DHA YURT BÜLTENİ-2

1)SAVAŞTA EŞİNİ VE 2 ÇOCUĞUNU KAYBEDEN SURİYELİ KADIN KİMLİĞİ OLMADIĞI İÇİN TEDAVİ OLAMIYOR  Suriye'nin İdbip kentinde, 5 yıl önce düzenlenen bombardımanda, eşi ve 2 çocuğunu kaybeden 39 yaşındaki Hanna Yaza, hayatta kalan 5 çocuğu ile birlikte Türkiye sınırındaki Atme kasabına yerleşti.

1)SAVAŞTA EŞİNİ VE 2 ÇOCUĞUNU KAYBEDEN SURİYELİ KADIN KİMLİĞİ OLMADIĞI İÇİN TEDAVİ OLAMIYOR

Suriye'nin İdbip kentinde, 5 yıl önce düzenlenen bombardımanda, eşi ve 2 çocuğunu kaybeden 39 yaşındaki Hanna Yaza, hayatta kalan 5 çocuğu ile birlikte Türkiye sınırındaki Atme kasabına yerleşti. Atme'deki evinin üstünden geçen yüksek gerilim hattına kapılarak ağır yaralanan Yaza, daha sonra Türkiye'ye getirilerek, tedavi altına alındı. İskenderun ve Diyarbakır'daki hastanelerde tedavi olan Yaza, iyileştikten sonra Atme'de bıraktığı 5 çocuğunu almak için Suriye'ye gitti. İddiaya göre; çocuklarını alıp Mardin'e yerleşen Yaza'nın Türkiye tarafından verilen geçici kimlik kartı, Suriye'ye giriş çıkış yaptığı gerekçesiyle iptal edildi. Kartı iptal edildiği için tedavisini sürdürümeyen Yaza, devlet yetkililerinden yardım beklediğini söyledi.
Suriye'nin İdbip kentinde yaşayan Hanna Yaza, 5 yıl önce düzenlenen bombardımanda 45 yaşındaki eşi ile birlikte 16 ve 2 yaşındaki iki çocuğunu kaybetti. Hayatta kalan 5 çocuğunu alarak, Türkiye sınırındaki Atme kasabına yerleşen 39 yaşındaki kadın, evinin üstünde geçen yüksek gerilim hatına kapılarak ağır yaralandı. Türkiye'ye getirilerek İskenderun ve Diyarbakır'daki hastanelerde tedavisi yapılan Yaza, iyileştikten sonra 5 çocuğunu almak için ülkesi Suriye'ye gitti. İddiaya göre; çocuklarını alıp Mardin'e yerleşen Yaza'nın, Suriye'ye giriş çıkış yaptığı gerekçesiyle Türkiye tarafından verilen geçici kimlik kartı iptal edildi. Sürekli doktor kontrolünde olması gereken Yaza, kimliği iptal edildiği için hastanelerde tedavi olamamaya başladı.
'KLOR GAZI ATILDI TÜRKİYE SINIRINA YERLEŞTİK'
5 yıl önce Suriye ordusunun bombardımanı sonucu eşini ve iki çocuğunu kaybettiğini söyleyen Yaza, "Klor gazının atılmasının ardından Türkiye sınırına yakın olan Atme kasabasına geldik. Bulunduğumuz evin üstünden yüksek gerilim hattı geçiyordu. Su doldurmak için dama çıktığım sırada elektriğin çarpmasıyla damdan düştüm ve ağır yaralandım. Sonra beni ambulansla Türkiye'ye getirdiler. Çocuklarım geride kaldı. İskenderun ve Diyarbakır'da 4 ameliyat geçirdim. Dicle Üniversitesi, kafatasımda kararma ve çökme olduğunu, daha ileri bir hastaneye gitmemi söyleyerek, taburcu etti. Başımdaki yara tam olarak iyileşmeden beni taburcu ettiler, bu yüzden sürekli iltihaplanma oluyor, yürürken zorlanıyorum, ayakta duramıyorum. Benim artık Suriye'ye dönme gibi bir şansım yok. İdlip'teki evimiz, herşeyimiz yok oldu. Biz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çok iyi birisi olduğunu biliyoruz. Bizi ve yetimlerimi yalnız bırakmayacağını düşünüyoruz. Bize sahip çıkacaklarını umut ediyoruz. En azından bu yetimler için bize yardım elini uzatsınlar. Kimliğimin bir an önce çıkması lazım ki, tedavime devam edebileyim. Ben çocuklarım için yaşamak istiyorum. Allah rızası için yardım edin. Her geçen gün kötüleşiyorum ve şuur kaybı yaşanıyor. Bazen kendi kendime diyorum ki, tedaviyi bırakıp sadece çocuklarımın arasında olayım. Ama zamanla şuur kaybı olacak, bu yüzden çocuklarım için tedavi olmak istiyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
---------------------
-Aileden görüntü,
-Çocuklarından görüntü,
-Yaza'nın konuşması

Haber-Kamera: Nezir GÜNEŞ/MARDİN, (DHA)

===========================================================

(ÖZEL) - DOLANDIRILMAKTAN SON ANDA KURTULDU

KAHRAMANMARAŞ'ta emekli Ali Balık'ı (58) telefonla arayıp kendisini 'Başçavuş' olarak tanıtan dolandırıcı, teröristlerin yakalanması için 68 bin lira istedi. Yakınlarının ihbarı üzerine polis tarafından banka önünde durdurulan Balık, dolandırılmaktan son anda kurtuldu.
Kahramanmaraş'ta Ali Balık'ı arayan bir kişi, kendisini 'Başçavuş' olarak tanıtıp, hesabından terör örgütlerine 15 bin lira gönderildiğini, savcılığın paraya el koyduğunu ve hakkında da tutuklama kararı çıkarıldığını, eve 5 asker gönderdiğini söyledi. Balık, polis bölgesinde oturduğunu, asker yerine polis gelmesi gerektiğini söyledi. Ancak dolandırıcı, soruşturmayı kendilerinin yürüttüğünü ifade edip, korkutup güvenini sağlamak için de evinde ruhsatlı silah olduğunu söyledi, ardından da Balık'tan 68 bin lira istedi. Dolandırıcının ikna ettiği Ali Balık, İstasyon Mahallesi'ndeki bir banka şubesine gitti. Bu sırada konuşmalardan şüphelenen yakınları, polise haber verdi.
'İNANMIYORSAN POLİSLERİ GÖNDERECEĞİM'
Bankaya giden Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, Balık'ı bulup kimliklerini göstererek telefondaki kişinin dolandırıcı olduğunu söyledi. Bu sırada Balık, telefonda görüştüğü kişiye çeşitli sorular sorunca dolandırıcı, 'İnanmıyorsan bankaya şimdi polisleri göndereceğim' dedi. Ardından polisi arayan bir kişi, Ali Balık'ın bulunduğu bankanın adresini vererek 'Kavga var' diye ihbarda bulundu. Bankaya bunun üzerine telsiz anonsu ile sevk edilmek istenen polis ekibi, sivil polislerin 'Kavga yok' anonsu üzerine geri çekildi. Dolandırılmak üzere olduğunu anlayan Ali Balık, sivil polislerin talimatlarını yerine getirmeye başladı.
'ATM'DEN PARA ÇEKERKEN TUŞLARIN SESİNİ DUYACAĞIM'
Dolandırıcıya 68 bin lirasının olmadığını, başka bankalardan 5 bin 800 lira çekip verebileceğini söyledi. Dolandırıcı kabul edip Balık'tan telefonu kapatmadan parayı çekmesini istedi ve 'Bankamatikten para çekerken tuşların sesini duyacağım' dedi. Dolandırıcının dediğini yapan Ali Balık, gittiği bir ATM'nin tuşlarına rastgele basıp sesi duyması için telefonu da tuşlara yakın tuttu. Ali Balık, bunun dışında 2,5 saat boyunca kendisinden çektiği paranın seri numarasını isteyen, yanında kimse olmadığını anlamak için 'Arabaya binerken tek kapı sesi duyacağım' diyen, aracını çalıştırmasını ve klaksona basmasını isteyen dolandırıcının dediklerini yaptı.
'EVE GEL, PARAYI VEREYİM'
Ali Balık, polislerin talimatı üzerine sahte başçavuşa bankalardan çekerek topladığı 5 bin 800 liranın hazır olduğunu ve gelmesi durumunda parayı kendisine teslim edeceğini söyledi. Dolandırıcının itirazı üzerine Balık, "Sen başçavuşsun, elin kolun uzundur. Benim adresimi de biliyorsun, gel evimden al" dedi. Ancak dolandırıcı bunu kabul etmeyince Ali Balık daha fazla dayanamayarak hakaret ederek telefonu dolandırıcının yüzüne kapattı.
Ali Balık, dolandırıcının kendisinden para istediğini ancak 'Dostlarım' dediği polislerin sayesinde dolandırılmaktan kurtulduğunu belirterek, "Bana telefon açtılar, bütün bilgilerime ulaşmışlar. Benim kimlik bilgilerimi, ailemin kimlik bilgilerini ve evdeki ruhsatlı silahımın bilgilerini dahi almışlar. O şekilde benim kafamı karıştırdılar, bu hale geldik" dedi.
Polis, Balık'ı arayan telefon numarasından yola çıkarak dolandırıcıyı yakalamak için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü
----------------
- Ali Balık'ın telefonla konuşması
- Polisin Balık'a talimat vermesi
- Balık'ın dolandırıcıya paraların seri numarasını okuması
- Polislerle konuşması
- ATM'de işlem yapması
- Dolandırıcıyla konuşması
- Balık ile röp.

(Haber-Kamera: ÖMER KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 366 MB

==================================================

3)10 METREKARELİK DÜKKANINDA YAPTIĞI SAZLARI DÜNYAYA PAZARLIYOR

AYDIN'ın İncirliova ilçesindeki 10 metrekarelik dükkanda saz yapan Mehmet Ali Keskin, bunları Hollanda, İtalya, Fransa ve Almanya gibi ülkelere de pazarlıyor. Saz tamiri yaparak okuttuğu oğullarından biri müzik öğretmeni oldu, diğeri de baba mesleğinde usta. Keskin, dükkanının küçüklüğünü kastederek "Yerimiz dar ama gönlümüz çok geniş" dedi. Kurtuluş Mahallesi'nde 10 metrekare genişliğindeki dükkanda bozulan sazları tamir eden ve saz yapan 58 yaşındaki evli, 2 çocuk babası Mehmet Ali Keskin 4 kuşaktır sürdürdüğü mesleği oğullarına bırakacağını söyledi. İmalatı ve tamirini yaptığı sazların ayarlarıyla uğraşırken yöresel türküleri de seslendirerek işini daha da keyifli hale getiren Keskin, "Dedemin babası Gamsız Mehmet, bağlama çalıp, tamiratını yaparak başlamış bu mesleğe. Daha sonra dedem Kamil Keskin devralmış bu işi. 1980 yılında o da babam Osman Keskin'e bu mesleği devretti. Babamdan da ben devraldım ve sürdürüyorum. Benden sonra da oğullarım Osman Keskin ve İbrahim Keskin devam ettirecek. Bu mesleğin sürekli yaşamasını istiyorum" dedi.
"SAZ YAPAN VAR, AMA TAMİR EDEN YOK"
Sazları dut, kestane ve gürgen ağaçlarından yapan en az 3 veya 6 ay kuruması için bekleyen Keskin, saz fiyatlarının 250 TL'den başladığını belirterek saz yapanların olduğuna ancak tamir edenin bulunmadığına dikkat çekti. İzmir'den Denizli'ye kadar saz tamiri ile uğraşan usta bulmanın zor olduğunu vurgulayan Keskin, "Ben sazın hem yenisini hem de tamirini yapıyorum.Tamirini yaptığımız sazları, başta Ege Bölgesi olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerinden ve yurt dışından müşterilerimize tekrar kargoyla yolluyoruz. Yaptığımız her sazı mutlaka 1 veya 2 yıl garantili olarak teslim ediyoruz. Herhangi bir arızada tamiratını ücretsiz olarak yapıyoruz. Yurt dışında ise Hollanda, İtalya, Fransa ve Almanya gibi ülkelerden çok sayıda saz müşterisi var. Bu işi elimizden geldiğince iyi bir şekilde yapmaya çalışıyoruz" dedi.
"YERİMİZ DAR AMA GÖNLÜMÜZ GENİŞ"
50 yıldır 10 metrekare genişliğindeki dükkanda hizmet veren Keskin, "Yerimiz dar ama gönlümüz çok geniş. Babamdan bu yana 50 yıldan beri bu dükkanda hizmet veriyoruz. Babam da burada sazları yapıyordu ben de burada devam ettiriyorum. Buradan kazandığım parayla iki oğlumu okuttum, evimin geçimini sağladım. Çocuklarımdan biri liseyi bitirdi, yanımda çalışıyor. Diğeri ise üniversiteden mezun oldu, İstanbul'da müzik öğretmenliği yapıyor. Şu anda yanımda olan oğlum Osman Keskin'e de bu mesleği öğretiyorum. Yerimiz çok dar ama gönlümüz çok geniş. Bu anlamda uzaktan yakından gelen müşterilerimizi her zaman memnun edecek bir şekilde ağırlıyoruz" dedi.
Osman Keskin (32) ise, saz yapmayı babasının yanında öğrendiğin vurgulayarak, "Babamdan devralacağımız bu bayrakla ömrümüzün yettiği yere kadar bu işi yapmaya çalışacağız. Tekne ve sazın yapımını babamdan öğrendim, meslek sahibi oldum" dedi.

Görüntü Dökümü
----------------------
-Saz imalatı ve tamiratından görüntü
-Mehmet Ali Keskin'in saz ayarı yaparken yöresel türküler okuması
-Saz ustası Mehmet Ali Keskin ve oğlu Osman Keskin ile röp.
-Genel ve detay görüntüler
Haber - Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN, (DHA)

===========================================================

4)KİLİS'TE İŞYERİ YANGINI

KİLİS'te, bir işyerinde çıkan yangın itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü.
Yangın, sabah erken saatlerde Çevreyolu üzerinde bulunan Hüseyin Tamer Summak’a ait inşaat malzemesi satan işyerinde meydana geldi. İşyerinden yükselen dumanları görenlerin ihbarıyla yangına çok sayıda itfaiye ekibi müdahale etti. İnşaat malzemesi bulunan işyerindeki yangına müdahale sırasında yoğun dumandan bazı itfaiye erleri de etkilendi. İşyerinin yanında bulunan bir ağıldaki küçükbaş hayvanların da tahliye edildiği yangın bir saatlik çalışmayla söndürüldü. İşyerinde hasara yol açan yangının çıkış nedeni araştırılıyor.

Görüntü Dökümü
----------------------------------
- Yangına müdahale edilirken
- Kurtarılan küçükbaş hayvanlar
- İtfaiyenin söndürme çalışmaları
- Genel ve detay görüntüler

( Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 374 MB

======================================================

5)KAMYON İLE OTOBÜS ÇARPIŞTI: 3 YARALI

İZMİT'te, kamyon ile otobüsün çarpışması sonucu 3 kişi yaralandı. Kaza sabah saatlerinde, TEM Otoyolu Yeşilova mevkiinde meydana geldi. İstanbul istikametine gitmekte olan İdris Gümüş idaresindeki 34 JC 0463 plakalı kamyon Şıh Müslim idaresindeki 27 LM 829 plakalı otobüs ile çarpıştı. Sürücüsünün kontrolünü kaybettiği kamyon kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı. Yuvarlanarak ters dönen kamyonun içerisinden çıkarılan İdris Gümüş ve yanındaki Mustafa Camçelik ile yaralanan otobüs muavini Yusuf Akça'ya sağlık ekipleri ilk müdahalede bulundu. Yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Otobüs sürücüsü Şıh Müslim ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
---------------------------
-Kamyondan görüntüler
-Detay

Dinçer AKBİR/İZMİT(Kocaeli),(DHA)-

=======================================================

6)GAZİPAŞA'DA KAZA: 1 YARALI

ANTALYA'nın Gazipaşa ilçesinde otomobille çarpışan motosiklet sürücüsü yaralandı.
Kaza, saat 11.30 sıralarında İstiklal Mahallesi Cemal Gürsel Caddesi'nde meydana geldi. Hayri Yılmaz (56) idaresindeki 07 UN 689 plakalı motosiklet, dönüş yapmaya çalışan Sefa A. idaresindeki 33 L 5937 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü Hayri Yılmaz yaralandı. Çevredekiler yerde yatan yaralıyı yakıcı güneşten açtıkları şemsiyeyle korumaya çalıştı. Hayri Yılmaz olay çağrılan 112 ekiplerince Gazipaşa Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Hastanede tedaviye alınan sürücünün hayati tehlikesinin olmadığı belirtildi.

Görüntü Dökümü (Vatandaş kamerası)
--------------
- Yerde yatan yaralının görüntüsü
- Çevredekilerin görüntüsü
- 112 ekiplerinin yaralıyı sedyeye koyması
- Yaralının ambulansa konulup götürülmesi

(Haber- Kamera: Yücel BULUT/GAZİPAŞA(Antalya),(DHA)

========================================================

(ÖZEL)

7) 5 FİDEYLE BAŞLADIĞI ÇİLEK ÜRETİMİNDE 8 TON HASADA ULAŞTI

KAHRAMANMARAŞ'ın Andırın ilçesinde Nilgün Kayıran, pazardan evinin bahçesine dikmek için aldığı 5 çilek fidesinden aldığı verimden memnun kalınca 1,5 dönümlük çilek tarlası oluşturdu. Tarladan 8 ton çilek hasadı yapan Kayıran, çilekleri pazara bile götürmeden tarlada kilosu 7 liradan sattığını söyledi. Pınarbaşı Mahallesi'nde oturan Nilgün Kayıran, 5 yıl önce gittiği pazardan bahçesine dikmek için 5 çilek fidesi aldı. Fidelerin veriminden memnun kalan Kayıran, 1.5 dönümlük arazisinde çilek yetiştirmeye karar verdi. İlk yıl 1 ton civarında ürün alan Kayıran, aradan geçen zamanda işini profesyonel şekilde yapmaya başladı ve 5 yıl önce 5 fideyle başladığı çilek yetiştiriciliğinde şimdilerde yıllık 8 ton hasada ulaştı.
'PAZAR SORUNUM YOK, BAHÇEMDE TÜKENİYOR'
Tamamen doğal çileklere gösterilen ilgiden memnun olan Nilgün Kayıran, isteyenlerin tarlaya gelerek çilekleri satın aldığını söyledi. Çileğin kilosunu tarlada 7 liradan sattığını ifade eden Kayıran, "5 yıl önce hobi olarak 5 tane fide almıştım. Daha sonra bunu evimin önündeki tarlamıza taşımaya karar verdim ve bu yıl 5 bin kök çileğimiz oldu. Alçak tünel sistemi kurduk, biyolojik ilaçlama yöntemi ile yetiştirdiğimiz çilekler tamamen doğal. Pazar sorunumuz kesinlikle yok, herkes arazimizi biliyor, buraya kadar gelerek hem toplayıp yiyorlar, hem de alacakları kadar alarak doğal bir ortamda vakitlerini geçiriyorlar" diye konuştu.
'GİRİŞİMCİ BİR RUHA SAHİBİM'
Bu yılın hasadın bir ay erken olduğunu belirten Kayıran, "Hasadımız bu yıl çok verimli olacağa benziyor, ürünümüzün satışında hiçbir problemimiz yok, zaten tarlada tükeniyor. Hiçbir yerden destek almadım, tamamen benim girişimcilik ruhuna sahip olmamdan kaynaklanan bir durum. İşimi zevkle ve severek yapıyorum. Tüm bu çalışmalar sırasında eşim Ömer Kayıran bana yardımcı oluyor. Çilek bahçemizi kurarken her zaman desteklerini gördüm, birlikte çalışıp ürünlerimizi ortaya çıkartıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------
- Nilgün Kayıran ile röp.
- Çilek toplarken
- Eşi ile birlikte çilek toplarken
- Çilek toplamaya gelen küçük kız
- Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: İskender ZENGİN-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
GÖRÜNTÜ BİLGİSİ: ÖZEL
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 536 MB

8)ANTİK EFES KENTİ'NDE RESİM YAPTILAR

ZEYTİNLİ Köşk Uluslararası Sanat Festivali nedeniyle İzmir'in doğal ve tarihi güzellikleriyle ünlü ilçesi Selçuk'a gelen 14'ü yabancı 29 ressam, Efes Antik Kenti'ni gezip, resim yaptı.
Ressam Turgut Kahraman tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ve 26 Nisan- 6 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak olan Zeytinli Köşk Uluslararası Sanat Festivali kapsamında, 14'ü yabancı toplam 29 ressam, Selçuk'a gitti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Hırvatisyan, Letonya, Bulgaristan, Filistin, Hindistan, Almanya ve Türkiye'den festivale katılan ressamlar, ilk gün İzmir'in tarihi mekanlarını gezdi, ikinci gün de Selçuk'ta bulunan dünyaca ünlü Efes Antik Kenti'ni ziyaret etti. Antik kent hakkında rehberler tarafından bilgilendirilen sanatçılar, tarihi eserlere hayran kaldı. Ressamlar, buram buram tarih kokan mekanda resim de yaptı. Festivali düzenleyen ressam Turgut Kahraman, özellikle yabancı ressamların Efes Antik Kenti'ne hayran kaldıklarını belirtti. Öte yandan, ressamlar Urla'daki Zeytinli Köşk'te festival kapsamındaki atölye çalışmalarını da sürdürüyor.

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Ressamların Efes'te resim yapmasından görüntü
(Haber-Kamera: Latif SANSÜR / SELÇUK (İzmir), (DHA)

==========================================================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler