"İyi bir müziğe ulaşmak için üçüncü gözü açmak lazım"

"La Casa De Papel" dizisine jenerik müziği hazırlayan DJ Burak Yeter: - "İyi bir müziğe ulaşmak için iyi gezmek lazım ya da üçüncü gözü açmak lazım. Bazen düşündüğümüz zaman olur ya da bulunmuş olduğumuz yerde dalıp gideriz, müzikte de bunu yapabiliriz" - "Tuesday, toplam 750 milyon 'stream'e (gösterim) ulaştı. YouTube'da 400 milyon oldu ve hala yükselişte. Şarkı 78 ülkede birinci oldu. Aynı zamanda da iki hafta önce Meksika'da birinciydi. Ben bu şarkıyı 3 sene önce çıkardım ama şarkı hala yükselişte. Bu demek oluyor ki bu günlük ya da yıllık değil, çok uzun vadeli bir şarkı" - "Bana mesaj geldi menajerimden. 'Burak bu şarkıyı çok beğendiler, 'official' olarak çıkarmak istiyor La Casa De Papel ekibi.' dedi. Biz tabii sevinç çığlığıyla hemen toparlanıp İspanya'ya gittik. Cecilia Krull tekrardan bir okuma yaptı şarkıya ve biz bunu 'official' olarak La Casa De Papel ekibiyle 'Time Records' eşliğinde İspanya'da çıkardık" - "Şu anda Türkiye'nin en büyük DJ okuluyuz, 3 bin 700'e kadar öğrenci yetiştirdik. Biz bir okul da Amsterdam ve Los Angeles'ta açtık. Eğitmenlerimiz hem oraya gidiyor hem buraya geliyorlar. Aynı zamanda bir okul da çok yakında Londra'da açmayı düşünüyoruz"

İSTANBUL (AA) - MUSA ALCAN - Dünyaca ünlü İspanyol dizisi "La Casa De Papel"in müziğine yaptığı "remix"le adından söz ettiren DJ Burak Yeter, "İyi bir müziğe ulaşmak için iyi gezmek lazım ya da üçüncü gözü açmak lazım. Bazen düşündüğümüz zaman olur ya da bulunmuş olduğumuz yerde dalıp gideriz, müzikte de bunu yapabiliriz." dedi.

Aynı zamanda müzisyenlik yapan inşaat mühendisi bir babanın oğlu olarak 1982'de dünyaya gelen Yeter, 5 yaşında müzik yapmaya, birkaç yıl sonra da profesyonel bir şekilde gitar ve piyano çalmaya başladı.

Babasının işi sebebiyle birçok ülkeyi dolaşan Yeter, Antalya'da kurduğu hip-hop grubuyla da turnelere çıktı.

Yeter, profesyonel anlamda ilk çalışmasını Ayça'nın "Çikibum" şarkısının "remix" versiyonuyla yaptı.

Daha sonra performanslarıyla birçok yerden ödül alan Yeter'in "Tuesday" şarkısı, dünya çapında müzik listelerinde uzun süre birinciliği elinden bırakmadı.

- Kazandığının yüzde 70-80'ini sektöre yatırıyor

Yeter, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ajda Pekkan'a hazırladığı "Oyalama Beni" şarkısının remix'inin hayatını değiştirdiğini belirterek, yine Pekkan'ın söylediği "Arada Sırada" şarkısının remix çalışmasıyla "Türkiye'nin ilk DJ ödülü"nü kazandığını söyledi.

Aldığı ödüllerle stüdyo imkanlarını genişlettiğini dile getiren Yeter, kazandığının yüzde 70-80'ini sektöre ve yeni DJ'ler yetiştirdikleri okula yatırdığını belirtti.

Yeter, yeni yaptığı bir şarkıyı hemen internette paylaştığına dikkati çekerek, "Zaten her gün yeni bir şey geliyor aklımıza, yani onu paylaşmasam, o içimde kalsa bir gün çöp olup gidecek. Onun için yaptığım şeyi o anda paylaştıktan sonra 'next' yapmak durumundayım. Aslında bu benim içimden gelen bir duygu. Paylaşıma çok açık bir insan olduğum içindir belki de ama seviyorum insanlarla bir şey paylaşmayı ve onlardan geri dönüşler almayı. Çünkü onlar da bir şey söyledikten sonra daha fazla farklı projelere imza atıyorum. Biraz da soru-cevap şeklinde aslında hareket ediyorum açıkçası." diye konuştu.

Sektördeki yenilikleri takip etmenin önemine vurgu yapan Yener, şunları kaydetti:

"Tuesday, toplam 750 milyon 'stream'e (gösterim) ulaştı. YouTube'da 400 milyon oldu ve hala yükselişte. Şarkı 78 ülkede birinci oldu. Aynı zamanda da iki hafta önce Meksika'da birinciydi. Ben bu şarkıyı 3 sene önce çıkardım ama şarkı hala yükselişte. Bu demek oluyor ki bu günlük ya da yıllık değil, çok uzun vadeli bir şarkı. 3 yıldan beri şarkı hala popüler ve yükselişte, ben çok mutluyum. Çünkü 2017-2018'de 'Ed Sheeran - Shape Of You' , 'Despacito' gibi çok güçlü şarkılarla yarıştık. Biz birinciydik, onlar ikinci oldu. Onlar birinci oldu, biz ikinci olduk. Bu üçlü sürekli çarklar arasında gelip gitti, onun için çok mutluyum."

Yener, gizemli konusuyla dünya çapında milyonlarca izleyiciye ulaşan "La Casa De Papel" dizini soluksuz izlediğini ve sezonları bitirince hemen "My Life Is Going On" şarkısına remix yaptığını ifade etti.

- "Tokyo"dan sosyal medya paylaşımı

Remix çalışmanın bütün dünyada dinleyicilere ulaştığını aktaran Yener, şöyle devam etti:

"Hemen stüdyoya gittim, bir versiyon yaptım internete koydum. İnternete koyduktan sonra bir hafta içerisinde bana mesaj geldi menajerimden. 'Burak bu şarkıyı çok beğendiler, 'official' olarak çıkarmak istiyor La Casa De Papel ekibi.' dedi. Biz tabii sevinç çığlığıyla hemen toparlanıp İspanya'ya gittik. İspanya'da plak şirketleriyle tanıştık, vokalistle tanıştık ve şarkıyı tekrardan düzenledik. Cecilia Krull tekrardan bir okuma yaptı şarkıya ve biz bunu 'official' olarak La Casa De Papel ekibiyle 'Time Records' eşliğinde İspanya'da çıkardık."

Burak Yeter, Vatikan'da "La Casa De Papel" kostümlü dansçılarla beraber hazırladıkları gösterinin büyük ilgi gördüğünü ve 10 binlerce kişi tarafından izlendiğini ifade etti.

Bu yıl 120'ye yakın festivalde yer alacağını vurgulayan Yeter, ilerleyen günlerde klip çekeceklerini söylediği "Burak Yeter & Cecilia Krull - My Life Is Going On" şarkısının, dizide "Tokyo" rolünü canlandıran Ursula Corbero tarafından sosyal medyada paylaşıldığını bildirdi.

Yeter, çocukluğundan bu yana dizilere müzik yapmayı hayal ettiğinin altını çizerek, "La Casa De Papel" ekibinden farklı müzikler yapılması için talep geldiğini ve çalışmalara başladıklarını söyledi.

Dünyaca ünlü isimlerle çalışan bir menajerlik şirketiyle anlaştığını aktaran Yeter, "Bir kere programları artık profesyonel ve artık uyuyabiliyorum. Çünkü Türkiye'deki çalıştığım şirketlerde çok fazla uyuyacak zaman bulamıyorduk ama gerçekten bize gönderdikleri programlarda ne zaman, ne yapılması gerektiğini bize çok programlı bir şekilde gönderiyorlar, onlara buradan teşekkür ederim." dedi.

- "Müzik yapımcıları eski ses bankalarını çöpe atmalı"

Yeter, müzikte yeniliğe açık olmanın önemine değinerek, bütün müzik yapımcılarının bilgisayarındaki eski ses bankalarını çöpe atması ve değişime gitmesi gerektiğini vurguladı.

Yurt dışındaki DJ'ler ile sürekli ses bankalarını paylaştıklarına işaret eden Yeter, böylelikle şarkıların arasına farklı kültürlerden parçaları yansıtabildiğini kaydetti.

Yeter, kendi potansiyelinin yüzde 70'ini yansıttığını aktararak, "İyi bir müziğe ulaşmak için iyi gezmek lazım ya da üçüncü gözü açmak lazım. Bulunmuş olduğu yerden belki o anda gidemeyip ama beyin olarak giden arkadaşlarımız var. Bunu yapmak da bir başarı. Bazen düşündüğümüz zaman olur ya da bulunmuş olduğumuz yerde dalıp gideriz, müzikte de bunu yapabiliriz." ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 8 yıl sene önce bir DJ okulu açtıklarını anlatan Burak Yeter, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şu anda Türkiye'nin en büyük DJ okuluyuz, 3 bin 700'e kadar öğrenci yetiştirdik. Biz bir okul da Amsterdam ve Los Angeles'ta açtık. Eğitmenlerimiz hem oraya gidiyorlar hem buraya geliyorlar. Aynı zamanda bir okul da çok yakında Londra'da açmayı düşünüyoruz. Amacımız bu dört ülke arasında bir güçlü bağlantı kurmak. Bunun için şirketimizin adı 'Connection Records' , 'Connection DJ Academy' her şeyi birbirine bağlamayı çok seviyoruz, yeter ki paylaşıma açık olalım."

DJ Burak Yeter, bu yıl Sırbistan, Almanya, Belçika, Macaristan, İsveç, Bosna Hersek ve Hollanda gibi birçok ülkedeki ünlü festivallerde performans sergileyecek.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler