İKB Katılım Platformu ve Dönüşüm Fonu Tanıtım Toplantısı

BTK Başkanı Sayan: - "Hızla gelişmekte olan ekonomi olarak ve Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde 2023’e yürürken, Türkiye'nin bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü, hem ülkemizin hem de tüm İslam aleminin büyüme ve kalkınmasında çok önemli bir potansiyel taşıyor" - TÜBİTAK Başkanı Ergin: - "Bilim ve teknolojinin hayatımıza nasıl gireceğini konuşuyoruz ama yaptığımız şeylerin adedi çok az. Türkiye olarak son 15 yıldır bu işe kalbimizin yanında aklımızı, becerimizi de koyduk" - İKB Türkiye Bölge Direktörü Jelassi: - "Türkiye, bilim ve teknolojik gelişimde uzmanlığını ve know-how'ını diğer İKB üyesi ülkelere sunabilecek büyük bir potansiyele sahip"

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Fatih Sayan, Türkiye'nin bilgi ve iletişim teknolojilerinde sahip olduğu potansiyeli sadece bölgesinde değil, tüm İslam dünyasında kalkınma yolundaki girişimlerin hizmetine sunmaya hazır olduğunu belirterek, "Hızla gelişmekte olan ekonomi olarak ve Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde 2023'e yürürken Türkiye'nin bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü, hem ülkemizin hem de tüm İslam aleminin büyüme ve kalkınmasında çok önemli bir potansiyel taşıyor." dedi.

Sayan, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in katılımıyla BTK'da gerçekleştirilen "İslam Kalkınma Bankası (İKB) Katılım Platformu ve Dönüşüm Fonu Tanıtım Toplantısı"nın açılışında konuştu.

İKB tarafından oluşturulan "Dönüşüm Fonu" ve "Katılım Platformu"nun küresel bir inovasyon ekosistemi oluşturmanın yanı sıra, bilim, teknoloji ve inovasyonla ekonomik ve sosyal kalkınmayı hızlandıracak projelere destek vermeyi hedeflediğine işaret eden Sayan, dijital çağın sunduğu sayısız fırsat ve yeniliğe rağmen çözülmeyi bekleyen birçok sorunun bulunduğunu söyledi.

Sayan, dünyanın bir kısmının bilim, teknoloji ve inovasyon sayesinde refah seviyelerini yükseltirken, geri kalanının da hala yoksulluk sınırında yaşadığına dikkati çekerek, "Bilgi ve iletişim teknolojileri, kalkınmanın hızlandırıcısı ve lokomotifi olarak yaşadığımız dijital çağda son derece büyük bir öneme sahiptir. Bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimi olanlarla bu imkandan yoksun bulunanların yaşam kaliteleri arasındaki uçurum, bu önemi çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor." diye konuştu.

BTK olarak 5G, yeni teknolojiler, makineler arası haberleşme, akıllı şehirler, bulut sistemleri ve büyük veri yardımıyla bilgi ve iletişim teknolojilerini gelecekte büyümeyi artıracak en kilit sektör olarak gördüklerini vurgulayan Sayan, "Hızla gelişmekte olan ekonomi olarak ve Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde 2023'e yürürken Türkiye'nin bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü, hem ülkemizin hem de tüm İslam aleminin büyüme ve kalkınmasında çok önemli bir potansiyel taşıyor." ifadesini kullandı.

Sayan, Türkiye'nin sahip olduğu bu potansiyeli ve enerjisini, sadece bölgesinde değil, tüm İslam dünyasında kalkınma yolundaki girişimlerin hizmetine sunmaya hazır olduğunun altını çizerek, bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla tamamen dönüştürülmüş bir dijital ekonomi ve toplum yaratmak için çalışmalarını devam ettirdiklerini bildirdi.

Sektördeki büyüme ve ortaya çıkan teknolojilerin yeni gereksinimleri de beraberinde getireceğini anlatan Sayan, "Bilim, teknoloji ve inovasyonda yazılım, donanım ve altyapı unsurlarında ithalata mahkum olmadan, ihtiyaç duyulan tüm kaynakların yerli ve milli üretim yoluyla tedarik edilmesinin önemine inanıyor ve bu kapsamdaki çalışmalarımıza devam ediyoruz." dedi.

- "Bu işe kalbimizin yanında aklımızı, becerimizi de koyduk"

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin de bilim, teknoloji ve yenilikçiliğin bütün sektörleri çapraz olarak kapsayan bir platform olduğunu söyledi.

Cahilliğin karşısında duran her şeyin insanlığın ilerlemesi için temel bir kaynak oluşturduğunu ifade eden Ergin, "Burada bulunmamızın amacı sadece iletişim, bilişim değil, toplumun her sektörünü etkileyecek bilim ve teknoloji konularıyla alakalı. Yıllardır gönül coğrafyamız üzerinde İslam İşbirliği Teşkilatının kapsamı da olsa, Körfez de olsa, hep bilim ve teknolojinin hayatımıza nasıl gireceğini konuşuyoruz ama yaptığımız şeylerin adedi çok az. Türkiye olarak son 15 yıldır bu işe kalbimizin yanında, aklımızı, becerimizi de koyduk." değerlendirmesinde bulundu.

Ergin, Türkiye'nin bu konuda geldiğini noktayı yakın coğrafyasına nasıl taşıyacağına dair endişeler bulunduğuna işaret ederek, İKB'nin fonu ve platformunun AB ve diğer fonlara alternatif bir girişimi başlatacağını dile getirdi.

İKB Türkiye Bölge Direktörü Saleh Jelassi de Bankanın üye ülkelerin kalkınmada karşılaştığı zorlukların üstesinden gelebilmek için tanıtılan fon ve platformla bilim, teknoloji ve yenilikçiliği geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.

Türkiye'nin İKB üye ülkeleri arasında ayrı bir noktada olduğunu vurgulayan Jelassi, "İslam Dünyası Bilim ve İnovasyon Atlası'nın da gösterdiği gibi Türkiye, birçok önemli bilim, teknoloji ve iletişim göstergelerine göre İKB üye ülkeleri arasında önde gelen bir ülke. Türkiye, araştırmacı sayısı ve araştırmacı oranının en yüksek olduğu üçüncü ülke. Gayrisafi yurt içi hasıladan Ar-Ge'ye ayrılan harcamaların oranının en yüksek olduğu üçüncü ülke ve bilimsel yayınlarda en üretken İKB üyesi ülke." diye konuştu.

Jelassi, Türkiye'nin bilimsel performasındaki gelişimin son yıllarda neredeyse Çin ile rekabet edebilecek düzeye geldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"İnkar edilemez bir şekilde, Türkiye, bilim ve teknolojik gelişimde uzmanlığını ve know-how'ını diğer İKB üyesi ülkelere sunabilecek büyük bir potansiyele sahip. Bu uzmanlık ve bilgiden faydalanmak için Türkiye ile tam bir iş birliği içinde olan İKB, halihazırda Türkiye'nin uzmanlığı ve know-how'ını paylaşmak için çeşitli İKB üye ülkeleriyle birlikte projeler yürütmektedir."

Konuşmaların ardından İKB Başkan Danışmanı Hayat Sindi, Katılım Platformu ve Dönüşüm Fonu'na ilişkin detaylı bir sunum yaptı.

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler