DHA YURT BÜLTENİ-12

1)DİYARBAKIR'DA VAHŞET, KÖPEĞİ CANLI CANLI YAKTILAR DİYARBAKIR Merkez Bağlar ilçesinde bulunan Yeniköy mezarlığında yanmış köpek leşi bulundu.

1)DİYARBAKIR'DA VAHŞET, KÖPEĞİ CANLI CANLI YAKTILAR

DİYARBAKIR Merkez Bağlar ilçesinde bulunan Yeniköy mezarlığında yanmış köpek leşi bulundu. Mezarlığa giden Hayvan Hakları Federasyonu Diyarbakır Temsilcisi Sevgi Ekmekçiler, feci şekilde can veren köpeğin yaralı yavrusunu barınağa götürerek tedavi altına alırken, köpeği katledenlerin yakalanması için suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Merkez Bağlar ilçesindeki Yeniköy mezarlığında yakılmış köpek leşi bulundu. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen Hayvan Hakları Fedarasyonu Diyarbakır Temsilcisi Sevgi Ekmekçiler ve arkadaşları feci şekilde yakılarak öldürülen köpeğin leşi ve yaralı vaziyetteki yavruyla karşılaştı. Yaralı yavru köpeği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Hayvan Barınağına götüren Ekmekçiler, yüzü ve gözü yanan yavru köpeği tedavi altına aldırdı. Tedavi altına alınan yavru köpeğin barınaktaki takibi sürerken, Ekmekçiler, vatandaşların ihbarı üzerine geldikleri mezarlıkta yanarak öldürülen köpek ile karşılaştıklarını belirterek şöyle konuştu:
"Mezarlık duvarı dibinde bulduğumuz köpeği, yavrusunun gözleri önünde maalesef canlı, canlı yakmışlar. Yaptığımız ilk incelemede köpeğe tecavüz edildiği ardından da canlı, canlı yakıldığı kanısındayız. Yavrusunun da yüzünde yanıklar vardı, muhtemelen kaçmayı başardı. Onu da yaralı bulduk ve barınağa getirerek tedavisini yaptık. Bunu yapanların bir an önce bulunması için gerekli girişimlere başladık. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı ve Emniyet Müdürlüğüne suç duyurusunda bulunacağız. Bu vahşeti yapanların bir an önce yakalanmasını istiyoruz."

Görüntü Dökümü
----------------------
-Mezarlıktan görüntü
-Yanmış köpekten detaylar
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera:Canan ALTINTAŞ/DİYARBAKIR,(DHA)

===============================================

2)KÖYLÜLERDEN MÜHİMMAT FABRİKASINA TEPKİ

SAKARYA'nın Pamukova İlçesi Bacı Mahallesi'nde, hazineye ait araziye bir firmanın silah mühimmatı üretim ve depolama tesisi kurması için yapılmak istenilen ÇED bilgilendirme toplantısına vatandaşlar tepki gösterdi. Toplantının yapılacağı kahvehane kapatılırken, tesisi yapacak yetkililer ile görevlilerin araçları yumruklandı. Toplantı, köylülerin tepkisi üzerine yapılamadı.
Merkezi Adana'da olan bir firma Pamukova Bacı Mahallesi'nde yatırım teşviki kapsamında 49 yıllığına kiraladığı 5 dönüm arazide harp araç gereçleri ile silah mühimmatı, av fişeği, sivil patlayıcı, kimyasal imalatı, üretim ve depolama tesisi kurmak için çalışma başlattı. Proje kapsamında, yılda 30 bin ton anfo patlayıcı, 100 milyon adet av fişeği ve 100 milyon adet hafif silah mühimmatı ve 50 ton kapasiteli yer altı galeri tipi patlayıcı deposu yapılması planlandı. Fabrikanın tamamlanması ile 50 kişinin istihdam edilmesi planlanıyordu.
TOPLANTININ YAPILACAĞI KAHVEHANE KAPATILDI
Firma yetkilileri ve Sakarya Valiliği Çevre İl Müdürlüğü yetkilileri Pamukova Bacı Mahallesi'nde, ÇED toplantısı yapmak için geldi. Toplantının yapılacağı kahvehane vatandaşlar tarafından kapattırılıp, toplantının yapılacağı kahvehane çevresinde toplanıldı. Jandarma geniş güvenlik tedbiri aldı. Vatandaşlar köylerine yakın bir arazi üzerine kurulacak tesisi istemediklerini, zeytin bahçelerinin ve tarımsal alanlarının zarar göreceğini ifade ederek tepki gösterdi. Mahallesi sakinlerine çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlar ile muhtarlar da destek verdi. Ellerinde, 'Zeytinime üzümüme dokunma', 'Kimyasal sanayi değil, tarımsal sanayi istiyoruz', 'Zehir solumak istemiyoruz' ve 'Tarımı yok sayamazsın' yazılı dövizler taşıyan vatandaşlar, kurulacak tesisin yetkilileri ile Sakarya Valiliği Çevre İl Müdürlüğü yetkililerine tepki gösterdi. Tepkiler üzerine ÇED bilgilendirme toplantısından vazgeçen yetkililer, araçlarına binip köyden ayrılırken, vatandaşlar araçları yumruklayıp tepki gösterdi. Jandarma araçların etrafını sararak vatandaşları sakinleştirmeye çalışırken, araçlarına binenler uzaklaştı.

'SONUNA KADAR KARŞIYIZ'
Bacı Mahalle Muhtarı Ahmet Tokaç yaptığı açıklamada, yerleşim yerine, tarımsal arazi ve zeytin bahçelerine yakın alanda mühimmat ve kimyasal depolama tesisi istemediklerini ifade ederek, "Bu durumu buraya getiren Maliye Bakanlığı ve Milli Emlak Dairesidir. Biz bunu esefle kınıyoruz. Bu tesisin burada yapılmayacağını halkımız tepkileri ile gösterdi. O arazi tarım arazilerinin ortasında olan bir arazi. Tarım İl Müdürlüğümüzü kınıyorum. Zeytincilik Kanunu hiçe sayıldı. Tesis yapılacak arazinin çevresi zeytin bahçeleri ile çevrili. Bu bölgeye bu tesis kurulamaz. Tarımsal sanayi kurulacaksa razıyız, aksi taktirde sonuna kadar karşıyız. Kimse bize bir daha ÇED toplantısı için firma yetkililerini göndermesin." diyerek tepki gösterdi.

Görüntü Dökümü
--------------------
Vatandaşların tepkisi
Dövizlerden görüntü
Çocuklardan görüntü
Yere yatan köylüler
Araçların yumruklanması
Jandarmanın köylüleri uyarması
Muhtarın açıklaması
Vatandaşların konuşması

HABER-KAMERA: İsmail ÇETİNTAŞ/PAMUKOVA(Sakarya), (DHA)

==================================================

3)FOÇA'DA, SİVAS OLAYLARI ANMA PROGRAMINDA GERGİNLİK

İZMİR'in Foça ilçesinde, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'taki Madımak Oteli'nde yaşamını yitirenleri anmak için düzenlenen etkinlikte bir konuşmacının Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında meydana gelen bazı olayları 'katliam' olarak nitelemesi, gerginliğe neden oldu. Konuşmacıya destek veren izleyicilerin bir bölümü etkinlik sona ermeden salonu terk etti.
Foça Belediyesi'nin desteği ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Alevi Kültür Dernekleri Foça şubelerince Reha Midilli Kültür Merkezi'nde dün akşam 25 yıl önce Sivas'ta ölen 33 aydın ve 2 otel çalışanı için anma programı düzenlendi. Açılış konuşmalarını ADD Foça Şubesi Başkanı Şeniz Ararat, Alevi Külür Dernekleri Foça Şubesi Başkanı Kemal Kılınç ve Foça Belediye Meclis üyesi Ali Aktaş yaptı. Moderatörlüğünü yazar Hüseyin Yurttaş'ın yaptığı panele, Madımak Oteli'nden kurtulan 51 kişiden biri olan yazar Hidayet Karakuş ve Alevi dedesi Ali Tekin konuşmacı, eğitimci Yılmaz Mızrak da şiir sunumlarıyla katıldı.
Hüseyin Yurttaş'ın olayları, olayda yaşamını yitiren aydınları ve sonrasında yaşanan yargı süreçlerini hatırlattığı konuşmasının ardından sözü verdiği Ali Tekin, kendisinin inanç ve kanaat önderi olduğunu ve toplumun önemli bir kesimini temsil ettiğini belirterek ilk değil son konuşmacı olmak istediğini söyledi.
Yazar Hidayet Karakuş sıra konusunun önceden konuşulduğunu hatırlattı, ancak anma programının kesintiye uğramaması için programın normal akışıymış gibi konuşmasını sürdürdü. Karakuş, 2 Temmuz 1993 tarihinde eşiyle birlikte katıldığı Madımak etkinliğinde, oteldeki yemeklerin ağır gelmesi nedeniyle, "Peynir ekmek alalım, öğün geçirelim" gibi basit insani bir sebebin kendilerini kurtardığını anlattı. Karakuş, alışverişten dönüşte otele atılan kaldırım taşlarının sökülmesine tanık oluşunu, saldırgan grubun sloganlarla otel önüne gelmesini, öğle saatlerinde olayların başlamasını, sentetik halıların yakılarak dumandan ve gazdan aydınların boğularak ölmesine varan otel içindeki çırpınışları, kendilerinin saatler sonra otelin arka bölümünden bir çıkış yolu bularak ayrılmalarını, gizlice geçtikleri Büyük Birlik Partisi binası ile Emniyet Müdürlüğü'nde yaşananları, Ankara'ya edilen telefonları, dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş ve yerel yetkililerin tavırlarını ayrıntılı olarak anlattı.

'KARAMOLLAOĞLU DOĞRU SÖYLEMİYOR'

Dönemin Sivas Belediye Başkanı, bugünün Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun yıllar sonra olay yerine valinin emriyle saldırgan topluluğu ikna etmek ve dağılmalarını sağlamak için geldiğini anlattığını belirten Karakuş, buna kesinlikle katılmadığını vurguladı. Hidayet Karakuş, "Topluluğu sakinleştirmek için geldiğini savunuyor ama konuşmasına 'Gazanız Mübarek Olsun' sözleriyle başlayan Karamollaoğlu'nun konuşmasından sonra olayların şiddeti daha da arttı" dedi.

GERGİNLİĞE NEDEN OLAN O KONUŞMA

Yılmaz Mızrak'ın şiirleri, müzisyen Cengiz Onur ve arkadaşlarının türkülerinin ardından söz alan Alevi dedesi Ali Tekin ise konuşmasına Aleviler'in Türkler'in Anadolu'ya geldiği 1071 yılından önce de bu topraklarda yaşadığını belirterek başladı. Alevi katliamları tarihinin Hazreti Ali'ye dek uzandığını savunan Tekin, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde bu katliamların sürdüğünü iddia etti. Tekin, 1921 yılındaki Koçgiri, 1937-1938 yıllarında Seyit Rıza önderliğindeki Dersim isyanları, 1960-70-80-90'lı yıllarda ve sonrasında yurdun değişik yerlerinde yaşanan olayların Alevi katliamları ve zulümlerle sonuçlandığını, 1993 yılındaki Sivas Madımak olayında da hedefin aslında Aleviler olduğunu savundu. Bunun Sivas ile son bulmadığını öne süren Tekin, "İstanbul'da Gazi olayları ve diğer olaylarla devam etti" dedi.

'SEYİT RIZA NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?'

Tekin'in konuşmasının tamamlanmasının ardından Hidayet Karakuş söz istedi. Tekin'e, "Dersim olaylarında Şeyh Rıza Alevi olduğu için mi, devletin Aleviler'in çok istediği aydınlanmayı Dersim'e sokmak istemediği için mi öldürüldü?" diye sordu. Karakuş'un, "Dersim'de Seyit Rıza dedikleri kişi Alevi olduğu için değil Cumhuriyet'e baş kaldırdığı için öldürüldü. Dünyanın her yerinde hangi devlet olursa olsun kendine baş kaldırana gerekeni yapar" sözlerine izleyicilerin bir kısmı alkışlarla destek verirken, diğer bir bölüm izleyici protesto için salonu terk etti.

Tekin, "Seyit Rıza'yı savunmuyorum. Madımak'ta da olay Alevi-Sünni çatışmasına dönüştürülmüştür" derken Moderatör Yurttaş salondaki tepkilere tepkiyle karşılık verdi. "Seyit Rıza olayı İngilizlerin kışkırtması ve para yardımıyla başlatılmış bir kalkışmadır. Madımak olayı da bir Alevi-Sünni çatışması değildir. Aydınlara, aydınlanmaya karşı yapılmış bir toplu saldırıdır" sözleriyle saat 23.00'te oturumu kapattı.
Sözlü tartışmalar salon dışında da devam etti.
Görüntü Dökümü
--------------------
-Salondan genel görüntü
-Açılış konuşmaları ve müzik dinletisinden kısa bölümler.
-Hüseyin Yurttaş, Hidayet Karakuş ve Ali Tekin'in konuşmalarından bölümler
-Tartışma ve protestolardan görünümler.
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Seyfi GÜL / FOÇA (İzmir), (DHA)

====================================================

4)ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ KAZADA ÖLDÜ

İZMİR'in Narlıdere ilçesinde, aşırı hızlı olduğu iddia edilen otomobilin kontrolden çıkarak otoyol alt geçidinin duvarına çarptığı kazada, üniversite öğrencisi sürücü 24 yaşındaki Tolga Akımcılar olay yerinde yaşamını yitirdi.
Kaza, bugün saat 13.30 sırlarında Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'nda meydana geldi. Balçova'dan Narlıdere yönüne seyir halinde olan Tolga Akımcılar'ın yönetimindeki 06 UA 088 plakalı otomobil, iddiaya göre aşırı hız nedeniyle kontrolden çıktı. Otomobil hızla İzmir-Çeşme Otoyolu'nun alt geçit girişine çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil yaklaşık 30 metre ileride durabildi. Kazayı görenlerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Akımcılar'ın hayatını kaybettiği belirlendi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi olduğu öğrenilen Akımcılar'ın cansız bedeni, savcının incelemesinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.
Çevredekiler otomobilin aşırı hızlı olduğunu öne sürerken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
--------------------
- Kaza yapan araçtan görüntü
- Genel ve detay görüntü

(Haber-Kamera: Mehmet CANDAN / İZMİR, (DHA)

====================================================
5)KRİPTO FETÖ'CÜ OPERASYONUNDA GÖZALTI SAYISI 14'E ÇIKTI

KAHRAMANMARAŞ merkezli 14 ilde FETÖ/PDY'nin Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki gizli yapılanmasında yer alarak örgütün ardışık arama ve kripto şifreleme yöntemlerini kullandıkları öne sürülen kişilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltı sayısı 14'e çıktı.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı FETÖ'nün TSK'daki gizli yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 14 kişi hakkında gözaltı karar verdi. Bunun üzerine Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 30 Haziran'da Kahramanmaraş, Ankara, Kayseri, Erzurum, Niğde, Şırnak, İzmir, Siirt, Edirne, Samsun, Batman, Elazığ, Hakkari ve Bursa'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda; Kara, Hava ve Jandarma Komutanlığı'nda görev yapan ve FETÖ'nün ardışık arama ve kripto şifreleme yöntemlerini kullandıkları öne sürülen 9 astsubay, 1 uzman çavuş ve örgütün 2 mahrem imamı olmak üzere 12 kişi gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmasını yürüten ekipler, 1 astsubay ile 1 mahrem imam olmak üzere 2 kişiyi daha gözaltına aldı.
Gözaltına alınan 14 kişinin emniyette sorgulanmalarına başlandı.

Görüntü Dökümü
----------------------:
- Şüphelilerin minibüsten inişi
- Hastaneye alınmaları
- Hastaneden çıkarılmaları
- Minibüse bindirilmeleri
- Polis minibüsünün gidişi
- Genel ve detay görüntüler

( Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 150 MB

=====================================================

6)İŞ HANINDAKİ BOŞ DÜKKANDA ÖLÜ BULUNDU

MANİSA'nın Kula ilçesinde, 39 yaşındaki Mustafa Sümer, bir iş hanındaki kullanılmayan bir dükkanda ölü bulundu. Sümer'in kalp krizinden yaşamını yitirdiği sanılırken, kesin ölüm nedeninin tespiti için otopsi yapılacağı bildirildi.
Bugün saat 12.30 sıralarında, alt katında kahvehanelerin bulunduğu İmamoğlu İş Hanı'nın ikinci katında kullanılmayan bir dükkandan ağır kokular geldiğini fark eden vatandaşlar, durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, kullanılmayan dükkana girdiklerinde, yerde 39 yaşındaki Mustafa Sümer'in cesedi ile karşılaştı. Polisin, sıcaktan bozulmaya başlayan ve 5 günlük olduğu tahmin edilen ceset üzerinde yaptığı incelemede, herhangi bir darp ve yara izine rastlanmadı. Bekar olan ve kalp krizinden öldüğü sanılan Sümer'in cesedi, polis ve savcının olay yerindeki incelemelerinin ardından Kula Devlet Hastanesi Morgu'na kaldırıldı. Sümer'in kesin ölüm nedeninin tespiti için otopsi yapılacağı bildirildi. Acı haberi alarak olay yerine gelen Sümer'in yakınları, gözyaşlarına boğuldu. Gündelik işlerde çalışan ve zaman zaman sokalarda yattığı belirlenen Sümer'in 5 gün önce ablasından İzmir'e gideceğini söyleyerek para aldığı, bir daha da kendisinden haber alınamadığı öğrenildi. Polis, Sümer'in ölümüyle ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü
----------------------:
-Olay yerinden görüntü
-Cesedin cenaze aracına taşınmasından görüntü
-Genel ve detay görüntüler
(Haber-Kamera: Hasan YİĞEN / KULA (Manisa), (DHA)

=======================================================

7)AFRİN ŞEHİDİNİN EŞİNDEN AŞK ÇEŞMESİ

AFRİN'de yapılan Zeytin Dalı Harekatında yaklaşık 6 ay önce şehit olan Piyade Komando uzman Çavuş Mehmet Muratdağı'nın (25) eşi Birgül (24), şahit kocası adına Kayseri'de bir parka "Aşk Çeşmesi" adını verdiği 2 musluklu bir hayrat çeşme yaptırdı.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatında25 Ocak 2018'de şehit olan ve cenazesine 2 ay sonra 25 Mart'ta toprağa verilen Uzman Çavuş Mehmet Muradağı'nın eşi Birgül, Kocasinan ilçesine bağlı Fevziçakmak Mahallesinde bulunan Büyükşehir Belediyesi Emirgan Parkı içine şehit eşinin ve kendi adının yer aldığı hayrat çeşme yaptırarak,tocasının anısını ölümsüzleştirdi.

Birgül Muratdağı, 1 yıldır evli olduğu şehit eşinin adına yaptırdığı hayrat çeşmesinin açılışına Şehit eşi Birgül Muratdağı boynunda eşinin ve kendisinin birlikte fotoğrafı bulunan kolyeyle katıldı. Açılışta Vali Süleyman Kamçı, 2'inci Hava İkmal Bakım Merkezi ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ercan Teke, Emniyet Müdürü İbrahim Kulular, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Şehit Aileleri Derneği Başkanı Yılmaz Üçkan ve çok sayıda vatandaşlarda hazır bulundu.. Vali Süleyman Kamçı, çeşmenin açılışında yaptığı konuşmasında " Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.. Şehidimizin adını sonsuza dek yaşatacak bu hayır eserini duayle ve sayğıyla açıyorum'. Şehitlerimiz bizim emanetlerimizdir. Hiç bir zaman onları ve yakınlarını unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi
AŞK ÇEŞMESİNİN ÜSTÜNDEKİ YAZI DİKKAT ÇEKTİ
Emirgan Parti içindeki çift musluklu Şehit ve eşinin adını taşıyan çeşmenin üzerindeki mermer kitabede " Aşk-ı Çeşme,Halimi düşünüp, yanma Mehmedim- Kavuşmak mı belki daha ölmedim- Anlamaz, yazısız pulsuz dilekçem- Anlamaz ruhuma geçti, bilekçem-Mehmedim senin taşlar yüksekte- Ölsekte sevinin ,eve dönsekte-Sanma kalır bu tekerlek tümsekte- Yarın Elbek Bizim- Elbet bizimdir- Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir"yazısı dikkati çekti

Görüntü Dökümü
----------------------:
- Şehit eşi için yapılan hayrat çeşmesinden görüntü
- Vali Süleyman Kamçı'nın konuşması
- Hayrat çeşmesi açılışından dua edilmesi
- Şehit eşini Birgül ve boynundaki kolyeden görüntü
- Vali ve Şehit eşinin hayrat çeşmesinden su içmesi
- Diğer detay görüntüler
Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ/ KAYSERİ(DHA)
DV 1 Dosya 3 dakika 52 saniye /434 MB

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler