DHA YURT BÜLTENİ-6

1)ŞEHİT TEĞMEN'İN CENAZESİ ERZURUM'DA GÖZYAŞLARIYLA KARŞILANDI TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin Afrin bölgesinde yürüttüğü 'Zeytin Dalı Harekâtı'nda şehit olan Piyade Teğmen Ahmet Aktepe'nin (32) cenazesi, memleketi Erzurum'a getirildi.

1)ŞEHİT TEĞMEN'İN CENAZESİ ERZURUM'DA GÖZYAŞLARIYLA KARŞILANDI

TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin Afrin bölgesinde yürüttüğü 'Zeytin Dalı Harekâtı'nda şehit olan Piyade Teğmen Ahmet Aktepe'nin (32) cenazesi, memleketi Erzurum'a getirildi. Gözyaşlarına boğulan şehidin yakınlarını, Vali Seyfettin Azizoğlu teskin etmeye çalıştı. Afrin'de PKK/PYD terör örgütü unsurlarını etkisiz hale getirmek amacıyla yürütülen Zeytin Dalı Harekâtı sırasında dün çıkan çatışmada yaralanan Piyade Teğmen Ahmet Aktepe, kaldırıldığı Hatay Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Erzurum'un Tortum ilçesine bağlı Şenyurt nüfusuna kayıtlı 5 çocuklu Naime-Halis Aktepe çiftinin tek erkek evlatları olan Ahmet Aktepe'nin acı haberi, ailesine verildi. Afrin'deki harekâta, 3 yıl önce göreve başladığı Tekirdağ'dan katılan şehit teğmenin öğretmen eşi Işıl (30), kızı Esra Aysima (3) ve annesi Naime Aktepe, İstanbul'dan uçakla Erzurum'a gelmek üzere yola çıktı. Askeri uçakla Erzurum'a askeri havalimana getirilen şehidin cenazesini ise kız kardeşleri, yakın akrabaları ve protokol karşıladı.
Havalimanına girişte Şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe'nin yakınlarının yanına gelen Vali Seyfettin Azizoğlu, "Dua edin, dua edin, başka yapacak bir şey yok. Allah bu beladan tez zamanda bizi kurtarsın inşallah. Bu mücadeleyi veremezsek de kurtulamayacağız. Gerekiyorsa hep beraber yapacağız bu mücadeleyi. Bize doğrultulan silahları doğrultanların kafalarına çevirmediğimiz sürece bunlardan kurtulamayacağız. Dua edin, Allah sabır versin, Allah makamını cennet etsin" diye konuştu.
Şehidi karşılama töreninde Erzurum Müftüsü Hasan Hüsnü Sula dua ettirdi. Tören sonrası şehidin cenazesi, Mareşal Fevzi Çakmak Hastanesi'nin morguna götürüldü. Şehit Aktepe, Narmanlı Camii'nde kılınacak ikindi namazını takiben kılınacak cenaze namazından sonra toprağa verilmek üzere Tortum ilçesinin Şenyurt Mahallesi'ne götürülecek.
Şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe'nin cenaze namazına Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'ın da katılacağı öğrenildi.

Görüntü Dökümü
----------------------------
-Askeriş havalanında toplana şehit yakınları ve askerler
-Yakınlarının havaalanına gelmesi
-Şehit'in cenazesinin uçakla gelişi
-Şehit cenazesinin uçaktan inmesi
-Tören mangasının şehit cenazesini taşıması
-Şehit'in özgeçmişinin okunması
-İl Müftüsünün dua etmesi
-Şehit cenazesinin askeri cenaze aracına konularak götürülmesi
-Şehitin fotoğrafı

Haber:Turgay İPEK - Kamera:Zafer KUMRU / ERZURUM,(DHA)
SÜRE: 04.42 BOYUT: 526 MB)

================================================

2)OĞLUNA SÜRPRİZ YAPACAKTI, ŞEHİT OLDUĞU HABERİNİ ALDI

TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de yürüttüğü Zeytin Dalı Harekâtı'nda geçen cumartesi şehit olan Tankçı Sözleşmeli Piyade Er Nurullah Seçen'e, nakliyeci babası Sedat Seçen'in hafif ticari araç almak için anlaştığı, akşam eve gittiğinde ise acı haberi aldığı öğrenildi. Baba Seçen'in oğlu şehit düşmeden saatler önce satın almak için anlaştığı araç, galeri sahipleri tarafından, şehidin anısına Türk bayraklarıyla donatıldı.
Nakliyecilik yapan babası Sedat Seçen'e yardım edip, yanında çalışan Nurullah Seçen, vatani görevini yaptıktan sonra, çocukluğundan itibaren çok istediği askerlikte kalıp, sözleşmeli er olmak istedi. Yakınları karşı çıkmasına rağmen Nurullah Seçen 'Askerliği çok seviyorum, şehit olmak istiyorum' diyerek 1.5 yıl önce sözleşmeli er olarak göreve başladı. Yaklaşık 40 önce memleketi Ereğli'ye izne gelen Nurullah Seçen, amcasının oğlu Özcan Seçen'e, "Emmioğlu, çok şükür evimi aldım. Arabam var. Sevdiğim işi yapıyorum. El-Bab ve Suriye'de görev yaptım. Afrin'e de gideceğim, şehit olursam daha ne isteyeyim" dedi. Nurullah Seçen, Afrin'de sürdürülen Zeytin Dalı Harekâtı'nda, geçen cumartesi günü teröristlerin tanka düzenlediği saldırıda 5 silah arkadaşıyla birlikte şehit düştü. Şehit Tankçı Sözleşmeli Piyade Er Nurullah, dün 10 bin kişi tarafından son yolculuğuna gözyaşları içinde uğurlandı.
OĞLUNUN ŞEHİT DÜŞTÜĞÜ GÜN, İSTEDİĞİ ARAÇ İÇİN ANLAŞTI
Taziyeye gelen ziyaretçilere oğlunu çok sevdiğini ve arkadaş gibi olduklarını söyleyen baba Sedat Seçen'in oğluna sürpriz yapmaya hazırlandığı öğrenildi. Baba Seçen, oğlu şehit düşmeden saatler önce, Ereğli'deki bir galericiye gitti, oğluna ait eski model aracı takas edip, çok istediği yeni model bir satın almak için anlaştı. Ancak, hafta sonu olduğundan baba Seçen, devir işlemlerini pazartesi günü yapmak için galericiden ayrıldı. Sedat Seçen, akşam eve gittiğinde ise acı haberi aldı. Hafif ticari aracın devrini almaya gideceği gün oğlunu toprağa veren Sedat Seçen'in, oğluna almak istediği araç ise galeri sahibi tarafından, şehidin anısına Türk bayraklarıyla donatıldı.
'ŞEHİDİMİZE KISMET OLMADI'
Galerinin ortaklarından Şevket Küçükünal, Sedat Seçen'in oğluna sürpriz yapacağı için o gün çok mutlu olduğunu belirterek, şunları söyledi:"O gün şehidimizin babası 16.00 sıralarında galerimize geldi. Oğlunun asker olduğunu, Afrin'de görev yaptığını, özellikle bu araçtan istediğini ve ona sürpriz yapmak istediğini söyledi. Biz de pazarlığımızı yapıp anlaştık. 'Pazartesi almaya gelirim' dedi. Maalesef kısmet olmadı" dedi.
İş yerinin bir diğer ortağı Ali Özeser ise "Özellikle bu marka aracı istedi. Biz de elimizden geleni yapacaktık. Ancak kısmet olmadı. Vatan sağ olsun" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------------
- Araçtan detay
- Galeri sahipleri röp.

Haber- Kamera: Atilla ATMACA- Tolga YANIK KONYA DHA)

==============================================

3)BETON TRAVERS FABRİKASINDA 45 İŞÇİ İŞ DURDURDU

SAKARYA'nın Pamukova ilçesinde, demir yolları için beton travers üreten fabrikada çalışan 45 işçi, ücret adaletsizliğinin giderilmesi için yönetime verdikleri toplu imza sonrası 2 arkadaşlarının işten çıkarılmasını protesto ederek, üretimi durdurdu.
Yenice Mahallesi'nde bulunan beton travers fabrikasında çalışan 45 işçi, ücret adaletsizliğinin giderilmesi için yönetime toplu imza sundu. İmzaların verilmesinin ardından 2 arkadaşlarının işten çıkarılması üzerine çalışanlar, işi durdurup, fabrikanın bahçesinde toplandı. İşçiler, fabrika yönetiminden, arkadaşlarının işe tekrar alınmasını ve ücret adaletsizliğinin giderilmesini istedi. İşçilerden Ali Ateş, 11 yıldır beton travers fabrikasında çalıştığını ve hala asgari ücretle çalıştığını belirterek, "Daha önce de fabrika müdürümüze, ücret adaletsizliğinin giderilmesi için gittik. Bize, üretim olunca artış olacağını söyledi. Üretim oldu; ancak bizim ücretlerde herhangi bir artış olmadı. Sendikasız ve vasıfsız olarak çalışıyoruz. 15 yıldır çalışan da aynı ücreti alıyor, bugün işe giren de aynı. Asgari ücretle çalışıyoruz. Hatta bazı arkadaşlar, asgari ücretin altında bir ücrete çalışıyor. Bunun düzeltilmesi için fabrika yönetimine toplu imza verdik. Bunun üzerine imza veren 2 arkadaşın iş akdine son verilmek istendi. Biz de bunu protesto için işi durdurduk" dedi.
Çok gürültülü makinede, zor şartlarda çalıştığını anlatan işçilerden Ali Güneş ise "8 yıldır sesli ve gürültülü makinede çalışıyorum. Sabah 10'da işe başlıyorum, akşam belli değil. 13- 14 saat ayakta çalışıyorum. Yemek saatim, çay saatim, dinlenmem belli değil. Benim sesli ortamda belirli sürelerde dinlenmem lazım. O şansım da yok. Üstelik fabrikaya yeni giren işçiler ile aynı ücreti alıyorum. Allah'tan korkar insan" diye konuştu.
Yöneticilerin, fabrikanın patronu gelene kadar çalışmaya devam etmelerini istemesine rağmen işçiler, iş bırakma eylemlerini sürdürdü. İşçiler, 2 arkadaşlarının çıkarılmasının gündeme getirilerek, kendilerine gözdağı verilmeye çalışıldığını savundu. Özlük haklarını alana ve arkadaşları işe tekrar dönene kadar iş durdurma eylemlerine devam edeceklerini belirten çalışanlar, kendilerinin de işten çıkarılma ihtimalini göz önünde bulundurduklarını söyledi.
İlerleyen saatlerde, fabrikaya gelen işverenin, isteyen işçinin tazminat karşılığı işi bırakabileceğini söylediği ileri sürüldü.

Görüntü Dökümü
--------------------
İş durduran çalışanların görüntüleri
İşçilerin röportajları
Detaylar

İsmail ÇETİNTAŞ/PAMUKOVA(Sakarya)(DHA)

===================================================

4) FETÖ'CÜ DİYE İŞTEN ÇIKARILAN GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN 'KİMLİK' İSYANI

ANTALYA Havalimanı'nda, FETÖ/PDY ile bağlantılı sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan 306 güvenlik görevlisi, haklarında takipsizlik kararı verilmesine rağmen valilik tarafından el konulan güvenlik kartlarını alamadı.
Antalya Havalimanı'nda taşeron şirket üzerinden güvenlik görevlisi olarak çalışan 306 kişi, 2014 yılında sosyal ve özlük haklarını alamadıkları gerekçesiyle sendikaya üye olmak istedi. Havalimanında bazı güvenlik görevlilerinin tavsiyesi üzerine 306 kişi, e-devlet üzerinden Pak İş Sendikası'na üye oldu. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY ile ilişkisi olduğu belirlenen Pak İş Sendikası kapatıldı. Sendika üyesi 306 güvenlik görevlisi, FETÖ ile bağlantıları olduğu gerekçesiyle güvenlik kimlik kartlarına el konulup 19 Ekim 2014 tarihinde tazminatsız işten çıkarıldı.
Terör örgütüyle irtibatları olduğu iddiasıyla savcılığa sevk edilen 306 güvenlik görevlisinin tamamı hakkında, yürütülen soruşturma ve inceleme sonunda 'takipsizlik' kararı verildi. Karara rağmen Antalya Valiliği'nden kimlik kartlarını alamayan güvenlik görevlileri, hak mücadelesi veriyor.
FETÖ'NÜN 'BYLOCK' TUZAĞINI ORTAYA ÇIKARAN AVUKATA KOŞTULAR
Çaldıkları tüm kapıların yüzlerine kapandığını aktaran güvenlik görevlileri, son çare olarak FETÖ'nün örgüt içi haberleşme programı Bylock için kurduğu tuzağı ortaya çıkaran Avukat Ali Aktaş'tan destek istedi. Aktaş, tüm güvenlik görevlileriyle tek tek görüşerek durumlarını inceledi. Tamamı hakkında savcılığın takipsizlik kararı verdiğini doğrulayan Avukat Aktaş, "Bu arkadaşlarımız havalimanında güvenlik görevlisiyken 15 Temmuz darbe girişimi sonrası güvenlik kimlik kartları ellerinden alınarak işten atılmıştır. Tabi süreç adliyeye geliyor ve savcılık haklarında bir soruşturma yapıyor. Soruşturma sonunda hepsine takipsizlik kararı veriliyor. Geçen süreye rağmen gerek valilik tarafından kimlik kartları gerekse işe iadeleri gerçekleşmedi. Bu insanların FETÖ ile alakaları olmadığı halde kimlik kartları verilmiyor. Bu insanlar asgari ücretle çalışan işçilerdi. Sendikaya üye olmaları nedeniyle mağdur olanların bir an önce mağduriyetleri giderilmeli" dedi.
'ANTALYA VALİLİĞİ KİMLİK KARTLARINI İADE ETMELİ'
Kamu çalışanlarının FETÖ soruşturmasının ardından OHAL komisyonlarında aklanıp işlerine geri dönebildiklerine dikkati çeken Aktaş, "Ancak özel sektörde çalışanların OHAL komisyonuna gitme şansı yok, KHK'dan da yararlanamıyorlar. Bu olaya özgü olarak idarenin bir karar alma yetkisi var. Öncelikli olarak Antalya Valiliği güvenlik kimlik kartlarını iade etmelidir. Bu anlamda valiliğin bir girişimde bulunması gerekir" diye konuştu.
Güvenlik görevlisiyken bir anda işsiz kalan Hazar Demirak (39), emekliliğine az bir zaman kala beş parasız ortada kaldığını söyledi. E-devlet üzerinden adresini dahi bilmedikleri sendikaya üye olduklarını ifade eden Demirak, "Çalışma şartlarımız çok ağırlaşmıştı. İzinsiz ve ikramiyesiz çalışıyorduk. Taşeron şirket işleri bu duruma getirince biz de hakkımızı aramak adına e-devlet üzerinden topluca sendikaya üye olduk. Darbe girişimi sonrasında telefonumuza gelen bir SMS ile işlerimizden olduk. İşten çıkarılma nedenimize 29 kodu (İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile feshedilmesi) verildi. Bu nedenle gittiğimiz yerlerde iş vermiyorlar. Direkt yüzümüze söylüyorlar. Özel güvenlik kimlik kartlarımız Antalya Valiliği tarafından iptal ettirildi. Haklarımızın ve kimliğimizin geri verilmesini istiyoruz" dedi.
BORÇLARINI ÖDEMEK İÇİN EVİNİ VE ARACINI SATTI
İşten çıkarılmasının ardından uzun süre iş aradığını ancak bulamadığını belirten Serdar Dönmez ise zor günlerden geçtiğini, biriken borçlarını ödeyemez hale geldiğini söyledi. Annesinin evini, ağabeyinin de aracını sattığını dile getiren Dönmez, "Çok zor durumlar yaşıyorum. Borçlarım nedeniyle annemin evini ağabeyimin arabasını satmak zorunda kaldım. İcra mahkemeleri açıldı. 40 yaşından sonra iş bulmak zor oluyor. Ağır beden işçisi olarak iş bulabildim. Devletimizin haklarımızı iade etmesini kimlik kartlarımızın iadesini istiyoruz" diye konuştu.
Hasta kızına yalnız başına bakan Neşe Arda (42) ise FETÖ'cü damgası yediklerini söyledi. İş için gittiği yerlerden eli boş döndüğünü belirten Arda, "Kızım epilepsi hastası ve ben iş bulamıyorum. Kızımın tedavisiyle uğraşırken bir de maddi sıkıntıya girdik. Yalnız başıma kızımla yaşıyorum ve sadece ben çalışabiliyordum. İcralık olmak üzereyim. Güvenlik kartımın iadesini istiyorum. Kartımı geri alırsam ben çocuklarıma hem annelik hem de babalık yapmaya devam edebilirim" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------
- Özel güvenlikçilerin görüntüleri
- Özel güvenlik çocuğundan görüntü
- Özel Güvenliklerin toplu görüntüsü
- Avukat ile röp
- Özel Güvenlikçi Hazer Demirak röp
- Özel Güvenlikçi Serdar Dönmez röp
- Özel Güvenlikçi Neşe Arda röp
761 MB - 6.48'
Haber: Alparslan ÇINAR-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA, (DHA)

=================================================

5)80 YAŞINDAKİ KADIN KAPKAÇ KURBANI OLDU

SİVAS'ta doğalgaz faturasını yatırdıktan sonra evine dönen Sevim S.(80) kapkaç kurbanı oldu.
Olay sabah saatlerinde Kümbet Mahallesi, Barbaros Caddesi'nde yaşandı. Sevim S. doğalgaz faturasını yatırmak için evinden çıkarak postaneye gitti. Faturayı yatırdıktan sonra evine dönerken arkasından yaklaşan iddiaya göre 18-20 yaşlarındaki kapkaçcı Sevim. S.'nin çantasını alarak kaçtı. Yaşlı kadın yaşadığı kısa süreli şokun ardından cadde üzerindeki esnaflardan yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri geldi. Polis ekipleri çevredeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Kapkaça uğrayan Sevim S., "Postaneden çıktım eve gidiyordum. Çocuk geldi, çantamı alıp kaçtı. İçinde telefon, evin anahtarı ve 55 TL de para vardıö dedi. Polis ekipleri kapkaç şüphelisini yakalamak için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Yaşlı kadının görüntüsü
-Polis eşliğinde götürülüşü
-Kadının konuşması

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)

==================================

6)ÇİNİ SANATÇISI NİDA, BABASININ YOLUNDA

KÜTAHYALI çini sanatçısı Nida Olçar, 2010 yılında vefat eden babası, UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına sahip Sıtkı Olçar'dan kendisine kalan atölyede çini eserler yapıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı da olan Nida Olçar, Kütahya'daki tarihi Germiyan Sokak'ta bulunan, atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor. Nida Olçar, babasından öğrendiklerini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladığını, eserlerine babasının anısına 'Sıtkı II' imzası attığını söyledi. Babasının yarım kalmış projelerini hayata geçirdiğini de belirten Nida Olçar şöyle konuştu:"Babamdan aldığım terbiyeyi, ilmi, sanatı gelecek kuşaklara aktaran ikinci nesilim. Bu yüzden eserlerime 'Sıtkı II' imzasını atıyorum. Şuan Kütahya çiniciliği Dünyanın mutfağı diyebiliriz. Ama endüstriyel tasarım da bir taraftan alıp başını yürüdü. Bizler geleneksel sanatı sürdüren Kütahya'daki son atölyeyiz. Kimyasal ya da endüstriyel boyalar haricinde eski usul toprak boyalarımızı kullanıyoruz. Kaz kanadı ve eşek yelesinden yapılmış fırçalar ile çalışıyoruz. Kütahya'da çininin dünyadaki mutfağı diyebiliriz. Kütahya'da üretilen çiniler Türkiye'de başta Kapadokya, İznik ve İstanbul olmak üzere bir çok yere gönderiliyor. Biz atölyemizde Sıtkı ustanın çizgisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yarım kalan projelerini de hayata geçiriyoruz."

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Nida Olcar'ın çini işlemi yapması,
-Olçar'ın çini atölyesi ve mağazası içerisindeki görüntüsü,
-Olçar'ın konuşmasından çekilen görüntüler bulunuyor.)

Haber-Kamera:Oğuzhan KILIÇ-KÜTAHYA/DHA

==============================================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler