Dünyanın en tuhaf sporları

Dünyanın en tuhaf sporları
Spor salonuna gitmekten, futbol, basketbol, voleybol gibi popüler spor branşlarından sıkılanlar ve formda kalmak için yeni bir yöntem bulma konusunda hevesli olanlar için ilginç ve çılgın spor branşları bulunuyor.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde birbirinden ilginç birçok spor dalında faaliyetler her yıl düzenli olarak yapılırken, müsabakalar sonunda dereceye giren sporculara çeşitli ödüller veriliyor. Hatta bazı branşlarda dünya rekorları bile bulunuyor.
Bu branşlardan birisi de her sene Avrupa'nın farklı bir ülkesinde düzenlenen oduncu yarışması. Katılımcılar, motorlu ve motorsuz testere ile bireysel ya da kolektif olarak odun kesiyorlar. Ağaç kesme, odun kesme, ağaç parçalama gibi kategorileri bulunan yarışmada, beyaz çam ağacını parçalara ayırma süresi konusunda dünya rekoru bile var.

İlginç spor dalları içerisinde bir de tek tekerlekli bisiklet hokeyi var. Kuralları buz hokeyi ile aynı olan bu dalın buz hokeyinden tek farkı ise tek tekerlekli bisiklet üzerinde oynanması. Yaklaşık 25 senedir Amerika, Avrupa ve Asya'da başarıyla gerçekleştirilen tek tekerlekli bisiklet hokeyi müsabakalarına ilgi de oldukça fazla. Hem denge unsurunun sağlanması, hem de müsabakada rakibinize oranla daha fazla efor sarf etmenizi gerektiren bu branşta faaliyetler her yıl düzenli bir şekilde gerçekleştiriliyor.


Asya kıtası ülkelerinden Kırgızistan ve Afganistan'ın ulusal sporu olan buzkashi en ilginç sporlardan biri. Polo oyununa çok benzeyen bu sporun polodan farkı ise top yerine, başı kesilmiş ölü bir keçiyi kullanmaları. Oyuncular ölü keçiyi alıyor ve diğer oyunculara veriyor. Keçiyi kaleye ulaştırana kadar bu süreç devam ediyor. Bu sporda oyuncular yıllar boyu ciddi bir şekilde çalışıyor. Hatta usta oyuncuların yaşı 40'ın üzerinde.


Peynir kovalamaca, peynir yuvarlamaca olarak da bilinen bu tehlikeli spor, her yıl 22 Mayıs tarihinde İngiltere'nin Gloucester'deki Cooper Tepesi'nde yapılıyor. Peynir kovalamaca yarışlarının 1 asırdan fazladır yapıldığı biliniyor. Tekerlek biçimindeki peynir dik bir tepeden aşağı atılıyor ve onlarca yarışmacı peyniri yakalamak için peşinden yuvarlanıyor. Tepe çok dik olduğu için sık sık sırt, bacak veya kol yaralanmaları oluyor. Peyniri yakalayan kişi peyniri kazanıyor.


Yüzmenin denizde, havuzda yapılanını biliyoruz da derede yapılan, üstelik kirli derede yapılan yüzme yarışlarından pek haberimiz yoktu. İngiltere ve Amerika'da yapılan kirli derede yüzme yarışlarına ilgi de bir hayli fazla. Katılımcılar, kirli, pis kokan çamurlu suda şnorkel ile 54 metre boyunca yüzmek zorunda. Mesafeyi en kısa zamanda tamamlayan yarışı kazanıyor. Dalış giysisinin tercihe bağlı olduğu yarışta palet kullanmak ise zorunlu. Dünya rekorunun da bulunduğu bu dalda rekor 1 dakika 35 saniye ile Phillip John'a ait.


Hiç insan atla yarışır mı demeyin. Çünkü ilginç spor branşları arasında insanın atla yarıştığı, ''insan, ata karşı'' branşı da bulunuyor. Galler'de yapılan bu sporda, 35 kilometrelik yolda atlar ile insanlar birbirini geçmeye çalışıyor. Çeşitli engellerin de bulunduğu etabın en zoru, dik bir tepeye tırmanmak. Kazanana verilen para ödülü ise her sene artırılıyor.


Sualtı rugbysi, 4 metre derinliğindeki bir havuzda oynanıyor. 11 kişiden oluşan 2 takım, topu rakip takımın kalesine atmaya çalışıyor. Her 2 kale de su altında bulunuyor. Suyun kaldırma kuvveti yüzünden çok eğlenceli bir spor olan sualtı rugbysinde, su içinde hareket etmek ise oldukça zor ve nefesinizin kuvvetli olması gerekli.


Geleneksel hale gelen eş taşıma şampiyonasını Finliler düzenliyor. Şampiyon olabilmek için diğer birbirini taşıyan çiftlerden önce bitiş çizgisini geçmek gerekiyor. Finlandiya'da yapılan şampiyonada hiçbir kural yok. Evli olmanıza bile gerek yok. Karşı cinsten birisini taşımanız yeterli.


Ya şah-mat yapmanız ya da rakibinizi nakavt etmeniz gerekiyor. Hem zihinsel hem de fiziksel hünerleri birleştirince ortaya satranç boksu çıkıyor. Eğer boks eldiveni alacak kadar bütçeniz ve biraz beyin hücresi kaybetme cesaretiniz varsa, bu spor tam size göre. Oyunun başında altı raunt satranç oynuyorsunuz ve ringe çıkarak beş raunt ta fiziksel gücünüzü gösteriyorsunuz. Satranç tahtasında ya da ringin zemininde oyunu kazanmanız mümkün.

Kurallar ise şöyle : Her satranç raundu 4 dakika, her boks raundu 3 dakika olmak üzere maç toplam 39 dakika sürüyor. Her raunt arasında, oyuncuların kıyafetlerini değiştirmeleri için birer dakika mola veriliyor. Her oyuncunun satranç rauntlarında hamlelerini yapmak için toplam 12’şer dakikası var. Satrançta mat olan, ya da süresini geçiren, boksta ise nakavt olan ya da hakem kararı ile yenik ilan edilen ya da her iki oyundan birinde maçtan çekilen oyuncu maçı kaybediyor. Eğer satranç maçı berabere biterse, boks maçında iyi puan alan maçı kazanıyor. Eğer boks maçında da beraberlik olmuşsa, satrançta siyah taşlarla oynayan maçı kazanıyor.


Amerika Taş Kağıt Makas Birliği her ne kadar saçma gelse de her sene şampiyona düzenleniyorlar. İlk olarak 2006’da Las Vegas’ta düzenlenmişti. Daha sonraki senelerde bölgeler, kendi içlerinde en iyisini seçtiler ve 257 oyuncu Las Vegas’a finallere katılmak için yol aldı. Birinci 50bin dolar para ödülünün sahibi oldu.


Her sene Avrupa’nın farklı bir yerinde düzenlenen yarışmada katılımcılar motorlu ve motorsuz testere ile bireysel ya da kollektif olarak odun kesiyorlar. Ağaç kesme, odun kesme, ağaç parçalama gibi kategorileri bulunuyor. Beyaz çam ağacını parçalara ayırma süresi konusunda dünya rekorları bile var. İlk olarak 1985’te yapılmıştı. Ünlü bir testere markası da şu şampiyonaya sponsor oluyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler