İKV Başkanı Zeytinoğlu:

"Akkuyu Nükleer Santrali'nin inşa edilmesi ile Türkiye, nükleer enerji sahibi olan ülkeler arasına katılacak. Nükleer enerji, malum, oldukça hassas bir enerji kaynağı. Avrupa Birliği’ndeki duruma baktığımızda, elektriğin yüzde 30’unun nükleer santrallerde üretildiğini görüyoruz. Özellikle nükleer enerjinin güvenliği açısından AB standartları önemli rol oynuyor" - "Nükleer santral kurup kurmamaya üye devletler kendileri karar veriyor. Bu konuda AB’nin bir müdahalesi olmasa da özellikle nükleer enerjinin güvenliği açısından AB standartları önemli rol oynuyor" - "AB kurallarını da dikkate alarak nükleer enerjiye geçiş yapan Türkiye’nin, enerji alanında AB’ye güç katacağına inanıyorum"

İSTANBUL (AA) - İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşa edilmesi ile Türkiye'nin, nükleer enerji sahibi olan ülkeler arasına katılacağını belirterek, "Nükleer enerji, malum, oldukça hassas bir enerji kaynağı. Avrupa Birliği’ndeki duruma baktığımızda, elektriğin yüzde 30’unun nükleer santrallerde üretildiğini görüyoruz. Özellikle nükleer enerjinin güvenliği açısından AB standartları önemli rol oynuyor." ifadelerini kullandı.

Zeytinoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, dün temeli atılan Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye’nin de nükleer enerjiye sahip olan ülkeler arasına katılma yolunun açılmış olduğunu bildirdi.

Zeytinoğlu, Türkiye'nin aday olduğu ve standartlarını örnek aldığı AB'deki nükleer enerjinin durumuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşa edilmesi ile Türkiye, nükleer enerji sahibi olan ülkeler arasına katılacak. Bu Türkiye’nin enerjinin mevcut enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi açısından önemli bir gelişme. Nükleer enerji, malum, oldukça hassas bir enerji kaynağı. Avrupa Birliği’ndeki duruma baktığımızda, elektriğin yüzde 30’unun nükleer santrallerde üretildiğini görüyoruz. Halihazırda 14 üye devlette faal olan 130 nükleer reaktör bulunmakta. Nükleer santral kurup kurmamaya üye devletler kendileri karar veriyor. Bu konuda AB’nin bir müdahalesi olmasa da özellikle nükleer enerjinin güvenliği açısından AB standartları önemli rol oynuyor."

- "AB’nin Euratom kapsamında oluşturduğu bir standartlar bütünü bulunuyor"

Nükleer enerjinin AB’nin uzun vadeli dekarbonizasyon hedeflerinin bir parçası olduğunu belirten Zeytinoğlu, nükleer enerji kullanımına ilişkin tercihin üye devletlere bu konuda güvenliğin sağlanması sorumluluğunu da yüklediğini hatırlattı.

Zeytinoğlu, şunları kaydetti:

"AB, nükleer enerjinin güvenli kullanımı konusunda oldukça hassas davranıyor. Nükleer tesislerin güvenliği, radyasyona karşı korunma, radyoaktif atık yönetimi, nükleer tesislerin kötü niyetli saldırılara karşı korunması gibi konularda AB’nin Euratom kapsamında bugüne kadar oluşturduğu bir standartlar bütünü bulunuyor. Ancak 2011’de Japonya’da meydana gelen Fukuşima kazası AB açısından da bir dönüm noktası oldu. Hatırlanacak olursa, o dönemde Almanya 2029’a kadar nükleer santrallerini kapatma kararı almıştı. Ancak asıl önemli gelişme, AB üye devletlerdeki santrallerin güvenliğini değerlendirmek üzere hızla stres testleri düzenlenmesi ve Nükleer Güvenlik Yönergesi’nin 2014 yılında revize edilmesiydi. Artık AB’de nükleer güvenlik, bir nükleer santralin kurulumundan başlayarak tüm aşamalarında güvenlik standartlarının yerine getirilmesi, bunların düzenli olarak denetimi ve kamuoyuyla daha fazla bilgi paylaşımı anlamına geliyor. Türkiye’nin katılım müzakereleri sürecinde ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vetosu nedeniyle açılmayan enerji faslı altında da nükleer enerji ve nükleer güvenlik konularına ilişkin düzenlemeler yer alıyor. Bu anlamda AB kurallarını da dikkate alarak nükleer enerjiye geçiş yapan Türkiye’nin, enerji alanında AB’ye güç katacağına inanıyorum."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler