Jandarmanın İstanbul'daki darbe faaliyetlerine ilişkin dava

Jandarmanın İstanbul'daki darbe faaliyetlerine ilişkin dava

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin eski İstanbul İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Gürcan Sercan'ın da aralarında bulunduğu 73 jandarma personeli ile terör örgütünün jandarma yapılanmasında sözde "abilik" yaptığı belirtilen 19 sivil olmak üzere 64’ü tutuklu 92 sanığın yargılandığı davada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin karşısındaki binada yapılan duruşmada, savunma yapan tutuklu sanık Saim Kaya, Harp Akademisi’nde öğrenci subay olduğunu, olası terör saldırıları nedeniyle şahsi aracıyla Zekeriyaköy Karakolu’nu kontrol etmek için karakola gittiğini, karakol komutanının odasında çay içtiklerini ve televizyon izlediklerini, televizyondan cumhurbaşkanının konuşmasını duyduktan sonra karakoldan çıkış yaptıklarını, darbe girişiminden haberdar olduğu iddiasının iddianameye sehven yazıldığını düşündüğünü belirtti.

Sanık Kaya, herhangi bir darbe toplantısına katılmadığını, eylemleri ve söylemleriyle darbe karşısında yer aldığını, Zekeriyaköy Karakolu’nda silahların araçlara yüklenmesi eylemini iddianameden öğrendiğini, silahların darbe kapsamında nerede, nasıl kullanılacağına dair herhangi bir bilginin olmadığını dile getirerek, sıkıyönetim mesajının karakol komutanı Teğmen Kerem Kartal tarafından kendisine okunduğu iddialarını reddetti.

Cemaat yapısına kazandırılan kişilerden olduğu iddialarını kabul etmeyen sanık Kaya, "İddianamede Bylock kullanıcısı olduğum iddia edilmektedir. 29 Kasım 2016 tarihine kadar güncel listede olmama rağmen, 8 Şubat 2017 listeye ismim eklenmiştir. Sahte delil üretilerek, Bylock kullanıcısı olduğum gösterilmiştir. Tabletteki delil karartma iddiaları vardır, bu tablette 42 parmak izini tespit edilmiştir. Bütün suçlamaları bir kez daha reddediyorum. Ben kaçmadım, çünkü bir suç işlemedim.’’ dedi.

Bir diğer sanık Kerem Kartal da savunmasında, olay tarihinde Zekeriyaköy Karakol’unun 1 yıllık komutanı olduğunu, olay günü mesaiden sonra sünnet düğününe gittiğini, 22.30’da düğünde olduğu sırada Sadık yüzbaşının kendisini aradığını ifade ederek, "Sadık yüzbaşı, bana İstanbul’da hareketlilik olduğunu ve hemen karakola geçmemi söyledi. Nöbetçi astsubayı aradım hemen, kurmay subayların karakolda olduğunu söyledi bana. Ben 23.15 sıralarında karakola vardım, darbeden haberim yoktu. Komutanım aradı, köprünün kapandığını söyledi. Bilgim olmadığımı söyledim." şeklinde konuştu.

Köprünün kapatıldığını karakola giderken araçta öğrendiğini anlatan sanık Kartal, "Karakola gittiğimde, personelim vardı. Nöbetçi astsubayın odasındayken başbakan açıklama yapıyordu. Rütbelilerle ne yapabiliriz diye konuştuk. Askerlerin telefonlarını toplattım, onları yemekhaneye topladım. Benim amacım firar eden asker olmasın. Sıkıntılı askerlerim vardı. Subaylar yukarıda diye yukarı çıktım. Cem ile Barış yüzbaşının geldiği söylendi. Neden geldiklerini sordum, terör saldırılarıyla ilgili kontrol ve denetleme yapılacağını söylediler. Üstümü değiştirdim, ilçe jandarma komutanını aradım, karakolla ilgili bilgi verdim. İbrahim uzman sıkıyönetim mesajının geldiğini söyledi, baktık tuğgeneralin imzası var. Böyle bir şey olamaz dedik. Rütbelilerle televizyon izledik. Kimseye araçlara silahların yükletmesi gibi bir emir vermedim. Gelen subayları daha önce tanımıyordum. Sabaha doğru 05.00-05.30 gibi karakoldan ayrıldım." diye konuştu.

Duruşmaya, öğle arası verildi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler