DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

  (havadan görüntülerle)  1- HADIMKÖY'DE YANAN FABRİKANIN SON DURUMU  - Yangın kontrol altına alındı.

(havadan görüntülerle)
1- HADIMKÖY'DE YANAN FABRİKANIN SON DURUMU

- Yangın kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları devam ediyor

- Yangın fabrikanın son durumu havadan görüntülendi.

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ - Ersan SAN-İSTANBUL DHA
Hadımköy'de tekstil fabrikasında çıkan yangın yaklaşık 1 saatlik çalışma sonunda kontrol altına alındı. Yangın sonrası fabrikanın son durumu havadan görüntülendi. Yangında çatının büyük bölümünün yandığı görülürken çatıdan geriye iskelet kaldı. İtfaiye ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.

Görüntü Dökümü:
-------------
HAVADAN GÖRÜNTÜ
-Fabrikadan görüntü
-Çatıdan görüntü
-İskeletten görüntü
AKTÜEL GÖRÜNTÜ
-İtfaiyenin çalışması
-Detaylar

(havadan görüntülerle)
2- HADIMKÖY'DE FABRİKA YANGINI (4)

- Yangın kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları devam ediyor

- Çalışanlar fabrikanın yanışını gözyaşlarıyla izledi.

- Yangın havadan da görüntülendi.

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ - İSTANBUL DHA
Hadımköy'de tekstil fabrikasında çıkan yangın yaklaşık 1 saatlik çalışma sonunda kontrol altına alındı
Yangın saat 10.15 sıralarında Hadimköy Atatürk Sanayi Sitesi'nde 3 katlı bir tekstil fabrikasında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Olay yerine Hadımköy, Arnavutköy, Çatalca, Beylikdüzü, Avcılar, Mimarsinan, Bakırköy, Başakşehir, Şişli, Gazi ve Kocasinan itfaiye ekipleri sevk edildi. Orman Bölge Müdürlüğü'nden bir yangın söndürme helikopteri de çalışmalara havadan destek verdi. Yangından etkilenen bazı çalışanlar hastaneye kaldırıldı. Bazı çalışanlar ise yanan fabrikayı gözyaşları arasında izledi. Yangın yaklaşık 1 saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları devam ediyor.

Görüntü Dökümü:
-------------
-Alev alev yanan fabrika
-İtfaiyenin müdahalesi
-Yükselen dumanlar
-Ağlayanlar
-Dumandan etkilenenlerin görüntüsü
-İtfaiyenin çalışması
-Detaylar

=====================================

3- NAİM SÜLEYMANOĞLU'NUN MEZARI AÇILDI (2)

Haber-Kamera: Serpil KIRKESER-Akın ÇELİKTAŞ / İSTANBUL DHA
Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nun kızı olduğunu iddia eden Japon Sekai Mori'nin açtığı babalık davasında, DNA örneği alınabilmesi için mezarı açıldı. Süleymanoğlu'nun mezarını açma işlemi saat 11.30'da başladı, saat 13.15' de sona erdi. Mezar açma işleminde hakim, taraf avukatları da hazır bulundu. Naim Süleymaoğlu'ndan alınan DNA doku örmekleri Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Görüntü dökümü:
Mezarlıktan görüntü
Polisten ve avukatlardan görüntü
Genel ve detaylar

===========

4- NAİM SÜLEYMANOĞLU'NUN MEZARI AÇILIYOR (3)

Haber-Kamera:Serpil KIRKESER- İdris TİFTİKCİ-Akın ÇELİKTAŞ/İSTANBUL DHA
Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nun kızı olduğunu iddia eden Japon Sekai Mori'nin açtığı babalık davasında, DNA örneği alınabilmesi için mezarı açılacak. Edirnekapı'da bulunan mezarlık polis tarafından güvenlik şeridiyle kapatıldı. Mezarlık açıldıktan sonra DNA testi için alınan doku örmekleri Adli Tıp Kurumu'na gönderilecek. Japon Sekai Mori'nin avukatları Hülya Aksakal ve Keiko Torigoe ile Süleymanoğlu'nun Ailesi'nin Avukatı Aziz Demir de Edirnekapı Mezarlığı'na sabah saatlerinde geldi.
Avukat Hülya Aksakal, "Adli Tıptan sonuçlar geldikten sonra gerçek ortaya çıkacaktır. Babalık davası açıldı. İddia bu. Babalık davalarında normaldir, fethi kabir yapılacak" dedi.
"Neden 27 yaşına kadar bekledi" sorusuna Avukat Aksakal "Bu konularla alakalı biz açıklama yapmak durumunda değiliz. Yapmak istemiyoruz. Davanın sonucuna göre zaten gerekli açıklamaları kendisi de yapacaktır" yanıtını verdi.
"Süleymanoğlu 50 gün hastanede yattığı zaman DNA örneğinin neden alınmadı?" şeklindeki soruya ise Aksakal, "Hastanede Naim Bey'in DNA'sı var. Fakat DNA yetersiz olduğu için şuanda fethi kabir yapılıyor. Hastanedeki DNA üzerinde adli tıp inceleme yaptı fakat yetersiz bulduğu için fethi kabire karar verildi" yanıtını verdi.

SÜLEYMANOĞLU'NUN AVUKATI: MÜVEKKİLLERİM GERÇEKTEN ÇOK ÜZGÜNLER
Naim Süleymanoğlu ailesinin avukatı Aziz Demir de yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
"Rahmetli Naim Süleymanoğlu vefat edinceye kadar böyle bir başvuru yoktu. Ne zaman vefat ettiyse ondan sonra böyle bir şey söz konusu oldu. Aslında Naim Süleymanoğlu'nun hastanede DNA örnekleri bıraktığına dair iddialar var. Bunlar doğru değil. Zaten mahkeme kararıyla ortaya çıktı bu. Adli Tıp'tan gelen raporda bunun olmadığı anlaşıldı. Bir babalık davası var bir de miras ile ilgili dava var. Miras ile ilgili davada çok uzun bir liste var. Bu listede milyonlarca mal varlığı bulunduğu şeklinde. Rahmetli naim Süleymanoğlu'nun maddi mirası yok. Sadece manevi mirası var. Benim müvekkillerim gerçekten çok üzgünler mezarın açılacak olmasından dolayı. Bu gece uyuyamamışlar. Çok rahatsız olmuşlar babalarının mezarının açılmasından dolayı . Dolayısıyla ortada maddi çıkar elde edebilmek için açılan bir dava var. Bu davanın sonucu DNA testine bağlı. Sadece kabule dayalı bir dava değil bu. Mezar açılacak sonucunu da göreceğiz. Aslında buna bir itirazımız yok. Böyle bir şey varsa daha önceden başvurup babalığını tescil ettirebilirdi. Bunu ettirmemesinin sebebi sadece mirastan pay alabilmek amacına dayalı. Bunu da zaman içerisinde göreceğiz"

"SAĞLIĞINDA NEDEN ORTAYA ÇIKMADILAR"
"Sağlığında neden ortaya çıkmadılarö diyen Avukat Demir, "Öldükten sonra insanın mezarının açılması…düşünün bugün onun vücudundan naaşından diş ve kemik örnekleri alınacak. Bu çok üzüntü verici bir şey. Böyle bir insanın, Türkiye'ye mal olmuş insanın bir çocuk yüzünden 27 yıl önce doğan bir çocuk yüzünden bu şekilde mezarının açılması gerçekten üzüntü verici bir durum" ifadelerini kullandı.

"BENİM MÜVEKKİLLERİM BASINDAN ÖĞRENİYORö
"Naim Bey'in ölmeden önce bir bağı var mıydı?ö şeklindeki soruya Avukat Demir şu cevabı verdi: "Benim müvekkillerime Japonya'da bir kızı olduğunu söylememiş. Hiç haberleri yok. Mesela Ankara'da başka bir kızı var onunla tanışıyorlar, görüşüyorlar. Onu söylemiş, nüfusuna da aldırmış. Bunu da alabilirdi isteseydi. Öldükten sonra basından öğreniyor benim müvekkillerim"

"SÜLEYMANOĞLU'NUN MADDİ HİÇBİR MİRASI SÖZ KONUSU DEĞİL"
Karşı taraf ile hiç görüşmediğini, müvekkillerinin de görüşmek istemediğini söyleyen Demir, " Müvekkillerimle gelip görüşmesi de yok kardeşi olarak. Doğrudan doğruya mahkemeye başvuruyorlar. Miras ile ilgili dava açıyorlar. Naim Süleymanoğlu'nun maddi hiçbir mirası söz konusu değil. Manevi mirası her şeyden daha önemli" diye konuştu.

" KONUŞMAK İSTEMİYORUZ"
Japon Sekai Mori 'nin Avukatı Keiko Torigoe da "Burada daha bu aşamada Naim Bey'e saygısızlık olmasın diye hiçbir şey konuşmak istemiyoruz. Adli Tıp'ın ve hakimin kararını bekledikten sonra net bir şey konuşmaya çalışabiliriz" dedi.

Görüntü Dökümü:
Avukat Demir'in konuşması
Torigoe'nin konuşması
Genel ve detaylar

=================

5- SEMERKAND VAKFI'NDAN 15 TEMMUZ AÇIKLAMASI

Haber-Kamera: Erhan TEKTEN - Kaan ULU/İSTANBUL DHA
15 Temmuz darbe girişiminin 2'inci yıl dönümü nedeniyle Semerkand Vakfı 15 Temmuz Şehitler anıtı önünde bir basın açıklaması yaptı. Semerkand Vakfı Genel Başkan Yardımcısı, Dr. Mustafa Bahadıroğlu vakıf adına gerçekleştirdiği açıklamada "15 Temmuz Direnişi'nde ve devamındaki milli irade nöbetlerinde alnının akıyla görevlerini yerine getiren sivil toplum kuruluşlarımıza 15 Temmuz Ruhu'nun yaşatılması ve o gece olanların unutulmaması için de önemli görevler düşmektedir" ifadelerini kullandı.
Bahadıroğlu şöyle devam etti:
"15 Temmuz 2016 tarihinde cumhurbaşkanımızın çağrısıyla aziz milletimiz FETÖ'nün hain darbe ve işgal girişimine karşı kahramanca bir direniş göstererek tarih yazmıştır. 250 vatan evladı şahadet şerbetini içmiş ve 2196 kardeşimiz yaralanarak gazilik unvanı almıştır. İstiklal ve istikbalimizin teminatı olan kurumlarımızı yıpratmayı amaçlayan bu beyhude girişim milletimizin milli - manevi değerlerine bağlılığıyla, birlik beraberlik şuuruyla bertaraf edilmiştir. Çok yakında ikinci yıldönümünü idrak edeceğimiz bu olay her zaman hatırlamamız, dersler çıkarmamız gereken bir olaydır."
Açıklamaya Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Başkanı Yaşar Doğan, Beşir Derneği Genel Başkanı Cevdet Şanlı, Genç-Kon Genel Başkanı Ahmet Sözbilir'in yanı sıra vakıf öğrencileri ile üyeleri de katıldı.

Görüntü dökümü:
-------------------
-Basın açıklamasına katılanlar
-Kuran-ı Kerim okunması
-Bahadıroğlu'nun açıklaması
-Türk bayrakları
-Dua edilmesi
-Genel ve detaylar

==============

6- GEZİ'NİN BAYRAKÇISI ALİ SARIÇİÇEK'İN ARALARINDA BULUNDUĞU 20 SANIĞA BERAAT...

Haber: Özden ATİK / İstanbul, DHA

Gezi Parkı'nda 6 Temmuz 2013'deki olaylar sırasında, İstiklal Caddesi'nde düzenlenen yürüyüş nedeniyle yargılanan aralarında bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek'in de bulunduğu 20 sanığın beraatine karar verildi. Mahkeme gerekçesinde, "Bu toplanma biraraya gelmenin barışçıl olmadığını söylemek mümkün değildir. Sanıklar birbirlerini tanımamaktadır. Ortak bir sosyal yapıları ve beraberlikleri yoktur. Sosyal medyada çağrı ve bildirimlerin başlangıcındaki amaç meşrudur. Pek çok sıradan her kesimden insan bir araya gelmiştir" denildi.
İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dava, 5 yıl sonra 29 Haziran 2018'de karara bağlandı. Mahkeme, tutuksuz yargılanan ve aralarında Ali Sarıçiçek'in bulunduğu 20 sanığın beraatine karar verdi. Mahkeme 17 sayfalık gerekçeli kararında, 6 Temmuz 201bilirkişi tutanaklarına ve görüntü raporlarına göre, Gezi parkında ağaç söküm ve olası
düzenlemeye tepki nedeniyle bir kısım kalabalığın bir araya gelerek Gezi Parkı'na girme arzusuyla toplumun değişik kesiminden pek çok kişinin bir araya geldiği, kolluk kuvvetlerinin engel olma isteğine direnç gösterildiği, taş sopa ve muhtelif eşyaların görevlilere atıldığı belirtildi.

"YER VE ZAMAN NET OLARAK SAPTANMADI"
Gerekçede, toplanma sürecinin 11 gün içine yayıldığı ve 27 Mayıs'ta başlayan bu sürecin 6 Temmuz'a kadar devam ettiği kaydedildi. Alanın Tünel girişi İstiklal Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Taksim Meydanı ve bunlara çıkan sokakları kapsayan "çok geniş bir alan içerisinde" olduğu vurgulandı. Gereçede, sanıkların yakalama ve gözaltına alma kararlarında belirtilen alan dışında farklı yerlerde yakalandıklarını öne sürdüklerini, tutanaklar ve CD kayıtlarının da bunun "yer ve zamanını tartışmasız kılar biçimde net olarak saptamadığına" dikkat çekildi.

"AMAÇ MEŞRUDUR"
Gerekçede, "Bu toplanma bir araya gelmenin barışçıl olmadığını söylemek mümkün değildir. Avrupa Sözleşmesi'nin 11 maddesinde 'Herkes barışçıl olarak toplanma hakkına sahip olduğu için önceden bir alınma zorunluluğu bulunmadığı' ifade edilmiştir. AHİM kararlarında bu hak teslim edilmiştir. Sanıklar birbirlerini tanımamaktadır. Ortak bir sosyal yapıları ve beraberlikleri yoktur. Sosyal medyada çağrı ve bildirimlerin başlangıcındaki amaç meşrudur. Pek çok sıradan her kesimden insan bir araya gelmiştir" ifadelerine yer verildi. Yüzlerce kişinin soruşturmalara konu olduğu, açılan benzer davalarda da beraat kararları verildiği anımsatılan gerekçede, "sözü edilen çokluk içerisinde sanıkların davranışı somutlaştırılmamış bu geniş alan içerisinde hangi yerde, hangi harekette atılı suçları işledikleri savunmalarının aksine yenilenmemiş" denildi. Şüphenin sanıklar yararına yorumlanmasının evrensel bir kural olduğu da kaydedilen gerekçede, bu nedenle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlatıldı.

1 YILDAN 17 YILA KADAR HAPİSLERİ İSTENİYORDU
İddianamede, bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek hakkında "Görevi yaptırmamak için direnme" ve "2911 sayılı kanuna muhalefet" suçlarından 1 yıl 2 aydan 7 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyordu. Aralarında İtalyan uyruklu fotoğrafçı Mattia Cacciatori'nin de bulunduğu 19 sanığın ise "Görevi yaptırmamak için direnme", "2911 sayılı kanuna muhalefet", "Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" ve "Ulaşım aracının hareket etmesini engellemek" suçlarından 1 yıl ile 17 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılmaları isteniyordu.

8 GÜN TUTUKLU KALMIŞTI
8 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliyesine karar verilen bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek ifadesinde şunları söylemişti: "Yaklaşık 20 senedir seyyar satıcılık yapıyorum. Özellikle bayrak satıyorum. Olay günü oğlum ile birlikte Beşiktaş'a bayrak satmak için gittik. Ben daha fazla satış yapmak için Beyoğlu'na geçtim. Orada bir grup ve kalabalık vardı. Sonra polis Taksim ile olan bağlantıyı kapattı. Ben de o tarafa geçmek istediğimi söylediğimde buna izin vermedi. Ancak yabancı uyruklu bir çifte izin vermesi sonucu ben neden ayrımcılık yaptığını, bunun doğru olmadığını söylediğimde tekrar bana engel oldu. Hatta bana hakaret etti. Bu arada TOMA üzerime su sıktı. Ben elimde bayraklarla ıslanmış vaziyette bir sigara yaktım. Yolun ortasına çöktüm. Ama bunu eylem davranışı ile yapmadım. O andaki psikolojik konumum ve geçiş izni verilmemesine kızdım. Dayak yedim, hakaret gördüm. Sanıkların hiç birisini tanımam. Polise mukavemet etmedim. Polis beni dövdü."

Görüntü Dökümü:
-Olayla ilgili arşiv

7- İSTANBUL'DAN ÇALDI SURİYE'DE SATACAKTI

* Otomobil hırsızına operasyon polis kamerasında

Haber: Ali AKSOYER-İSTANBUL DHA
İstanbul'dan çaldığı araçları kamyonete yükleyerek Şanlıurfa üzerinden Suriye'ye götürmeye çalışan kişi yakalandı. 5 aracın el konulduğu operasyon polis kamerası tarafından görüntülendi.
Pendik, Arnavutköy ve Bayrampaşa ilçelerinde 3 otomobilin çalındığı ihbarı üzerine polis soruşturma başlattı. Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri araçları çalan kişinin adresini belirledi. Yapılan teknik ve fiziki takip sırasında 5 aracın kamyona yüklendiğini fark eden polis soruşturmayı derinleştirdi. Şanlıurfa'ya doğru yola çıkan kamyon takibe alındı.

SUÇÜSTÜ YAPILDI
Kamyonu durduran şüpheli araçları kontrol ettiği sırada operasyon kararı alan polis zanlıyı gözaltına aldı. Neye uğradığını anlamayan Şüpheli Murat Ö. yere yatırılıp etkisiz hale getirildi. Operasyon anı polis kamerası tarafından da görüntülendi.

5 ARAÇ ELE GEÇİRİLDİ
Şüpheli ile birlikte Pendik'te çalınan ve Onur M. nin aracı, Bayrampaşa'da çalınan Veysel D. nin aracı ve Arnavutköy'de çalınan Mehmet Y.nin aracı ile birlikte 2 sahte plakalı araç daha ele geçirildi. Yapılan incelemelerde kamyonun da plakasının sahte olduğu ortaya çıktı.

SAHTE EVRAKLA SURİYE'DE SATACAKTI
Şüphelinin araçları Şanlıurfa'ya götürüp oradan Suriye'ye geçirip satmayı planladığı ortaya çıktı. Emniyette sorgusu tamamlanan zanlı adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü:
POLİS KAMERASI
-Operasyon anı
-Yere yatırılıp kelepçelenmesi
-AKTÜEL GÖRÜNTÜ
-Emniyetten çıkışı
-Detaylar

8- DOMATESİN KİLOSU 4 LİRAYA DÜŞTÜ

- Domatesin kilosu haziran ayında 7 liraya satılıyordu, bu ay ise 4 liraya kadar düştü.
- Ancak pazarcılar, geçen yıl aynı dönem domatesin kilosunun 1,5 lira olduğunu belirtiyor.

Haber-Kamera: Gül KABA-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA)
Haziran ayında 7 liraya kadar yükselen domatesin kilosu bu hafta 4 liraya satılıyor.
Antalya'da üreticinin domates yerine muz ekmesiyle geçen hafta domates krizi fiyatları yukarı çekmişti. Güve hastalığı da buna eklenince domatesin kilosu geçen ay 7 liraya kadar çıktı. Bu hafta ise pazarda domatesin kilosu 4 liradan satılıyor.

"DOMATESİN FİYATINDA 1 LİRA İLE 70 KURUŞ ARASINDA DÜŞÜŞ VAR"
Bayrampaşa meyve ve sebze halinde esnaf ve İstanbul Yaş Meyve-Sebze ve Bostan Komisyoncuları Derneği (İSMEYDER) Başkan Yardımcısı Muhittin Baran, "Domatesin fiyatında geçen haftaya göre 1 lira ile 70 kuruş arasında düşüş var. Her geçen gün daha da düşecektir. İhracatın olduğu ve sera domatesinden, yeni çıkan domateslere geçişteki ara dönemde piyasada fiyat artışları oluyor. Tarlada domates yeni yeni çıkıyor" dedi.
Önümüzdeki günlerde yeni çıkan domateslerin piyasaya sürülmesiyle fiyatların daha da aşağı çekileceğini belirten Baran, "Şu anda pembe domatesin kilosu halde 2,5 lira" diye konuştu.

"GEÇEN YIL DOMATES 1-1,5 LİRAYDI"
Domatesin geçen haftaya kıyasla arasında 1 liralık farkolduğunu aktaran pazar esnafı, "Geçen hafta 5 liraydı bu hafta 4 liraya düştü. Arada 1 liralık fark var. Nedeni, sera domatesi bitti, tarla domatesi çıktı bu da fiyatı aşağıya çekti. Geçen yıl domates 1-1,5 liraydı şimdi 3,5-4 liradan satıyoruz. Fiyatlarda yüzde 100 artış var. İnsanlar bütçesine hareket ediyor, kilo ile alan da var, tane olarak alan da. Ama bu mevsimde domates çok pahalı" ifadelerini kullandı.

"ZARARLI HASTALIKLAR DOMATESİ ÜRETİCİSİNİ OLUMSUZ ETKİLEDİ"
Zararlı hastalıkların domates üreticisini olumsuz etkilediğini söyleyen Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Sekreteri İlknur Menlik ise, "Son yıllarda ülkemizde görülen zararlı hastalıklar domates üreticisinin başka ürünlere yönelmesine neden olmuştur. Mantar hastalığı ve kurt yanında, domates güvesi zararlısı da özellikle bu yıl ciddi zarara yol açmıştır" dedi.

"DOMATES GÜVESİ ÇİFTÇİYİ ERKEN HASADA YÖNLENDİRDİ"
Güve hastalığı yüzünden çiftçinin ürünü 2 ay önceden hasat ettiğini belirten Menlik, "Amerika'dan 2009 yılında Avrupa'ya geçen, oradan da zaman içinde Türkiye'ye giren domates güvesi nedeniyle bir kısım çiftçimiz ürünlerini normal hasadın 2 ay öncesinden toplamak zorunda kalmıştır. Bu zararlıdan etkilenen diğer üreticilerimiz ise ne yazık ki ürünlerini kurumaya bırakmıştır" diye konuştu.

"DOMATES EKİM ALANI YARI YARIYA DÜŞTÜ"
Son yıllarda yaşanan hastalık ve birtakım olumsuz gelişmelerin domates ekim alanlarını yarı yarıya düşürdüğüne dikkat çeken Menlik, "Özellikle son 5-6 yılda görülen hastalık ve zararlar nedeniyle üretici başka ürünlere yönelmiş, buna Rusya krizi de eklenince domates ekim alanları ciddi şekilde daralmıştır. Bu yıl Adana bölgesinde domates ekilen alan geçtiğimiz yılın yarısı kadardır. Bu durum toptancı hallerinde fiyatların 2-4 kat artmasına neden olmuştur. Domates güvesine karşı kullanılan zirai ilaç etkili olmamış, çiftçilerimiz ilacın incelenmesi için ilgili mercilere dilekçe vermiştir" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü;
-----------------
-Haldeki domatesler
-Baran ile röp.
-Pazardan görüntüler
-Röportajlar
-Detaylar

======================

(ÖZEL)
9- KEDİYE TECAVÜZ SORUŞTURMASI: ŞÜPHELİYE 3 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Haber : Özden ATİK / İstanbul, DHA
Eyüpsultan'da kediye tecavüz ettiği ve ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklananB.Ç. hakkındaki savcılık soruşturması tamamlandı. Savcılık, şüpheli B.Ç. hakkında "Haksız yere sahipli hayvanı öldürme, işe yaramayacak hale getirme" ve "Hayasızca hareketlerde bulunma" suçlarından 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Genel Soruşturma Bürosu'nca hazırlanarak tamamlanan iddianamede, 3 aylık yavru kedinin sahibi Rafet Altınkaynak "müşteki" sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Rafet Altınkaynak'ın polise yaptığı şikâyete ve tanık anlatımlarına yer verildi. Şüpheli B.Ç'nin ifadesinde, "evde kedi köpek beslemediğini, kediye ne yaptığını hatırlamadığını ve tecavüz etmediğini söylediği" ifade edildi. B.Ç'nin evinde yapılan incelemede, porno içerikli CD'ler bulunduğu, kan lekeli peçete ve minder bulunduğu da anlatıldı. İddianamede, şüpheli B.Ç hakkında yeterli şüphe oluştuğu ifade edilerek TCK'nin 151/2. maddesi uyarınca "Haksız yere sahipli hayvanı öldürme, işe yaramayacak hale getirme" suçundan 4 aydan 3 yıla kadar hapsi ve TCK'nin 225/1. maddesi uyarınca "Hayasızca hareketlerde bulunma" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapsi istendi. Ancak TCK'nin 44. maddesi uyarınca da işlediği fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet vermesi nedeniyle bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması talep edildi.

19 TEMMUZ'DA HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK
Şüpheli B.Ç. hakkındaki iddianame, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkemenin kabul ettiği davanın ilk duruşmasının 19 Temmuz'da görüleceği de öğrenildi. Öte yandan birçok hayvanseverin dilekçe sunarak davaya katılma talebinde bulunduğu da belirtildi.

OLAYIN GEÇMİŞİ
Olay, 18 Haziran'da Eyüpsultan'da yaşanmıştı. 3 aylık kedinin sahibi Rafet Altınkaynak'ın şikayeti üzerine polis tarafından gözaltına alınan 55 yaşındaki B.Ç., daha sonra İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na sevk edilmişti. Şüpheli B.Ç. tutuklanması talebiyle gönderildiği, İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliği'nce sorgusu yapıldıktan sonra 19 Haziran'da tutuklanmıştı. Kedinin sahibi Rafet Altınkaynak basın mensuplarına açıklama yaparak kedinin iç organlarının tamamen parçalandığını, kediyi yaşatma çabalarının ise sonuçsuz kaldığını belirterek "Tek bir amacımı yüreğimizin serinlemesi için, bir nebze olsun insanlara ders olması için, insanların bizim yaşadıklarımızı yaşamaması için biz gerekli çabamızı sarf ediyoruz. Devletimizin de o kediye yaşattıklarının aynısı yaşatmasını bekliyoruz" demişti.

Görüntü Dökümü: (ARŞİV)
------------------
Olaya ilişkin arşiv görüntüler

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler