İzmir'deki "askeri casuslukta kumpas" davası

FETÖ mensuplarının İzmir'deki "askeri casusluk" soruşturmasında sahte delil üreterek kumpas kurdukları iddiasına ilişkin davada 93 sanığın yargılanmasına devam edildi - Tanık polis memuru: - "Bir gün çiğ köfte partisi oldu. Orada da Fetullah Gülen'den 'muhterem' diye bahsettiler. Ben de 'Amerika ülkeni elinden alır, haberin olmaz. Amerika'ya çalışıyor bunlar' deyince Ersel bana 'Amerika bizim zaten' dedi"

İZMİR (AA) - İzmir'deki "askeri casusluk" soruşturmasında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin sahte delil üreterek kumpas kurdukları iddiasına ilişkin 93 sanığın yargılandığı davanın duruşması görüldü.

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları ve müşteki emekli albay Coşkun Başbuğ katıldı.

Tanık polis memuru M.D, 1994 yılından beri İzmir'de görev yaptığını, bu davada tutuklu olan sanıkların çoğunu tanıdığını söyledi.

Kardeşi şehit olduğunda sanıklardan bazılarının taziye ziyaretine geldiğini ve kendisine yardımcı olduğunu belirten M.D. sanıkların kendisini sohbet, piknik ve çiğ köfte partisi gibi etkinliklere davet ettiğini dile getirdi.

Tanık polis memuru, ifadesinde şunları kaydetti:

"Gökay Ersel Gülek (tutuklu sanık) pikniğe çağırıyordu. Dini konular konuşulan sohbetler oluyordu. Ersel, Fetullah Gülen'den 'muhterem' diye bahsederdi. Ben de 'sizi kandırıyorlar, o adam yıllardır Amerika'da.' dedim. Ersel de bana 'Ümmeti, milleti için sabahlara kadar dua etmekten gözlerinin altında torbalar oluşmuş. Ömrünün yarısı cami pencerelerinde geçmiş bir adam.' derdi. Bir gün çiğ köfte partisi oldu. Orada da Gülen'den 'muhterem' diye bahsettiler. Ben de 'Amerika ülkeni elinden alır, haberin olmaz. Amerika'ya çalışıyor bunlar' deyince Ersel bana 'Amerika bizim zaten' dedi. Ben de 'Beni böyle şeylere karıştırmayın.' dedim."

Tutuklu sanıklardan Mustafa Çil ile Mehmet Ali Şevik ve sanıklar arasında yer almayan eski bir müdürün makam şoförlüğünü yaptığını ifade eden M.D, üçünün de kendisini Manavkuyu'da aynı bölgeye bıraktırdığını ve kendisine "Sen git ben seni ararım." dediklerini söyledi.

Müdür ve şoförünün normalde arkadaş gibi olduğunu, şoförün müdürünün nereye gittiğini her zaman bildiğini anlatan tanık, 3 müdürün de kendisini aynı yere bıraktırmasını ve bir şey söylememesini ilginç bulduğuna dikkati çekti.

Müşteki Coşkun Başbuğ ise tanığın tarif ettiği Manavkuyu'daki bölgede sözde "Ege Bölgesi imamı"nın ofisinin bulunduğunu belirterek, sanıkların sürekli o bölgeye gitmesinin örgüt üyeliğine delil olduğunu savundu.

Sanıklar, Başbuğ'un bu sözlerine tepki gösterdi. Başkanın "Ege Bölgesi imamı"nın kim olduğunu sorması üzerine Başbuğ, bir sonraki duruşmada isim vereceğini kaydetti.

Mahkeme heyeti, dinlenemeyen tanıkların dinlenilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler