorun Arap ülkeleri arasında anlaşamamaktan kaynaklanan bir sorun buda konuşup tartışarak anlaşabilecekleri anlamına gelir aralarına girmek taraf tutmanıza sebep olur ki her iki taraflada hükümet yakınlaşmaya çabalıyor onun için ya adaletle yaklaşacak taraf tutmadan yada hiç karışmayacak
  • 14 Oy
    Öğretmene, işçiye, esnafa, polise... Sıradan vatandaşlara, hem de etrafında en ahlaklı, dürüst olarak tanınan kişilere terörist diyenler, Mısır ve başka ülkelerde pek çok siyasetçiye SUİKAST DÜZENLEMİŞ OLAN Müslüman kardeşler örgütüne terörist demiyor ya. Ayar oluyorum.
  • 6 Oy
    sudileri anlamanın mümkünü yok. terörtü en çok destekleyen amerikanın dünya kadar uçağını alıyorlar sonra katara dönüp terörü desteklemeyi bırak diyorlar. yazık sudilere. katar şantajla uçak almak zorunda bırakıldı. bu uçakların silah programında amerika ve israil dost diye tanımlanıyor. yani silahlar devre dışı kalıyor. türkiye yeni yazılımla silahları devre dışı bırakan sistemden kurtuldu. son zamanda yaptıklarımız israilin gözüne batıyor ve amerikayı kışkırtarak defalarca önümüzü kesmeye çalışıyorlar. fetö bir gün türkiyeyi kalkındıracak bir hükümet gelirse diye kurulmuştur. sonuç sıfır.
  • 85 Oy
    katar tek başına bu kararı alamazki.ona destekçi olan bazı ülkeler var.katarın musulmankardeşlerle ne işi varki.onu yünlendiren ülkeler var.onlara bir haber salında tehdit etmmelidiniz zavallı katacıl boş bir ülkedir.eyer musulmanlık isterlerse önce malları lükzlerini halkına dağıtsınlarki bizde,inanalım,ama yok siyset yapıyorşar

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir