Hollanda'da asıl zafer DENK'in: Kimliğimde Türkiye'nin payı büyük

Hollanda seçimlerinden kazançlı çıkan partilerden biri olan DENK'in lideri Tunahan Kuzu, 'ırka ve dine dayalı siyaset' eleştirilerine yanıt verdi. Kuzu, koalisyon ortaklığına ise sıcak bakıyor.

19 Mart 2017 11:21
PAYLAŞ
TWITTER

Hollanda'da geçen Çarşamba günü yapılan genel seçimden en kazançlı çıkan partilerden biri, Türkiye kökenli iki politikacı Tunahan Kuzu ile Selçuk Öztürk'ün kurduğu DENK (Düşün) oldu.

İlk kez katıldığı seçimlerde 3 milletvekili elde eden parti, Hollanda siyasetinde göçmenler tarafından kurulan ve mecliste temsil hakkı elde edilen ilk parti oldu. DENK, koalisyona girmeye olumlu bakıyor.

"DENK HOLLANDA'DA TARİH YAZDI"

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan partinin lideri Tunahan Kuzu'ya göre, DENK Hollanda'da tarih yazdı.

Parti, kuruluşundan itibaren Hollanda siyasetinde tartışmaların odağında oldu.

İşçi Partisi (PvdA) listelerinden 2012 seçimlerinde meclise giren Kuzu ve Öztürk, hükümetin Türkiye'ye bakışı konusunda zaman zaman partileriyle karşı karşıya kaldılar.

Başbakan Yardımcısı Lodewijk Ascher'in Türkiye kökenli dini oluşumların finans kaynaklarının incelenmesi önerisine karşı çıkan iki isim, parti ilkelerine uymadıkları gerekçesiyle 2014 yılında PvdA'dan ihraç edildiler.

"HOLLANDA VATANDAŞIYIM, TÜRKLÜĞÜMLE GURUR DUYUYORUM"

Partisinin en büyük gücünün "bağımsızlığı" olduğunu söyleyen Kuzu, "Ama şunu da söyleyeyim, Hollanda vatandaşıyım ve Türklüğümle de gurur duyuyorum" diye konuştu.Bugüne kadar Türkiye'ye karşı bir tavır izlemediklerini vurgulayan Kuzu, bundan sonra da böyle bir davranış sergilemeyeceklerinin altını çizdi. Kuzu, "Kimliğimin oluşmasında dedemin ülkesi Türkiye'nin payı büyük. Kimse Türkiye'ye karşı bir hareket beklemesin" görüşünü dile getirdi.

TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER ELEŞTİRİYE YOL AÇTI

Politikaya, kurdukları DENK ile devam eden Kuzu ve Öztürk, "Irka ve dine dayalı siyaset yaptıkları" gerekçesiyle eleştirilere hedef oldu.

Amsterdam'daki bir camide oy kullanan bir seçmen

Türkiye, Fas, Surinam ve diğer Müslüman ülkelerden gelen göçmenlerin oylarını hedefleyen DENK, özellikle camilerde yoğun bir çalışma yürüttü.

Zaman zaman, "Erdoğan'ın Hollanda'daki uzun kolu" suçlamalarına da hedef olan iki milletvekili, Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan ziyaret krizinde Ankara'dan yana tavır almakla eleştirildi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşma yapacağı salonun iptal edilmesi üzerine, DENK milletvekili adaylarından Yunus Kayış'ın sahibi olduğu döner salonunu Türk bakana tahsis edeceği açıklaması, bu tartışmayı alevlendirdi.

Ancak Çarşamba günü yapılan seçimlerde DENK, özellikle göçmenlerin yoğun olduğu büyük kentlerde kimi zaman İşçi Partisi'ni geride bıraktı. "PvdA'nın kalesi" sayılan Amsterdam'ın Yeni Batı semtinde yaklaşık yüzde 20 oranında oy aldı.

TÜRKİYE KRİZİ OYLARI ARTIRDI MI?

Medyada, Türkiye ile yaşanan krizin, Başbakan Mark Rutte'ye olduğu kadar DENK'e de önemli bir kazanım sağladığı yorumları yer aldı. Hollanda'nın Türk bakanlara yönelik tavrı üzerine, özellikle İşçi Partisi seçmeni olan birçok Türkiye kökenli seçmenin DENK'e yöneldiği belirtildi.

DENK lideri Tunahan Kuzu'ya bütün bu iddia ve eleştirileri sorduk. Kuzu'ya göre, Türkiye ile yaşanan kriz, Hollanda seçimlerinde "kısmen etkili" oldu.

Hollanda, son yılların en heyecanla beklenen seçimleri için Çarşamba sandık başına gitti.

Kriz nedeniyle bir kısım seçmenin kendilerine yönelmiş olabileceğini belirten Kuzu, "Ama biz zaten 3-5 arası milletvekili hedefliyorduk. Bizi çok fazla etkilemedi" dedi.

Kuzu'ya göre, kriz asıl Başbakan Rutte'nin işine yaradı. Hollanda Başbakanı, Türk bakanlara yönelik set tutumu nedeniyle prim yaptı.

İlk kez girdikleri seçimden 3 milletvekili ile çıkmanın "büyük bir başarı olduğunu" söyleyen Kuzu, "ırka ve dine dayalı siyaset" eleştirilerini kabul etmiyor.

'17 MİLYON'UN PARTİSİYİZ'

"17 milyon Hollandalı'nın partisiyiz, herkesin hakkını sahipleniyoruz" diyen Kuzu'ya göre, DENK, ırkçı söylemler, İslamafobi ve ayrımcılık konularında verdikleri mücadele nedeniyle farklı etnik kökenlerden seçmenin oyunu aldı.

Kuzu, partisinin tabanı ağırlıklı olarak göçmenlerden oluşsa da, ayrımcılık karşıtı kimi Hollandalı seçmenin de kendilerine oy verdiğini söyledi.

Tunahan Kuzu, "Ankara'nın uzun kolu" suçlamasını da, "sadece spekülasyon" diye değerlendirdi.

Tunahan Kuzu

DENK lideri, "2 yıldır bu tür suçlamalar yapıyorlar ama ispat edemediler. Bu zihniyete en iyi cevabı sandıkta seçmen verdi" dedi.

Partisinin en büyük gücünün "bağımsızlığı" olduğunu söyleyen Kuzu, "Ama şunu da söyleyeyim, Hollanda vatandaşıyım ve Türklüğümle de gurur duyuyorum" diye konuştu.

Bugüne kadar Türkiye'ye karşı bir tavır izlemediklerini vurgulayan Kuzu, bundan sonra da böyle bir davranış sergilemeyeceklerinin altını çizdi. Kuzu, "Kimliğimin oluşmasında dedemin ülkesi Türkiye'nin payı büyük. Kimse Türkiye'ye karşı bir hareket beklemesin" görüşünü dile getirdi.

'KOALİSYON TEKLİFİNİ GERİ ÇEVİRMEYİZ'

Koalisyon çalışmaları için arabuluculuk yapacak olan Sağlık Bakanı Edith Schippers, Pazartesi günü liderler turu kapsamında Kuzu ile de görüşecek.

Kuzu koalisyon konusunda, "Teklif gelirse geri çevirmeyiz" dedi.

Parlamentoda ayrımcı politikalara karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirten Kuzu, aşırı sağcı lider Geert Wilders dışında herkesle çalışabileceklerini vurguladı.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte'nin partisi Halkların Özgürlük ve Demokrasi Partisi seçimlerden birinci olarak çıktı.

Ancak Kuzu'ya göre, sadece Wilders değil Başbakan Rutte'nin söylemleri de tehlikeli.

Son 15 yılda merkezin giderek sağa ya da ırkçılığa doğru kaydığını savunan Kuzu, Rutte'nin Türkiye kökenli göçmenlere yönelik, "Bizim değerlerimize uymayanlar defolup gitsin" sözlerinihatırlattı.

Kuzu, "Aşırı sağın çizgisi belli ama asıl tehlikeli olan merkezin tavrı" dedi.

Kuzu, Türkiye ile Hollanda arasındaki krizin, Türkiye'de yaşayan Hollandalılar ve Hollanda'da yaşayan Türkiyeli göçmenleri daha fazla huzursuz etmeden bir an önce çözülmesini istediklerini söyledi.