"Cushing Sendromu"nda erken tanı hayati önem taşıyor

Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Kadıoğlu: - "Cushing, nadir rastlanan hastalıklar arasında yer alıyor. Görülme sıklığı ise milyonda 5-6 oranında. Hastalık sadece klasik bulguları aradığında nadir bir hastalık. Ancak kötü kontrollü diyabet, kontrolsüz hipertansiyon veya ilerleyen kemik erimesi hastaları arasında Cushing sendromu aranırsa bulunabilir. Dolayısıyla son yıllarda hastalığa daha sık rastlanmaya başlandı" - "Cushing hastalığında ölüm riski var. Erken teşhisle birlikte ölüm riski azalıyor. Hastalar kendi yaş gruplarının ortalama ömürlerine yaklaştı. O yüzden diyoruz ki erken tanı bu hastalık için hayati önem taşıyor"

İSTANBUL (AA) - HATİCE ŞENSES - İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji-Metabolizma ve Diyabet Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Pınar Kadıoğlu, Cushing sendromunda, erken tanının hayati önem taşıdığını söyledi.

Prof. Dr. Kadıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, stres hormonu olarak bilinen kortizol hormonu seviyesinin vücutta ciddi şekilde yükselerek Cushing sendromuna sebep olduğunu belirtti.

Cushing'de her vakanın ilginç, kendine özgü olduğunu dile getiren Kadıoğlu,"Çünkü hem tanısı hem tedavisi çok zor bir hastalıktır, tuzaklarla doludur. Tedavi süreci oldukça uzun." diye konuştu.

Kadıoğlu, hastalığın pek çok belirtisi olduğunu belirterek, "Hızlı ve orantısız kilo alımı, egzersiz veya diyete rağmen kilo verememe hastalığın belirtileri arasında olabilir. Kilo problemlerinin yanı sıra hastalığın özel bulgularından olan 'Aydede yüzü', yüzde oluşan kızarıklıklar ve bufalo hörgücü denilen yağ kitlesi belirtiler arasındadır. Vücutta oluşan pembe ve mor çatlaklar, oturduğunuz zaman yerinizden kalkamama, bir türlü kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon, obezite, diyabet, kemik erimesi gibi hastalıklar Cushing'in belirtileri arasında yer alıyor." ifadelerini kullandı.

- Hastalık 30'lu yaş grubundaki kadınlarda daha sık görülüyor

Prof. Dr. Kadıoğlu, hipofiz bezi tarafından salgılanan ACTH hormonun salgıladığı kortizolün, hastalığın en temel sebebi olduğuna işaret ederek, "Dışardan alınan kortizol de sendromun en sık görülen sebeplerinden biri. Bazen olmaması gereken yerlerden de hormon salgılanabiliyor. Örneğin; akciğer kanserinde ya da böbrek üstü bezi tümörleri gibi çeşitli tümörlerde de hormon salgılanabiliyor. Bu durumda da Cushing sendromu karşımıza çıkabiliyor." diye konuştu.

Hastalığa 30'lu yaş grubundaki kadınlarda daha sık rastlandığını vurgulayan Kadıoğlu, şunları kaydetti:

"Cushing nadir rastlanan hastalıklar arasında yer alıyor. Görülme sıklığı ise milyonda 5-6 oranında. Hastalık sadece klasik bulguları aradığında nadir bir hastalık. Ancak kötü kontrollü diyabet, kontrolsüz hipertansiyon veya ilerleyen kemik erimesi hastaları arasında Cushing sendromu aranırsa bulunabilir. Dolayısıyla son yıllarda hastalığa daha sık rastlanmaya başlandı.
Tanı ve tedavi süreçlerinde yaşanan zorluklar hastaların en büyük problemleri arasında. Süreç uzun, hastaların desteğe ihtiyacı oluyor."

Prof.Dr. Kadıoğlu, hastalığın tanısında çok basamaklı tanı yöntemlerinin kullanıldığını, önce kortizol fazlalığından emin olunması için kan ve idrar testlerinin istendiğini dile getirerek, sonra doğrulama ve yer gösterme testlerinin yapıldığını, bunlara göre de görüntüleme yöntemlerine geçildiğini anlattı.

- "Erken teşhisle birlikte ölüm riski azalıyor"

Çeşitli sistemleri olmasına karşın tanı konulmasının zaman aldığını vurgulayan Prof. Dr. Pınar Kadıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tanı konulması 1-2 ayı bulabiliyor. Tanı konulduktan sonra hastalığın yerini saptamak da ayrı zaman alıyor. Hastalık, hekimlerin bile çoğu zaman aklına gelmiyor. O yüzden de tedavi gecikiyor. Tanı konulduktan sonra tedavi süreci de ayrı zorluklar barındırıyor. Cerrahide başarı sağlanmadığı takdirde ilaçlarla yapılan çeşitli tedavi yöntemleri de bulunuyor. Hipofize ya da böbrek üstü bezine yönelik ilaç tedavileri var. Ama ilaç tedavileri henüz çok yüz güldürücü değil. Bunun için ilaç tedavisi uygun olmayan hastalarımıza da ışın tedavisi uyguluyoruz. Cushing hastalığında ölüm riski var. Erken teşhisle birlikte ölüm riski azalıyor. Hastalar kendi yaş gruplarının ortalama ömürlerine yaklaştı. O yüzden diyoruz ki erken tanı bu hastalık için hayati önem taşıyor. Hastalık ne kadar erken tanınırsa hastalar sonuçlarını o kadar az görür."

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler