Boğaz'ın meşhur yalıları

Boğaz'ın meşhur yalıları

Onlar Boğaz'ın en meşhur yalıları... Tarihe direnen İstanbul Boğazı'ndaki yalılara paha biçilse de, onları izlemenin keyfine paha biçilemiyor.

Hem maddi değerleri hem de eşsiz manzaralarıyla milyonları kıskandırıyor. Bu yapıların kimi Sultan Abdülhamid döneminden kalmış, kimi ünlü isimlere ev sahipliği yapmış, kimi de dizi filmlerin vazgeçilmez mekanı olmayı başarmış.


İşte onlardan biri... Yeniköy sahilinde yer alan Ahmet Afif Paşa Yalısı'nın ilk sahibi, Koca Reşit Paşa'nın kızı Ferendiz Hanım. Şimdiki haline ikinci sahibi Ahmet Afif Paşa zamanında kavuşan yapının her katı farklı bir stile sahip.

Bir zamanlar Yeşilçam filmlerine set olarak kiralanan yalıda, 80’li yılların ortasından itibaren 17 yıl boyunca Uzan ailesi oturdu. 2 bin 242 metrekare yüz ölçümüne sahip tarihi yalıda, zemin kat, 2 normal kat, çatı katı ve çatı arası bulunuyor. 22 oda ve sofası var, toplam bin 250 metrekare kapalı alana sahip. Yalı ‘Binbir Gece’ dizisinin çekildiği yer olarak da gündeme gelmişti. Ayrıcı yalıda, Agatha Christie'nin konuk edildiği söyleniyor. Hatta Christie'nin ünlü kayıp anahtarının bu yalıda olduğu rivayet ediliyor.


Erbilgin Yalısı İstanbul Boğazı'nın en pahalı yalıları arasında yer alıyor. 100 milyon dolar fiyat biçilen, 127 yıllık bir tarihi olan yalı; toplam 4 katlı ve 64 odası bulunuyor.

Duvarları 22 ayar altın varak rokoko işlemeler ile kaplı. 60 metre uzunluğunda bir rıhtıma sahip.

Kıbrıslı Yalısı'ndan sonra Boğaziçi'nin en uzun rıhtımına sahip yalısı olarak bilinen yalı 2808 metrekare bahçe içinde, 3630 metrekare kullanım alanlı.


Beykoz Paşabahçe'de yer alan 7 bin 634 metrekarelik yalı arsası, 47.5 metre rıhtım boyuyla Boğaz'ın en uzun rıhtımlı yalıları arasında yer alıyor.

Andonaki Yalıları ile Tevfik Paşa Yalısı arasında kalan yalı, bin 800 metrekarelik taban oturumuyla da en büyük yalı olma özelliğine sahip. Arsada biri 2 katlı diğerleri tek katlı 4 adet yapı ve 100'ün üzerinde ağaç bulunuyor. Bahçede sonradan yapılmış bir de tenis kortu var.


Sarıyer Kefeliköy Caddesi üzerindeki yalı; bodrum, zemin ve üçü normal olmak üzere toplam 5 kattan oluşuyor. 600 metrekare arsa üzerinde 100 metrekare taban oturumlu yalının 3 araç kapasiteli otoparkı mevcut.

Üçüncü dereceden tarihi eser olan, Hacı Osman Bayırı’nın denize ulaştığı kesimde Boğaziçi’nin Karadeniz çıkışına doğrudan cephesi bulunan yalı kuzey tarafından 1. derece eski eser stilinde diğer bir tarihi yalıyla komşu vaziyette.


Toplam altı yapıdan oluşan Aslanlı Köşk, İstinye 1060 ada, 55 pafta üzerinde 4 ve 218 nolu olmak üzere iki ayrı parsel üzerinde kurulu.

Bahçesiyle birlikte yaklaşık 10 bin 200 metrekare arsa alanı üzerinde bulunuyor.

8 bin 721 metrekere arsa alanlı 218 nolu parseldeki ana binası olan köşk, bin 173 metrekare kullanım alanına sahip.

Köşkün değeri 150 milyon dolar.


Sultan Abdülmecid devrinin ticaret ve devlet adamlarından İsmail Fasa, Dolmabahçe Sarayı’nın planından esinlenerek, kendisi için bu yalıyı inşa ettirmiş.

Yalı, 1900’lerin başında Abud Efendi tarafından satın alınmış. Abud Efendi’nin kızı Belkıs’ın dillere destan düğününe de ev sahipliği yapan yalı, Belkıs Abud’un ölümden sonra İsmail Özdoyuran tarafından 1980 yılında satın alınmış.

Abud Efendi Yalısı'nda ana binanın yanı sıra servis mekanları, iki kayıkhanesi ve bir de deniz hamamı bulunuyor.

Bir dönem "Gümüş" dizisin çekimlerinin yapıldığı yalı, şimdilerde Arap turistlerin akınına uğruyor.


Mihrimah Sultan’ın torununun kocası olan dönemin şeyhülislamının yalısı olarak biliniyor. Yalı daha sonra Sultan Abdülmecid’in kız kardeşiyle evlendiği için, Damad olarak anılan Fethi Paşa’ya geçmiş.

Yalıya bugünkü şeklini Fethi Paşa vermiş. Daha sonra Fethi Paşa’nın torunlarına devredilmiş, fakat Şevket Mocan hisseleri toplayınca Mocan Yalısı olarak anılmaya başlanmış. Dış cephesi, son onarım sırasında bir hayli bozulmuş olsa da, tarihin ve sanatın yadigarı olarak ayakta.


1906'da Sultan Sara’nın ikiz kızları için yapılmış. Bu nedenle bir dönem İkiz Yalı olarak anılmış. Güney yarısı Faik Kurtoğlu, Kuzey yarısı Bekir Sıtkı Oyal’a satılınca adı Faik Bekir Bey Yalısı olarak değişmiş.

1967'de İsmet Okur’a satılan yalının son sahipleri ise mühendis Adnan Ünlütürk ve Lütfiye Kurtoğlu.


Edip Efendi Yalısı, Osmanlı’nın üst düzey hükümet görevlilerinden Edip Efendi’nin adını taşıyor. Edip Efendi yalıyı aldıktan sonra mimari karakteri bozmaksızın esaslı bir tamirden geçirmiş, fakat burada sadece bir sene yaşayabilmiş.

İstanbul’a hayran olan, Romance of the Bosphorus kitabıyla geçmiş yüzyılda Boğaziçi’ndeki hayatı anlatan Dorina Lady Neave da bu güzel yalıda yaşamış.


Kont Leon Valerien bu yalıyı; 1905 yılında, yanındaki Ahmet Aşki Paşa’nın yalısı ile birleştirerek genişletmiş.

Ünlü Fransız yazar Pierre Loti ile Claude Farrere, İstanbul’a gelişlerinde bu yalıda misafir edilmiş.

Onları Fransa eski Cumhurbaşkanı Georges Pompideu, Danimarka Prensesi Margarite, Dürrüşehvar Sultan gibi ünlüler izlemiş.

Yalıda bugün Rahmi Koç yaşıyor.


Bu yalı Türk musikisinin akademisi olarak da nitelendirilebilir. Çünkü bir dönem İstanbul'un müzik üstatları burada toplanırmış.

Yalı, 1995'te geçirdiği yangın sonrasında, Başbakanlık Resmi Konuk Evi adı altında restore edildi.

Bu yenileme 2002'de tamamlandı.

Bugün düğün ile özel toplantılar için kullanılıyor.


Bir dönem Baltacıoğlu Yalısı olarak da anılan yapı, 18. yüzyılın sonlarına doğru inşa edilmiş. Fuat Bey, yalıyı Mısırlı İhsan Bey'den satın almışsa da, daha sonraları yalı önce Boronkay ailesine, sonra da Mustafa Özkan'a satılmış. Bir süre lokanta olarak kullanılan yalı, Boğaz’ı süslemeye devam ediyor.


Görkemli yalının Esat Bey Yalısı diye bilinen selamlık dairesi hariç, diğer kısımları tamamıyla yıkılmış. Geriye kalan bölümü de 1971 yılında gemi çarpması sonucu yıkılan yalı, şimdilerde örnekleri çok azalmış yalı hamamlarından birini içinde barındırıyor. Kalan kısmı restore edilmiş ve bugün Demet Sabancı Çetindoğan tarafından kullanılıyor.


1972 yılında Türk ve İslam Eserleri Müzesi'ne bağlanmış olan yalı 1938'de Bebek-İstinye asfalt yolunun inşası sırasında istimlak edilip yıkılmak istenmiş.

Fakat taşıdığı mimari değer sayesinde muhafaza altına alınmış. Bugünkü yapısına 1764'te Şerif Abdi Hüseyin Paşa’nın yalıya sahip çıkmasıyla kavuşmuş. Günümüzde Çekül Vakfı’nın kullanımında bulunuyor.


Sultan I. Abdülhamit devri sadrazamlarından İzzet Mehmet Paşa'nın ilk sahibi olduğu bu yalının bildiğimiz son sahibi ise Kıbrıslı Mehmet (Emin) Paşa... Zamanında Yakup Kadri gibi isimler yalıdan eksik olmazmış.

Günümüzde de Kıbrıslı ailesinin mülkiyetinde olan yalıda, Iraklı Kral Faysal, Şair Yahya Kemal gibi ünlü birçok kiracı oturmuş.


Salih Efendi’nin zevki eski perdeler ve diğer eşyaları ile günümüze kadar gelmiş bir yalı... Güllerle çok ilgilenen yalı sahibi Salih Efendi’nin bahçesi, bahar geldiğinde renk cümbüşüne dönermiş.

Fakat Salih Efendi’den sonra bahçe hiçbir zaman eskisi kadar güzel olmamış. Yalıda halen 1905'te ölen Salih Efendi’nin akrabaları yaşıyor.


Sahibi Sadullah Paşa ile oğlu birbiri ardına intihar edince, bu yalı uğursuz sayılmış ve aile yalıyı boşaltmış. Daha sonra Sadullah Paşa’nın akrabası Seyfullah Esin tarafından alınmuş. Halen Esin’in eşi Emel Esin’in kurduğu Tek-Esin Vakfı’na ait.

Ayşegül Tecimer, Yiğit Şardan gibi isimlerin de kiracı olarak kullandığı yalı "Ekmek Teknesi"nin birçok bölümüne ev sahipliği yapmış.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler