DHA YURT BÜLTENİ 8

ZONGULDAK Seçim Kurulu Başkanı ve Ağır Ceza Mahkemesi üyesi hakim Huriye Gülen, Ankara'da öldürülen Eylül Yağlıkara(8) olayıyla ilgili, "Önce hayvandan başlıyorlar sonra insana yöneliyorlar.

1 - Hakimin, Eylül isyanı: Önce hayvandan başlıyorlar sonra insana yöneliyorlar

ZONGULDAK,(DHA)- ZONGULDAK Seçim Kurulu Başkanı ve Ağır Ceza Mahkemesi üyesi hakim Huriye Gülen, Ankara'da öldürülen Eylül Yağlıkara(8) olayıyla ilgili, "Önce hayvandan başlıyorlar sonra insana yöneliyorlar. Bu kadar ahlaksızlar. Her canın önemli olduğu çocuklara öğretilmiş olsa bu sancılar yaşanmaz." dedi.

24 Haziran seçimlerinde CHP'den Zonguldak'tan milletvekili seçilen Ünal Demirtaş ve Deniz Yavuzyılmaz mazbatalarını almak için Zonguldak Adliyesi'ne geldi. İl Seçim Kurulu Başkanı Hakim Huriye Gülen, hayırlı olmasını dileyerek Demirtaş ve Yavuzyılmaz'a mazbatalarını verdi. Aynı zamanda Zonguldak 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olan Gülen, Ankara'nın Polatlı ilçesinde kaybolduktan bir hafta sonra cesedi bulunan Eylül Yağlıkara olayına çok üzüldüğünü söyledi. Hakim Gülen her canın önemli olduğunun çocuklara öğretilmesi gerektiğini belirterek, şöyle dedi:

"Gerçekten çok kötü durum Eylül kızımızın başına gelen. Adam daha önce de köpeğe tecavüz etmiş düşünün. Önce hayvandan başlıyorlar sonra insana yöneliyorlar. Bu kadar ahlaksızlar. Her canın önemli olduğu çocuklara öğretilmiş olsa bu sancılar yaşanmaz. Her canlı, bitkiler, insanlar, hayvanlar birini diğerinden üstün kılmayacaksın. Biri diğerine hizmet ediyor. Doğal dengeyi sağlamak için herkes elinden geleni yapmalı."

Milletvekili Demirtaş ise TBMM'nin açılmasının ardından cinsel istismar konusunun öncelikli olarak ele alınacak konular arasında olduğunu ifade etti.
Görüntü Dökümü
-Milletvekillerinin mazbatalarını alması
-İl Seçim Kurulu Başkanı Hakim Huriye Gülen’in konuşması
-Adliye önünden detaylar

Süre: (1:52) Boyut: (190 MB)
Haber-Kamera: Cüneyt ÖZFİDAN/ZONGULDAK,(DHA)

=============

2 - Kalp hastası minik Medine hayata tutundu

Behçet DALMAZ- Gülay KUYUCU / VAN,(DHA)- VAN Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyolji Bölümünde, 10 bin doğumda 5 kişide görülen doğumsal kalp hastalığı olan Fallot tetraloji tanısı konulan 1 yaşındaki Medine Duran’a Çocuk Kalp ve Damar Cerrahı Op. Dr. Emrah Şişli tarafından riskli operasyon yapıldı. Ameliyat sonrası 5 dakika kalbi duran ve ECMO denen kalp-dolaşım destek cihazı bağlanan minik Medine, 4 gün sonra destek cihazından başarı ile ayrılarak sağlığına kavuştu.

5 DAKİKA KALBİ DURDU

Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyoloji hekimleri tarafından Medine Duran'a 10 bin canlı doğumda 5 gibi seyrek görülen bir doğumsal kalp hastalığı olan 'Fallot tetralojisi' tanısı konuldu. Eş zamanlı olarak akciğer atardamarlarında gelişme kusuru da olan hastaya, Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı Dr. Emrah Şişli tarafından riskli bir kalp ameliyatı ile tam düzeltme operasyonu gerçekleştirildi. Ameliyat sonrası 18. saatte ağır bir kalp yetmezliğine giren, yaklaşık 5 dakika süre ile kalbi duran hasta Medine Duran’a acilen ECMO denen kalp-dolaşım destek cihazı bağlandı. Kalp-dolaşım destek cihazına bağlı olarak hayata tutunan Medine Duran 4 gün sonra destek cihazından başarı ile ayrıldı. Yirmibeş gün süreyle çocuk yoğun bakımda takip ve tedavileri yapılan hasta sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Küçük Medine, başarılı bir kalp-dolaşım destek cihazı uygulaması ve sorunsuz bir yoğun bakım takip ve tedavisi ile ECMO sonrası hayata tutunan Van’daki ilk çocuk hasta oldu.

ZORUNLU HİZMETLE GELDİ UMUT OLDU

Ameliyatları gerçekleştiren Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı Dr. Emrah Şişli, "Kalp-dolaşım destek cihazı, ağır kalp yetersizliği olan hastalar için bir umut olmakta. Çocuklarda açık kalp ameliyatı sonrasında ECMO uygulanan hastalarda sağ kalım oranı 10 hastada 3 gibi düşük bir oran olmasına rağmen sorunsuz bir ECMO uygulaması ve yoğun bakım takip ve tedavisi ile hastamız Medine Duran’ı hayata bağladık. Van’da böyle bir ilki gerçekleştirmenin de gururu içerisindeyiz. Amacımız, bu bölgede kalp hastalığı olan daha fazla sayıda çocuğa ulaşmak ve onları sağlığına kavuşturarak topluma kazandırmaktır. Her ne kadar ameliyatı bir cerrah gerçekleştirse de çocuklarda kalp ameliyatlarını gerçekleştirmek için arka planda özveri ile ve sıkı dayanışma içerisinde çalışan bir ekibin, önemi çok büyüktür. Bu ekibin arasında bulunan Çocuk Kardiyolojisi uzmanları Dr. Serdar Epçaçan ve Dr. Mehmet Gökhan Ramoğlu’na, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları Dr. Esra Eker ve Dr. Ahmet Yaşar’a, Çocuk Yoğun Bakım uzmanları Dr. Osman Yeşilbaş Dr. Ela Cem ve Dr. Özlem Kahraman Çayan’a, perüzyonistlerimize, ameliyathane ve yoğun bakım hemşirelerimize özverili çalışmaları dolayısıyla teşükkür ederim. Yaklaşık bir sene süresince zorunlu hizmet yükümlülüğümüzü gerçekleştirdiğimiz Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, yönetim kademesinin de destekleri sayesinde Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünü kurduk. Doğum oranının yüksek olduğu illerin başında gelen Van ile birlikte çevre illerden de doğumsal kalp hastalığı olan hastaların tanı ve tedavisini gerçekleştiren merkezimiz bu tür hastalar için büyük önem arz etmektedir. " dedi.

KIZIM YENİDEN DOĞDU

Anne Fatma Duran çocuğunun sağlığına kavuşmasının kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek, "Biz Hakkari'den geldik. Kızım Medine'ye seyrek görülen doğumsal bir kalp hastalığı olan 'Fallot tetralojisi' tanısı konuldu. Burada bütün doktorlar kızım için seferber oldu. Çok şükür kızım tekrar sağlığına kavuştu. Onun tekrar sağlıklı bir şekilde kucağıma almanın mutluluğunu yaşıyorum. Kızım dünyaya yeniden gelmiş gibi hissediyorum. Çok mutluyuz" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------
-Hastane içerisinden görüntü
-Doktorlar aileyle birlikte
-Kadın ve hayata tutunan çocuğundan detaylar
-Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı Dr. Emrah Şişli ile röportaj
-Anne Fatma Duran ile röportaj
-detaylar
-Çocuğur babası ile röportaj
-Kucağındaki çocuğnu gezdiren anne Fatma Duran
-Hastaneden genel ve detay

==================

3 - Eskişehir'de FETÖ şüphelisi 3 asker adliyede

Eyüp KELEBEK / ESKİŞEHİR, (DHA)- ESKİŞEHİR'de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınan, daha önce açığa alınan yüzbaşı D.T. ile muvazzaf astsubaylar İ.Ç. ve H.B. adliyeye sevk edildi.
İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ekipleri, geçen perşembe günü düzenledikleri eş zamanlı operasyonda, bir süre önce Kanun Hükmünde Kararname ile açığa alınan yüzbaşı D.T., muvazzaf astsubaylar İ.Ç. ve H.B.'yi yakaladı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturmasında terör örgütü üyesi olmakla suçlanan D.T., İ.Ç. ve H.B. götürüldükleri TEM Şubesi'nde yapılan sorgulamalarının ardından bu sabah adliyeye sevk edildi.

Görüntü dökümü:
------------------------
-Şüphelilerin adliyeye getirilirken çekilen görüntüler bulunuyor

Haber-Kamera: EYÜP KELEBEK-ESKİŞEHİR / DHA

====================

4 - Doğumda ihmal iddiasıyla suç duyurusunda bulundular

Ailenin, Çınar'ı yaşatma nöbeti

İZMİR'in Torbalı ilçesinde yaşayan ve özel bir hastanede doğum yapan Sinem Çil ve eşi Yusuf Çil, bebeklerinin, normal doğum sırasındaki ihmallerden dolayı özürlü kaldığını ileri sürüp, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Sinem Çil, karnı acıktığı zaman tepki veremeyen 8 aylık oğulları Çınar için evde alarm kurduklarını, iki saatte bir beslediklerini anlattı.

Torbalı'da yaşayan öğretmen Yusuf Çil (35) ile sözleşmeli öğretmenlik yapan Sinem Çil'in (28) büyük özlemle bekledikleri ve Çınar adını verdikleri oğulları, 8 ay önce normal doğumla dünyaya geldi. İddiaya göre gittikleri Aydın'daki bir özel hastanedeki doktor, normal doğum konusunda ısrar etti. Doğum sırasında da bebek oksijensiz kaldı, beynine oksijen gitmemesinden dolayı da engelli oldu. Hiçbir tepki vermeyen ve hareket edemeyen Çınar bebek için ailesi hukuk mücadelesi başlattı. Doğumu yaptıran doktor ve sağlık görevlileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

Yaşadıklarını anlatan anne Sinem Çil, doğum öncesinde ve hamilelik sürecinde hiçbir sorun yaşamadığını söyleyip, "Doğum için hastaneye gittik. Bana hemen suni sancı verdiler, ancak doğum gerçekleşmedi. Sonrasında bebeğimin suyunu da bilinçli olarak akıttılar. Ben doğum sırasında bir aksilik olduğunu anlamaya başladım. Bebeğimin içeride rahatsız olduğunu hissediyordum. Bebeğim doğduktan sonra önümüzde etten bir duvar ördüler, bana bebeğimi göstermediler. Sonrasında sağlık durumunu iyi olduğunu söylediler. Zaman geçtikte bir aksilik olduğunu anladık. Bebeğimizi kuvöze koydukları halde oksijen vermemişler. Bizim ısrarlarımız üzerine bebeğimizi bize gösterdiler ve sorularımıza rağmen bize hiçbir şey anlatmadılar. Oysa sorun bulunduğunu söyleselerdi, başka hastaneye sevkini yapsalardı çocuğumuz bugün bu durumda olmayabilirdi" dedi.

YEMEK ALARMI KURUYORLAR

Bebeklerinin hiçbir tepki vermediğini, hatta ağlayamadığını anlatan Sinem Çil, "Hareket edemiyor, yutkunamıyor, dönemiyor, göremiyor. Birçok soruna neden oldu hastanedeki ihmaller. Fizik tedaviyle bize öğretilenleri uyguladık, yavaş yavaş yutkunmaya başladı. Acıktığını hiçbir şekilde belli edemediği için biz de 24 saat boyunca iki saatte bir alarmı kurduk ve eşimle nöbetleşe bebeğimizi besliyoruz. Hukuk mücadelesi de vermeye başladık. Bu işin sonuna kadar takipçisi olacağız en azından başka bebekler aynı acıyı yaşamasın" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Anneyle röportaj

- Bebeğin bakımdan görüntü.

Haber: Taylan YILDIRIM, kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR (DHA)

============

5 - Sivas olaylarında hayatını kaybedenler 25'inci yıl dönümünde anıldı (2)

UTANÇ MÜZESİ TALEBİNİ YİNELEDİLER

Sivas'ta ikinci anma programı ise Seyrantepe Mahallesi'nde başladı. Çeşitli Alevi-Bektaşi Dernekleri, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları gibi çoğunluğu il dışından gelen katılımcılar, Hacı Bektaşi veli Derneği önünde toplandıktan sonra 10.30 sıralarında yürüyüşe başladı. Grup Mevlana Caddesi güzergahını kullanarak, kent meydanı üzerinden eski Madımak Oteli, bugünkü Bilim ve Kültür Merkezi'nin bulunduğu Eski Belediye Sokak önüne kadar geldi. Yürüyüş sırasında olayda ölenlerin yakınları ön safta yer aldı. 'Sivas'ın hesabı sorulacak' sloganları atarak, ellerinde döviz ve fotoğraflar ile yürüyen yaklaşık 3 bin kişi eski otel binası önünde toplandı. Polis bariyeri ile kapatılan binanın önüne sadece, siyasi parti temsilcileri ile olayda ölenlerin yakınları alındı.

GÖZYAŞLARINI TUTAMADILAR
Otel binasının önüne ellerinde kaybettikleri yakınlarının fotoğrafları ile gelen aileler gözyaşlarını tutamadı. Birbirlerine sarılan aileler, önceki yıllardaki geleneği sürdürerek binanın müze yapılmaması gerekçesi ile binanın içerisine girmedi. Ellerindeki fotoğrafları ve karanfilleri binanın önüne bıraktı. Bina önünde saygı duruşunda bulunulurken, yaşamını yetiren 35 kişinin isme bu sırada tek tek okundu. Daha sonra isa semah dönüldü. Programa katılan sivil toplum kuruluşları adına açıklamalar okundu. Çeşitli sivil toplum kuruluşları adına yapılan açıklamalarda, Madımak Oteli'nin müze yapılması konusundaki istek tekrarlandı. 26'ncı yıldönümünde burayı müze olarak görmek isteği dile getirildi.

CHP VE HDP TEMSİLCİLERİNDEN AÇIKLAMA
Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba yönetimindeki bazı milletvekilleri ile, HDP milletvekilleri de binanın önüne gelerek karanfil bıraktı. Burada konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, insanlık tarihinin, hiç kuşkusuz Türkiye tarihinin en barbarca işlenmiş katliamı ile karşı karşıya olduklarını belirterek, "25 yıldan beri insan olan herkesin yüreği yanıyor, bu acıyı yaşamaya çalışıyor. Herhalde hem Türkiye tarihinin hem insanlık tarihinin en barbarca katliamı olan Sivas katliamının gerçek suçluları hesap vermediği sürece o yüreklerde yanan ateşler sönmeyecek. Hesap verilmediği gibi maalesef hele hele son dönemde bu cinayeti işleyen katillerin mağdur gösterilmeye çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz hükümet tarafından, bizzat AKP genel başkanı tarafından cezaevinde yatan bu katliamın katillerini mağdur edildiğini söylüyor. Mağdur varsa burada yanan çocuklarımızdır. 18 yaşında, 20 yaşında yanan ailelerdir, yanan Türkiye'dir. Bu olayın mağduru bütün insanlıktır, bütün Türkiye'dir. Maalesef katilleri koruyanların avukatlarının milletvekili, bakan yapıldığı bir dönemde bu acıyı yaşıyoruz. Bizler insan haklarına, barışa, demokrasiye inanan insanlar bu acının unutulmaması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu olayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne onlarca önerge verdik aydınlanması için. Bu mücadele bundan sonra devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak bu yaşanan acının arkasındaki karanlık güçler ortaya çıkıncaya kadar devam edecek. Maalesef Türkiye katliamlar tarihi, maalesef Türkiye her gün yeni katliamları yaşıyor. Dün Suruç'ta yaşandı bir katliam, dün Ankara Gar Meydanı'nda yaşandı, Merasim Sokak'ya yaşandı. Beşiktaş meydanında yaşandı. Kayseri'de yaşandı katliamlar. Bu katliamlarla yüzleşmediğimiz ve hesaplaşmadığımız sürece ve bu katliamların arkasındaki güçleri bulmadığımız sürece bu yaralar kapanmaz. Biz cinayetleri, katliamları kim yaparsa yapsın onların karşısında olduğumuzu bilinmesi gerekiyor. Bugün 2 Temmuz, yarın Başbağlar'da olacağız. Bizim için katliamların, katillerin hiçbir farkı yok. Merasim Sokak'ın, Beşiktaş'ın, 10 Ekim'in, Suruç'un katilleri ile Sivas'ın katilleri arasında hiçbir fark yok. Bütün katliamları kınıyoruz" dedi.
Halkların Demokrasi Partisi(HDP) Sözcüsü Ayhan Bilgen ise bu olayla yüzleşilmemiş olmasını ülkenin ayıbı olarak nitelendirerek, "1993 yılında yaşanan bu vahşetle yüzleşebilseydik, etkin bir yargılama ve ciddi bir idari soruşturma yapabilseydik bunu hem toplum vicdanında mahkum edebilirdik hem de bu 25 yılında yaşanan hiçbir başka karanlık olaya, vahşete insan yakma, katletme vakalarına tanıklık etmezdik. Önümüzde çok ciddi bir sorumluluk var; o da insan yakan zihniyetle yüzleşmek ve hesaplaşmak. Kimsenin inancından dolayı ayrımcılığa uğramadığı bir ülke ve dünya için bir araya gelmek; özgür, eşit, demokratik yaşayacağımız bir Türkiye'yi birlikte kurma sorumluluğu 33 canımıza karşı borcumuzdur. Muhalefet dinamiklerinin bir araya gelmesi Madımak kurbanlarına karşı sorumluluktur. İnanıyoruz ki bu ülkede bir daha böyle vahşetlerin yaşanmamasının biricik güvencesi demokrasi için mücadele etmek, bir araya gelmek ve ayrımcı anayasayı ortadan kaldıracak güçlü bir irade kurmaktır. Bu ülkede bütün toplumsal muhalefet dinamiklerinin geçmişteki tüm önyargılarını aşarak bir araya gelmesi, Madımak kurbanlarına karşı vicdani sorumluluğudur. Biz HDP olarak bu çabanın arayışı içinde olmayı siyasetin bir görevi addediyoruz" diye konuştu.

'BU İSİMLER KALDIRILSIN'
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gani Kaplan ise olayın üzerinden 25 yıl geçtiğini belirterek, bina içerisinde oluşturulan ve ölenlerin isimlerinin yer aldığı alanda göstericilerden hayatını kaybeden Ahmet Alan ve Hakan Türkgil'in isminin kaldırılmasını istediklerini belirterek, "Dikkat ederseniz hiçbir şehit ailemiz yangından sonra içeriye girmedi. Burası yıllarca lokanta olarak kullanıldı. Sonra Özel İdare burasını bilim, kültür müzesi haline getirdi ancak buna rağmen ailelerimiz içeriye adımını atmadı. Bunun nedeni içeride iki tane katilin ismi vardır. Katilin isimleri burada olduğu sürece hiçbir aile burayı ziyaret etmez. Bu hükümetten acil olarak talebimiz şudur. Biran önce iki tane katilin ismi buradan kaldırılsın. Nasıl ki Ankara Gar'ı katliamındaki katillerin ismi yazılmıyorsa, nasıl ki 15 Temmuz'daki şehitlerin isimlerinin yanına katillerin ismi yoksa, buradakilerin de lütfen biran önce isimleri kaldırsınlar. Burayı derhal Alevi kurumlarına teslim etsinler. Biz de en kısa zamanda Sivas Şehitleri Utanç Müzesini buraya yapalım" dedi.
Konuşmaların ardından gruplar geldikleri güzergahı kullanarak alandan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------
-Yürüyüşten görüntüler
-Grupların görütüsü
-otel önüne gelişleri
-Yakınlarının görüntüsü ve üzüntüleri
-Veli Ağbaba Açıklama
-Ayhan Bilgen açıklama
-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Açıklama
-Anmadan görüntüler
-Detaylar

Haber-Kamera: Eraydın AYTEKİN - Hüsnü Ümit AVCI - İrfan ÖZŞEKER - Bülent TATLI / SİVAS, DHA

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler