AK Parti Fatih 6. Olağan Kongresi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan: (1) - "(Esed rejimine yönelik operasyon) Rejimin daha önce de çeşitli defalar yaptığı bu tür saldırıların cevapsız bırakılması elbette düşünülemezdi. Bu bakımdan yapılan operasyonu doğru buluyoruz" - "O kimyasal silahlarla o yavruların düştüğü durumu herhalde tasvip etmemiz mümkün değil. Kimse bunun faili, bunun bedelini ödemesi lazım. Böylece rejim, son günlerde tırmandırdığı muhaliflere yönelik insanlık dışı hak, hukuk tanımaz saldırılarının cevapsız kalmayacağını görmüş oldu" - "Maalesef Suriye'de oynanan oyun başkadır. Suriye'de yapılan iş, önce rejimin zulmüne sessiz kalmak, ardından bir terör örgütünün el altından destekleyip sahaya sürülmesi, sonra da başka bir terör örgütüyle asıl projeyi hayata geçirmektir. Bunları kimse görmezden gelemez ama biz bunları hep konuştuk, hep söyledik. Biz bu oyunu çoktan çözdük. Biz eğer hedef DEAŞ'sa biz DEAŞ'la zaten savaşıyoruz ya. Biz DEAŞ'a karşı mücadelemizi verdik. Nerede? Fırat Kalkanı Harekatı'nda 3 bin DEAŞ'lıyı biz oralardan etkisiz hale getirerek attık"

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esed rejimine yönelik operasyonu, "Rejimin daha önce de çeşitli defalar yaptığı bu tür saldırıların cevapsız bırakılması elbette düşünülemezdi. Bu bakımdan yapılan operasyonu doğru buluyoruz." şeklinde değerlendirdi.

Erdoğan, Fatih Spor Kompleksi'nde düzenlenen AK Parti Fatih 6. Olağan İlçe Kongresi'ne gelirken Fevzi Paşa Caddesi'nde bir dükkanda kahve içtiği sırada dışarıda bir miting hazırlığı olduğunu gördüğünü dile getirerek, partililere şöyle seslendi:

"Orada bir selamlama yaptık, buraya geldik. Fatih Belediyesi'nin de bir senfoni orkestrası var. Onları dinledik. Baktım, Tuna Nehri'ni söylüyorlar. Evet, Tuna Nehri akacak inşallah, akacak. Ama buna hazır olmamız lazım. Buna hazır mıyız mesele o. Bu coşkuyu, bu heyecanı 2019'a taşımamız lazım. Eğer bu coşku, bu heyecan 2019'a bu şekilde taşınırsa, inanın yerel seçimlerde de hükümet sistemi, cumhurbaşkanlığı seçiminde de bambaşka bir neticeyle sandıklardan çıkarız. Şu ana kadar gittiğim her ilde, ilçelerde Allah'a hamdolsun bunu görüyorum. Ama bunu devam ettirmemiz lazım. Sadece kongreyi yaptığımız gün olursa, olmaz. Bunun devamı, kalıcılığı lazım. Bunu kim yapacak? Teşkilat, teşkilat, teşkilat. Ben şu anda karşımda bu teşkilatı görüyorum. Bir siyasi hareketin, bir davanın eğer onu omuzlarında yüklenmiş teşkilatı varsa, o neticeye ulaşır. Bütün mesele böyle bir davayı yüklenmiş kadronun, teşkilatın olmasıdır. Ben karşımda bu teşkilatı görüyorum ama yorulmak yok."

Son günlerde rejimin kimyasal silahla yaptığı saldırı sonrası ABD ve Rusya'nın başını çektiği bir restleşmeye şahit olunduğuna değinen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu sabah erken saatlerde Amerika, İngiltere ve Fransa tarafından füze ve uçaklarla rejim hedeflerine yönelik sınırlı olduğu açıklanan bir operasyon yapıldı. Onun için bu gece de uykusuz geçti zaten, hep bunu takip ettik. Rejimin daha önce de çeşitli defalar yaptığı bu tür saldırıların cevapsız bırakılması elbette düşünülemezdi. Bu bakımdan yapılan operasyonu doğru buluyoruz. Niye? O kimyasal silahlarla o yavruların düştüğü durumu herhalde tasvip etmemiz mümkün değil. Kimse bunun faili, bunun bedelini ödemesi lazım. Böylece rejim, son günlerde tırmandırdığı muhaliflere yönelik insanlık dışı hak, hukuk tanımaz saldırılarının cevapsız kalmayacağını görmüş oldu. Ancak kimyasal saldırıya gösterilen bu hassasiyetin, rejimin konvansiyonel silahlarla katlettiği 100 binlerce masum Suriyeli için de sergilenmesi gerektiğine inanıyoruz.

Olay sadece kimyasal değil. Kimyasallarla şehit edilenlerin sayısı bir miktar, ama konvansiyonel silahlarla bunların katbekat fazlası insan şehit edildi. Evvela 2011'de Dera'da başlayan hadiselerden beri katledilen 100 binlerce masum çocuğun, kadının, sivilin hesabı sorulurdu, sormadılar. Maalesef Suriye'de oynanan oyun başkadır. Suriye'de yapılan iş, önce rejimin zulmüne sessiz kalmak, ardından bir terör örgütünün el altından destekleyip sahaya sürülmesi, sonra da başka bir terör örgütüyle asıl projeyi hayata geçirmektir. Bunları kimse görmezden gelemez ama biz bunları hep konuştuk, hep söyledik. Biz bu oyunu çoktan çözdük. Eğer hedef DEAŞ'sa biz DEAŞ'la zaten savaşıyoruz ya. Biz DEAŞ'a karşı mücadelemizi verdik. Nerede? Fırat Kalkanı Harekatı'nda 3 bin DEAŞ'lıyı biz oralardan etkisiz hale getirerek attık."

Erdoğan, tezahüratlar üzerine, "Münbiç'e gitme kararını verdiğimiz an, önce ben, ardından da siz, beraber..." dedi.

- "Suriye meselesine hakiki bir çözüm bulunmasını en çok biz isteriz"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'de ülke halkının güvenliği, huzuru, geleceği, hakları için bir adım atılacaksa, önce hem rejime hem de DEAŞ'tan PYD'ye ve tüm terör örgütlerine aynı ilkeli tavrın ortaya konulması ve Suriye halkının, rejimin zulmüyle terör örgütleri arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin Suriye topraklarını tüm terör örgütlerinden temizleyerek güvenli ve yaşanabilir yerler haline getirmek istediğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye'nin gayesi budur. Bunun için mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Sınırları içinde 7 yıldır 3,5 milyon Suriyeli'yi misafir eden bir ülke olarak Suriye meselesine hakiki bir çözüm bulunmasını en çok biz isteriz." dedi.

Erdoğan, kahve içtiği yerde ders çalışan Suriyeli gençler gördüğünü ve bu gençlerin Türkçe konuştuğunu anlattı. Erdoğan, "Mutlu oldum, sevindim. Niye? Elhamdülillah biz ensarız onlar muhacir ve bu muhacir kardeşlerimiz şu anda Türkiye'de üniversite okuyorlar. Bir tanesini gördüm ki o çok daha ilginçti. Baktım ki hoca, matematik dersi veriyor Suriyeli bir kızımıza. Bütün bunlarla beraber bir şeyi iyi kavramamız lazım. Biz, ensar olan bir toplumdan yıllar yılı Mekke'nin fethine hazırlanmış bir Peygamberi gördük. Kolay bir şey değil. Sevgililer Sevgilisi Peygamberimizin bir muhacir olarak Medine'ye ama Medine'den de Mekke'ye dönüşü manidardır. O muhacir Sevgili Peygamberimiz ensarın içerisinden döndü ve Mekke'nin fethini kavgasız gürültüsüz bitirdi." diye konuştu.

- "Türkiye'nin bulunduğu her yere akın akın geri dönüşler başladı."

Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün Hatay'a gittiğine değinirken, "Hayırlı yolculuklar. Biz, dalga geçmeyiz, yeter ki gitsin. Takdir de ederiz. Yanına hangi sanatçıyı almış ona da bakmayız, yeter ki gitsin, yeter ki teröristleri yanına almasın, mesele bu. Adalet çok güzel bir kavram, ama 'Adalet yürüyüşü yapayım' derken yanına teröristleri alırsan, kusura bakma onun adı adalet olmaz, onun adı atalet olur. Onu birbirine karıştırmayacağız." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Suriye'deki varlığıyla kendi projelerini bir tutanların her şeyden önce Suriye halkına haksızlık yapacağını belirten Erdoğan, "Suriye'de etkinlik yürüten unsurlar içinde kontrolü altındaki bölgeleri, güvenliği ve altyapısıyla yeniden yaşanabilir kılan tek güç Türkiye'dir. Bizim operasyon bölgelerimizde rejimin ve terör örgütleri eliyle sahada varlık gösterenlerin operasyon yürüttüğü yerlerin durumu mukayese edildiğinde bu gerçek daha iyi anlaşılacaktır. Ülkemize sığınan milyonlarca Suriyeli'den ne rejimin ne PYD'nin ne de DEAŞ'ın hakim olduğu yerlere kimse geri dönmüyor. Ama Türkiye'nin bulunduğu her yere akın akın geri dönüşler başladı. Nereye? Cerablus, El Rai, El Bab, buraya 160 bin kişi şu ana kadar döndü. Allah'ın izniyle kısa bir zaman içerisinde onun daha fazlası Afrin'e dönecek. Göreceksiniz."

(Sürecek)

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler