Cumhuriyet gazetesi davası ertelendi

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının "PKK/KCK, FETÖ/PDY ve DHKP/C'ye müzahir oldukları" iddiasına ilişkin 12'si tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması yayın danışmanı Kadri Gürsel, Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve karikatürist Hacı Musa Kart'ın savunmasını tamamlamasının ardından yarına ertelendi.

Cumhuriyet gazetesi davası ertelendi

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nce büyük salonda yapılan duruşmada verilen aranın ardından savunmasına devam eden Atalay, Yenigün Haber Ajansı AŞ açısından elde edilen mali analiz sonuçlarından dokuz işleme, iddianamenin 239-240. sayfalarında şüpheli para hareketleri olarak yer verildiğini belirtti.

Cihan Haber Ajansı ve Reklamcılık AŞ'ye seçim sonuçlarını takip etmek için ödeme yaptıklarını söyleyen Atalay, EFT yoluyla 2 bin 500 lira yolladığı kişinin evinin parkelerini yaptırdığı Hüseyin Aktaş olduğunu anlattı.

FETÖ/PDY soruşturmalarında şüpheli olarak tespit edilen altı kişi ile olan iletişim kayıtlarına da değinen Atalay, şöyle devam etti:

"İletişimde olduğum kişilerden biri, uzun yıllardır tanıdığım bir meslektaş olan avukat Faik Işık'tır. Evet, iddianame Işık'ın da FETÖ/PDY'den şüpheli olduğunu ve bu nedenle onunla olan iletişim kaydımın da delil olacağını düşünüyor. Faik Işık kamuoyunun tanıdığı bir isim, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski avukatı olarak bilinen, daha sonra FETÖ'nün yargı ayağının kurguladığı en medyatik davalardan şike davasında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın avukatı olarak cemaatçi yargıdan, onların hukuksuzluklarından söz eden birisiydi. TBMM Başkanlığı FETÖ'cü darbecilere karşı kendi hakkını savunmak üzere avukat Faik Işık'ı vekil tayin etmiş. Faik Işık'ın 15 gün önce, TBMM'den sonra Başbakanlığın da vekili olarak bu davalara müdahale dilekçesi verdiği basında yer aldı. İddianame ise benim Faik Işık'la birkaç kez iletişim kaydım olmasına dayanarak Faik Işık üzerinden beni FETÖ'ye yardımla suçluyor."

FETÖ'nün özel yetkili mahkemelerdeki yapılanmasının kendisini Ergenekon'a yardımla suçladığını, şimdiki terör savcılarının kendisini FETÖ'ye yardımla suçladığını, tutuklattığını ve dava açtığını anlatan Atalay, "Hiç kuşkum yok, o gün neler anlattıysam, bugünler için de aynı şeyleri söyleyeceğim. Değişen pek bir şey yok. Yapılanlar aynı, yalnızca yapanlar değişmiş." dedi.

Sanık Atalay, "FETÖ ile hiçbir zaman uyuşamadık, anlaşamadık, hoş görmedik. Bu yapılanmayı, yöntemleri, amaçlarını hep tehdit ve tehlike olarak gördük. Devletin kurumlarına nasıl sızdıklarını, örgütlendiklerini, faaliyetlerini yazdık, eleştirdik ve devletin önlem alması gerektiğini söyledik." ifadelerini kullandı.

- Üye hakimin sorusu tartışmalara neden oldu

Atalay, üye hakimlerden birinin "PKK, DEAŞ ve DHKP/C'yi terör örgütü olarak görüyor musunuz?" şeklindeki sorusuna, "Bu soruya cevap vermeyi düşüklük olarak görüyorum." dedi. Sanık avukatları, kişisel düşüncelerin sorulamayacağını belirterek, soruya itiraz etti. Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, iki üyenin bu sorunun sorulabileceği yönünde oy kullandıklarını, kendisinin illiyet bağı olmadığından sorulmasına gerek olmadığını düşündüğünü ancak oy çokluğu nedeniyle bu soruyu yönelttiğini, sanığın isterse bunu yanıtlayabileceğini Atalay'a bildirdi.

Bunun üzerine sanık Atalay, şunları söyledi:

"Bu soruyu provokatif bir soru olarak ve havuz medyalarında farklı yansıtılacak bir soru olarak düşünüyorum. Ben bütün hayatım boyunca siyasal amaçla bile olsa terör eylemlerine karşı çıktım. Şiddet ve terör, benim kitabımda yer almaz. Siz de göreceksiniz medyada 'cevap vermekten kaçındı' diye yer alacak."

Atalay'ın savunmasının ardından, karikatürist sanık Hacı Musa Kart savunma yapmaya başladı.

Kendisinin karikatürist olduğunu ve 35 yıldır çizdiğini söyleyen Kart, "Karikatür doğrudan anlatır, düşüncelerini. Haksız mesnetsiz suçlamaların muhatabı durumundayım. 29 yıla varan hapis cezası istemiyle karşı karşıyayım. Önyargısız bir araştırma yapılmış olsaydı, başta FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı çizdiğim karikatürler görülecekti." diye konuştu.

Kart, savunmasını şöyle sürdürdü:

"Bir karikatüristi, terör örgütlerine yardım ve yataklıkla suçlamak, bu ülkeye de kötülüktür. Ülkemizde eleştirel düşünebilen gençler yüzde 2,2'dir. Oysa karikatürü, okullarda eleştirel düşüncenin geliştirebilmesi için düşünebilirdik. Karikatür hayatımda bir örgüte yardım ve yataklık ettim, adı ÜTÇ ve bunun açılımı, 'Ülkemin Tüm Çocukları'. Bu çocuklar ülkesine yardım yataklık, hayatımın anlamı oldu."

Kart savunması sırasında, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen aleyhine çizdiği ve gazetenin birinci sayfasında yayımlanan bazı karikatürlerini duruşma salonu içindeki ekrana yansıtarak, mahkeme heyetine gösterdi.

Duruşma, Atalay ve Kart'ın savunmasını tamamlamasının ardından, yarına ertelendi.

AA

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 3 yorum
hırsız rüşvet paraları ile rüşvet medyasını kurmuş.hırsızlar savcı ve hakimleri hapsetmiş.yasama,yürütme ve yargının bir kişinin eline geçtiği diktatörlük kabul edilmiş.ohali demokratik bulan danıştay başkanı olmuş.zekeriya öze hırsızlık dosyasını kapat diye gönderildiği iddia edilen hakim yargıtay başkanı olmuş.anayasa mahkemesi üyeleri yaka paça cezaevine hukuksuz tıkılmış.suriyeye teröristlere silah gönderilip 300 bin kişi öldürülmüş.silahları yakalayıp görevini yapan savcı ve hakimler hapsedilmiş.türk askeri ergenekon ve balyozda hapsedilmiş.
ilk savcı fetöcüydü zaten, fetöcüler cumhuriyeti fetöcü olmakla suçladıysa demek cumhuriyet fetönün düşmanı illa fetullah çıkıp cumhuriyet düşmanımızmı demesi gerekiyor.
adam bugun yapılanlar dunle aynı yapanlar degişti diyor.. düsündürücü
Diğer Haberler