DHA YURT BÜLTENİ-7

1)BAKAN ÖZLÜ: İZMİR MARKA KENT OLDU BİLİM Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İzmir'de EBSO'yu ziyaret etti.

1)BAKAN ÖZLÜ: İZMİR MARKA KENT OLDU

BİLİM Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İzmir'de EBSO'yu ziyaret etti. Bakan Özlü, burada Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Ege Bölge Toplantısı'na katıldı. Özlü, "İzmir, sadece ülkemizin değil, dünyanın önde gelen 'marka kentlerinden' biri olmayı başarmıştır" dedi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü'nün, çeşitli etkinlikler için geldiği İzmir'deki ilk adresi, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) oldu. Özlü, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile birlikte Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşları (OSBÜK) Ege Bölge Toplantısı'na katıldı. Törende konuşan OSBÜK Başkanı Memiş Kütükçü, OSBÜK'ün 325 organize sanayi bölgesini temsil ettiğini belirterek ekonominin ve üretimin güvenliğinin kalıcı istikrardan geçtiğini, OSBÜK'ün, 325 organize sanayi bölgesi, 52 bine yakın fabrikası, 1 milyon 750 bine dayanan istihdamıyla Türkiye'nin üreten gücü olduğunu anlattı. Kütükçü, OSB'lerin önceliğinin her zaman üretim, istihdam ve ihracat olduğunu dakkit çekerek, Bakan Faruk Özlü'ye taleplerini de şu sözlerle sundu:
"1 Nisan'da yürürlüğe girecek bu tebliğe göre, yıllık 50 milyon KWh'ın üzerinde elektrik tüketenler, yüksek tüketici grubunda yer alıyor. OSB'lerimiz de genellikle yüksek tüketici grubunda yer alacağından, bölge sanayicilerimiz elektrik enerjisi maliyetinde çok ciddi bir artış yaşayacak. Biz bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmesini, elektrikte daha önce uygulanan ulusal tarife uygulamasına devam edilmesi talep ediyoruz. YEKDEM maliyetleri de sanayicinin taşıyamayacağı bir yük haline geldi. Artık YEKDEM'in tabana yayılmasını talep ediyoruz. Yine doğalgaz konusunda da ikili bir tarife söz konusu. Yıllık 300 bin metreküpün üzerinde tüketiciler, yüksek tüketici kategorisinde değerlendiriliyor. Biz hem elektrikte hem de doğalgazda bu ikili tarife uygulamasını doğru bulmuyoruz. Üretim Reform Paketi ile OSB'lerin üzerindeki TRT payı, Emlak Vergisi gibi 1 milyar liralık yükü kaldırdınız, OSB'lerimizin yatırım avantajlarını artırdınız. Ancak son zamanlarda enerjide artan maliyetler, OSB'lerimizin yatırım avantajlarını aşağıya çekmeye doğru hızla ilerliyor."
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise OSB'lerin tarım arazilerine yapılmaması gerektiğini, bugün olmasa bile gelecekte buna çok ihtiyaç olacağını vurguladı.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, OSB yöneticileri, girişimciler ve işadamlarının toplumsal misyona hizmet ettiklerini belirterek, şunları söyledi:
"Vergi veriyorsunuz, risk alıyorsunuz, rekabet ediyorsunuz, istihdam ve katma değer oluşturuyorsunuz. Üretimin temeli olan insan kaynağının birinci basamağında yer alıyorsunuz. Dolayısıyla gözetilmesi gereken, çok değerli bir toplumsal misyonu yerine getiriyorsunuz. Türkiye'nin sanayileşmesi, kalkınması, büyümesi, her anlamda dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olması yolunda sizlerin katkılarına inanıyoruz, sizlere güveniyoruz. İzmir bizim için, Türk ekonomisi ve sanayisi için son derece önemli, son derece stratejik bir şehirdir. Şehirlerin büyüklüğü, katma değerle, üretilen hizmetle ve ülke kalkınmasına sunduğu artılarla ölçülür. Memnuniyetle belirtmek isterim ki, İzmir büyüyen, gelişen, sanayileşen Türkiye'nin sembol şehirlerinden biri olmuştur. İzmir'in bu yönü hepimiz için, tüm Türkiye için bir gurur kaynağıdır. İzmir, sadece ülkemizin değil, dünyanın önde gelen 'marka kentlerinden' biri olmayı başarmıştır."

"İZMİR'İ SINIRLAMAK HAKSIZLIK OLUR"
İzmir'i belli sektörlerle sınırlamanın haksızlık olacağını da vurgulayan Faruk Özlü, sanayi, ticaret, eğitim, sanat, enerji, sağlık, tarım, madencilik gibi birçok alanda geniş potansiyeli olan kentin bu yönlerinin fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. 2002 yılında, 2 bin 973 olan İzmir'in ihracatçı sayısının, bugün 5 bine yaklaştığına, kentte 13 OSB, 2 serbest bölge, 3 teknoloji geliştirme bölgesi ve ticaret limanı bulunduğuna dikkat çeken Özlü, İzmir'in, ülkedeki toplam sanayi üretiminin yüzde 10'unu karşıladığını anlattı. Bakanlığın sicil verdiği 312 OSB'den, 49'unun Ege Bölgesi'nde yer aldığını ifade eden Özlü, "Ege Bölgesi'nde yer alan OSB'lerde, üretime geçen 3 bin 217 sanayi parselinde yaklaşık 210 bin kişi istihdam edilmekte. Tüm parsellerde üretime geçilmesiyle bu rakamın yaklaşık 300 bin kişiye ulaşacağı öngörülmekte. Bakanlığımızca bugüne kadar, Ege Bölgesi'nde tamamlanarak sanayicilerimizin hizmetine sunulan OSB projelerine, 2018 yılı fiyatları ile yaklaşık 580 milyon TL kredi desteği verilmiş. Bakanlığımız yatırım programında, Ege Bölgesi'nde devam eden 14 OSB projesi yer almakta. Bu projelere yönelik istikrarlı devlet desteğinin sağlanmasına devam edilecek" dedi.

ESKİ ALIŞKANLIKLARLA BİR YERE VARAMAYIZ
Çağın, bilgi yoğun, teknoloji yoğun üretim çağı olduğunu vurgulayan Özlü, eski alışkanlıklarla bir yere varılamayacağını, yoğun rekabet ortamında, yüksek teknolojinin kullanıldığı yatırımlara ağırlık veren, sosyal ve kurumsal işbirliğini tesis eden girişimlerin öne çıktığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim bütün gayretimiz, bilim ve teknoloji odaklı bir sanayi anlayışıyla ilerlemek, mesafe almaktır. Bilim, teknoloji ve sanayide, bir sıçrama yaparak, büyük ve güçlü Türkiye hedefine doğru ilerlemeye devam edeceğiz. Bu ilerlemede en büyük dayanak noktamız ise, akıl ve bilim olacaktır. Bölgesel bir güç ve küresel bir oyuncu olma iddiasındayız. Bu iddiamızı, bilim ve teknolojiyle destekleyeceğiz. 16 yılda bilim ve teknoloji alanında, çok önemli bir yol kat ettik. 1962 - 2002 yılları arasında yıllık ortalama 2 OSB projesi biterken, 2003 - 2017 arasında yıllık ortalama 8 adet OSB projesi bitirilmiştir. ARGE merkezi sayısını 16'dan 800'e çıkardık. Tasarım merkezi sayısını 7'den 157'ye yükselttik. 2010 yılında ARGE ve tasarım merkezlerinde 10 bin kişi çalışırken, bugün bu merkezlerde 45 bin kişi istihdam ediliyor. Yine ARGE ve tasarım merkezlerinde, 27 bine yakın tamamlanan veya devam eden proje bulunuyor. 2002 yılında, sadece 5 teknoloji geliştirme bölgesi var iken bugün 56'sı faal, 15'i yapım aşamasında toplam 71 bölgeye ulaşmış bulunuyoruz. Tekno kentlerimizde 5 bine yakın firma faaliyet göstermekte ve Türkiye için teknoloji üretmekte"
Türkiye'nin marka başvurularında Avrupa şampiyonu olduğunu dile getiren Özlü, 2017 yılında, 106 bini yerli, 15 bini yabancı olmak üzere, toplam 121 bin marka başvurusu yapıldığını, tasarım başvurusu sayısının 47 bine ulaştığını, burada ülkenin durumunun Avrupa'da 3., dünyada 5. sırada olduğunu anlattı. Özlü, Türk sanayisinin dinamosunun bilim ve teknoloji olduğuna dikkat çekerek, "Türk sanayisi artık Ar-Ge'den, inovasyondan ve tasarımdan beslenmektedir. 2016 yılındaki yavaşlamanın ardından, 2017 yılında hızlı bir toparlanmayı ve büyümeyi gerçekleştirdik. 2017 yılındaki bu hızlı toparlanma ve büyüme, Türk ekonomisinin dayanıklılığını ve esnekliğini göstermiştir. 2018 yılında, küresel katma değerden aldığımız payı artıracağız. Tek haneli enflasyon, tek haneli işsizlik, çift haneli büyüme hedefine mutlaka ulaşacağız. Bizi bu hedeflere ulaştıracak ve büyümenin kapılarını açacak anahtar üretimdir. Ülkemizin reform ajandasının ve 2023 hedeflerimizin baş aktörü yine sanayi olacaktır. 2018 yılında, reform ajandamıza yeni bir vizyon daha ekliyoruz. Bu vizyon, yerli ve milli üretimdir. Geçmiş yıllarda gücümüzü toparladık, yatırımlarımızı yaptık, dünyayı analiz ettik ve geleceğe hazırlandık. Türkiye artık, geleceği kucaklamaya hazır bir ülkedir. Türkiye artık, yerli ve milli üretime hazır bir ülkedir."
Bakan Faruk Özlü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun tarım arazilerine OSB yapılmaması konusundaki uyarısı üzerine "Tarımda birinci sınıf tarım arazilerine OSB yapılmasına karşıyız. Buna izin vermeyeceğiz. Tarımda kullanmasını arzu ediyoruz. Çevre konusunda da hassasız çevreyi de teknolojiyle koruyacağız" dedi.

Görüntü dökümü
-----------------------------
Toplantıdan görüntü.
Konuşmalardan görüntü.

Haber: Taylan YILDIRIM, Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR (DHA)

=================================================================

(YENİDEN)
2)ULUDAĞ'IN TAPULU TEK OTELİ YIKILDI, ARSASI OTOPARK OLDU

TÜRKİYE'nin ilk ve en modern kayak tesislerine sahip Uludağ'da, tapulu tek tesis olan Büyük Otel yıkılıp otopark yapıldı. Toplam 30'a yakın otel ve kamuya ait misafirhanenin bulunduğu Uludağ'da artık tapulu hiç bir tesis yok. GÜMTOB Başkanı Haluk Beceren, şu an otopark olarak kullanılan arsaya altı otopark üstü otel olan bir tesis yapılacağını öğrendiklerini söyledi. Büyük Otel'in yıkılmadan önceki son işletmecisi ise tesis tahliye ettiğinden zarara uğradığı gerekçesiyle hukuk mücadelesini sürdürüyor. Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ'da, İl Özel İdaresi'ne ait olan tapulu tek tesis Büyük Otel, Özel İdare'nin çıkartılan yasayla kapatılması üzerine Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne devredildi. Belediye de oteli yıktı, otelin boş kalan arsası otopark oldu. Güney Marmara Turizm ve Otel İşletmecileri Birliği Derneği (GÜMTOB) Başkanı Haluk Beceren, "Uludağ'da Özel İdare'ye ait tapulu tek tesis Büyük Otel idi. Yıkılan hali ilk hali değildi. Daha sonra büyütüldü. Uludağ'da bir dönemin en iyi otellerinden biriydiö dedi. Beceren, şunları kaydetti:
"Daha sonra kanun değişikliği ile Özel İdarelerin tüm varlıklarının Büyükşehir Belediyelerine devredilmesiyle bu otel de Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne devredildi. Büyükşehir Belediyesi de içinde var olan kiracıyı tahliye ederek, yeniden yapılmak üzere bu kış başında yıktı. Otelin yıkımıyla ortaya çıkan arazi düzeltilerek otopark olarak kullanılmaya başlandı.Birinci Oteller Bölgesindeki otopark sıkıntısı giderilmiş oldu. Gelecekte bu araziye nasıl bir yapı yapılacak, bilmiyoruz. Bu otoparkın geçici olduğunu düşünüyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin tasarrufunda olan bu araziye altı otopark üzeri otel olacak bir tesis yapılacağını öğrendik, öyle biliyoruz.ö
HUKUK MÜCADELESİNİ SÜRDÜRÜYOR
Büyük Otel'in yıkılmadan önceki son işletmecisi Emre Saklıca ise, devir sırasında kira sözleşmesi bitmeden tesisi tahliye etmek durumunda kaldığından maddi kayba uğradığını gerekçe göstererek Bursa 4'üncü Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 'Zarar tazminat' davası açtı.
Bursa Valiliği Özel İdare'den tesisi Dörts İnşaat Yapı şirketi adına kiralayan işletmeci Emre Saklıca, tesisin Bursa Büyükşehir'e devredilmesinin ardından işletme ruhsatı için başvuruda bulundu. Kış sezonu için tur acentaları ve çok sayıda müşterisiyle bağlantıları yapan Saklıca, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'den Büyük Otel'in yıkılıp yerine otopark yapılacağını öğrendi.Tesisi tahliye eden Saklıca hukuk mücadelesi başlattı.
Müvekkili Emre Saklıca'nın eski başkan Altepe'nin açıklamasının ardından tur acentalarının bir biri ardına rezervasyonlarını iptal ettiğini ifade eden avukat Sinan Subaşı, "Müvekkilimin Özel İdare ile yaptığı kira sözleşmesi gereği elinde kalan kiracılık süresi mevcut. Müvekkilim işletme ruhsatı alabilmek için büyük uğraşlar verdi. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'e otelin yıkılıp otopark yapılacağını söylemesi üzerine büyük zarara uğradı. Müvekkilim, otelin mühürlenmesi ve iş yapamaz hale gelince noter aracılığı ile fesh etme kararını Büyükşehir Belediyesi'ne gönderdi. Başlattığımız hukuk davamız halen devam ediyorö dedi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Uludağ oteller bölgesinden detaylar
-Büyük Otel alanından detaylar
-Avukat Sinan Subaşı Röportaj
-Güney Marmara Turizm ve Otel İşletmecileri Birliği Derneği (GÜMTOB) Başkanı Haluk Beceren röportaj

Süre: 5 dakika Boyut: 560 MB

======================================================

3)KİLO VERİP EVLENDİLER, DOKTORLARI ŞAHİTLİKLERİNİ YAPTI

ADANA'da mide küçültme ameliyatıyla kilo verdikten sonra bir etkinlikte tanışan Ahmet Dolu (31) ve Fadime Ateş (41), evlenerek yuva kurdu. Çiftin nikah şahitliğini ise doktorları Opr. Dr. Erdal Cücük yaptı. Bir hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan Ahmet Dolu, 130 kiloya ulaştı. Aynı hastanede görev yapan Opr. Dr. Erdal Cücük, Dolu'ya mide küçültme ameliyatı olmasını önerdi. Önce korkup ameliyat olmak istemeyen Dolu, daha sonra yaptığı araştırmalarla ameliyat olmaya karar verdi. 2 yıl önce Opr. Dr. Erdal Cücük'ün mide küçültme ameliyatı yaptığı Dolu, 60 kiloya kadar düştü. Ameliyat sonrası Ahmet Dolu, Opr. Dr. Erdal Küçük'ün obeziteyi atlatan kişiler için düzenlediği etkinliğe katıldı.
'AŞK' ETKİNLİKTE BAŞLADI
Aynı operasyonla 4 yıl önce 165 kilodan 80 kiloya kadar düşen Fadime Ateş de etkinliğe katıldı. Burada tanışan Ahmet Dolu ve Fadime Ateş, evlilik kararı aldı. Çiftin nikahı Büyükşehir Belediyesi Evlendirme Şube Müdürlüğü Nikah Salonu'nda gerçekleştirildi. Nikah şahitliğini ise Ahmet Dolu'nun ameliyatını gerçekleştiren Opr. Dr. Erdal Cücük yaptı. Nikah töreninin ardından gelin Fadime Ateş ile damat Ahmet Dolu çok mutlu olduklarını belirtirken, davul-zurna eşliğinde oynayıp, sevenleriyle doyasıya eğlenip, fotoğraf çektirdi.
AMELİYATTAN KORKMAYIN
Çiftin hayattan ilişkilerini kestiği, kilolarından dolayı bunalım dolu günler geçirdiğini anlatan Opr. Dr. Cücük, şunları söyledi:
"Ahmet hastanede güvenlik görevlisiydi. Çok kiloluydu. Ben her gün acilde görüyordum onu. O çok korkuyordu ameliyat olmaktan, bir gün o korkusunu yendi ve ameliyatını yaptık. Ben arada bir kiloyla ilgili etkinlik düzenliyorum. Orada birbirlerini gördüler, tanıştılar. Ve bu ilişkileri aşka dönüştü. Fadime ile çok mücadele etti, yaş farkından dolayı önce zorluklar yaşadı ama çok mücadele edip, güzel bir evlilikle sonlandırdılar. Şimdi hayatlarının en güzel yıllarını yaşıyorlar. Ben o yüzden bu ameliyattan korkmayın, bu ameliyatın getirdiği hastalıklardan risklerinden korkun diyorum. Allah herkesin yolunu böyle mutlulukla sonlandırsın. "

Görüntü Dökümü
-----------------------------
- Çiftin birlikte görüntüleri
- Nikahtan görüntüler
- Damat Ahmet Dolu'nun konuşması
- Gelin Fadime Ateş'in konuşması
- Doktor Opr. Dr. Erdal Cücük'ün konuşması
- Davul zurna eşliğinde oynamaları

SÜRE: 02'47" BOYUT: 170 MB

Haber:Akif ÖZDEMİR-Kamera: Veysel DOĞUÇ/ADANA,(DHA)

====================================================

4)ÇANAKKALE'DE KAYBOLAN KOYUN VE KUZULAR OTLARKEN BULUNDU

ÇANAKKALE'nin Ayvacık ilçesinde 32 yaşındaki çiftçi Kamil Şenavcu'ya ait kaybolan 49 küçükbaş hayvan jandarma ekiplerinin 5 saatlik arama çalışmaları sonucunda bulundu.Ayvacık ilçesi Bahramkale köyünde çiftçi Kamil Şenavcu, dün (Çarşamba) akşam üstü saat 17.00 sıralarında hayvanların durumuna bakmak için ağıla gitti. Kamil Şenavcu, kapısı açık olan ağılda 24 koyun ve 25 kuzu olmak üzere toplam 49 küçükbaş hayvanının olmadığını görünce durumu hemen Jandarma'ya bildirdi. Hırsızlık yada kaybolmuş olabileceği düşüncesiyle Jandarma ekipleri bölgede arama çalışması başlattı. Kaybolan hayvanları bulmak için hayvan sahibiyle beraber aramaya başlayan Ayvacık Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler, 5 saatlik bir aramanın ardından köye 4 kilometre uzaklığındaki bir arazide hayvanları otlarken buldu. 49 küçükbaş hayvanın tamamı sahibi Kamil Şenavcu sağ olarak teslim edildi. Jandarma ekiplerine hayvanlarını bulduğu için teşekkür eden Kamil Şenavcu, "Akşam eve geldiğimde ağıla doğru yöneldim. Ağılın kapısının açık olduğunu ve hayvanların yerinde olmadığını gördüm. Bunun üzerine jandarma ekiplerinden yardım istedim. Jandarma ekipleri de sağ olsun ilgilendi. 5 saatlik bir arama çalışmaları sonucunda hayvanlarımın tamamını bulduk" dedi.

Görüntü Dökümü
--------------------
-Jandarma ekiplerinin arama çalışmalarından görüntü.
-Bulunan koyun ve kuzulardan görüntü.
-Hayvan sahibi Kamil Şenavcu ile röp.
Haber-Kamera: İpek Yavaş / AYVACIK (Çanakkale), (DHA)

Görüntü Süresi 1 dakika 37 saniye. 60 MB.

=====================================================

5)AKSARAY'DA MEYVE BAHÇESİNİN BARAKASINDA YANMIŞ ERKEK CESEDİ BULUNDU

AKSARAY'da bir meyve bahçesinin barakasında kimliği belirlenemeyen yanmış erkek cesedi bulundu. Polis, cesedin kimliğini belirlemek ve olayı aydınlat için çalışma başlattı.
Olay, bugün sabah saatlerinde Kireçli Mevkii'ndeki bir meyve bahçesinde meydana geldi. Meyve bahçesindeki ağaçların bakımını yapan Ramazan Elçi (53), sabah bahçeye gittiğinde, zaman zaman dinlenmek için kullandığı barakandan dumanlar yükseldiğini fark etti. Koşarak barakaya yaklaşan Elçi, kapının kilidinin kırık olduğunu fark etti. Kapıyı teklemeyerek açtığında, kapının arkasında bulunan yanmış erkek cesedi, kapının önüne düştü. Korkunç manzarayla karşılaşan Elçi, polis ve itfaiye ekiplerine haber verdi. Dumanlar itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Barakanın önündeki bankın üzerinde ise bir adet tahtadan yapılmış oyuncak tüfek bulundu. Ceset, otopsi için Aksaray Devlet Hastanesi Morgu'na kaldırıldı.
Polis, cesedin kimliğini belirlemek ve olayı aydınlat için çalışma başlattı.
Görüntü Dökümü
-------------------
-Cesetten detay
- İtfaiyenin müdahalesi
- Polisin incelemesi
- Genel ve detay

Haber- Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ AKSARAY DHA))

6)ÇAY İÇMEK KALBE İYİ GELİYOR

RİZE, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doçent Doktor Hakan Duman, Çin’de 7 yıl süren araştırmalar sonucunda düzenli çay içenlerde kalp rahatsızlıklarının yüzde 10 dolayında daha az görüldüğünün tespit edildiğini açıkladı. Duman, “Dünyada yapılan tüm araştırmalar gösteriyor ki çay içmek kalp ve vücut sağlığını koruyor“ dedi.
RTEÜ Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doçent Doktor Hakan Duman, dünyada çay üzerine yapılan bilimsel araştırma sonuçlarını değerlendirdi. Araştırmalarda düzenli çay içenlerde kalp damar hastalıkları riskinin daha az görüldüğünü ifade eden Duman, “Bu araştırmaların birinde koroner arterlerde tıkanmayı önleyebilecek yani kalp damar sertliği değerlendirilmiş. Bu araştırmada düzenli her gün en az bir bardak ve üzeri çay içenlerde kalp damar hastalığı sıklığı daha az görüldü. Kahve içenler ve içmeyenler arasında yapılan araştırmada ise kahvenin bu koruyucu etkisi görülmedi.ö dedi.
‘ÇAY İÇENLERDE KALP RAHATSIZLIĞI YÜZDE 10 DAHA AZ’
Çin’de 7 yıl süren araştırmalar sonucunda düzenli çay içenlerde kalp rahatsızlıklarının yüzde 10 dolayında daha az görüldüğünün tespit edildiğini açıklayan Duman, şu değerlendirmelerde bulundu:
“7 yıllık bir araştırma sonucu çay tüketenler ile iskemik kalp hastalıkları ortalama yüzde 8, major koroner arter olaylarının yüzde 10 daha düşük olduğunu tespit edildi. Bu iki çalışmaya göre çay içmenin kalbe faydalı olduğunu söyleyebiliriz. Kahve içmenin de bu çalışmalar sonucunda zararlı olmadığını yalnız çay ile karşılaştırıldığında çaya karşı daha faydalı olduğunun da tespit edilemediğini görüyoruz. Muhtemel bu etki çaydaki bileşenlerden olduğunu düşünüyoruzö
KAHVECİLER ODASI BAŞKANI: ÇAY KÖPRÜ VAZİFESİ GÖRÜYOR
Rize Kahveciler Büfeciler ve Otelciler Esnaf Odası Başkanı Alaeddin Turanlı, Türkiye’de üretilen çayın yüzde 46’sının kahvehane ve çay ocaklarında tüketildiğini belirterek ülkede çay içme alışkanlığının yüksek olduğunu söyledi. Turanlı, “Çay çok önemli bir sıcak içeceğimiz. İnsanlarla temasımızda ilk söylediğimiz şey sıcak bir çay. Çay insanlarla bir köprü vazifesi oluşturuyorö dedi.
Rizeli vatandaşlarda çayı ürettikleri gibi kendilerinin de severek içtiğini belirtti.

Görüntü Dökümü
------------------------
Doç. Dr. Duman'ın açıklamaları
Alaeddin Turanlı'nın açıklaması
Çay içen vatandaşlar
Çayın demlenmesi
Röportajlarlar
Detaylar
HABER KAMERA: AYTEKİN KALENDER/DHA

===================================================

7)TARİHİ ESERLER SAHİLE VURDU

BARTIN'ın Amasra ilçesinde şiddetli dalgalar Roma dönemine ait lahit ve sütun parçalarını ortaya çıkardı. Amasra Müze Müdürü Baran Aydın tarihi eserlerin zaman zaman dalgalarla kıyıya vurduğunu, yapılacak incelemelerin ardından eserlerin korumaya alınacağını söyledi.
Amasra'da fırtına nedeniyle oluşan dalgalarla tarihi eserler kıyıya vurdu. Amasra küçük liman mevkiinde sahil kenarında kaya ve taş yığınlarını arasında tarihi eser görülürken, üzerinde figürlerin bulunduğu lahit ve sütun parçalarının ilçede yapılan inşaat temeli kazıları sırasında molozlarla birlikte sahile döküldüğü ve fırtınada oluşan dev dalgalarla sahile vurduğu tahmin ediliyor. Amasra Müze Müdürü Baran Aydın, Amasra'da yaşanan fırtınalar sonrasında tarihi eserlerin zaman zaman dalgalarla kıyıya vurduğunu kaydederek, şu anda sahilde bulunan tarihi kaidelerin yapılacak incelemelerin sonrasında sahilden taşınarak, koruma altına alınacağını söyledi.

Görüntü dökümü
---------------------------
-Sahilden detay görüntüler
-Sahildeki lahit ve sütunlar
-Vatandaşların tarihi eserlere bakması
-Dalgaların sahile taşıdığı eserler

Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA)
166 MB

8)95 YAŞINDAKİ YAKUP DEDE, ÖĞRENCİLERİN İLGİ ODAĞI OLDU

TOKAT'ta özel bir ilköğretim okulunda sosyal bilinci geliştirme amacıyla düzenlenen 'Dersimiz İnsanlık' adlı programa katılan Yakup Koçyiğit(95) öğrencilerin ilgi odağı oldu.
Kent merkezindeki özel bir ilköğretim okulunda sosyal bilinci geliştirme kapsamında 'Dersimiz İnsanlık' konulu program düzenlendi. Bu kapsamda Tokat Huzurevinde kalan Yakup Koçyiğit (95), Selahattin Kurt (65) ve Duran Dirican(68) okula getirildi. Bir ders saatliğine öğretmen olan yaşlılar beyaz önlükle girdikleri sınıflarda öğrencilerle sohbet etti. 7/A sınıfına ders vermek için giren Yakup Koçyiğit, öğrencilere okumaları yönlerinde öğütler vererek, kendisinin imkanı olmadığı için eğitimini sürdüremediğini anlattı. Öğrenciler tarafından yakın ilgi gören yaşlılar, duygulu anlar yaşarken, kısa süreliğine de olsa öğretmen oldukları için çok mutlu olduklarını söyledi. Program sonunda derse katılan 3 yaşlıya plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Yakup Koçyiğit, hayatı boyunca ilk defa plaket aldığını söyledi.
Yaşlıların derslerine girmesinden memnun olduğunu ifade eden öğrencilerden İnci Duman, "Dedelerimizin bugün hayat tecrübelerinden faydalandık. Bizler de yaşlılarımızı huzur evinde ziyaret edeceğiz" dedi.
Okul Müdürü Ahmet Yılmaz ise, sosyal bilinci geliştirme kapsamında program düzenlediklerini ifade ederek, "Huzurevinden çok değerli 3 yaşlımızı getirdik. Bu yaşlılarımız öğrencilerimiz ile hayat derslerini paylaştılar. Öğrencilerimizden aldığımız izlenimlere göre çok güzel bir etkinlik oldu" dedi.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Programdan görüntüler
-Yaşlıların derste öğrencilerle sohbeti
-Plaket verilmesi ve konuşmalar

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT,(DHA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler