DHA YURT BÜLTENİ - 3

Savcıdan 'El Kaide' uyarısı: Eyleme yönelme ihtimali göz ardı edilmemeli   Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'Ebu Hanzala' kod adlı Halis Bayancuk hakkında 'terör örgütü kurma ve yönetme' suçundan 22,5 yıl hapis istemiyle hazırlanan iddianamede, terör örgütü El Kaide'ye ilişkin çarpıcı bilgiler yer aldı.

Savcıdan 'El Kaide' uyarısı: Eyleme yönelme ihtimali göz ardı edilmemeli

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'Ebu Hanzala' kod adlı Halis Bayancuk hakkında 'terör örgütü kurma ve yönetme' suçundan 22,5 yıl hapis istemiyle hazırlanan iddianamede, terör örgütü El Kaide'ye ilişkin çarpıcı bilgiler yer aldı. El Kaide'nin Türkiye'de eyleme yönelme ihtimalinin hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten savcı, son dönemde Türkler'in çatışmalarda ve intihar eylemlerinde daha aktif yer aldığını kaydetti. El Kaide'nin dünya genelinde tehdit potansiyelini sürdürdüğünü vurgulayan savcı, Türkiye'nin, en az bir Batılı ülke kadar hedef konumunda olduğunu belirtti.
Sakarya'da, 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle yargılamasına devam edilen 'Ebu Hanzala' kod adlı Halis Bayancuk hakkında, 'silahlı terör örgütü kurma ve yönetme' suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianamede, terör örgütü El Kaide'ye ilişkin önemli bilgiler yer aldı. El Kaide'nin, çok sayıda ülkede bağlantıları bulunan, uluslararası ağ şeklinde yapılandığı ve eylemlerini belirli bir alanla sınırlandırmayarak, dünyanın her yerinde saldırılar düzenleyebildiği belirtilen iddianamede, örgütün 'Türkiye yapılanması'na dikkat çekildi. Örgütün dünya genelinde tehdit potansiyelini devam ettirdiğini belirten savcı, 'çatı- şemsiye örgüt' olarak nitelendirilen El Kaide'nin yapısını açıklamada, geleneksel örgüt modellerinin yetersiz kaldığını vurguladı. Alışılan hiyerarşik yapısı bulunmayan örgütün, her ülkede farklı düzeylerde yansımaları olduğunu ve unsurlarının zaman zaman birbiriyle iç içe olduğunu kaydeden savcı, son dönemde tehdit potansiyelini giderek artıran örgütün, dini istismar eden örgütler için model/merkez haline geldiğini vurguladı. Geçmişte bağımsız faaliyet gösteren bazı örgütlerin, son süreçte El Kaide'ye bağlandığı belirtilen iddianamede, Türkiye'de El Kaide merkeziyle irtibatı bulunan veya doğrudan bağlantısı bulunmadan çatışma bölgelerine giderek, örgütün çizgisinde hareket eden grupların faaliyetlerinin ön plana çıktığı kaydedildi.
'SON DÖNEMDE TÜRK VATANDAŞLARI DAHA AKTİF YER ALIYOR'
El Kaide liderlerinin, son yıllarda yaptığı açıklamalarla Türkiye'yi açıkça hedef gösterdiği belirtilen iddianamede, "Son dönemde Türk vatandaşlarının çatışmalarda ve intihar eylemlerinde daha aktif yer aldıkları, ölenlerin yanı sıra intihar saldırısı gerçekleştirenlerde de artış yaşandığı gözlenmektedir. Örgütün etkinliğini artırdığı Afganistan ve Pakistan bölgesindeki gelişmeler, ülkemizdeki El Kaide bağlantılı faaliyetler açısından büyük önem arz etmekte olup, şahısların eyleme yönelebilecekleri değerlendirilmektedir" denildi.
'TÜRKİYE, EN AZ BİR BATILI ÜLKE KADAR HEDEF KONUMUNDA'
Türkiye topraklarının, son yıllarda terör örgütü için hedef konumuna geldiğini belirten savcı, çatışma bölgelerinde savaşan radikal görüşlü kişilerin, Türkiye'den cihada giden kişilere, cihat bölgelerine gelmemeleri ve Türkiye'de cephe açmaları yönünde telkinlerde bulunduğunu kaydetti. Türkiye'nin El Kaide tehdidi altında olduğunun açıkça görüldüğü vurgulanan iddianamede, şöyle denildi: "Ülkemizde faaliyet gösteren çatışma bölgeleriyle irtibatlı grupların Sayın Başbakanımızı ve ülkemizi hedef alan söylemler içerisine girdikleri görülmüştür. Türkiye'nin, El Kaide terör örgütü ve çatışma bölgeleriyle irtibatlı gruplar açısından en az bir batılı ülke kadar hedef konumunda olduğu, örgüt mensuplarının tağut düzen olarak gördükleri ülkemizin de Afganistan veya Suriye gibi bir çatışma bölgesine dönüşmesi için çabalarının olduğu gözlenmektedir."
'SURİYE, ÜLKEMİZ AÇISINDAN ARTIK GERÇEK TEHDİT'
Terör örgütü El Kaide ve çatışma bölgeleriyle irtibatlı grupların, Türkiye'de eyleme yönelme ihtimalinin hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan savcı, Suriye'de El Kaide ve irtibatlı grupların faaliyetlerinin Türkiye'yi doğrudan etkilediğini belirtti. Yabancı ülkelerdeki örgütle irtibatlı kişilerin, Suriye'ye geçiş noktası olarak kullandığı ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğunu kaydeden savcı, "Bu durum nedeniyle ülkemiz, terör örgütüne destek veren ülke olarak gösterilmeye çalışılarak uluslararası arenada ülkemizin imajına zarar verdiği gibi zor duruma da sokmaktadır. Suriye, ülkemiz açısından artık gerçek bir tehdit olarak görülmeye başlanmıştır" dedi. Suriye'de, Devlet Başkanı Beşar Esad yararına faaliyet gösteren grupların başında terör örgütleri PKK/KCK ve PYD'nin geldiğini belirten savcı, Suriye'de sadece bu grubun 'milliyetçilik' düşüncesiyle hareket ettiğini, rejim yanlısı faaliyet gösteren 'Şebbiha'nın da PYD'ye silah dağıttığını ve eğitim verdiğini kaydetti.
'TÜRKİYE'Yİ DARÜLHARP OLARAK GÖRÜYORLAR'
Türkiye'nin, benimsenen ve özümsenen laik- çağdaş yönetim anlayışı, Avrupa Birliği (AB) üyeliği yolunda atılan başarılı adımlar, Müslüman ülkeler arasında model ülke olma özelliği, NATO üyesi ve Batılı ülkelerle müttefik olması dolayısıyla El Kaide'nin hedefi olduğunu belirten savcı, şunları kaydetti:"Örgüt mensupları, örgüt ideolojisine göre ülkemizi, yönetim tarzı ve yürürlükteki hukuku İslami olmayan bölge anlamına gelen darülharp olarak görmektedirler. Örgüt mensuplarının devletin atadığı cami görevlisi arkasında namaz kılmadıkları ve çocuklarını okula göndermedikleri yapılan tespitlerdendir."
'ÜLKEMİZİ ULUSLARARASI ARENADA ZORLUKLARLA KARŞI KARŞIYA GETİRİYOR'
Özellikle sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden tanıştıkları kişilerin yönlendirmesiyle çatışma bölgelerine giden çok sayıda Türk olduğunu belirten savcı, "Suriye'deki olaylardan en çok etkilenen ülkelerin başında maalesef ülkemiz gelmektedir. 900 kilometrelik kara sınırımızda giriş ve çıkışların kontrolünün sağlanması oldukça zor görünmektedir. El Kaide gibi en büyük küresel tehditlerden biri olarak görülen terör örgütünün yanı başımızda kamplar kurması, burada örgütsel eğitimler vererek militanlarını yetiştirmesi, aynı zamanda bu çatışma bölgesine geçişlerin bir kısmının ülkemiz üzerinden olması, ülkemizi uluslararası arenada büyük zorluklar ile karşı karşıya getirmektedir" dedi.Suriye'deki olayların başlangıcından bu yana Türkiye'nin büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığı belirtilen iddianamede, şöyle denildi:"El Kaide terör örgütü ve irtibatlı grupların Suriye'de devam eden çatışmalarda büyük etki alanına sahip olması, ülkemiz üzerinden lojistik ve eleman desteği almaya çalışmasının, ülkemizi daha da zora sokacağı düşünülmektedir. Suriyeli mültecilerden bir kısmının, Türkiye'de mülteciler için ayrılan kamp ve barınma merkezlerinin yetersiz olmasından dolayı ev kiraladıkları ve bu evlerde patlayıcı madde üretip çatışma bölgelerine gönderdikleri, El Kaide terör örgütü ve çatışma bölgeleriyle irtibatlı gruplara müzahir olduğu değerlendirilen derneklerin çatışma bölgelerine giden şahıslara maddi yardımda bulundukları, El Kaide ve çatışma bölgeleriyle irtibatlı gruplara yönelik operasyonlarda yakalanan şahısların, haklarında işlem yapıldıktan sonra tekrar Suriye çatışma bölgesine gittikleri yönünde bilgiler elde edilmiştir."

Haber:Felat BOZARSLAN/DİYARBAKIR, (DHA)

==============================================

Namaza 7 dakika kala camiye yıldırım düştü

Niğde’de dün, akşam ezanına 7 dakika kala üzerine yıldırım düşen camide hasar meydana geldi. Yıldırımın düştüğü sırada cami içinde ve bahçesinde kimsenin olmaması olası faciayı önledi.
Olay, dün akşam saatlerinde Kayseri Yolu üzerinde bulunan Ata Sanayi Sitesi’nde meydana geldi. Sağanak sırasında Ata Sanayi Sitesi Cami'ne yıldırım düştü. Akşam namazına dakikalar kala meydana gelen olayda, minarenin üst kısmı ve cami duvarı zarar gördü. Yıldırımdan dolayı çevrede bulunan dükkanlarında elektrik tesisatlarında hasar oluştu. Niğde AFAD ekipleri ve Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ekipleri camide hasar tespit çalışması başlattı. Ata Sanayi Sitesi Başkanı Osman Kılıç, "Akşam namazına 7 dakika vardı. Tam o sırada oldu. Yıldırım düştükten sonra camiye koştuk, kimseye bir şey oldu mu diye baktık. Camide kimse yoktu tam o sırada. Çok şükür can kaybı ve yaralanan olmadı. Sanayideki esnafımızın dükkanlarında dü küçük çaplı hasar olduö dedi.

Görüntü dökümü:
------------------------
-Yıldırım düştüğü yerden görüntü
-Vatandaşlardan görüntü
-Hasar gören yerlerden detay görüntü
-Caminin içerisinden inceleme yapılırken görüntü
-Detay görüntüler
-Ata Sanayi Sitesi Başkanı Osman Kılıç ile Röportaj

Süre: 03'01" Boyut: 196 MB
Haber-Kamera:Ali KADI/NİĞDE,(DHA)

===========================================

Misafirlerin ayakkabısını çalan hırsız tutuklandı

Adana'da girdiği apartmanın sakinlerinden Yardagül Şeker'e misafirliğe gelenlerin ayakkabılarını çalan Serhan Yurdunmalı(37) tutuklandı.
Olay, Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre apartmana giren Serhan Yurdunmalı, çalacak bir şey bulamadı. Şüpheli bunun üzerine Yardagül Şeker'e ait evin önündeki ayakkabıları yanındaki oşete doldurarak ayrıldı. Ev sahibi konuklarını uğurlamak isterken ayakkabıların çalındığı görünce polisi aradı. Olay yerine gelen Hırsızlık Büro Amirliği polisleri, güvenlik kamera görüntülerinden hırsızlık ve uyuşturucu kullanmak suçundan sabıkası olan Serhan Yurdunmalı'nın kimliğini belirleyerek kısa sürede yakaladı. Mahkemeye çıkarılan zanlı tutuklandı.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Hırsızın apartmandan bahçesinden girişi
- Apartmanın içine girmesi
- Asansöre binmesi
- Merdivenlerden inmesi
- Elinde torba ile yürürken görüntüsü
- Apartmandan çıkışı
- Zanlının emniyet binasından çıkarılması
- Polis aracına bindirilmesi

SÜRE:01'38" BOYUT:100 mb
Haber:Çağlar ÖZTÜRK-Kamera:ADANA,(DHA)

===========================================

Çiftlikte tecavüz ve şantaj davası yeniden görülüyor

Aydın'ın İncirliova ilçesinde, T.A. (26) adlı erkeğe alkollüyken tecavüz edip, kaydettikleri görüntüyle şantaj yaparak bir hafta boyunca tecavüzü sürdürmekle suçlanan M.T. (42) ve M.A.'ya (34), verilen beraat kararının bozulmasının ardından yeniden görülen davada savcı mütalaa verdi. Savcı, 'cinsel saldırı' eylemlerinden dolayı 13 yıl ile 31,5 yıl, 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçundan 10,5 ile 36,5 yıla kadar, şantaj suçundan ise 1 yıldan 3 aya kadar hapis cezası talep etti.
İncirliova'nın Yazıdere Mahallesi'nde yaşayan T.A., 2016 yılının Şubat ayında, arkadaşı M.A. ve M.T. ile birlikte çiftlik evine gitti. Burada geç saatlere kadar alkol alan 3 kişiden ev sahibi M.T. ve M.A., iddiaya göre T.A.'ya tecavüz etti, bu anları cep telefonuyla görüntüledi. Sonraki günlerde görüntüyü şantaj olarak kullandıkları belirtilen M.A. ve M.T., T.A.'yı tehdit ederek tecavüze bir hafta boyunca devam etti. T.A. jandarmaya başvurup, şikayetçi oldu. Gözaltına alınıp, savcılık ifadelerinden sonra serbest bırakılan M.A. ve M.T. hakkında Aydın 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
SAVCI TUTUKLAMA İSTEDİ, MAHKEME BERAAT KARARI VERDİ
'Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, cinsel istismar ve şantaj' suçlarından tutuksuz yargılanan 2 sanık için 30'ar yıl hapis cezası istendi. Dava dosyasında T.A.'ya tecavüz edilirken kaydedilen video görüntülerle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün hazırladığı rapor da yer aldı. Raporda, T.A.'ya tecavüz ettiği öne sürülen kişilerden M.A.'nın şantaj görüntülerindeki kişi olduğu tespit edildi. M.A.'nın görüntülerde teşhis edilmesini, görüntülerin M.T.'nin telefonunda bulunmasını dikkate alan duruşma savcısı, 'cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj' suçunu işlediğini belirttiği sanıkların tutuklanmalarını istedi. Mahkeme heyeti ise yargılama sonrasında iki sanık hakkında beraat kararı verdi.
KARAR BOZULDU, SANIKLAR TUTUKLANDI
T.A.'nın avukatı Tuğçe Torun, mahkemenin verdiği kararın iptali için istinaf başvurusunda bulundu. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde görülen davada, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararı bozuldu. Aydın'da aynı mahkeme tarafından yeniden yapılan ilk duruşmada, iki sanık tutuklandı. Davanın görülen son duruşmasında savcı esasa yönelik verdiği mütalaasında, tutukluluk hallerinin devamını istediği sanıklar için, cinsel saldırı eylemlerinden dolayı 13 yıl ile 31,5 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 10,5 ile 36,5 yıla kadar, şantaj suçundan ise 1 yıl 3 aya kadar hapis cezası talebinde bulundu. Mağdur avukatı Tuğçe Torun, sanıkların işlediği suçun delillerle kanıtlanması nedeniyle sanıklara üst sınırdan, indirim yapılmadan ceza verilmesini istedi.Mahkeme heyeti sanıkların esasa yönelik mütalaa için savunma yapmaları amacıyla ek süre vererek duruşmayı erteledi.

Haber:Mehmet CANDAN/İZMİR, (DHA)

===========================================

Köyündeki atölyede ürettiği saatleri, Fransa'ya ihraç ediyor

Rize’nin Güneysu ilçesinde tamir ettiği bozulan sarkaçlı duvar saatinden esinlenen Emre Mercan (31), kaşığı sallanan çay bardağı ile çalar gibi görünen kemençe figürlü saat imal etti. Patent alarak Adacami köyünde, 20 metrekarelik atölyede seri üretime geçen Mercan, 'çay ve kemençe saati' adını verdiği ürünleri, Fransa'ya ihraç etmeye başladı. İlk ihracatını gerçekleştirmenin sevincini yaşayan Mercan, saatleri göndereceği ülke sayısını artırmayı hedefliyor.
Güneysu İlçesi Adacami Köyü'nde yaşayan Emre Mercan'ın ilginç girişimi, 3 yıl önce evde bozulan sarkaçlı duvar saatini tamir etmek isterken başladı. Saatin sallanan sarkaç kısmına çay bardağı figürü yapıştıran Mercan'ın aklına değişik figürlü saatler yapmak geldi. Evde işe koyulan ve tasarladığı kaşığı sallanan çay bardağı ile çalar gibi görünen kemençe figürlü saatler yapan Mercan, ürünlerin ilgi görmesi üzerine köyde 20 metrekarelik atölye açtı. İşi geliştiren, 'çay ve kemençe saati' adını verdiği ürünlerin patentini alan Mercan seri üretime geçti. Günde 3-5 saat yapımı ile başladığı saat imalatında yıllık 70 bini aşan saat üretimine ulaşan Emre Mercan, Rize ve Karadeniz bölgesi başta olmak üzere Türkiye 'de birçok kentte ürünlerini pazarlamaya başladı. Ünü Türkiye sınırlarını aşan saatleri yurt dışına ihraç etmeye başlayan Mercan ilk toplu siparişi Fransa’dan aldı. Firmaya şişe görünümlü saat yapan Mercan, ilk ihracatını gerçekleştirmiş oldu.
'GÜNDE BİR KAÇ TANE İLE BAŞLADIM'
Eve aldığı ve eşinin de çok beğendiği duvar saatinin bozulması üzerine tamiri için uğraştığı sırada aklına yeni tasarım geldiğini anlatan Emre Mercan, "Saati tamir ederken sarkaç kısmına bir çay bardağı figürü ekledim. O da sallanmaya başladı. Bundan esinlenerek değişik tasarımlar ürettim. Ürünler çevrede ilgi gördü. Evde günde birkaç tane saat yapmaya başladım" dedi.
‘GECE-GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUM’
Ürünlerinin çok sevildiğini belirten Mercan, “Ürünler ülke genelinde sevildi, satın alındı. Taklitlerimiz yapıldı ama bizim önümüze geçemediler. Her geçen gün ürünlerimizi çoğaltıyoruz. Ürettiğimiz ürünlerde titiz bir şekilde çalışma yaptığımız için dünyanın birçok ülkesinden talep aldık. Rize, Trabzon, Giresun, Ordu ile başlayan satışlarımız Ankara, İstanbul, İzmir gibi illere ulaştı. Son olarak Fransa’da bir içecek firması bizden ürün satın almak istedi. Bizi İnternette görmüşler. Onlarla bir anlaşma yaptık ve hazırladığımız ürünlerimizi ambarlarla Fransa’ya gönderdik. Yurt dışına satış yaparak ülkemize çok katkı yapmak istiyoruz. Yurt dışı pazarımızın gelişmesi için uğraşıyoruz. Daha çok üretip daha çok çalışmamız lazım. Ben gece gündüz uyumadan üç saat uyku ile çalışıyorumö ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Atölye detayları
-Emre Mercan'dan detaylar
-Ürünlerden detay
-Emre Mercan ile röp.

Haber-Kamera: Aytekin KALENDER/RİZE,(DHA)

===========================================

Balkonda mahsur kalan kediyi itfaiye kurtardı

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde 4 katlı binanın en üst katındaki balkonda mahsur kalan kediyi itfaiye erleri kurtardı.
Gazipaşa merkez Rasih Kaplan Caddesi'ndeki 4 katlı bir iş merkezinin en üst katında kapalı olan iş yerinin balkonunda mahsur kalan kedinin sesini duyanlar itfaiyeye haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı itfaiye ekipleri kurtarma çalışmasına başladı. İş yerinin kapalı olması nedeniyle merdivenle balkona çıkan itfaiye erlerini gören kedi korkuyla duvara tırmanıp kaçmaya çalıştı. İtfaiye eri tarafından yakalanan kedi kurtarıldı. İtfaiye görevlilerinin çuvala koyup aşağı indirdiği kedi bırakıldı. Çuvaldan çıkan kedi koşarak gözden kayboldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:(Vatandaş kamerası)
------------------------------
- İtfaiyenin olay yerine gelişi
- İtfaiyenin merdivenle balkona çıkması
- Korkan kedinin kaçmaya çalışması
- İtfaiye erinin kediyi yakalaması ve çuvala koyması

HABER- KAMERA: Yücel BULUT/GAZİPAŞA(Antalya), (DHA)

===========================================

Mağaralarda besicilik yapıyorlar

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesine bağlı Kargın köyü sakinleri, yıllardır köyün bitişiğindeki tepenin yamacındaki mağaralarda hayvancılık yapıyor. Çoğunluğu küçükbaş olan hayvanları için mağaraları besihane olarak kullanan köylüler, bölgede yaklaşık 100 yıldır bu şekilde besicilik yapıldığını söyledi.
Sandıklı'ya bağlı Kargın köyündeki hayvan yetiştiricileri, bölgede, yaklaşık 50 mağarayı besihane olarak kullanıyor. Yaklaşık 100 yıldır mağaralarda hayvan yetiştiren köylüler, yerleşim yerleri besihane yapmaya uygun olmadığı için mağaralardan yararlandıklarını söyledi. 20, 30 ve 50 koyun alan mağaralar olduğunu anlatan köylüler, kazma ve kürekle genişlettikleri bazı mağaralarda ise 200'e yakın koyuna baktıklarını kaydetti.
'TEPENİN HER YERİNDE HAYVAN YETİŞTİRİLİYOR'
Mağaralarda koyun yetiştiren Seyit Karapunar (40), "Kendimi bildim bileli hayvancılıkla uğraşıyorum. Gördüğünüz gibi bu tepenin her yerinde hayvan yetişiyor. Mağaralarda besicilik yapılıyor" dedi.
Seyit Karapunar'ın babası İsmet Karapunar (79) ise, "17 yaşımdan bu yana bu mağaralarda hayvancılık yapıyorum. Köyümüzde herkes aynı şekilde. Atadan kalma bu mağaralar. Rum zamanından kaldığı söyleniyor. Yerleşim yeri buraya kurulmuş. Tapu geçtikten sonra da köylü dışarı çıkamamış. Besihane de yapamamış. Bu mağaralarda besicilik yapıyor" diye konuştu.
'MERAYA YERLEŞİM YERİ VERMİYORLAR'
Ahmet Karapunar ise "50 yaşındayım. Kendimi bildim bileli buralarda mağarada besicilik yapılıyor. Merayı yerleşime vermiyorlar. Biz de besihane yapamıyoruz. Bu nedenle mecburen mağaralarda hayvan yetiştiriyoruz. Yine evlerimizin üzerindeki bu tepede iki büyük kaya var. Yuvarlanırsa bu insanlar büyük tehlikede" dedi.
'ZOR ŞARTLAR ALTINDA YAPIYORUZ'
Hayvancılığın köylerinin geçim kaynağı olduğunu belirten Veyis Şenal (40) da "Bu mağaralarda zor şartlar altında yapıyoruz bu işi. Yine evlerimiz bu tepenin yamacında, tepedeki dev kayaların evlerimizin üzerine kayacağı kaygısıyla yaşıyoruz. Devlet bu duruma bir çare bulsun. Ya evleri taşısın başka tarafa, ya da çözüm bulsun" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
- Mağaralar girişi
- Mağaralardan koyun çıkarken
- Mağaraların önünde koyunlar
- RÖP1:Seyit Karapunar(koyun yetiştiricisi)
- Mağaralar içinde koyunlar ile birlikte
- RÖP2:İsmet Karapunar
- RÖP3:Ahmet Karapunar
- Köyün üzerinde ki dev kaya
- RÖP4:Veyis Şenal(Köy sakinlerinden)
- Tepelerde otlayan koyunlar
- Tepeden köyün görünümü

415 MB /// 03.45"
HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar), (DHA)

============================================

Marmaris Belediyesi, çalışanları için 1 Mayıs için gecesi düzenledi

Muğla'nın Marmaris Belediyesi tarafından personel için 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle gece düzenlendi.
Marmaris Belediyesi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında çok amaçlı salonda dün (salı) saat 20.00'de yemekli ve eğlenceli personel gecesi düzenledi. İlçe Belediye Başkanı CHP'li Ali Acar, başkan yardımcıları, CHP'li meclis üyeleri ve 1000 çalışan, kutlamaya katıldı. Gecede konuşma yapan Başkan Acar, "Bizler seçilmişler olarak vaatlerimizle, halkımıza vermiş olduğumuz taahhütlerimizle bir yerde hesaplaşmak durumundayız. Hizmet getirmemize engel olanların uykularını kaçırmak için daha dik, birlik içinde ve el ele mücadelemiz devam edecektir" dedi. Konuşmadan sonra Başkan Acar, birim müdürlerini sahneye çağırdı. Personele çalışmalarından dolayı teşekkür eden Acar, birim müdürleriyle üzerinde belediye logosunun bulunduğu pastayı birlikte kesti. Orkestranın hareketli şarkıları eşliğinde belediye personeli pistte dans etti. Ege, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu yörelerinin hareketli müzikleri eşliğinde Acar, başkan yardımcıları ve meclis üyeleri personelle oyunlarını oynadı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
- Kutlamalardan görüntü
- Belediye Başkanı Ali Acar'ın personelle pistte dans etmesi
- Belediye birim müdürleriyle pasta kesim töreni
- Acar'ın sloganlarla konuşması
- Marşlar eşliğinde gecenin sonlandırılması

(Toplam: 5 dakika 9 saniye-373 MB HD görüntü)
Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN / MARMARİS (Muğla), (DHA)

============================================

1500 öğrenci Yazarlık Festivali'nde buluştu

Antalya'nın Manavgat ilçesinde düzenlenen Türkiye Geneli Yaratıcı Yazarlık Festivali, 1500 öğrencinin katılımıyla başladı.
Manavgat'ın Kızılağaç bölgesinde 5 yıldızlı bir otelde Doğa Koleji'nin 3'üncüsünü düzenlediği Türkiye Geneli Yaratıcı Yazarlık Festivali'nde duayen yazarlar ile yazar adayı öğrenciler bir araya geldi. Doğa Koleji'nin 40 ildeki 57 kampüsünden yaklaşık 1500 öğrenci ve 100 Türkçe öğretmeninin katıldığı festivalde çocuk edebiyatının önde gelen ismi Gülten Dayıoğlu'yla birlikte 20 yazar ve akademisyen yer aldı.
Her gün ünlü yazarlarla atölye çalışması yapacak olan öğrenciler yazma becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirerek, okuma sevgisi ve alışkanlığı kazanıp takım çalışması içinde bulacak. Öğrenciler, festivalde sosyal ilişkilerini de güçlendirerek, yazma yeteneklerini keşfedecek. Öğrencilerin sosyal bir ortamda yazma becerilerini, Türkiye'nin önemli yazarlarından ders alarak geliştirmelerine olanak sağlanmasının hedeflendiği festival 5 Mayıs'ta sona erecek. Festival sonunda öğrencilere sertifikaları eğitim aldıkları yazarlar tarafından verilecek.
'MUTLU ÇOCUK ÖĞRENİR, ÖĞRENEN BİREY ÜRETİR'
Festivalin açılış konuşmasını yapan Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle, düzenledikleri festivalle Türkiye genelindeki birçok öğrenciyi okuma ve yazma sevgisi için bir araya getirmenin kendilerini oldukça mutlu ettiğini söyledi. Lüle, 'mutlu çocuk öğrenir, öğrenen birey üretir' diyerek, çocukların sosyal ortamda öğrenmelerinin daha kalıcı olduğunun, eğlendirerek öğretmenin, oyunla öğrenme keyfinin önemli olduğunu belirtti. Eğitimin ailede başladığını anlatan Lüle, okuma alışkanlığı ve kitap sevgisinin ailenin içerisinde başlayacağını, öğrencinin okulda ve çeşitli organizasyonlara katılarak bunu inşa edebileceğini söyledi.
'İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NIN ARTIKLARINDANIM'
Yaratıcı Yazarlık Festivali'nin onur konuğu Gülten Dayıoğlu, Kütahya'da okula başladığını ve o dönemlerde yaşadığı zorlukları anlattı. Kendi döneminde böyle bir durumun hayalini bile kuramadıklarını aktaran Dayıoğlu, "Dar gelirli bir ailenin çocuğuyum. İkinci Dünya Savaşı'nın artıklarındanım. Bir somun ekmeği bile karneyle aldığımız yılları, sabahın 04.30'unda kuyruğa girdiğimiz yılları yaşadım. 2 metre basma için Sümerbank'ta kuyruğa girdiğimiz yılların çocuğuyum. Biz itile kakıla, ucundan kıyısından çekile çekile okuduk. Bu atılımınızı yürekten kutluyorum" dedi.
'HAYALİM GERÇEK OLDU'
Okuma ve yazma üzerine yapılan bu festival ve organizasyonlarla tohum ektiklerini kaydeden Dayıoğlu, bu tohumların ileri zamanlarda yeşereceğini ve dünya için fidan, ağaç olup çok güzel meyveler vereceğini vurguladı. Festivalle kendisinin bir hayalinin gerçek olduğunu da söyleyen Gülten Dayıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:"Bizim bir vakfımız var, Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı. O vakıf bünyesinde benim bir hayalim var, işte buydu hayalim. Ama gücümüz yetmez ki bizim. Ne istiyordum biliyor musunuz, her yıl 7 bölgeden belli önceliklere uygun öğrencileri bir araya getirmek onları kaynaştırmak ve bunu yaşatmaktı. Bunu görünce hakikaten çok çok mutlu oldum. Dilerim bize de kısmet olur." Festivale katılan diğer önemli yazarlar ise yazar adayı öğrencilerle bir araya gelmenin mutluluğunu, heyecanını yaşadıklarını dile getirerek, festivale katılan her öğrencinin yazar olmayacağını, en azından okuma alışkanlığı kazanıp, doğru yazabilme becerici kazanabileceklerini söyledi. Açılış töreninde Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle, yazar Gülten Dayıoğlu'na plaket verdi. Festivale Gülten Dayıoğlu'nun yanı sıra Mavisel Yener, Ferda İzbudak, Mehmet Atilla, Nilay Yılmaz, Koray Avcı Çakman, Çiğdem Gündeş, Ömür Kurt, Göktuğ Canbaba, Toprak Işık, Birsen Ekim Özen, Görkem Yeltan, Cihan Demirci, Sabri Ugan, Renan Özdemir, Özlem Tokman, Osman Torun, Hidayet Karakuş, Zehra Ünüvar, Aşkın Güngör gibi yazarlar katılıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
- Açılıştan genel görüntü
- Genel Müdür Ali Rıza Lüle'nin konuşması
- Gülten Dayıoğlu'nun konuşması (3 parça)
- Gülten Dayıoğlu'na plaket verilmesi
- Yazarlarla toplu fotoğraf çektirilmesi
- Detay görüntüler

03.24"
HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGATA(Antalya), (DHA)

=============================================

Bodrum Deneme Sahnesi, yeni sahnesinde

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, sinema oyuncuları Nejat İşler ve Arif Akkaya tarafından 2016 yılında kurulan Bodrum Deneme Sahnesi, yeni hizmet binasının açılışı yapıldı.

Ünlü oyuncular Nejat İşler ve Arif Akkaya tarafından Bodrum'da 2016 yılının şubat ayında kurulan Bodrum Deneme Sahnesi, yeni açtığı sahnesinde çalışmalarına devam edecek. Konservatuara hazırlık atölyesi çalışmalarını Akkaya, çocuklar için yaratıcı drama çalışmalarını Ani Haddeler Pekman, enstrüman ve solfej derslerini Tayfun Endersoy, çocuklar ve yetişkinler için bale ve modern dans eğitimlerini ise Ceren Emre verecek. Çeşitli yazar okumaları ve tiyatro oyunlarının da sahneye konulacağını söyleyen Akkaya, "Bodrum Deneme Sahnesi, Nejat İşler ile birlikte 2 yıl önce kurduğumuz bir tiyatro. 2 yılda İstanbul'dan eğitmenler getirerek, tiyatroya yönelik gençlere eğitime yoğunlaştık. Çeşitli oyunlar sahneledik. Kendimize ait bir sahnemiz yoktu. Burası bir tiyatro alanı değil. Atölyelerin, yaratıcı drama, konservatuara hazırlığın ve modern dans eğitimlerinin olduğu bir kültür merkezi olmayı hedefliyoruz. Ama bu 2 ay içinde olacak bir şey değil. Zaman içerisinde gelişerek, dövüş sanatları eğitimleri de programımıza eklenecek" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
- Deneme Sahnesi'nden görüntü
- Arif Akkaya ile röp.
- Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Nilüfer DEMİR / BODRUM (Muğla), (DHA)

============================================

Çanakkale'de batık gemiler dalış turizmine katkı sunacak

Çanakkale'de, 2018 Troya Yılı nedeniyle düzenlenen Sualtı Kültür Mirası Turizm Yönetimi ve Alternatif Önerileri Çalıştayı kapsamında Piri Reis Araştırma gemisiyle, Çanakkale Deniz Savaşları ile antik döneme ait tespiti devam eden batık gemilerin dalış turizmine katkı sunması hedefleniyor.
Troya Antik Kenti'nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kabul edilişinin 20’nci yılı dolayısıyla ilan edilen '2018 Troya Yılı' etkinlikleri kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Kalkınma Bakanlığı'nın destekleriyle Çanakkale Valiliği himayelerinde 28-29 Nisan tarihileri arasında, Sualtı Kültür Mirası Turizm Yönetimi ve Alternatif Önerileri Çalıştayı düzenlendi. Çalıştay kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü tarafından gelişmiş sonar ve sismik cihazlarına sahip Piri Reis Araştırma gemisiyle Çanakkale Deniz Savaşları ile antik döneme ait batık gemilerin tespiti yapılıyor. Çalışmalar, Tarihi Gelibolu Yarımadası-Ayvacık ile Gökçeada ve Bozcaada kıyılarında devam ediyor. Çanakkale Vali Yardımcısı Turan Yılmaz, Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü, Sualtı Arkeolojisi Programı Ege Bölgesi Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBAMER) Müdür Yrd. Doç. Dr. A. Harun Özdaş ve ekibi tarafından Bozcaada açıklarında Piri Reis Araştırma Gemisiyle batık gemilerin tespiti için yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. İnceleme sırasında, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı Kd. Binbaşı Alpaslan Baysal, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Troya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, Çanakkale İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Levent Yılmaz, Çanakkale Müzeler Müdürü Ali Atmaca da hazır bulundu. Vali Yardımcısı Turan ve beraberindekiler, araştırma ekibinden çalışmalar hakkına bilgi aldı.
BATMIŞ GEMİLERİN İZLERİ ARANIYOR
Sualtı Arkeolojisi Programı, EBAMER Müdür Yrd. Doç. Dr. A. Harun Özdaş, 9 Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Enstitüsü olarak Piri Reis Araştırma gemisiyle, Çanakkale yöresinde araştırmalarına devam ettiklerini söyledi. Araştırmalarda yanal taramalı sonarla, deniz tabanının haritalanmasını yaptıklarını belirten Yrd. Doç. Dr. A. Harun Özdaş, şöyle konuştu:"Burada batmış olan gemilere ilişkin izleri arıyoruz. Aynı zamanda da sismik cihazlarla deniz tabanındaki bir takım jeomorfolojik ve faylanmalara ilişkin verileri toplamaktayız. Çanakkale bölgesinin batık envanterinin tamamlanması hedefleniyor. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda çok sayıda batığa ulaştık. Bu sene de çalışmalarda elde edeceğimiz verilerle belli bir bölgenin ayrıntılı haritasını bitirmeyi planlamaktayız. Bu çalışmaları Gökçeada, Bozcaada, Çanakkale Boğazı ve Tarihi Gelibolu Yarımadası'nı içine alan bir coğrafyada belirlediğimiz alanların sonar haritalarını çıkarılması şeklinde yürütmekteyiz. Bulduğumuz her anomaliyi tespit ediyoruz. Bunların üzerinde dalışlar gerçekleştiriyoruz. 0-60 ya da 40 metre dalınabilin derinliklerin yanı sıra bu derinliklerin altında olursa cihazla inerek tespitini yapıp, haritalıyoruz."
'DALIŞ TURİZMİNE KATKI SAĞLAYACAK'
Çanakkale Vali Yardımcısı Turan Yılmaz ise, Kültür Turizm Bakanlığınca ilan edilen 2018 Troya Yılı çalışmaları kapsamında Çanakkale'nin tüm yönleriyle tanıtımının, kültürel mirasının ortaya çıkarılması ve tüm dünyaya tanıtılması noktasında çok ciddi çalışmalar yapıldığını belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı'nın desteğiyle karadaki zenginliklerin yanı sıra Çanakkale bölgesinin su altındaki eşsiz zenginliğinin de ortaya çıkarılacağını ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:"Tabi bu bir süreç. Bu süreç sonucunda ülkemizin en önemli bölgelerinden Çanakkale bölgesinin su altı kültürel mirasının, batıklarının, envanterinin çıkartılması neticesinde zaman içerisinde koruma, kullanma dengesini de gözeterek, dalış turizmine de ciddi bir katkı oluşacağını düşünüyoruz."
33 BATIK GEMİ BULUNDU
Çanakkale Savaşları'ndan kalma 30 batık gemi olduğu, bu gemilerden şu ana kadar 15'inin bulunup kayıtlara geçirildiği, ayrıca, Osmanlı dönemine ait 5, antik döneme ait ise 13 gemi olmak üzere 18 batık gemi tespit edilip, kayda alındığı belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Bozcaada açıklarındaki Piri Reis Araştırma Gemisinden görüntü
-Batık gemilerin tespiti için yapılan çalışmalardan görüntü
-Yapılan aramalarda kullanılan çeşitli cihazlardan görüntü
- Batıkların ekranlardan takibinden görüntü
-Yrd. Doç. Dr. A. Harun Özdaş ile röp.
-Vali Yardımcısı Turan Yılmaz ile röp.
-Deniz dibinde tespit edilen batık gemilerden arşiv görüntü

6 dakika 18 saniye. 700 MB.
Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ / ÇANAKKALE, (DHA)

============================================

Özel öğrencilerden TÜBİTAK fuarı

Burdur Şehit Hakan Aktürk Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi öğrencileri TÜBİTAK 4006 Fuarı'nda projelerini görücüye çıkardı.
Şehit Hakan Aktürk Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi'nde eğitim gören 34 özel öğrenci hazırladıkları 10 projeyi okul koridorlarındaki stantlarda ailelerine ve protokol üyelerine sundu. Bilim fuarının açılışını Milli Eğitim Şube Müdürü Fahrettin Türk ile Şehit Hakan Aktürk'ün annesi Aysel Aktürk birlikte yaptı. Öğrenciler öğretmenlerinin desteğiyle yaptıkları projeleri katılımcılara anlattı. Şehit Hakan Aktürk Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Emine Akkeyik, okuldaki 34 öğrencinin ilk defa TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı için öğretmenlerinin desteğiyle proje hazırladıklarını anlattı. Akkeyik, "Çocuklarımız severek ve özveriyle çalıştı. Çok güzel çalışmalar çıkardılar. Çocuklarımız için ufuk açıcı çalışmalar oldu, güzel şeyler öğrendiler. Projelerimizi hem ailelere hem de protokol üyelerine sunduk. İnşallah önümüzdeki yıl da bu fuarı devam ettireceğiz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
- Özel öğrencilerin hazırladığı projelerden detay
- Açılış kurdelesi kesilmesi
- Öğrencilerin protokol üyelerine anlatımı
- Emine Akkeyik ile röp.

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler