"Esed'in bu katliamlarına karşı bir reaksiyon vermeleri çok önemli"

Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu: - "Hem İngiltere, hem Fransa hem ABD yıllar sonra da olsa Esed'in bu katliamlarına karşı bir reaksiyon vermeleri çok çok önemli. Ama işte yıllar içerisinde yaşanan katliamları görünce de samimiyet noktasında bir tereddüt hasıl oluyor" - "Biz müttefiklerimiz konusunda son yıllarda Türkiye içerisine ve Türkiye'ye dönük meydana gelen hadiseler nedeniyle inancımızı ve samimiyetimizi yitirdik maalesef. Hem batı Avrupa Birliği ülkelerinde hem diğer müttefiklerimiz konusunda ne yazık ki hep ikircikli bir tavırla karşı karşıya kaldık" - "Yunanistan'ın son günlerde özellikle Ege bağlamında ortaya koyduğu bu yaklaşımları da ben iyice sıkışan, iyice dar boğaza giren ekonomisinin siyasete yansımasını engellemek için bir manevra olarak görüyorum" - "Halkına, Yunanlılara ekonomik sıkıntıları unutturmak ve onların bu konudaki düşüncelerini arka plana atarak, 'Daha önemli tehdit ve risklerimiz var. Türkiye var' noktasına taşıyarak, kendi siyasetlerini bir noktada tutmaya çalışıyorlar"

LEFKOŞA (AA) - Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Esed rejimine operasyonuna ilişkin, "Hem İngiltere, hem Fransa hem ABD yıllar sonra da olsa Esed'in bu katliamlarına karşı bir reaksiyon vermeleri çok çok önemli. Ama işte yıllar içerisinde yaşanan katliamları görünce de samimiyet noktasında bir tereddüt hasıl oluyor." dedi.

"Vakıf Şehir: Lefkoşa Yürüyüşü" için dün KKTC'de bulunan Çavuşoğlu, gazetecilerle sohbet toplantısı yaparak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

ABD, İngiltere ve Fransa'nın Esed rejimine operasyonuna ilişkin bir soru üzerine Çavuşoğlu, AK Parti hükümetlerinin dış politika perspektifine değinerek, Türkiye'nin kendi değer ve ilkelerine sahip çıkmasının önemini vurguladı.

Suriye'deki iç savaşın ortaya çıkmasından itibaren Esed ve rejim hakkında söyledikleri sözleri hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Süreç içerisinde Esed rejiminin masum sivillere yapmış oldukları var. Dolayısıyla biz eskiden hangi noktada duruyor isek bugün de aynı noktada durmaya devam ediyoruz. Biz, Rusya ile ikili ilişki kurarken, İran'la aynı şekilde bunu sağlarken bahsettiğimiz bu ilkelerden ödün vererek, bunu yapmıyoruz. Burada her ülkenin kendi ilkeleri, değerleri, dış politika perspektifi doğrultusunda vermiş olduğu, almış olduğu kararlar ve yol var. Onların dışında da o ülkelerle diğer şartlar konusunda konuşuruz, kararlarda alırız, gerekeni de yaparız. Bunu öncelikle bu şekilde değerlendirmek lazım. Ama şunu söyleyelim, tabii hem İngiltere, hem Fransa hem ABD yıllar sonra da olsa Esed'in bu katliamlarına karşı bir reaksiyon vermeleri çok çok önemli. Ama işte yıllar içerisinde yaşanan katliamları görünce de samimiyet noktasında bir tereddüt hasıl oluyor tabii olarak. Biz hep söylüyoruz en başından bu yana Suriye'nin toprak bütünlüğü. Esed ile düşüncelerimiz de belli, bir an evvel bölgedeki bu huzursuzluk ve kaos ortamının nihayete ermesi için siyasi çözümün sonuca erdirilmesi."

- "Müttefiklerimiz konusunda inancımızı ve samimiyetimizi yitirdik"

AB ilerleme raporunda FETÖ'nün ilk kez terör örgütü olarak tanımlanmasına ilişkin görüşleri sorulan Çavuşoğlu, raporun detaylarını tam olarak bilmediğini belirterek, "Biz müttefiklerimiz konusunda son yıllarda Türkiye içerisine ve Türkiye'ye dönük meydana gelen hadiseler nedeniyle inancımızı ve samimiyetimizi yitirdik maalesef. Hem Batı Avrupa Birliği ülkelerinde hem diğer müttefiklerimiz konusunda ne yazık ki hep ikircikli bir tavırla karşı karşıya kaldık. Bu FETÖ konusunda da böyle oldu." diye konuştu.

Birçok Avrupa ülkesinde FETÖ mensuplarının elini, kolunu sallayarak dolaştığına şahit olduklarını anlatan Çavuşoğlu, "Bunun okumasını yapmak için önümüzdeki döneme bakmak lazım. Yoksa sözle ya da yazıyla dile getirilen şeylerin her zaman için pratikte sonucu olmadığını da görüyoruz o bakımdan beklemek lazım. Süreci takip etmek lazım." ifadesini kullandı.

- "Yunanistan böyle bir ülke, çok ciddiye almamak lazım"

Yunanistan'daki gelişmelere ilişkin de değerlendirmede bulunan Çavuşoğlu, Yunanistan'da doğup büyüdüğünü ve Yunanistan'ı çok iyi bildiğini belirterek, Yunanistan'ı "siyasetçiler" ve "halk" olarak ikiye ayırdığını, halkın da kendi içerisinde şoven ve daha ılıman olarak ayrıldığını aktardı.

Yunanistan'da halk nezdinde siyasette etkisi olan konunun Türkiye ilişkiler olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Siyasetçi sıkıştığı noktada Türkiye ile ilgili söylediği sözler, attığı adımlar ve yahut da verdiği kararlar üzerinden bir güç devşiriyor, Yunanistan'da. Yunanistan'ın son günlerde özellikle Ege bağlamında ortaya koyduğu bu yaklaşımları da ben iyice sıkışan, iyice dar boğaza giren ekonomisinin siyasete yansımasını engellemek için bir manevra olarak görüyorum. Halkına, Yunanlılara ekonomik sıkıntıları unutturmak ve onların bu konudaki düşüncelerini arka plana atarak, 'Daha önemli tehdit ve risklerimiz var, Türkiye var' noktasına taşıyarak, kendi siyasetlerini bir noktada tutmaya çalışıyorlar. İkinci olarak, Yunanistan her şeyi yaptı, AB'de Yunanistan'a gereken her şeyi yaptı ama Yunanistan'a yetmez. AB'ye de bu defa Türkiye üzerinden kendisini acındırarak, daha fazla nasıl kazanım elde ederim aklının bir ürünüdür bu, başka bir şey değil. Yoksa Yunanistan'ın eti ne budu ne."

Yunanistanlı siyasetçinin "Ankara'ya bir saate geliriz." sözlerinin hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, uçakla bile gelemediklerini belirtti.

"Yunanistan böyle bir ülke, çok ciddiye almamak lazım." diyen Çavuşoğlu, Başbakan Binali Yıldırım'ın bu konuda 'Rahat dursunlar" sözünü hatırlatarak, başka bir şey istemediklerini kaydetti.

Çavuşoğlu, Yunanistan'da yaşayan Türklerle ilgili bir sıkıntı olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine de bu sıkıntıların 24 Temmuz 1923'ten bu yana bitmeden devam ettiğini, Yunanistan'ın içerisinde yaşayan azınlığa bir "nifak odağı "olarak baktığını, azınlığın bunu hak etmediğini, 2. Dünya Savaşı'nda Yunanistan ordusundaki askerleriyle Yunanistan için savaşmış ve Yunan devleti için şehit olduğunu hatırlattı.

Yunanistan'daki Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının geçtiği bütün sınamalardan sonra devletine hiçbir şekilde ihanet etmediğini anlatan Çavuşoğlu, "Ama Yunanistan maalesef buna bir türlü ikna olmuyor. Orada bulunan kardeşlerimizi bir tehlike, bir risk olarak görüyor. Bir an evvel orayı terk etmeleri arzusuyla asimilasyon, baskı, zulüm, her türlü enstrümanı kullanıyor." ifadelerini kullandı.

Azınlık için şu anda Yunanistan'da bir büyükelçi seviyesinde politbüro gibi çalışan bir büro kurulduğunu ve yıllardan beri de böyle olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, "İstihbaratçı bir büyükelçi, devlette, hükümette karar alacak olsa ona soruyor. Böyle bir yaklaşım var azınlıkla ilgili. Böyle olunca da azınlık tabi maalesef istediği noktaya istediği haklara kavuşamıyor." diye konuştu.

Yunanistan'ın 2008'den itibaren ekonomik dar boğaza girdiğini ancak milli geliri 27 bin dolar olduğu dönemde de Batı Trakya'daki Müslüman azınlığa bunun yansıtılmadığını ifade eden Çavuşoğlu, bölgedeki Türklerin Yunanistan'da bir varlık mücadelesi verdiklerini ve hiçbir zaman Yunanistan'a karşı farklı bir bakış açısı da benimsemediklerini vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu, Yunanistan'da azınlığa ait vakıfların özerk olduğuna değinerek, kimsenin dokunamayacağını ve sınırlama getiremeyeceğini bildirdi. Ancak buna rağmen oradaki vakıflara 15 milyon avroluk vergi borcu çıkarıldığını anımsatan Çavuşoğlu, bunu affettik dedikleri halde "borcu yoktur" belgesini bir türlü vermediklerini kaydetti.

Yurt dışındaki FETÖ okullarının kapatılmasıyla ilgili son duruma ilişkin bir soruya Çavuşoğlu, yakın zamanda Moğolistan'a bir ziyaret gerçekleştirdiğini ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooranbay Ceenbekov'un da Türkiye'ye geldiğini hatırlatarak, önemli görüşmelerin sağlandığını aktardı.

"FETÖ'nün bütün ülkeler, bunun arkasında olmadıkça, hangi amaca hizmet ettiğini anlamış durumda." ifadesini kullanan Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Özellikle gelişmekte olan ülkeler bakımından bazı kararların, adımların atılması güç olabiliyor çünkü başka ülkelerin üzerilerinde tesiri olduğunu hissediyorsunuz. Buna rağmen kararlı ve cesaretli bir şekilde bu noktada mücadele ettiklerini görüyoruz. Her gün biraz daha fazla aşama kaydediyoruz ki bu zaten son dönemdeki bazı ülkelerden alıp getirdiğimiz FETÖ'cü teröristlerden de anlayabildiğimiz bir şey. Şu ana kadar olmuş bir şey değildi bu. Bizim FETÖ'yü anlatmakta eksikliğimiz yok, karşı tarafların da bence anlamakta bir eksikliği yok. Uygulamada, pratikte çeşitli nedenlerden kaynaklanan aksamalar var."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler