ANALİZ - ABD’nin Suriye saldırısı abartılı bir güç gösterisi

ABD, Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Akdeniz’de konuşlu iki destroyer, bir denizaltı, bir de kruvazörün yanı sıra iki B1-B bombardıman uçağıyla katıldı - Fransa ve İngiltere'nin de destek verdiği saldırının sonuçları Suriye halkı ve dünya için hayal kırıklığı iken Washington’da bir zafer edasıyla dünyaya duyuruldu - Altı binanın imhası için 105 füze, onlarca uçak ve bir denizaltı ile 3 savaş gemisinin katılmış olması askeri uzmanlarca abartılı bir güç gösterisi olarak yorumlanıyor - Saldırıların sembolik olması ve rejimi askeri olarak etkilememesi günlerce süren propagandadan dolayı oluşan beklentileri adeta boşa çıkardı

WASHINGTON (AA) - KASIM İLERİ - Günlerce yapılan tehditler ve askeri hazırlıklar sonrasında ABD’nin Fransa ve İngiltere ile Suriye rejimine karşı yaptığı saldırı, Beşşar Esed rejimini askeri olarak etkilemezken, vurulan hedeflere uygulanan askeri güç “abartılı bir güç gösterisi” olarak yorumlanıyor.

Esed rejiminin, abluka altındaki Doğu Guta’nın Duma ilçesinde 7 Nisan’da düzenlediği kimyasal saldırılarda çoğunluğu çocuk ve kadın 78 kişinin ölmesi dünyayı ayağa kaldırdı.

ABD Başkanı Donald Trump da Twitter hesabı üzerinden Esed’i "hayvan" olarak niteleyip kimyasal saldırıların kabul edilemez olduğunu ve bedelinin ağır olacağını ifade etmiş ve hemen ardından 48 saat içerisinde Suriye konusunda büyük bir karar vereceğini duyurmuştu.

Trump, iki Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısı ve dört günlük tartışma sonrasında nihayet rejime yönelik saldırı kararına vardı. Fransız ve İngilizlerin de destek verdiği saldırının sonuçları Suriye halkı ve dünya için hayal kırıklığı iken Washington’da bir zafer edasıyla dünyaya duyuruldu.

- Kullanılan güç büyük, hedefler küçük

İlk açıklamayı ABD saatiyle 21.00’de Trump yaptı. ABD Başkanı, ülkesine ait kuvvetlerinin Fransa ve İngiltere ile Suriye rejiminin kimyasal silah kapasitesini hedef alacak şekilde saldırı başlattığını söyledi.

Ardından da Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford ve Savunma Bakanı Jim Mattis kameraların karşısında geçti.

Mattis, ana hatlarıyla sadece Esed rejimini hedef aldıklarını, sivil ve yabancı kayıplarına azami özen gösterdiklerini dile getirdi.

Saldırıların tek seferlik olduğunu da açıklayan Mattis, Suriye iç savaşına karışmak gibi bir niyetleri olmadığını da aktardı.

Dunford ise saldırıda sadece üç hedefin belirlenip vurulduğunu kaydetti. Dunford saldırıda vurulan hedeflerin Şam ve Humus’ta bulunan kimyasal imalat ve araştırma tesis ve depoları olduğunu söyledi.

Ancak saldırıların detayları ortaya çıktıkça vurulan hedeflere nispeten sarf edilen gücün çok daha fazla olduğu görüldü.

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) paylaştığı verilere göre, Şam yakınlarındaki Berza kimyasal silah araştırma geliştirme merkezine 73, Humus’taki kimyasal silah deposuna 22, yine Humus’taki kimyasal silah sığınak tesisine 7 füze fırlatıldı.

Toplam sayı 102 çıkmasına rağmen Pentagon 105 füzenin fırlatıldığını duyurdu. Saldırıya Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Akdeniz’de konuşlu iki destroyer, bir denizaltı, bir de kruvazör katıldı.

Katar’daki El Udeyd hava üssünden havalanan ABD’ye ait 2 B-1B bombardıman uçağı da saldırıya destek verdi. B-1B uçaklarına ABD F-22 ve F-15 savaş uçakları eşlik etti.

ABD bu uçaklarla ilk kez gölge özelliğine sahip JASSM (Joint Air to Surface Standoff Missile) füzelerini bir çatışmada kullanmış oldu.

Ayrıca saldırıya Akdeniz’de konuşlu bir Fransız fırkateyni ile bazı Rafales ve Mirage savaş uçakları, İngiltere’nin de Tornado ve Tayphoon tipi savaş uçakları katıldı.

Pentagon’un paylaştığı uydu görüntülerine göre 73 füzenin fırlatıldığı Berza kimyasal silah araştırma merkezi yan yana üç binadan oluşuyor. Aynı görüntülerde, Humus’ta vurulan hedefte de Berza'ya nazaran daha küçük üç bina olduğu görülüyor.

Söz konusu altı binanın imhası için 105 füze, onlarca uçak ve bir denizaltı ile 3 savaş gemisinin katılmış olması askeri uzmanlarca abartılı bir güç gösterisi olarak yorumlanıyor.

Rusya’nın hava savunma sistemlerini devreye sokmadığı saldırıda Esed rejiminin ise sadece S-125 ve S-200 hava savunma sistemleri ile karşılık verdiği iddia ediliyor.

Pentagon, rejimin hava savunma sistemlerinden 40 füze fırlattığı bilgisini paylaşırken, Rusya Savunma Bakanlığı da rejimin ABD öncülüğündeki kuvvetlerin fırlattığı 103 füzeden 71’ini vurduğunu belirtiyor.

- Esed rejimini etkilemedi

Yan hasarların minimize edildiği, sivil ve yabancı kayıplarının olmamasına azami özen gösterildiği belirtilen saldırı, Esed rejiminin askeri unsurlarının hedef alınmadığını ortaya koydu.

ABD öncülüğündeki saldırıların bu denli sınırlı olmasına ilişkin Amerikan kamuoyunda üç iddia dolaşıyor. Buna göre, Rusya’nın haftalardır ABD’nin muhtemel saldırılarında Rus askerlerinin etkilenmesi durumda Rusya’nın karşılık vereceği tehdidi, seçilen hedeflerde Rus askerlerinin bulunmamasına dikkat edildiği şeklinde yorumlanıyor.

Diğer bir iddia ise ABD Savunma Bakanı Mattis’in Trump’ı daha geniş bir saldırı düzenleme fikrinden vazgeçirdiği yönünde. Wall Street Journal gazetesi Mattis’in geniş çaplı bir saldırının hesap edilemeyen sonuçları olabileceği uyarısında bulunduğu ve Trump’ın çarşamba gecesi bir saldırı emrini vermekten son anda vazgeçirdiğini yazdı.

Bir başka iddia ise Trump’ın Twitter hesabı üzerinden yaptığı tehditlerden geri adım atmış olmamak için dikkatli bir şekilde seçilmiş üç hedefin vurulduğu şeklinde.

Anadolu Ajansı daha önce Esed rejiminin muhtemel bir ABD saldırısına karşı bazı kuvvetlerinin yerini değiştirdiğini ve bazı tesislerini ise boşalttığını yazmıştı.

ABD Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Korgeneral Kenneth McKenzie de bir basın toplantısında, vurulan hedeflerin boşaltılmış olabileceğini ifade etti.

McKenzie bir taraftan saldırıları “Esed rejiminin kimyasal kapasitesinin kalbine” yapıldığını ifade ederken diğer taraftan rejimin elinde halen kimyasal silah tesisi bulunduğunu belirtti. Bu açıklama da ABD’nin 500 binden fazla kişinin ölümüne neden olan Esed rejimini etkilemekten ziyade sembolik bir saldırı düzenlediği tezlerini güçlendirdi.

- ABD’nin propaganda çabası dikkati çekti

ABD’nin bu adımı pek çok ülke tarafından memnuniyetle karşılanırken, saldırıların sembolik olması ve rejimi askeri olarak etkilememesi günlerce süren propagandadan dolayı oluşan beklentileri adeta boşa çıkardı.

Buna karşı Pentagon’un bu saldırıların propagandası ve kitle iletişimine büyük hazırlıklar yapması dikkatlerden kaçmadı.

Saldırıların grafik bilgileri, harita ve uydu görüntülerinin yanı sıra gemilerden çekilmiş fotoğraflar ve görüntüler de hızlı bir şekilde basınla paylaşıldı.

Pentagon’un Instagram gibi sosyal medya platformlarında, operasyona gitmekte iken havadan yakıt ikmali yapan B-1B bombardıman uçağının ve saldırıya katılan destroyer gemilerinin fotoğraflarını paylaşması da dikkati çekti.

Trump, Twitter hesabı üzerinden saldırıyı “mükemmel icra edildi” diyerek övdü ve “görev tamamlandı” mesajını paylaştı.

Söz konusu saldırıların Esed rejimine yaptığı katliamlara karşılık bedel ödetmediği yorumlarına karşılık Pentagon yoğun bir propaganda ile saldırıları Amerikan iç kamuoyuna bir zafer olarak anlatma çabasında olduğu iddialarını beraberinde getirdi.

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler