DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 4

1- ÇİN BAŞKONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE ARBEDE - Eylem yapan Doğu Türkistanlılar bariyeri aşmak isteyince polis ile aralarında arbede çıktı.

1- ÇİN BAŞKONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE ARBEDE

- Eylem yapan Doğu Türkistanlılar bariyeri aşmak isteyince polis ile aralarında arbede çıktı.

Haber-Kamera: Erhan TEKTEN İstanbul DHA
5 Şubat 1997'de Doğu Türkistan'ın Gulca şehrinde meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden 200 Uygur Türkü için Çin Başkonsolosluğu önünde eylem yapıldı. Barikatı geçmek isteyen grup ile polis arasında arbede çıktı.
YUMURTALARLA GELDİLER
Doğu Türkistan STK Birliği'nin çağrısıyla Tarabya sahilinde toplanan çok sayıda Uygur, Çin Başkonsolosluğu önüne yürüdü. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı protesto gösterisinde polis aramasından geçen Uygurlar Çin Başkonsolosluğu'nun yaklaşık 50 metre öncesine kurulan polis bariyerine geldi. Grup üyeleri tarafından getirilen bir torba yumurtaya da polis ekipleri el koydu.
Burada basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, "Bizlerin, zalime, teröristlere ve destekçilerine karşı hakkın ve hakikatin yanında olan aziz Türkiye'mizin yanında olduğunun bilinmesini istiyoruz. Suriye iç savaşında PYD\YPG ve PKK vahşi terörünün yanında savaşan Çinli teröristleri de biliyoruz. Kamuoyunun da bilmesini istiyoruz. İkinci vatanımız olarak bildiğimiz Türkiye'mizin Afrin'de yaptığı harekata bütün Doğu Türkistanlı Müslüman kardeşlerinin duasının arkasında olduğunun da bilinmesini istiyoruz. Doğu Türkistan'daki insanlık dışı Çin Zulmünün bir an önce durdurulması, Tayland ve Mısır'da tutuklu bulunan masum kardeşlerimizin kurtarılması için başta aziz Türkiye'miz olmak üzere Türk-İslam Dünyası, diğer dünya ülkeleri insan hak ve özgürlükleri savunucuları BM ve İslam İşbirliği Teşkilatını göreve ve Çin'e müdahaleye çağırıyoruz" denildi.
POLİS İLE GRUP ARASINDA ARBEDE
Yapılan basın açıklamasının ardından grubun ön tarafında bulunan bazı Uygur Türkleri barikatı aşıp Çin Başkonsolosluğuna ilerlemek istedi. Polisin izin vermemesi üzerine, grup ve polis arasında arbede yaşandı. Arbede araya giren bazı grup üyelerinin çabasıyla son buldu. Edilen duanın ardından ise grup dağıldı.

Görüntü Dökümü:
---------------
-Grubun gelişi
-Polis araması
-Sloganlar
-Pankartlar
-Basın açıklaması
-Yumurtaların görüntüsü
-Siyah çelengin görüntüsü
-Arbede
-Grubun dağılması
-Genel ve detaylar

05.02.2018 - 15.55 - Haber Kodu : 180205112

====================================

2- DEV PLATFORM FSM KÖPRÜSÜ'NÜN ALTINDAN GEÇTİ

Haber-Kamera: Erhan TEKTEN / İstanbul DHA
'GSP Saturn' isimli dev petrol platformu Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün altından geçti.
İstanbul Boğazı'ndan geçtiğimiz çarşamba günü geçmeyi deneyen ancak başarılı olamayan 5 bin 235 groston hacminde, 52.4 metre uzunluğunda Panama bayraklı 'GSP Saturn' isimli dev petrol platformu bu sabah tekrar Boğaz'a girdi. Dev platform, saat 10.00 sıralarında Marmara Denizi'nden Boğaz'a girdi. Kuleleri alçaltılan platform saat 12.00 sıralarında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün altından geçti. 15.00 sıralarında da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün altından geçen petrol platformu Karadeniz'e doğru ilerliyor.

Görüntü Dökümü:
--------------
-Platformun Boğaz'da ilerleyişi
-FSM'nin altından geçişi

05.02.2018 - 15.16 - Haber Kodu : 180205115

======================================

3- FETÖ DAVASINDA KAN DONDURAN İFADELER (1)

* Eski Uzman Çavuş Ömer Kalın,

" Yarbay Fatih Sönmez, 'Ez' dedi. Yüzbaşı Serdar Değirmendere de beni tehdit etti. 'Gaza bas, hızlan' diye bağırmaya başladı. Tehditlerin ardından tankı sürmek zorunda kaldım"

" Ben tankla araçları ezdim ama araçların içerisinde insanlar yoktu, kadınları ve çocukları görmedim. İnsanları göz göre ezmedim. İnsanlar, araçların dışında, kenarında duruyordu. Tanktan indiğimde şoktaydım, yere oturdum, su içtim. 5 ay sonra hapishanedeyken gelen evrakta şehit ve gazilerin olduğunu öğrendim"

Haber: Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) 'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün işgal girişimi ile Esenler Birlik Köprüsü'ndeki olaylarda 5 kişinin şehit edilmesiyle ilgili aralarında tankın içinden çıkan eski emniyet müdürü Mithat Aynacı'nın da bulunduğu 23'ü tutuklu 67 sanıklı davanın 5. duruşmasında tutuklu sanık eski Uzman Çavuş Ömer Kalın savunma yaptı. Darbe girişimi gecesi 4 kişiyi tank ile ezerek ölümüne yola açtığı iddia edilen sanık Kalın, "Yarbay Fatih Sönmez, 'Ez' dedi. Yüzbaşı Serdar Değirmendere de beni tehdit etti. 'Gaza bas, hızlan' diye bağırmaya başladı. Tehditlerin ardından tankı sürmek zorunda kaldım. Ben tankla araçları ezdim ama araçların içerisinde insanlar yoktu, kadınları ve çocukları görmedim. İnsanları göz göre ezmedim. İnsanlar, araçların dışında, kenarında duruyordu. Tanktan indiğimde şoktaydım, yere oturdum, su içtim. 5 ay sonra hapishanedeyken gelen evrakta şehit ve gazilerin olduğunu öğrendim" dedi. Kendisine soru soran tutuklu sanık Serdar Değirmendere'ye tepki gösteren Ömer Kalın, "Hiç mi Allahtan korkmuyorsunuz? Gerçekleri söyleyin, dürüst olun. Cezaevinden korkacağınıza Allah'tan korkun" diyerek tepki gösterdi.

22 TUTUKLU HAZIR BULUNDU
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bakırköy Adalet Sarayı'nın içinde oluşturulan duruşma salonunda görülen 5. Duruşmada 22 tutuklu sanık hazır bulundu. Bir tutuksuz sanığında hazır bulunduğu duruşmaya çok sayıda da müşteki katıldı. Sanık Kalın, 15 Temmuz'da terör saldırısı alarmı verildiği gerekçesi ile kışladan çıktıklarını öne sürerek, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün bulunduğu Vatan Caddesi'ne doğru giderken yolda trafiğin olduğunu anlattı.

YARBAY SÖNMEZ 'EZ' DEDİ
İddianamede, kullandığı tankla 4 kişiyi ezerek öldürdüğü ve bazı kişileri yaraladığı iddia edilen sanık Kalın "Yarbay Fatih Sönmez, 'Ez' dedi. Yüzbaşı Serdar Değirmendere de beni tehdit etti. 'Gaza bas, hızlan' diye bağırmaya başladı. Tehditlerin ardından tankı sürmek zorunda kaldım. Ben tankla araçları ezdim ama araçların içerisinde insanlar yoktu, kadınları ve çocukları görmedim. İnsanları göze göre ezmedim. İnsanlar, araçların dışında, kenarında duruyordu. Tanktan indiğimde şoktaydım, yere oturdum, su içtim. 5 ay sonra hapishanedeyken gelen evrakta şehit ve gazilerin olduğunu öğrendim. Aileme sordum, şehit ve gaziler var mı? diye. Kimseye bir şey olsun istemezdim. Terör diye çıktım. Nereden bilebildim İnsanları bilerek ezmedim. Sürmek zorunda kaldım. Bana 'sür' dedi. Korkudan o an bir şey düşünemedim" diye konuştu.

"HİÇ Mİ ALLAH'TAN KORKMUYORSUNUZ?"
Sanık Kalın'ın savunmasını tamamlamasının ardından avukatlar ve sanıklar sordu. Söz alan tutuklu sanık eski Yüzbaşı Serdar Değirmendere "Tankı durdurman durumunda sana bir şey yapabilir miydim?" diye sordu. Sanık Kalın da "Fatih ile birlikte hareket ediyordunuz, iş birliği içindeydiniz. Elinizde silah var, ateş ediyorsunuz. Şehitler var gaziler var. Bir de utanmadan inkar ediyorsun. Ben bir uzman çavuş olarak gerçeklerin ortaya çıkması için elimden geleni yapıyorum. Hiç mi Allahtan korkmuyorsunuz? Gerçekleri söyleyin, dürüst olun. Cezaevinden korkacağınıza Allah'tan korkun" diye konuştu. Bu sözlerin ardından tutuklu sanık Değirmendere başka sorusu olmadığını belirterek, yerine oturdu.

"ÇOK ÜZGÜNÜM"
Söz alan sanık Kalın "Şehitler var, gaziler var. Ben çok üzgünüm insanları ezdim diye" diye konuştu. Soru üzerine sanık Kalın, "Araçların ezildiğini fark ettim. Sürükleyerek götürdüm" diye cevap verdi. Sorular üzerine sanık Kalın "2,5 yıldır tank kullanıyorum. 2014 yılında göreve başladım. Ardından İstanbul'a atandım. 2,5 yıldır da tank kullanıyorumö diye yanıtladı. Duruşma sanık savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Esenler Birlik Köprüsü'nde çıkan olaylar ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün işgal girişimine ilişkin olaylar anlatılıyor. İddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün işgal girişiminde bulunan aralarında tankın içinden çıkan eski emniyet müdürü Mithat Aynacı, yine olay tarihinde Edirne Emniyet Müdürlüğü'nde görevli olup İstanbul Emniyet Müdürlüğü binası çevresinde bulunduğu tespit edilen emniyet müdürü İsmail Uğuz ile 21'i rütbeli 44'ü er olmak üzere 67 kişi "şüpheli" sıfatıyla yer alıyor. İddianamede 4 kişiyi kullandığı tank ile ezerek ölümüne yola açtığı iddia edilen sanık Ömer Kalın hakkında "Kasten öldürme", "Kasten yaralama", "Mala zarar verme" suçlarından 4 kez müebbet ile 529 yıldan 990 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülüyor.

Görüntü Dökümü:
--------
-Davayla ilgili arşiv görüntü

=============================

4- 97 EVDEN HIRSIZLIK YAPAN GÜVENLİK KAMERASINDAKİ ŞÜPHELİLER YAKALANDI

Haber-Kamera: Ali AKSOYER/İSTANBUL (DHA)
İstanbul'da 97 eve girerek yaklaşık 1 milyon liralık eşya ve otomobil çaldıkları iddia edilen 13 kişilik çete polis tarafından yakalandı. Şüphelilerle birlikte çok sayıda çalıntı eşya, 2 tabanca, 85 telefon ve 16 otomobil ele geçirildi.
Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yaklaşık 2,5 süren teknik ve fiziki takibin ardından İstanbul'da çok sayıda hırsızlık yapan bir çeteye yönelik operasyon yaptı. İstanbul'un çeşitli ilçelerinde 19 adrese 24 Ocak tarihinde yapılan eş zamanlı operasyonda 1'i çocuk 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerle birlikte 2 adet tabanca, 14 bin 350 Türk Lirası, 200 euro , 53 dolar, 6 adet diz üstü bilgisayar, 6 adet tablet bilgisayar, 10 dijital fotoğraf makinesi, 6 otomobil anahtarı 85 cep telefonu ve 16 çalıntı otomobil ele geçirildi.
Polis soruşturması sonucunda şüphelilerin 3-4 kişilik gruplar halinde dolaşarak binalara girdikleri, kapılarını çalarak içerde kimsenin olmadığını tespik ettikleri evleri soydukları öğrenildi. Şüphelilerin evlerde buldukları kontak anahtarlarıyla da park halindeki otoları çaldıkları tespit edildi.
Hırsızlık suçundan daha önceden polise geliş kayıtları olduğu tespit edilen şüphelilerin bazı olaylarda güvenlik kamera görüntülerine yakalandıkları ortaya çıktı. Şüphelilerin 97 ayrı evden hırsızlık olayı gerçekleştirdiği tespis edildi. Şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü
--------------
-Şüphelilerin hırsızlık anlarında çekilen güvenlik kamera görüntüsü,
-Polis operasyonu sırasında çekilen görüntüler
-Şüphelilerle birlikte ele geçen malzemelerin sergisi
-Şüphelilerin adliyeye çıkarılışı

======================================

5- ADLİYE ÇIKIŞINDA İŞLENEN CİNAYET DAVASI... 4 KİŞİ HAKKINDA MÜEBBET HAPİS İSTENDİ

Haber: Yüksel KOÇ / İSTANBUL, (DHA)
İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda görülen bir cinayet davasının çıkışında Salih Hakyolu'nun öldürülmesi, Barış G.'nin de yaralanmasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede Fahri K. hakkında, "Kasten öldürmeye azmettirme" ve "Kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme, Mihca A., Yusuf E. ve Hasan Ö. hakkında da, "Kasten adam öldürme" ve "Kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçlarından müebbet hapis ve 15 yıla kadar hapis cezası istendi
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu şüpheli Fahri K.'nın. 24 Ağustos 2017 tarihinde İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davanın müştekisi olduğu, olay günü diğer tutuklu sanıklar olan çalışanları Mihca A., Yusuf E. ve Hasan Ö. ile birlikte adliyeye geldikleri belirtildi.
Fahri K.'nın müştekisi olduğu duruşmaya girdiği sırada Fahri K., ile adliyeye gelenlerin çay ocağında davanın karşı tarafı ile arbede yaşadığı anlatılan iddianamede, taraflardan birinin gerginlik sonrası adliye dışına çıkarıldığı kaydedildi. Duruşmada bulunan Fahri K.'nın yaşanan arbedeyi öğrendikten sonra duruşmadan çıktığı, çalışanlarının beklediği otoparka gittiği, dışarıda bekleyenlerce saldırıya uğrayacağı düşüncesiyle, çalışanlarını ateş etme hususunda azmettirdiği savunuldu.
Şüphelilerin iki ayrı araçla adliyenin otoparkından çıkış yaptıkları, adliyede kavga ettikleri gruba yaklaştıkları sırada aracın ön sağ kısmında oturan Mihca A., ile onun arkasında oturan Yusuf E.'nin ve aracın şoförünün ele geçirilemeyen tabancalar ile gruba doğru ateş etmeye başladıkları, bu sırada panik yaşandığı, sürücü Hasan Ö.'nün çıkan panik sonucu kaza yaptığı, bir benzin istasyonuna bıraktıkları aracı terk ederek kaçtıkları anlatıldı. Üç şüphelinin ateş açtığı grubun içinde bulunan Salih Hakyolu ile Barış G.'nin yaralandıkları, hastaneye kaldırılan yaralılardan Salih Hakyolu'nun hayatını kaybettiği bilgisine yer verilen iddianamede, tutuklu şüphelilerden Fahri K.'nın, "Kasten öldürmeye azmettirme" ve "Kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme, yine tutuklu olan şüpheliler Mihca A., Yusuf E. ve Hasan Ö.'nün de, "Kasten adam öldürme" ve "Kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçlarından müebbet hapis ve 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.
İddianamenin gönderildiği İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15 gün içinde iddianamenin kabulü veya reddi yönünde karar vermesi bekleniyor.

Görüntü Dökümü:
----------
-Arşiv görüntü

05.02.2018 - 14.38 - Haber Kodu : 180205110

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Diğer Haberler