"Göbeklitepe ile insanlığın hafızasına büyük not düştük"

UNESCO Türkiye Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz: - "Göbeklitepe ne bizim ne Avrupa’nın ne Asya’nın ne de Afrika’nın. Burası hepimizin bir özeti ve insanlığın ortak mirası" - "Göbeklitepe'nin bu listeye alınması 12 bin yıldan günümüze doğru bu coğrafyanın hikayesini oluşturma imkanı sunacak" - "Türkiye, son 10 yıldır UNESCO'da farkındalığı fevkalade yüksek bir ülke oldu. Uluslararası toplumda da Türkiye’nin UNESCO’ya bu ilgisine değer veriliyor"

DİLDAR BAYKAN - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, Şanlıurfa'daki Göbeklitepe'nin Dünya Miras Listesi'ne alınmasıyla Türkiye'nin insanlığın hafızasına büyük bir not düştüğünü söyledi.

Oğuz, Göbeklitepe'nin UNESCO kalıcı Dünya Miras Listesi'ne ve Türkiye'den birçok eserin de Dünya Miras Geçici Listesi'ne alınmasına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu

Göbeklitepe'nin Dünya Miras Listesi'ne kaydedilme sürecine katkıda bulunan başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkürlerini sunan Oğuz, Göbeklitepe'nin bu listeye alınmasının önemine ilişkin şöyle konuştu:

"Listede 10 bin yıllık tarihe sahip olan ve Konya’da bulunan Çatalhöyük var. Göbeklitepe ile bu tarih 12 bin yıla çıktı. Göbeklitepe ne bizim ne Avrupa’nın ne Asya’nın ne de Afrika’nın. Burası hepimizin bir özeti ve insanlığın ortak mirası. Göbeklitepe'nin bu listeye alınmasıyla Türkiye olarak insanlığın hafızasına, tarihine ve geçmişine büyük bir not düştük."

Liste için daha yakın tarihten de bölgeler sunabilecekken Göbeklitepe'yi tercih ettiklerini belirten Oğuz, "Türkiye olarak hep şunu diyoruz: İnsanlığın tarihine not düşmeye devam edelim. Temel hedefimiz hangi dönemin eseri olursa olsun insanlığın ortak mirası olarak görülen mirasları gelecek kuşaklara aktarmak." dedi.

Oğuz, Türkiye'den 18 bölgenin UNESCO Dünya Miras Listesi'nde olduğunu ancak bunun Türkiye'nin potansiyelini yansıtmadığını vurgulayarak, "Türkiye kadar medeniyet beşiği olabilmiş diğer ülkelerin bu listede yaklaşık 50 eseri var. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye geçiş ülkesi olan bir coğrafyada 18 eseri olmasına üzülüyoruz ancak son 8-10 yılda her yılı dolu geçirerek bu eksikliğimizi büyük oranda telafi ettik." değerlendirmesinde bulundu.

- "İnsanlık tarihi için önemli bir kayıt"

Göbeklitepe'nin Dünya Miras Listesi'ne alınmasının bu bölgeye kültür turizmini artıracağını ve bölgenin uluslararası alanda da tanınmasını sağlayacağını kaydeden Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tanınma aynı zamanda buranın korunmasını da sağlayacak. Ayrıca Göbeklitepe'nin bu listeye alınması, 12 bin yıldan günümüze doğru bu coğrafyanın hikayesini oluşturma imkanı sunacak. Çok kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir coğrafyayız. Bu hikayeyi en iyi bu liste üzerinden kurgulayabiliriz. Göbeklitepe'nin bu listeye alınması, birçok boyutta insanlık tarihi için önemli bir kayıt oldu."

Son zamanlarda Yozgat'taki Sarıkaya Roma Hamamı ve Elazığ'daki Harput tarihi kenti gibi bölge ve eserlerin de UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'ne eklendiğini anımsatan Öcal, listede bulunan 77 eseriyle Türkiye'nin bu alanda birinci olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin son yıllarda gerek somut gerekse somut olmayan kültürel varlığıyla UNESCO'da parladığına işaret eden Oğuz, "Türkiye, son 10 yıldır UNESCO'da farkındalığı fevkalade yüksek bir ülke oldu. Uluslararası toplumda da Türkiye’nin UNESCO’ya olan bu ilgisine değer veriliyor. Zaten UNESCO yürütme kuruluna seçilmiş olmamız da bunun bir göstergesi." diye konuştu.

Oğuz, Türkiye'nin UNESCO Genel Direktörlüğüne bir Türk'ün gelmesi, Türkçenin Birleşmiş Milletler'in (BM) 7. dili kabul edilmesi, dünyada diyalog ve barışın sağlanması gibi hedefleri olduğunu belirtti.

UNESCO listelerindeki Türk değerlerinin de artırılmasının amaçlandığını kaydeden Oğuz, Dede Korkut, Türk okçuluğu, Mevlana külliyatı gibi değerlerin de çeşitli listelere alınması için çalışmaların sürdüğünü aktararak, şöyle devam etti:

"UNESCO'da Türkiye olarak durmak yok, yola devam sloganımız devam ediyor. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yürütme kurulundaki görevimizi verimli kullanmak istiyoruz. UNESCO'yu barış ve diyalog platformu olarak etkin şekilde kullanarak Türkiye'nin kültürel ve başka alanlardaki zenginliğini dünyaya açmak ve dünya ile paylaşmak istiyoruz."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler