HABER
DÜNYA HABERLERİ

Suriye ateşkesinde son durum: '40 bin muhalif birleşti'

Suriye'de ateşkese ilişkin bölgeden gelen son haberlere göre, 40 bin muhalifin birleştiği ve Suriye'deki ateşkese imza atmayan örgütlerin sessiz kalarak destek verecekleri ileri sürüldü.

Suriye ateşkesinde son durum: '40 bin muhalif birleşti'

Türkiye ve Rusya garantörlüğünde hayata geçirilen Suriye ateşkesi yer yer ihlal haberlerinin gelmesine karşın büyük oranda uygulanabilirliğini koruduğunu belirterek Astana'ya çatışmasız ortamda gidilebilmesi için ateşkes anlaşmasına imza atmayan örgütlerin sessiz kalarak destek vereceği ileri sürüldü.

Yeni Şafak gazetesi, 40 bin örgüt üyesinin tek çatı bir altında birleşeceği görüşünü savundu.

Yeni Şafak gazetesinden Cihat Arpacık'ın haberi şöyle:

Ahrar'uş Şam ve bazı büyük muhalif grupların bu anlaşmaya imza atmadığı ancak Astana'ya çatışmasız bir ortamda gidilebilmesi için sessiz kaldıkları belirtiliyor. Bu gruplar Halep'te büyük operasyonlar gerçekleştiren Ensaru'ş Şeria ve Cisr'eş Şuur ile İdlib'i rejimden almayı başaran Fetih Ordusu'nun bileşenleri arasında bulunuyor.

İMZASIZ DESTEK

Bu askeri koalisyonların en önemli bileşeni ise 'terör örgütü' olarak nitelendirilen ve ateşkes kapsamı dışında bırakılan eski adı Nusra Cephesi olan Şam'ın Fethi Cephesi (ŞFC). Ateşkese imza atmadıkları halde sessiz kalıp barışı zımnen destekleyen bu gruplar, en önemli müttefikleri olan Şam'ın Fethi Cephesi'ne yönelik 'terörist' nitelendirmesini de bu tavırla reddediyor. Muhalif kaynaklar, 'Nusra Cephesi' bahanesiyle sivil yerleşim bölgelerini ve en ılımlı muhalif grupları dahi bombalayan Şam rejimi-Rusya güçlerinin saldırgan tavırları karşısında Ankara'nın muhalif gruplara şu ricada bulunduğunu ifade ediyor: “Nusra bahanesiyle çok şiddetli saldırılara maruz kalıyorsunuz ve biz de sizi koruyamıyoruz. Ateşkesi kabul edin."

GUTA DAHİL

Öte yandan, isimleri Şam'ın Fethi Cephesi kadar anılmasa da, Cundü'l Aksa'nın Şam'ın Fethi Cephesi'ne katılmayan uzantıları, Türkistan İslam Cemaati, Cundu'ş Şam gibi grupların da “ŞFC'yle organik bağları olduğu iddiasıyla" ateşkes kapsamı dışında tutulacağı öne sürülüyor. Ateşkes görüşmelerinde Rus tarafının uzun bir süredir cephe hattı olan Şam banliyölerinden Guta'nın da ateşkes dışında kalması için direttiği ancak Türkiye ve muhalif grupların bunu reddettiği öğrenildi.

YENİ SİYASİ TEMSİL

Astana'da yapılması planlanan siyasi çözüm müzakerelerine kadar ateşkes bozulmazsa, muhalif kanat yeni ve daha güçlü bir siyasi temsille masaya oturacak. Şu ana kadar Cenevre, Zürih veya Viyana'da yapılan çözüm görüşmelerine muhalifleri temsilen katılan isimler saha gerçeklerinden kopuk olmakla ve silahlı kanatla etkileşimden uzak olmakla eleştiriliyordu. Astana sürecine eşzamanlı olarak Suriye'de muhalif grupların kendi aralarında birlik olma çalışmalarının da hızlanacağı ve Astana'da kurulacak masaya elleri daha güçlenmiş bir şekilde oturacakları da bildirildi. Grupların birleşmesiyle yaklaşık 40 bin muhalif tek çatı altında toplanmış olacak ve Astana'daki temsilciler askeri kanatla eşgüdümlü bir şekilde hareket edecek.

İRAN'A DİKKAT

Halep'i ele geçirdikten sonra Suriye direnişine büyük darbe vuran rejim güçleri ve ülkeye gönderdiği mezhepçi teröristlerle kontrolü elinde tutan İran'ın bu ateşkesi bozarak İdlib ve Cisr'eş Şuur'u da alma planı yaptığı biliniyor. Mezhepçi militanları eliyle sahada 'kesin zafer' planlayan İran'ın, sahadaki ateşkesi bozmak için provokasyonlara hazırlandığı da ifade ediliyor.

SURİYELİ MUHALİFLERDEN ATEŞKES İHLALLERİ UYARISI

Yerel ajansların bölgeye ilişkin servis ettikleri son bilgilere göre ise, Suriye'de dün gece yarısı yürürlüğe giren ateşkese taraf olan silahlı muhalifler, Beşar Esad ordusu ve rejim yanlısı yabancı terör gruplarının ateşkese uymadıkları uyarısında bulundu.

Muhalifler, rejim güçlerinin garantörü olan Rusya'yı harekete geçmeye çağırdı. Ateşkese taraf muhalif grupların ortak bildirisinde, Türkiye ile Rusya'nın garantörlüğünde yapılan ateşkes anlaşmasında, hiçbir toprak parçasının anlaşmanın kapsamı dışında kalmayacağının hükme bağlandığı hatırlatıldı.

Bildiride, bu metnin aynısını Esad rejiminin de imzalaması beklendiği halde, Esad rejimin farklı bir anlaşma imzaladığının anlaşıldığı kaydedildi.

Şam yönetiminin ve rejim yanlısı grupların ateşkese rağmen Barada Vadisi ile diğer bölgelere varil bombası ve ağır silahlarla saldırmaya devam ettiği hatırlatılan bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Muhalifler anlaşmayı imzaladıktan sonra anlaşmanın şartlarına uymuş ancak rejim ve Hizbullah anlaşmanın hiçbir şartına uymamış ve saldırılarına devam etmiştir. Rejimin saldırılarına devam etmesi anlaşmanın bittiğine işaret etmektedir. Uluslararası kamuoyunu rejimin Barada Vadisi'nde yaptığı katliamları görmeye ve rejimin garantörü Rusya'yı sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.

Herhangi bir istisna ihlal yerine geçer. Bizler Suriye topraklarının hiçbir bölümünü ve hiçbir muhalif grubu istisna etmeyecek olan kapsamlı ateşkese uyacağız. Sadece imzaladıklarımızdan sorumluyuz. Bunun dışında hiçbir anlaşmaya uymayacağız"

"Rusya, Suriye rejiminin saldırılarını durduracağına ve ateşkese uyacağına dair verdiği garantörlük sözünü tutana kadar Birleşmiş Milletler'den ateşkesle ilgili alınacak kararlarda acele etmemesini istiyoruz" ifadesine yer veren muhalifler, Türkiye devletine kendilerine ve Suriye halkına verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

Diğer taraftan, başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesindeki AA muhabirinin bildirdiğine göre, rejim muhaliflerin kontrolündeki noktalara yoğun şekilde saldırıyor.

BARADA VADİSİ'NDEKİ SİVİLLERDEN ÇAĞRI

Şam'ın batı kırsalındaki Barada Vadisi'ndeki yerel meclis, sağlık heyeti, sivil savunma ve yardım dernekleri de ihlallerle ilgili ortak açıklama yayımladı. Rejim ve Hizbullah milislerinin ateşkes yürülüğe girdiğinden bu yana bölgeye 35 varil bombası attığını ve 10 hava saldırısı düzenlediği kaydedilen açıklamada, birçok noktadan dakara saldırısı gerçekleştiği belirtildi.

Açıklamada, "Bölgede kesinlikle Şam'ın Fethi Cephesi bulunmuyor. Tüm savaşçılar bölgenin çocuklarından oluşuyor" ifadesine yer verildi.

Barada Vadisi, rejim yanlısı terörist grupların kuşatmasında bulunuyor. Ülkenin farklı bölgelerindeki çatışmalardan kaçanların da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 bin Suriyeliyi barındıran bölgenin meskun kısmı, 12 kilometrekare büyüklüğünde.

BAKAN IŞIK: SURİYE'DE ATEŞKESİ BOZACAK NİTELİKTE BİR İHLAL OLMADI

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Suriye'deki ateşkese ilişkin, 'Şu ana kadar ateşkesi bozacak nitelikte bir ihlal olmadı. Ama bazı ülkelerin ateşkesin sabote edilmesine yönelik bir takım perde arkası hareketlerle ateşkesi bozacak bir takım girişimlerde bulunduklarını da biliyoruz. Bunları da yakından takip ediyoruz.' dedi.

Bakan Işık, 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığında geçirdiği gecenin ardından Şırnak Valiliğini ziyaret etti. Beraberinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ile Valiliğe gelen Bakan Işık'ı Şırnak Valisi Ali İhsan Su ve Valilik personeli karşıladı.

Ateşkesle ilgili zaman zaman ihlal haberlerinin geldiğini hatırlatan Bakan Işık, terör örgütlerinin Suriye'deki ateşkes kapsamı dışında olduğunu vurguladı. Bakan Işık, ateşkesin bozulması için gayret gösteren bir takım mihrakların olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Burada çok dikkatli, temkinli, temennili olmak durumundayız. Rusya Federasyonu ile birlikte bölgede ateşkesin kalıcı olması ve Suriye'de siyasi çözümün zeminini teşkil etmesi açısından son derece dikkatli davranıyoruz. Rusya Federasyonu ile yakın bir işbirliği gayreti içindeyiz. Şu ana kadar ateşkesi bozacak nitelikte bir ihlal olmadı. Ama bazı ülkelerin ateşkesin sabote edilmesine yönelik bir takım perde arkası hareketlerle ateşkesi bozacak bir takım girişimlerde bulunduklarını da biliyoruz. Bunları da yakından takip ediyoruz. Arzumuz, bu ateşkese bütün dünyanın destek vermesi ve bunun bütün Suriye sathında, terör örgütleri dışında kalıcı hale gelmesi ve bundan sonra da bir siyasi, politik çözümün hemen devreye girmesi. Bununla ilgili Türkiye bugüne kadar hep iyi niyetle ve samimiyetle çalıştı, bütün gayreti bölgenin huzur ve istikrarını sağlamaya yönelik. Bundan sonra da bu gayretleri sürdüreceğiz. Bazıları maalesef hem içeride hem dışarıda Türkiye'nin bu gayretlerini görmezlikten, bilmezlikten, anlamazlıktan geldi ama baştan beri bizim duruşumuz bölgenin istikrarıdır. Türkiye olarak biz, ne Suriye'nin ne Irak'ın topraklarında gözü olan bir ülkeyiz. Bizim kesinlikle Suriye ve Irak'ın topraklarında gözümüz yok. Bizim en büyük çıkarımız Suriye ve Irak'ın toprak bütünlüğü ve istikrarıdır. Buna yönelik çalışmalarımızı da bir bütün olarak, devletin tüm kurumları olarak sürdürüyoruz. Bu gayretlerimizi bundan sonra da devam ettireceğiz."

"KİMSE BU BÖLGEDE HAYALE KAPILMASIN"

Bir gazetecinin, Fırat Kalkanı Harekatı'nda 4. ayın tamamlandığını hatırlatarak, gelinen son durumu ve terör örgütü YPG üyelerinin El-Bab'a batıdan girmeye çalıştığı iddialarını sorması üzerine Işık, söz konusu harekatın üç temel hedefinin olduğunu belirtti. Bunlardan birinin bugüne kadarki belki en vahşi terör örgütü olarak kayda geçen DEAŞ'ın Türkiye'nin sınır hattından temizlenmesi olduğunu ifade eden Işık, "El-Bab operasyonu da bu hedefin bir parçası." diye konuştu.

Terör örgütü DEAŞ'ın bölgeden temizlenene kadar mücadelenin devam edeceğini vurgulayan Bakan Işık, şöyle devam etti:

"Harekat kapsamındaki diğer bir hedefimizse ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli kardeşlerimizin kendi topraklarında güvenli şekilde yaşaması için gerekli ortamın hazırlanması. Bu noktada da büyük gayret gösteriyoruz. Bir üçüncü hedefimiz ise burada, bölgede bir PYD koridorunun, kantonunun oluşmasını engellemek. Kimse bu bölgede hayale kapılmasın. Bu bölgede Kürtler bizim kardeşimizdir, Kürt kardeşlerimizin rahat yaşaması için her türlü gayreti gösteriyoruz, gösteririz ama hiçbir terör örgütünün de bölgede hakimiyet kurmasına da Türkiye olarak müsaade etmeyiz. Bu üç hedef gerçekleşene kadar bu operasyonlar sürecek."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 4 yorum
Kimse hayale kapılmasın ateşkes uzun sürmez çünkü amerikanın onayı alınmadı.
yatagan 509 Bunu zaman gösterecek suriye 2 parçaya bölünebilir ama şu bir gerçek tek parça kalmayacağı belki lübnan gibi bir yapıya kavuşabilir (hiristyan+ şii hizbullah sünni yapılanma ama lübnanda dürziler ve maturilerde var ) ama 3 parçalı suriyeyi düşünmek bile istemiyorum yani pkk devleti konfedere kürt devletine razıyım ama pkksız
40 bin mi hahaha ne içiyorsun Havuz sarabimi??
Kaynak bu gazete ve adı geçen gazeteciyse inanmayın, hayal görüyorlar,ölüyü diriltme çabaları bunlar.
Diğer Haberler