İntihara götüren sır

Profilo'nun kurucusu, Türk Yahudi cemaatinin önde gelen ismi Jak Kamhi'nin büyük oğlu, Proteksan Tersanesi'nin sahibi Hayati Kamhi, dün sabah evinde ruhsatlı silahıyla intihar etti.

Son güncelleme: 5 Haziran 2012 10:10
İntihara götüren sır
Parasal sorunlarla boğuşan ve borçlarını ödemez hale gelen Kamhi'nin çöküşü tersanesinde yapılan bir yatın batışıyla başladı.
 
 
'nin sahibi olduğu İstanbul Pendik'teki Proteksan Tersanesi'nde yapılan 35 milyon euro'luk 'YOGI' adlı 60 metrrelik süper yat bir Fransız'a satılmıştı. Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, yat teslim edilmek üzere Fransa'ya götürülürken 17 Şubat 2012'de Yunanistan'ın Skyros adası açıklarında fırtınaya yakalanıp batmıştı. Sigorta şirketi 400 metre derindeki teknede inceleme yaptı, imalat ve güvenlik hataları bulunca ödemedi. Fransız işadamı da 35 milyon euro'yu Hayati Kamhi'den talep etti. Bu yüzden tefecilerden yüksek faizle para alan Hayati Kamhi, borçlarını ödemez hale gelince etti.
 
Milliyet yazarı Meriç Köyatası yatla ilgili 8 Nisan 2012'de şu yazıyı kaleme almıştı... 
 
Bu tekneyi nasıl batırdın be kaptan?
 
Türkiye’nin gözbebeği tersanelerinden Proteksan’ın yaptığı Yogi isimli mega yat 17 Şubat’ta Yunanistan karasularında battı. Teknenin neden battığı konusunu hem Yunanistan’da hem de Türkiye’de araştırdım, ilginç bulgular elde ettim
 
Bir Fransıza ait 60 metrelik mega yat Yogi 17 Şubat’ta, henüz 1 yaşını doldurmadan Yunanistan’ın Skiros adası açıklarında battı. Olayın bizi ilgilendiren kısmı, bu şahane yatın Türkiye’de Proteksan Turquosie Tersanesi’nde yapılmış olmasıydı. Böyle bir tekne nasıl batabilirdi? Teknenin kaptanı ilk ifadesinde yatın iki makinesinden birinin egzozundan su aldığını belirtmiş ve bu nedenle battığını açıklamaya çalışmıştı. Ardından, bu mega yatı imal eden Proteksan Turquosie Tersanesi’nden özetlediğim aşağıdaki açıklama geldi: “9 Mart 2012 tarihinde Paris’te yatın sahibi, kaptanı, başmühendisi ve mürettebatı ve avukatları ile toplantı yaptık. Kaptan ve yatın başmühendisinin avukatlarının toplantı öncesinde talepleri doğrultusunda, bu toplantının içeriğini gizli tutmayı kabul ettiğimizden, elde ettiğimiz bilgileri üzülerek paylaşamıyoruz. Yaptığımız değerlendirme sonucunda şunu söyleyebiliriz ki yatın batışı ile ilgili denize dayanıklılık açısından tehlike yaratacak herhangi bir yapısal ve teknik hususun gerekçe gösterilemeyeceği konusunda kesin görüşe sahibiz. Ayrıca yatın inşaası, iç ve dış donanımının Amerikan Bureau of Shipping tarafından denetlendiği ve belgelendirildiğini, MCA Large Yacht (LY) uygun olarak inşa edildiğini ve Fransız Bayrak otoriteleri tarafından da üç kez denetime tabi tutularak onaylandığını hatırlatmak isteriz.”
 
Gazetecilik damarım kabardı
 
32 yıllık gazeteci, 26 yıllık denizci damarım kabardı, bu güzelim yatın nasıl battığına kafa yormaya başladım. İlk bildiklerim şunlardı: Proteksan Turquoise, Türkiye’nin gurur duyacağı bir tesis. Dünyanın en iyi mega yat üreten tersanelerinden biri... Günümüzde yat inşa tekniği öyle bir gelişti ki bunların batması hemen hemen imkansız...
 
Yunanistan’ın Skiros adasına gitmedim ama sık sık demir attığım Yunan adalarından birindeki dostumu telefonla aradım. Sahil Güvenlik ve Liman Başkanlığı’ndan bilgi almasını rica ettim. İlk istihbarat şu şekilde: Yogi, Skiros adasına 19 mil mesafede batıyor. Teknenin battığı 3-4 millik alanda 600 metre dolayında derinlik var. Bu, battıktan sonra tekneye inip araştırma yapılması halinde sonuç vermeyecek bir derinlik. O basınç altında tekne aşağıda büzüşüp parçalanabilir.
 
Buna karşılık, tekne batmadan önce üç saat kadar kendi olanakları ile kurtulmaya çalışıyor ama hep aynı derin bölgede kalıyor. Bu süre içinde iki makineden biri kapalı, biri çalışıyor. Tek makine ile saatte 6 mil sürat yaparak gitse tekne yarım saat sonra 600 metre yerine 60-70 metrelik derinlikte batacak, denize dalıp durum tespiti o zaman kolay olacak. Yatta iki makineden biri çalışıyor. Tek makine ile düşük devirde 6 mil süratle yol alsa üç saat sonra Skiros adası limanına gelecek, batmaktan kurtulacak. Üstelik bu kadar zaman var. Ama bu yola neden gidilmediği belli değil. Teknede arıza gece 00.30 sularında çıkmış, yardım çağrısı 03.30’da yapılmış.
 
O sırada denizde hava durumu 8 Bofor kuvvetinde fırtınalı... Yunanistan Sahil Güvenlik ekipleri 07.30’de yardıma geliyor, mürettebatı kurtarıyor, Yogi yatı da 08.55’te sulara gömülüyor. Sahil Güvenlik ekipleri gelmeden önce bölgede seyirde olan Eva isimli geminin yardım önerisini kaptan geri çeviriyor.
 
Ancak torpidolar batırabilir
 
Diğer taraftan, uçaklardaki kara kutu gibi, teknede de olan biten her şeyi kayıt altına alan bir elektronik kart var. Kaptanın bu kartı alıp cebine koyması en fazla 10 saniyelik işken almıyor, video görüntüsüne göre en az iki saat sakin sakin köprü üstünde Yunan Sahil Güvenlik helikopterinin kurtarma çalışmasını seyrediyor. Bu arada şunu da belirteyim. Teknenin batışı esnasında helikopterin çektiği videodan izlediklerim, Yunanistan Sahil Güvenlik ekibinin mükemmel bir kurtarma operasyonu yaptığı. Kendilerini kutlarım. Biraz da yatın inşası ve güvenlik sistemleri hakkında bilgi almak istiyorum... Üç hafta önce bu sayfada tanıttığım 777 Yacht Group şirketi ile konuşuyorum. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Sonay Günay ve aynı zamanda gemi inşa mühendisi olan Proje Direktörü İlker Yitik’le sohbet ediyorum. Yogi’nin inşa sürecinde Proteksan tersanesine teknik danışmanlık hizmeti vermişler. Bana detaylı bir teknik rapor gösteriyorlar. O raporu herkesin anlayacağı bir dile çevirdiğimde şu sonuçlar ortaya çıkıyor: * Her teknede AIS dediğimiz bir sistem bulunur. Bu sistem teknenin nerede olduğunu, rotasını, süratini gösterir ve kural gereği kapatılamaz. Ancak Yogi teknesinde, seyir esnasında AIS cihazı kapatılmış. Neden? * Yogi su geçirmez beş bölümden oluşuyor. Seyir güvenliği kuralları gereği, seyre çıkmadan önce bu beş bölümün kapakları kapatılmalıydı. Bu kapılar kapatılmadığı zaman sinyal vererek kaptanı uyarıyor. Tekne ancak beş bölümden üçü su alınca batar. Eğer kapaklar kapalı ise (kapalı olması zorunludur) üç bölümün birden su alması ve teknenin batması için teknenin torpido ile üç ayrı yerden saldırıya uğraması gerekir. Böyle bir şey yok...
 
Kaptanın verdiği ilk raporda makinelerden birinin hararet yaptığı, egzoz hortumundan su aldığı belirtilmiş. Diyelim ki doğru...
 
Makine hararet yaptığı an, egzoz ve makine hararet alarmları ayrı ayrı çalışır. Böyle bir durumda motor devrinin düşürülmesi sorunu çözer. Hararet alarmı hem kaptan köşkünde hem de makine dairesinde nasıl duyulmadı? Diyelim ki devir düşürülmedi, sorun çözülmedi... Bu durumda tekneye su girmeye başladığında bu kez sintine alarmları çalışır. Sintine pompaları otomatik olarak devreye girer ve suyu tahliye eder. Sistemde düşük su seviyesi ve yüksek su seviyesi olmak üzere dört ayrı alarm bulunuyor. Bu alarmlar hem sesli hem de ışık olarak hem kaptan köşkünden, hem de makine kontrol odasından duyulur ve görülür. Kaptan ya da başmühendis dört ayrı alarmı nasıl duymaz, nasıl görmez? Diyelim ki sintine pompaları arızalandı, bu pompaların yedekleri mevcuttur, otomatik olarak devreye girer... Diyelim ki yedek pompalar da arızalandı, bu kez yangın pompası devreye sokularak içeri giren su tahliye edilir. Bunların hiçbiri mi çalışmadı? Kaptanın ifadesine göre, dümen kontrolü de kaybedilmiş. Tekne batarken çekilen videoda teknenin jeneratörünün çalıştığı görülüyor. Bu durumda çalışan tek makine ve jeneratör ile manevra pervanesi kullanılarak, tekne yine bir rotada tutturulabilir, Skiros adasına götürülebilirdi... Neden yapılmadı?” 777 Yacht Group’tan Sonay Günay ve İlker Yitik bana daha birçok teknik detay anlattı. Bu güzel yatın batması bana imkânsız gibi geldi. Aklıma tek bir soru takıldı: Acaba bu tekne kimsenin bilmediği bir şey mi taşıyordu?
 
İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir