İngiltere IŞİD’e Sanal Ortamda Savaş Açtı

İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd, teröristlere ‘saklanacak yer’ sağlayan internet şirketlerinin üzerine gitme zamanının geldiğini söyledi ve aralarında Facebook ve Twitter’ın da bulunduğu bu şirketleri görüşmeye çağırdı.

31 Mart 2017 16:52
PAYLAŞ
TWITTER
İngiltere IŞİD’e Sanal Ortamda Savaş Açtı

propagandacıları, geçtiğimiz günlerde Londra'da beş kişinin ölümüne, 40 kişinin de yaralanmasına neden olan terör saldırısından yararlanmaya çalışıyor. Örgüt bunun için YouTube'da, bünyesine yeni militanlar kattığını gösteren şiddet içerikli yüzlerce video yayınladı.

IŞİD'in internet propagandası, 'nin sosyal medya şirketlerinin sitelerini cihatçı propagandadan arındırması talebi üzerine daha da arttı.

İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd, teröristlere ‘saklanacak yer' sağlayan internet şirketlerinin üzerine gitme zamanının geldiğini söyledi ve aralarında ve 'ın da bulunduğu bu şirketleri görüşmeye çağırdı.

Bakan Rudd, sosyal medyayı kendi propaganda platformları olarak kullanan radikal teröristlerin bünyelerine yeni militan katmasını engellemeye kararlı olduğunu belirtti.

İngiltere'deki güvenlik teşkilatları, mesajlaşma uygulaması WhatsApp'le de kozlarını paylaşmaya hazırlanıyor. WhatsApp, güvenlik teşkilatlarının, Londra saldırısını düzenleyen teröristin kullandığı aracı Westminster Köprüsü üzerindeki yayaların üzerine sürmeden üç dakika önce gönderdiği kriptolu mesaja erişme talebini reddetmişti.

İngiliz güvenlik birimleri, saldırganın bu son mesajına erişim sağlayamadı. Bu da saldırganın tek başına mı yoksa başkalarıyla birlikte mi hareket ettiğinin ortaya çıkarılmasını engelliyor. Polis, teröristin tek başına hareket ettiğine inanıyor ve IŞİD ya da El Kaide'yle bağlantısı olduğunu gösteren kanıt bulunmadığını bildiriyor.

Tüm dünyada milyonlarca kullanıcısı bulunan WhatsApp, kullanıcı mesajlarının tümünü baştan sona kriptoluyor. Şirket, kendi teknisyenlerinin bile kullanıcı mesajlarına erişimi olmadığını kaydediyor.

Yetkililer internet şirketlerinin harekete geçmesini bekliyor

İngiltere İçişleri Bakanı Rudd ve diğer bakanlar, internet şirketlerinin köktendinci içerikleri sanal ortamda barındırmamalarına yönelik olarak medyada bir kampanya başlattı. Bakanlar, internet şirketlerinin toplumsal sorumluluklarının farkında olup ona göre davranmaları durumunda böyle bir hamleye gerek kalmayacağını savunuyor.

Bakan Rudd, BBC'ye yaptığı açıklamada, Facebook, Google ve diğer internet şirketlerinin sadece teknoloji işi yapmadıklarını anlamaları gerektiğini, aynı zamanda yayıncılık platformu görevi yürüttüklerini savunuyor. Rudd, bu konuda, ”Güvenlik birimlerimizin teröristlerin haberleşme kaynaklarına erişmeleri gereken bir durumla karşı karşıyayız. Teröristlerin saklanacak hiçbir yeri olmamalı” dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson da sosyal medya ve internet şirketlerini eleştirenler arasına katıldı. Bakan, The Sunday Times'a yaptığı açıklamada, ”Bu iğrenç bir durum. İnternet şirketleri, şiddet içerikli malzemelerden kar sağlamaya derhal son vermeli” diye konuştu.

Johnson, kısa süre önce Amerika'da katıldığı güvenlik konferansında harekete geçme çağrısı yaptı ve şöyle konuştu: ”Sadece askeri olarak değil sanal olarak da harekete geçmeliyiz. Çok sayıda kişinin zihnini kirleten ve insanları kötü yola sevkeden internet içeriklerinin kaldırılması gerekiyor. İnternet şirketleri ve sosyal medya platformları bu konu üzerinde düşünmeli. Medyadan bu içerikleri kaldırmak için daha fazlasını yapmalılar. Kişileri radikalleştiren vaazlar, mesajlar, ‘nasıl terörist olunur' sorusuna yanıt veren bilgiler, kışkırtıcı içerikler internetten kaldırılmalı.”

Suçluları terörist yapmak

Radikal teröristlerin interneti kullanma biçimleriyle ilgili tartışmalar, The Times ve Daily Mail gazetelerinin IŞİD'in YouTube'da yayınladığı propaganda videolarına dair haberleri üzerine daha da kızıştı. Yüksek çözünürlüklü video kayıtlarında Londra saldırısına atıfta bulunuluyor, kafa kesme ve çocuk teröristlerin örgüte katılma görüntüleri yer alıyor.

Amerikalı ve Avrupalı yetkililer, internet şirketlerinin terörizme yardım ve yataklık etmelerinden uzun zamandır şikayetçi. Geçen yıl Ocak ayında Obama Yönetimi'nin ulusal güvenlik ekibi Silikon Vadisi'nin önde gelen liderleriyle biraraya gelmiş ve cihatçıların bünyelerine yeni eleman katmak, gençleri radikalleştirmek ve saldırılar planlamak için interneti nasıl kullandıklarını ele almıştı.

İngiliz istihbaratının önde gelen simalarından Robert Hannigan da geçtiğimiz yıl mesajlaşma uygulamalarını hedef almış ve bu uygulamaların kriptolu olması nedeniyle teröristlerin komuta ve kontrol ağının tercihi haline geldiğini söylemişti.

İşbirliği artmalı

Facebook, Google ve Twitter, Batılı hükümetlerin çağrılarına başlangıçta direniş gösterse de son aylarda yetkililerle daha çok işbirliği yapmak için adımlar attı, büyük miktarda cihatçı içeriği sitelerinden kaldırdı. Twitter, 2016‘nın ikinci yarısında 376 bin 890 hesabı, terör propagandası yapıldığı gerekçesiyle askıya aldı.

Ancak kimi internet şirketleri, kripto anahtarı olarak tanımlanabilecek ‘arka kapı' uygulamasını hükümetlerle paylaşmama konusunda hala direniyor.

Apple, mesaj kullanıcılarının yararlanabileceği, kendisinin sahip olmadığı kripto anahtarları geliştirdi. Apple CEO'su Tim Cook, geçen yıl, ”Paspasın altına koyduğunuz anahtarı sadece polisler değil hırsızlar da bulabilir” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Silikon Vadisi'nin önde gelen liderleri, kullanıcı mahremiyetinin ihlal edilmesinden korktuklarını dile getiriyor ve en büyük önceliklerinin ulusal güvenlik değil, müşterilerin güvenliği olduğunu savunuyor. Bu tartışma, Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi eski çalışanı Edward Snowden'ın Amerikan istihbarat örgütlerinin vatandaşları elektronik ortamda nasıl izlediğine dair belgeler sızdırmasıyla daha da kızışmıştı.

Mesajlaşma uygulaması WhatsApp, geçen yıl, kriminal soruşturmalarla ilgili verileri yetkililere teslim etmediği gerekçesiyle Brezilya'da birkaç kez engellemeye uğradı.

WhatsApp'in rakibi Telegram uygulaması da mesajlaşmaları kriptoluyor. Ancak şirket, Batılı hükümetlerin büyük baskısı ve kamuoyunda oluşan kötü şöhret nedeniyle güvenlik birimleri ve polise ‘arka kapı' uygulamalarını teslim ediyor.

Ancak kriptolu haberleşmeye erişim, her zaman işe yarayacak anlamına gelmiyor.

Bir süre önce Alman polisinin Berlin'de Aralık sonunda bir Noel pazarına kamyonla giren ve yayaları ezen saldırganın bir intihar saldırısı düzenleme girişimi içinde olduğunu bildiği ortaya çıktı. Polis, saldırıdan dokuz ay önce saldırganın Telegram mesajlaşmalarının farkına varmıştı.

Polis teşkilatı, zanlının sınırdışı edilmesi tavsiyesinde bulunmuş ancak savcılar, mahkemelerin talebi geri çevireceği korkusuyla bu tavsiyeyi reddetmişti.

Anahtar Kelimeler:

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir