Mağdurlar 28 Şubat davası kararını değerlendirdi

MAZLUMDER Genel Sekreteri Kartal: - "Türkiye'de normal, basit yaralama dosyalarında insanlar tutuklu yargılanırken anayasal düzeni değiştirmiş, hükümeti devirmiş ve bundan ceza almış 21 sanığın tutuksuz yargılanması adalet, eşitlik ilkesi açısından bakıldığında ciddi bir problem oluşturuyor" - YAŞ kararıyla ordudan atılan Ay: - "Bu kadar zulüm yapmış, mümkün olmayan yaralar açmış cuntacıların ağırlaştırılmış müebbet almaları gerekiyordu" - 28 Şubat sürecinde TSK'den ihraç edilen Sürel: - "Bu insanların 20 yıl önce verdiği cezalardan dolayı hala cezaevinde olan insanlar var. Bunları karşılaştırdığımız zaman verilen cezanın adil olmadığını görüyoruz" - Başörtüsüyle okula alınmadığı için üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan Yiğit: - "28 Şubat'ın bir darbe olarak kabul edilmesi bile bizim için sevindirici bir sonuç"

28 Şubat sürecinde mağdur olanlar, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28 Şubat davasında verdiği kararları değerlendirdi. Mağdurlar cezaları yeterli bulmasa da mağduriyetlere yol açanların 21 yıl sonra cezalandırılmasının önemli olduğu noktasında birleşti.

28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren düşürmeye ve devirmeye iştirak" suçundan yargılandığı davada kararın açıklanmasının ardından süreçte mağduriyet yaşayanlar AA'ya değerlendirmelerde bulundu.

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Sekreteri avukat Kaya Kartal, 28 Şubat darbesinin bir yargı kararıyla tekrar tescillenmesini olumlu bulduklarını belirtti.

Davada İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir ve Çetin Doğan'ın yanı sıra eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün de müebbet hapis cezasına çarptırılmasının bu dosya açısından önemli olduğunu vurgulayan Kartal, müebbet hapis cezası alan bu insanların istinaf ve temyiz sürecini tutuksuz geçirecek olmalarının bir çelişki ortaya koyduğunu dile getirdi. Kartal, şunları kaydetti:

"Türkiye'de normal, basit yaralama dosyalarında insanlar tutuklu yargılanırken anayasal düzeni değiştirmiş, hükümeti devirmiş ve bundan ceza almış 21 sanığın tutuksuz yargılanması adalet, eşitlik ilkesi açısından bakıldığında ciddi bir problem oluşturuyor. Bu kimseye izah edilemez. Bu sanıkların brifingleriyle ceza almış insanlar, cezaevlerinde ihtiyarladılar ama bu sanıklara yaşlılıkları gözetilerek mahkemece tutuksuz yargılama kararı verildi. Karar yönünden bizce en büyük hayal kırıklığı bu."

Darbenin herkesin gözü önünde gerçekleştiğini dile getiren Kartal, "15 Temmuz gibi bir darbe girişiminden bahsetmiyoruz aksine gerçekleşmiş bir darbeden bahsediyoruz. 28 Şubat darbesinin sanıklarına bu kadar hassas davranılıyorken o dönem hapse konulanlardan şu an içeride hasta mahpuslar var. 20 yılı aşan sürelerle cezaevlerinde tutulan, bu kararlarla hapsedilmiş insanlar var. Bu insanlara böyle bir hassasiyet gösterilmemesi, aileler yönünden ciddi bir hayal kırıklığı oluşturdu. Umuyoruz ki itirazlar olacaktır. İtirazlarla bu tablo değişir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Bir üst mahkemede kararın değişeceği kanaatindeyim"

28 Şubat mağduru ve 15 Temmuz gazisi Murat Karakoca ise davanın tam anlamıyla istedikleri gibi sonuçlanmadığını belirtti.

1998 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen Karakoca, sonucun Türkiye'de demokrasi ve adalet adına bir zafer olduğunu dile getirdi. Karakoca, "Onca zulüm görmüş insan adına bir zaferdir. Bir üst mahkemede biraz daha olumlu değişeceği kanaatindeyim." ifadelerini kullandı.

- "Karar darbecileri cesaretlendirir"

28 Şubat sürecinde, binbaşı rütbesindeyken Yüksek Askeri Şura kararıyla ordudan atılan Albay Mehmet Yavuz Ay, 103 sanığın yargılandığı davada verilen cezalarına ilişkin, "Bu karar, darbecileri önümüzdeki dönemde daha da cesaretlendirecektir." dedi.

Ay, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin açıkladığı kararın beklentileri karşılamadığını ifade etti. Mehmet Yavuz Ay, "Bu kadar zulüm yapmış, insanların kaderini etkilemiş, hem maddi hem manevi değerleriyle oynamış ve mümkün olmayan yaralar açmış cuntacıların ağırlaştırılmış müebbet almaları gerekiyordu. Bu karar, darbecileri önümüzdeki dönemde daha da cesaretlendirecektir." ifadesini kullandı.

- "Ne şiş yansın ne de kebap cinsinden bir karar"

28 Şubat postmodern darbe sürecinde Astsubay Kıdemli Üstçavuş olarak görevini sürdürürken "irtica" gerekçesiyle ihraç edilen Hazine Müsteşarlığı çalışanı Kerim Sürel, kararın adil olmadığını düşündüğünü belirterek, "Tabiri caizse ne şiş yansın ne de kebap yansın cinsinde bir karar." ifadesini kullandı.

Karar müebbet hapis gibi görünse de aslında bu insanların cezalarını evlerinde çekeceklerini ve herhangi bir zorlamayla karşılaşmayacaklarını ifade eden Sürel, şunları söyledi:

"Her 28 Şubat mağdurunun düşündüğü gibi asıl davanın öbür tarafta, ahirette görüleceğine, asıl cezanın orada verileceğine inanıyoruz. 28 Şubat kararları daha devam etmektedir. Bu insanların 20 yıl önce verdiği cezalardan dolayı hala cezaevinde olan insanlar var. Bunları karşılaştırdığımız zaman verilen cezanın adil bir ceza olmadığını görüyoruz."

- "Bizi tatmin etmedi"

Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Genel Başkan Yardımcısı Arif Çelenk, 28 Şubat sürecinde Yüksek Askeri Şura kararıyla ordudan ihraç edildiğini belirtti.

Milli değerlerine sahip olan insanlar adına Türk yargısının, ilk defa bir askeri cunta faaliyetine "darbe" demesinin Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve Türk milleti açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çelenk, "28 Şubat bir darbe değildir, diyenlerin bu kararın ardından ne durumda olduklarını merak ediyorum." dedi.

28 Şubat sürecinde sadece ordudan tasfiye edilenlerin sayısının 10 bine ulaştığını belirten Çelenk, "Ordudan tasfiye edilen subay, astsubaylar mağduriyetler yaşadı, yuvalar yıkıldı. Bu nedenle intihar edenler oldu ve özellikle bu psikolojik travmaya dayanamayan kadınlarımız oldu. Bu yönüyle bizi tam tatmin etmedi." ifadesini kullandı.

Çelenk, o günün millete tepeden bakan, "Ben ne dersem o olur" zihniyetiyle milleti hiza, istikamete sokan anlı şanlı komutanlarından, "bu bir darbedir" kavramıyla 21 taneciğinin de olsa müebbet hapisle cezalandırılmasının, kendileri için bir teselli olduğunu ifade etti. Çelenk, "Yargı bu şekilde sonuçlandıysa yargının kararına saygı duyuyorum ama milletin vicdanında bu kişiler, sadece 103’ü değil nice 103'leri, belki ismi orada zikredilmeyen gizli kalmış kişiler hiçbir zaman aklanamayacaktır."

- "Belki de hiç cezaevine girmeyecekler"

28 Şubat sürecinde başörtüsüyle okula alınmadığı için üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan Reyhan Yiğit ise davanın sonucundan memnun olduklarını söyledi.

"28 Şubat'ın bir darbe olarak kabul edilmesi bile bizim için sevindirici bir sonuç." diyen Yiğit, suçun cezasız kalmamasının kendilerini mutlu ettiğini dile getirdi.

Müebbet hapis cezası alanların çoğunun ileri yaşta olduğunu ifade eden Yiğit, "Belki de hiç cezaevine girmeyecekler. Cezaevine girmeleri de aslında bizim için önemli değil. Bizim için 28 Şubat'ın darbe olarak kabul edilmesi ve suçluların yargılanması bile büyük bir aşama." dedi.

Yiğit, 28 Şubat sürecinde yaşadığı mağduriyetin hala devam ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bizim bazı taleplerimiz var, isteklerimiz var çünkü bizler mezun olduk ama yıllar sonra mezun olduk. Bazı arkadaşlarımız daha yeni mezun oldular. Halen istihdam edilemedik. Arkadaşlarım emekliliklerini hesaplarken biz hala öğretmen olarak atanmak için mücadele ediyoruz. Mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler