DHA İSTANBUL BÜLTENİ 3

1-ÜSKÜDAR'DA 3 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ KAZA: TUTUKLANAN ŞOFÖR KAZA ANINI ANLATTI

"Durağa yaklaşacağım için düşük hızla seyir ediyordum. Ancak bir anda nasıl olduğunu anlayamadım. Araç benden kontrolsüz olarak aniden hızlanmaya başladı

"Ben de durakta bekleyen İETT otobüsüne arkadan çarpmamak için direksiyonu sağa kırdım ve kaldırıma yöneldim. Fakat aracı müdahaleme rağmen durduramadım ve kaza meydana geldi"

Haber : Yüksel KOÇ Kamera: Cengiz ÇOBAN-İSTANBUL DHA

Üsküdar'daki özel halk otobüsü faciasıyla ilgili adliyeye özel halk otobüsünün şoförü Selim K., "Taksirle birden çok kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklandı.

Kazanın ardından gözaltına alınan Selim K., emniyet işlemlerinin ardından bu sabah saatlerinde İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edildi. Soruşturmayı yürüten savcı, sorgusunun ardından Selim K.'yı, "Taksirle birden çok kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklanması talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk etti.

Mahkemede sorgusu yapılan Selim K.'nın, 9 yıldır özel halk otobüsü şoförlüğü yaptığını söylediği öğrenildi. Kullandığı aracın 2017 model olup 2018 yılında trafiğe çıktığını söyleyen Selim K.'nın, "Araçlar yolda kendileri, yani herhangi bir taşıma vasıtası olmadan kendileri İstanbul'a gelmiştir. Bildiğim kadarıyla bu araç da İzmir'den geldiği için yaklaşık 500 kilometre yol yapmıştır. Yani ben olay günü aracı kullandığımda yaklaşık 500 kilometrelik kullanımı vardı. Ben bu araçla servise çıkmadan önce de kullanmıştım. Yolda önceden denemiştim. Kısaca araç sıfır kilometredir diyebiliriz" dediği öğrenildi.

KAZA ANINI ANLATTI

Olay günü sabah 06.15'te ilk servisine çıktığını söylediği öğrenilen Selim K.'nın, "İlerleyen saatlerde yine Kadıköy'den çıkarak Batı Ataşehir servisi yapıyordum. Kaza yerine doğru geldiğimde zaten durağa yaklaşacağım için düşük hızla seyir ediyordum. Ancak bir anda nasıl olduğunu anlayamadım. Araç benden kontrolsüz olarak aniden hızlanmaya başladı. Ben de durakta bekleyen İETT otobüsüne arkadan çarpmamak için direksiyonu sağa kırdım ve kaldırıma yöneldim. Fakat aracı müdahaleme rağmen durduramadım ve kaza meydana geldi. Kullandığım araç otomatik şanzımanlıdır. Bildiğim kadarıyla benim sara nöbeti, kalp, tansiyon gibi kalıtımsal hastalığım bulunmamaktadır. Olay sırasında alkolsüz olduğum dosyada mevcuttur. Belirttiğim gibi olayın nasıl olduğunu anlayamadım. Araç aniden hızlanmaya başladı, kontrolümden çıktı" şeklinde ifade verdiği kaydedildi.

TUTUKLANDI

Mahkeme, sorgusunun adından Selim K.'nın, "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklanmasına karar verdi.

Görüntü Dökümü:

-----------------

- Oay anında sürücünün güvenlik kamerası görüntüleri

-Polis merkezinden görüntü

-Sürücünün çıkışı(ceketli)

-Polis otosuna bindirilmesi

-Genel ve detay görüntüler

02.02.2018 - 14.06 Haber Kodu : 180202089

============================

2- TÜSİAD'DAN ZEYTİN DALI HAREKATI AÇIKLAMASI

İstanbul DHA

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'deki terör örgütlerine yönelik yaptığı Zeytin Dalı harekatıyla ilgili açıklama yaptı.

"TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNİ KINIYORUZ"

Yapılan yazılı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkemizin güvenliği için terör örgütlerine karşı haklı ve meşru bir mücadele yürütmektedir" denildi. "İki gün önce, bölücü terör örgütünün yaptığı hain saldırıda henüz yaşamının baharındaki bir gencimizi daha kaybettik" denilen açıklamada , "Bu ve bunun gibi devam etmekte olan hain saldırılar sınırlarımızda güvenlik ve barışın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ülkemizin bekasına kasteden tüm terör örgütlerini kınıyor, şehit düşen asker ve vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yaralılarımıza acil şifalar, aile ve yakınlarına sabır diliyoruz" ifadeleri yer aldı.

"TÜRKİYE BU MÜCADELEDEN BAŞARIYLA ÇIKACAKTIR"

Açıklamada şöyle devam etti: Yaşadığımız bu önemli süreçte, toplumumuzdaki görüş ve ifade zenginliğini sahiplenmek ülkemizin birliği ve beraberliği açısından kritik öneme sahiptir. Düşünce ve önerilerini demokratik tartışma anlayışı içinde dile getiren birey ve kurumlara karşı gösterilen tepkiler, toplumumuzda kutuplaşmayı artırdığı gibi, ülkemizin teröre karşı haklı mücadelesine zarar vermektedir. Terörle mücadele ederken özgürlüklerini koruyan, düşünce çeşitliliğini muhafaza eden bir Türkiye bu mücadeleden başarıyla çıkacaktır.

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi 'güvenlik ve özgürlükler birbirleriyle çelişen değil birbirini tamamlayan önceliklerdir'. Bu bilinç ile hareket edilmesi demokrasimiz, milli menfaatlerimiz ve küresel rekabetteki gücümüz açısından vazgeçilmez bir öncelik olmalıdır.

=============================

3- İSTANBUL'DA AVRUPA BİRLİĞİ SEMPOZYUMU

* TAVAK Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen,

" 2011'de yaptırdığımız bir araştırmada Türk halkının yüzde 54'ü AB'ye üye olacağımıza inanıyordu. Son olarak Kasım ayında yaptırdığımız araştırmada bu yüzde 30'a düştü

"Bu araştırmada ilginç bir şey ortaya çıktı. Türkiye'nin önünü kesen ülke olarak hep Fransa görülürdü. Şimdi ise Almanya görülüyor"

* AB Bakanlığı Müsteşarı Selim Yenel,

"Katılım müzakereleri ne yazık ki siyasi nedenlerle şu anda tıkanmış vaziyette. Bu konuda bir gelişmenin olması da beklenmiyor, ama bizim için en önemli kısım da bu. Çünkü üyelik müzakereleri devam etmezse, diğer alanları da menfi bir şekilde etkiler"

Haber-Kamera: Enver ALAS - Cansel KİRAZ / İSTANBUL,DHA

İstanbul'da düzenlenen Avrupa Birliği Sempozyumu'nda konuşan TAVAK Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, "2011'de yaptırdığımız bir araştırmada Türk halkının yüzde 54'ü AB'ye üye olacağımıza inanıyordu. Son olarak Kasım ayında yaptırdığımız araştırmada bu yüzde 30'a düştü" dedi.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK)'nın ortaklığında, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı 'Avrupa Birliği Sempozyumu' İstanbul'da gerçekleştirildi.

Beyoğlu'nda bir otelde düzenlenen sempozyuma, TAVAK Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, AB Bakanlığı Müsteşarı Selim Yenel ve AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Gabriel Munuera Vinals başta olmak üzere, emekli büyükelçiler, siyasetçiler, akademisyenler katıldı.

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GÜNDEMDEN DÜŞMEMELİ

Sempozyumun açılışında konuşan TAVAK Başkanı Faruk Şen de konuşmasında son yıllarda gerileyen Türkiye-AB ilişkilerinin gündemden düşmemesi adına etkinliği düzenlediklerini söyledi. 2016-2017 yılları arasında Türkiye-AB ilişkileri 'taban' yaptığını ve yok durumuna geldiğini aktaran Şen, 2018'in de biraz ümitli başladığını dile getirdi.

TAVAK'IN YAPTIRDIĞI ARAŞTIRMA SONUÇLARI

TAVAK'ın yaptırdığı araştırma sonuçlarından bazı bilgiler veren Prof. Dr. Şen, "TAVAK olarak 2011'de yaptırdığımız bir araştırmada Türk halkının yüzde 54'ü AB'ye üye olacağımıza inanıyordu. Son olarak Kasım ayında yaptırdığımız araştırmada bu yüzde 30'a düştü. Bu araştırmada ilginç bir şey ortaya çıktı. Türkiye'nin önünü kesen ülke olarak hep Fransa görülürdü. Şimdi ise Almanya görülüyor. Yine bu araştırmada 'AB'ye giden yolda Türkiye ciddi çalışıyor mu?' diye halkımıza sorduğumuzda yüzde 80'i 'gerekeni yapmıyor' izlenimi içinde" şeklinde konuştu.

"KATILIM MÜZAKERELERİ NE YAZIK Kİ SİYASİ NEDENLERLE ŞU ANDA TIKANMIŞ VAZİYETTE"

AB Bakanlığı Müsteşarı Selim Yenel ise, Türkiye için önemli 3 alanı olduğunu belirterek, bunları 'katılım müzakereleri', 'Gümrük Birliği' ve 'vize serbestisi' şeklinde sıraladı. Yenel, "Katılım müzakereleri ne yazık ki siyasi nedenlerle şu anda tıkanmış vaziyette. Bu konuda bir gelişmenin olması da beklenmiyor, ama bizim için en önemli kısım da bu. Çünkü üyelik müzakereleri devam etmezse, diğer alanları da menfi bir şekilde etkiler" diye konuştu.

Selim Yenel, vize muafiyeti için 72 kriter öngörüldüğünü ve bunların çoğunun yerine getirildiğini hatırlatarak, "Terörle ilgili yasanın dışında da bazı yasaların değişmesi öngörülüyor. Son 1 ay içinde 4 bakanımız bir araya geldi, AB Bakanımız, Dışişleri Bakanımız, İçişleri Bakanımız ve Adalet Bakanımız. Bir metin üzerinde anlaşmaya varıldı, burada bizi rahatsız etmeyecek unsurlar belirlendi. Sayın Başbakanımızın da onayı verildi. Sayın Cumhurbaşkanımıza bu arz edilecek. Cumhurbaşkanımız da 'Olur' derse, karşı tarafa vereceğiz. Bizim amacımız, tüm kriterleri yerine getirdikten sonra karşı tarafın da verdiği taahhütlere uyması" dedi.

"İLİŞKİLERİMİZİ TEKRAR RAYINA SOKMAYA ÇALIŞACAĞIZ"

Yenel, 15 Temmuz'un Türkiye-AB ilişkileri açısından olumsuz bir dönüm noktası olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"AB, 15 Temmuz'u kınadı fakat bizdeki algı, bunun yeterince olmadığı şeklindeydi. Biz daha fazla destek, anlayış bekledik ve birlikte demokrasiyi sahiplenme imajları istedik. Nasıl Charlie Hebdo'ya zamanında Sayın Başbakanımız gitti ve birlikte yürüdü, biz de Avrupalı liderlerin Türkiye'ye gelmelerini arzu ettik. Bunlar ancak 1-2 ay sonra gerçekleşti. Geç oldu, dolayısıyla bizde bir alınganlık, rahatsızlık yarattı. 15 Temmuz sonrası aldığımız tedbirler açısından AB'de de bir takım farklı görüşler oluştu. Bizim aldığımız tedbirleri aşırı buldular ve bu çerçevede de buna ilişkin kararlar aldılar. Özellikle geçen yıl AB ülkelerindeki seçimler, bizdeki referandum süreci karşılıklı ilişkileri daha da zorlaştırdı. Biz şimdi bunların hepsini geride bıraktık diyoruz. 2018'i biz bir toparlanma, bir araya gelme yılı olarak öngörüyoruz. Bu yönde çabalarımız var. Sonuçta birbirimize ihtiyacımız var, kimse tek başına bu ilişkileri sürdüremez. Mart ayının sonunda Varna'da bir zirve düzenlenecek. İlişkilerimizi tekrar rayına sokmaya çalışacağız."

"NE YAZIKKİ İNSAN HAKLARI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ KONULARINDA KÖTÜLEŞMEYE ŞAHİT OLUYORUZ"

Katılım müzakerelerin 2006 yılından sonra bir takım aksaklıklar yaşanmaya başladığını vurgulayan AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Gabriel Munuera Vinals , Türkiye'nin son dönemde AB'den uzaklaştığını dile getirdi.

Son bir kaç yıldır insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularda kötüleşmeye şahit olduklarını kaydeden Vinals, şunları söyledi:

"Yargının bağımsızlığı, hapisteki gazeteciler ve insan hakları savunucularının sayısında kaygı verici gelişmeler de bulunuyor. Aynı zamanda Kürtler'in yoğunlukta bulunduğu Güney Doğu'daki bölgede 2015'in ortasında 'barış süreci'nin kopmasından itibaren şiddette bir tırmanış olduğunu görüyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından atılan adımların ölçeği ve şiddeti de bu eğilimi daha da alevlendirdi. Avrupa'da ve AB'de Türkiye'nin katılım süreciyle ilgili halk desteğinin olumsuz etkilenmesine sebep oldu. Bir kez daha çok net ifade etmek istiyorum; AB, 15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşir gerçekleşmez defalarca kınamış ve Türk yetkililerin arkasında durmuştur" dedi. Türkiye'nin bu darbeden sorumlu olan kişilerin arkasından gitme ihtiyacını tamamen destekliyoruz, ancak bu, mutlaka uluslararası standartlar çerçevesinde gerçekleşmeli ve yasalara uygun bir yargılama süreci olmalıdır. Burada amaç sadece, darbe planının gerçekleşmesinden sorumlu kişilerin doğrudan hesap vermesi için çalışmak olmalıdır."

"TÜRKİYE'Yİ, BİZDEN UZAKLAŞMAKTANSA, BİZE YAKLAŞMAYA TEŞVİK ETMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ"

İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında kalıcı iyileştirmelerin yapılmasının önemine işaret eden Vinals, "Burada önemli olan, uygulamadaki durum. Bazı önemli insan hakları davalarında küçük ama sembolik değeri olan adımların atıldığını görüyoruz. Bu, yüreklendirici bir gelişmedir. Fakat mevcut durumu tersine çevirmek için bir takım yapısal ve kalıcı çalışmaların yapılması gerekiyor. Türkiye'yi, bizden uzaklaşmaktansa, bize yaklaşmaya teşvik etmeyi sürdürüyoruz. Katılım süreci devam ediyor; ne askıya alındı ne de sonlandırıldı. Aralık 2016'da AB Konseyi Başkanlık Zirvesi'nde alınan sonuç kararlarına göre herhangi yeni müzakere faslının açılması üzerinde çalışılmıyor" ifadelerini kullandı.

"TERÖRLE MÜCADELE KANUNUNUN DEĞİŞTİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ"

Türkiye'nin, AB için stratejik öneme sahip bir bölgede kilit aktör olduğunu belirten Vinals, "Diyaloğumuzun hem yapıcı hem de ikili olması gerekiyor. Katılım süreci bize ihtiyacımız olan doğru çerçeveyi sunmaktadır. Bu çerçeve içerisinde bu diyaloğu sürdürebiliriz. İnanıyoruz ki siyasi şartlar da çok yakında değişecek ve böylece AB-Türkiye Gümrük Birliği'nin modernleştirilmesi için gerekli görüşmeleri Türkiye ile yapmaya başlayabileceğiz. Hükümetin, bizim de desteğimizle kalan 7 vize serbestisi şartını yerine getireceğini umuyoruz. AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşması'nın tam olarak uygulanabilmesi ve üçüncü ülke vatandaşlarının da geri kabulünün sağlanabilmesi için hala beklenen bir şart var. Aynı zamanda Türkiye'nin terörle mücadele kapasitesini kötüleştirmeyecek, tam tersine artıracak Terörle Mücadele Kanunu'nun da değiştirilmesini bekliyoruz" diye konuştu.

Açılış bölümünün ardından sempozyum, 'Türkiye - Avrupa Birliği İlişkilerinin Geleceği', 'Siyasal partilerin Avrupa Birliği'ne Bakışı', ve 'Türkiye'nin Avrupa Birliği Yolculuğu' oturumlarıyla devam etti.

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Sempozyuma katılanlar

-Faruk Şen'in açılış konuşması

-Vinals'in konuşması

-Büyükelçi Yenel'in açıklamaları

-Genel ve detaylar

02.02.2018 - 14.32 Haber Kodu : 180202097

====================================

(havadan görüntülerle)

4- ÇAMLICA CAMİİ İNŞAATINDA KULLANILAN SON KULE VİNÇ DE SÖKÜLDÜ

Haber: Ali AKSOYER-İSTANBUL DHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başbakanlığı döneminde 6 Ağustos 2013'de temelleri atılan Çamlıca Cami inşaatının yüzde 95'i tamamlandı. Dünyanın en büyük 'alem'i ile 220 metre boyuyla bir camiye takılan en uzun "Fetih Suresi"ne sahip caminin inşaatında kullanılan son kule vinç de söküldü. Caminin 2018 yılının Ramazan ayında ibadete açılacağı öğrenildi.

55 AYDIR İNŞAAT DEVAM EDİYOR

Yapımına başlandığından bu yana yaklaşık 55 aydır inşaatı devam edilen Çamlıca Cami inşaatında bir etap daha sona erdi. Caminin 4'ü 107.1 metre, 2'si 90'ar metre olan 6 minaresinin yapımında ve inşaat sahasında kullanılan 7 Kule vinçten sonuncusu da söküldü. Minarelerin ve kaba inşaatın tamamlanmasından bu yana kullanılmayan yaklaşık 150 metre uzunluğundaki son kule vinçin sökümü yaklaşık 2 gün sürdü. Son vinçin sökülmesiyle şantiye görünümünden kurtulan camii İstanbul'un silüetindeki yerini almış oldu.

BİN KİŞİ GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYOR

İstanbul Cami ve Kültür Hizmet Birimleri yaptırma ve yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk, camii inşaatında şu anda bin kişilik bir ekibin aralıksız çalıştığını ve inşaatın yüzde 95'lik kısmının tamamlandığını söyleyerken "Bütün planlarımızı önümüzdeki Ramazan ayı içinde camiiyi ibadete açmak için yaptık. Caminin içinde ve atölyelerde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Son vincin sökülmesiyle İstanbul'un simgelerinden biri olacağına inandığımız caminin silüeti ortaya çıkmış oldu." dedi.

Görüntü Dökümü:

-HAVADAN GÖRÜNTÜLER

-Camiden görüntü

-Vincin görüntüsü

-AKTÜEL GÖRÜNTÜLER

-Camiden görüntü

-Vinçten görüntü

-Detaylar

02.02.2018 - 12.39 Haber Kodu : 180202061

02.02.2018 - 12.41 Haber Kodu : 180202062

=================

5- ZEYTİNBURNU'NDAKİ SİLAHLI SALDIRI ZANLISI YAKALANDI

Haber: Çağatay KENARLI-İSTANBUL DHA

Zeytinburnu'nda geçtiğimiz pazar günü Bahri Örnek'e ateş açan ve Örnek'in de arasında bulunduğu 3 kişiyi yaralayan şüpheli dün yapılan operasyonla gözaltına alındı.

Olay, 58'inci Bulvar Caddesi üzerinde 28 Ocak Pazar günü meydana gelmişti. Kimliği belirsiz bir kişi caddede kalabalık arasında yürüyen Bahri Örnek'in ayağına ateş etmiş, olayda Örnek ve caddede yürüyen 1 kadın ve 1 çocuk da bacaklarından yaralanmıştı. Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri olayla ilgili yaptığı çalışmalar sonucu ateş eden şüphelinin kimliğini belirledi. Polis ekipleri şüpheli Ahmet Burak G.'yi dün yakalayarak gözaltına aldı. Yapılan aramalarda Ahmet Burak G.'nin olayda kullandığı tabanca ele geçirildi. Ahmet Burak G.'nin yapılan detaylı sorgulamasında, 'Ruhsatsız silah', 'Mühürde sahtecilik', 'Uyuşturucu bulundurmak' ve 'Açıktan hırsızlık' suçlarından kaydının bulunduğu öğrenildi. Emniyette ifade vermediği öğrenilen Ahmet Burak G., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Polis ekipleri, saldırı anına ilişkin güvenlik kamera görüntülerini basın mensuplarıyla paylaştı.

Görüntü Dökümü

----------

(Güvenlik Kamerası)

-Ahmet Burak G.'nin koşarak gelmesi

-Ateş açması

-Örnek'in yaralanması

-Ahmet Burak G.'nin kaçması

-Genel ve detaylar

AKTÜEL GÖRÜNTÜ (arşiv)

-Olay yeri

-Polis ekipleri

-Detaylar

02.02.2018 - 13.34 Haber Kodu : 180202084

02.02.2018 - 13.35 Haber Kodu : 180202085

================

6- BAKAN KAYA: 0-6 YAŞ GRUBUNDAKİ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN UYGUN İÇERİKLİ KİTAP LİSTELERİ OLUŞTURULMASI İÇİN BİR PROJE BAŞLATTIK

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Harun UYANIK / İSTANBUL DHA

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, bakanlığın Türkiye genelinde orta öğretim seviyesindeki öğrencilere yönelik düzenlediği Münazara Yarışması'nın final programına katıldı.

Bakan Kaya, programda yaptığı konuşmasında salonda bulunan öğrencilere seslenerek, "Siz, bu aziz vatanın emanetçisi olarak gördüğümüz gerçekten üzerinde büyük sorumluluk olan yeni neslimizsiniz. Sizler hem dininin hem dilinin hem ilminin davacısı bir genç nesil olarak yetişeceksiniz inşallah. Geçmişini bilmeyen bir nesil hiç kuşkusuz geleceğini de güçlü bir şekilde inşa edemez. Bunun için geçmişimizi en iyi şekilde, en detaylı bir şekilde öğreneceğiz inşallah. Geçmiş dönemlerde maalesef gençlerin fikirlerine yeteri kadar değer verilmedi. Geçmiş dönemlerde gençlere güvenen bir Türkiye yoktu. Ülke yönetiminde söz sahibi olmaları mümkün değil denilen bir anlayış vardı geçmişte. Çok açık bir şekilde ifade etmek istiyorum, gençleri hor gördüler. Bu ülkenin gençlerine güvenmediler. Ama bugün geldiğimiz noktada biz görüyoruz ki hamdolsun gözleri ışıl ışıl parlayan kıymetli genç evlatlarımız var. Siz hem bilimde hem teknolojide hem siyasette hem sanatta çok büyük işler başarıyorsunuz. Başarmaya da devam edeceksiniz. Biz gençliğine güvenen, gençliği ile yol alan bir Türkiye'yiz" dedi.

0-6 YAŞ KİTAPLARI

Bakan Kaya, "Biz ayrıca 0-6 yaş grubundaki çocuklarımız için uygun içerikli kitap listeleri oluşturulması için bir proje başlattık. Geçtiğimiz günlerde medyada da yer aldı. Çocuk kitaplarının çok uygunsuz içeriklerle basımda olduğunu haberlerde de izledik. Biz de bakanlık olarak bu konuda bir çalışma grubu oluşturduk ve 0-6 yaş grubundaki çocuklarımıza uygun kitap listelerini hazırlamak üzere bir çalışma grubumuz hizmet verecek" diye konuştu.

"ONLARDAN MENDİL, SU ALMAYIN"

Bakan Kaya sokakta dilendirilen, mendil ve su satmaya zorlanan çocuklarla ilgili yaptıkları çalışmaları da anlattı. Bakan Kaya, "Sokakta çalıştırılan ve dilendirilen çocuklarla ilgili bir komisyon kurduk. 11 mobil ekimizle birlikte geçtiğimiz Haziran ayından itibaren sokakta çalıştırılan ve dilendirilen çocuklara yönelik çocuk özel bir çalışmayı 81 ilimizde yürütüyoruz. Bu çalışmayı çok önemsiyoruz. Ben buradan tüm milletimize seslenmek istiyorum. Sokakta çalıştırılan, dilendirilen bir çocuk gördüğünüzde lütfen orada sessiz kalmayın. Onlardan mendil, su almayın. Bize ulaşın. İhbar hatlarımızı arayın. Bize ulaşın ve o çocukların sokaklardan kurtarılıp eğitim hayatının içine girmesine elbirliği ile sahip çıkalım" şeklinde konuştu.

"HİÇBİR ODAK, HİÇBİR KÖTÜ ÇABA BİZİ YOLUMUZDAN AYIRAMAYACAK"

Afrin'deki Zeytin Dalı Harekatı'na da değinen bakan Kaya, "Rabbim bugün Doğu Anadolu'da, Güneydoğu Anadolu'da, Afrin'de terörle mücadele eden silahlı kuvvetlerimizin ayağına taş değdirmesin. Ordumuzu muzaffer kılsın. Hiçbir odak, hiçbir kötü çaba bizi yolumuzdan ayıramayacak. Biz kararlı bir şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz. Bunun için her gün millet olarak ülkemizin büyümesi, gelişmesi için çok daha fazla çalışacağız inşallah. Bu ülkenin her karış toprağı çok kıymetli. Vatanına, milletine, geleceğine sahip çıkarak Türkiye'yi güçlü bir geleceğe taşıyacak olan siz değerli gençlerimizsiniz. Bizim size inancımız, güvenimiz sonsuz' dedi.

"GELECEĞE ANCAK ÇALIŞKAN, İMANLI, İLİM SAHİBİ, İRFANLI GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE HAZIRLANIRIZ'

Kaya, "İnşallah hem ilmi, hem ahlaki değerleriyle örnek olan ve dünyaya yön verecek bir nesil yetişmesi için gayret ediyoruz. Yetişen her gencimiz geleceğin Türkiyesinde çok önemli görevler üstleneceksiniz. Toplum hayatının her alanında rol model olacak şekilde yetişmeniz için bizim tüm çabamız. Siz de bütün yapılan bu fedakarlıklar karşısında kendinizi yetiştirmek için, geliştirmek için çok çalışın. Geleceğe ancak çalışkan, imanlı, ilim sahibi, irfanlı gençlerimizle birlikte güçlü bir şekilde hazırlanırız diye düşünüyoruz' dedi.

Bakan Kaya konuşmasının ardından yarışmada birinci olan ekibi açıklayarak ödüllerini verdi.

Görüntü Dökümü:

------------------

- Bakan Kaya'nın açıklamaları

- Bakan Kaya'nın ödül vermesi

- Detaylar

02.02.2018 - 14.34 Haber Kodu : 180202098

====================

7- FETÖ DAVASI: TAHLİYE TALEPLERİNE RET, 5 SANIK HAKKINDA YAKALAMA KARARI

Haber: Yüksel KOÇ / İstanbul DHA

Takipsizlikle sonuçlanan bazı soruşturmalarda usulsüzlük yaptıkları, bu kapsamda polis, hakim, gazeteci dinledikleri iddiası ile aralarında firari sanık Fetullah Gülen'in ve 10'u tutuklu 44 polisin de bulunduğu sanıklar hakkında açılan davaya devam edildi.

Sanıkların tahliye taleplerini reddeden mahkeme, tutuksuz yargılanan 5 sanık hakkında da yakalama kararı çıkardı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanıkların ve avukatlarının tahliye talepleri alındı.

Talepleri karara bağlayan mahkeme, sanıklar Nazmi Ardıç, Mahir Çakallı, Ahmet Kalender, Ali Kavlak, Metin Güneş, Polat Kongur, Ayhan Arıkanoğlu, Ahmet Üzümcü, Ramazan Haktan Helvacı ve Said Gök'ün suçun vasıf ve mahiyeti, ByLock verileri, HTS raporları, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağını gerekçe göstererek tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

5 SANIK HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI

Mahkeme heyeti, tüm araştırmalara rağmen kendilerine ulaşılamayan sanıklar eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Davulcu, eski komiserler Muhammed Said Varlıoğlu, Muhammed Alperen Özkan, Ahmet Kahraman ve Kamil Çetiner hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Savunması alınan tutuksuz 9 sanığın duruşmalardan vareste tutulmalarına karar veren heyet, duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların, takipsizlikle sonuçlanan bazı soruşturmalarda polis, gazeteci, hakim dinledikleri ve bu amaçla "Kurgu soruşturmalar" yürüttükleri savunuluyor.

Eski ağır ceza hakimleri Nurettin Turan ve Esat Burak Uzundere'nin "Mağdur" olarak yer aldığı iddianamede, eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ile birlikte 13 kişi "Müşteki" olarak yer alıyor.

İddianamede sanıkların eyleminde sürekliliğin esas olduğu belirtilerek, firari sanık Fetullah Gülen, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Çakallı ve eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı ahmet Kalender'in de bulunduğu 44 polisin, "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Firari sanık Fetullah Gülen için ayrıca, "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak" suçundan müebbet hapis cezası isteniyor. Gülen, Ardıç, Çakallı ve Kalender için, "Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek", diğer sanıklar için ise, "Silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması yapılan iddianamede, sanıkların, "Resmi belgede sahtecilik", "Suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme", "İftira", "Görevi kötüye kullanma", "Suç uydurma", "Gizliliğin ihlali" gibi çeşitli suçlardan 57 yıl 3 aydan 104 yıl 4 aya kadar değişen oranlarda hapis cezaları ile cezalandırılmaları isteniyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler