“Cumhuriyet davasında gazetecilik yargılanıyor”

Cumhuriyet gazetesinin halen tutuklu bulunan genel yayın yönetmeni Murat Sabuncu’nun eşi Eylem Türk Sabuncu DW Türkçe'ye Cumhuriyet davasında aslında gazetecilik mesleğinin yargılandığını söyledi.

“Cumhuriyet davasında gazetecilik yargılanıyor”

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri dahil 20 sanığın yargılandığı dava, bugün Silivri'de görülmeye devam edilecek. Dava kapsamında Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ve gazeteci Ahmet Şık halen tutuklu bulunuyor. Duruşma öncesi Murat Sabuncu'nun eşi Eylem Türk Sabuncu, DW Türkçe'nin sorularını yanıtladı:

DW Türkçe: Cezaevi görüşleriniz nasıl geçiyor? Murat Sabuncu'nun morali ve sağlığı nasıl?

Bizim görüş günümüz cuma günleri. Tam 70 hafta oldu… Murat'ın morali de, sağlığı da iyi. Murat, bu süreçte "Bir insan ne kadar güçlü olabilir” sorumun yanıtı oldu. Kararlılığı, dirayeti takdire şayan… Dışarıdaki hiçbir şey, hiç kimse onun bu duruşu kadar güç vermedi bana. Cesareti, dik duruşu, korkusuzluğu nedeniyle, Murat'ın varlığı bana gelecek için çok umut veriyor.

DW Türkçe: Görüş sırasında cezaevi koşulları hakkında paylaşımlarınız oluyor mu? Eşinizin isteyip de sizin izin çıkmadığı için iletemediğiniz herhangi bir şey oldu mu?

Elbette yaşadığımız sıkıntılar oldu. Ama ben bu davanın bizim kişisel üzüntülerimiz üzerinden okunmasını istemiyorum. Çünkü bu dava, gazeteciliğin yargılandığı bir dava… Murat cezaevine girdiğinden beri her seferinde aynı şeyi söyledi: "Sadece kendimiz için değil, düşünce ve ifade özgürlüğünü kullandığı, gazetecilik yaptığı için tutuklu olan herkes için özgürlük istiyoruz!” Murat, fikir ve ifade özgürlüğü için, halkın haber alma hakkı için mücadele veriyor. Şimdi yaşadıklarımız da bu mücadelenin bir bedeli…

"Murat ve arkadaşları kendilerinden çok gazeteciliği savundular”

DW Türkçe: Cumhuriyet davasının gelecek duruşması yarın görülecek. Bu duruşma için sizin ya da avukatların özel bir hazırlığı var mı?

Murat ve arkadaşları gazete manşetlerinin, haberlerin, tweetlerin yer aldığı bir iddianame ile tam 16 aydır tutuklu. Cumhuriyet davası artık hukukun kara tarihine geçmiştir. Eminim ki bu dava sürecinde yaşananların, yapılan savunmaların bir kitap haline getirilmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle duruşmalarda biz, bir tarihe tanıklık ediyoruz aslında. Bu duruşma da onlardan biri.

DW Türkçe: Anayasa Mahkemesi tarafından tutuklu gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Alpay için verdiği kararın uygulanmaması ve sonrasında aralarında Altan kardeşler ile Nazlı Ilıcak'ın da olduğu gazetecilerin müebbet hapis cezasına çarptırılmaları, sizi nasıl etkiledi? Bu kararların Cumhuriyet davası sürecini de etkileyebileceği konusunda endişeniz oldu mu?

Cumhuriyet davasında aslında gazetecilik mesleği yargılanıyor. İddianamenin büyük kısmı haberler ve köşe yazıları üzerinden oluşturulmuş. Cumhuriyet gazetesi ilk kurulduğu günden beri Cumhuriyet'in kazanımlarını savunmuş, savunacak, bunun için bedel ödemiş, ödeyecek bir gazete. Zaten Murat ve arkadaşları da savunmalarında kendilerinden çok gazeteciliği, gazetelerini savundular. Onlar, İlhan Selçuk'un, Uğur Mumcu'nun izinde ve o yoldan ne pahasına olursa olsun ayrılmayacak bir ekip… Umuyorum ki en kısa sürede özgürlüklerine kavuşup gazetecilik yapmaya devam ederler. Murat, Altan kardeşler ile cezalı ya da tutuklu gazetecileri de doğal olarak içine sindiremedi, sindiremiyor.

"AİHM konusunda yorumu size bırakıyorum”

DW Türkçe: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) çıkacak karar için beklentiniz ne yönde?

Bu süreç herkes için bir turnusol kâğıdı oldu. Sadece Türkiye'deki adalet sistemine değil, Avrupa'daki adalet sisteminin haline de ışık tuttu. Cumhuriyet gazetesi, tutuklu yazar ve yöneticilerinin tutuksuz yargılanmaları için AİHM'ye Mart 2017'de başvurdu. Siz bana bu soruyu tam 1 yıl sonra, 2018'in Mart ayında hala sorabiliyorsanız, beklentim ve güvenim konusunda yorumu size bırakıyorum.

DW Türkçe: Tutuklu gazeteciler için gerek yurt içi gerekse yurt dışından verilen desteği yeterli buluyor musunuz?

Her zaman söylediğim gibi, zor günlerin en önemli ilacı dayanışma. Cumhuriyet gazetesi çalışanları omuz omuza hem içerideki arkadaşları için mücadele verdiler hem de biz eşlerini yalnız bırakmadılar. Ve Cumhuriyet okurları… Türkiye'nin dört bir yanındaki okurlar… Onların gazeteye gelerek, mektup yazarak ya da sosyal medya üzerinden destekleri de unutulmaz. Ve tabii en önemlisi ise avukatlar… Bir an olsun bizi yalnız bırakmadılar. Dünyadaki gazeteci meslektaşlarımızın verdiği destek de unutulmaz. Kartpostallar, mektuplar… Tanımadığımız ama çok güzel dostlarımız varmış bizim.

Söyleşi: Burcu Karakaş

© Deutsche Welle Türkçe

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler