Mahrem imamlar, askerlerin zaaflarını öğrenmek istemiş

Bolu'da, FETÖ'nün "askeri mahrem imam" yapılanması içinde olduğu iddiası ile haklarında dava açılan 6 kişinin yargılanmasına başlandı - Tanık İ.Ö.Ö: "Tarık kod adlı Hasan Salbaş, benden askeri birlikte beraber çalıştığım diğer arkadaşlarım hakkında bilgi istedi. Arkadaşlarımın hangi konuda zaafları olduğunu, alkol alıp almadıklarını ve namaz kılıp kılmadıklarını öğrenmek istedi" - Tanık M.E.G: "Tarık isimli şahıs benden birlikte çalıştığım askeri personel hakkında bilgi isterdi. Elindeki listede isimleri yazılı şahısların ne görev yaptıkları, nereye gittikleri, aile yapılarının nasıl olduğu, kız arkadaşları olup olmadığı ve alkol kullanımı konusunda bilgi paylaşımı isterdi" - Tanık E.Y: "Tarık, en yakın arkadaşlarımız dahi olsa, cemaat istemediği takdirde görüşmemizi sürdürüp sürdürmeyeceğimizi sorardı. Yine, en yakın arkadaşlarımıza sicil verecek olsak cemaatin istekleri doğrultusunda sicil verip veremeyeceğimizi sorardı"

Bolu'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "askeri mahrem imam" yapılanması içinde olduğu iddiasıyla haklarında "terör örgütü yöneticiliği" suçlaması ile dava açılan 1'i firari 6 kişinin yargılanmasına başlandı.

Bolu Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar, Oğuz Demirer, Fatih Özdemir, Murat Mansur, Recep Batur, Hasan Salbaş ve avukatları ile yakınları katıldı.

Firari sanık Mehmet Sadi Karayel'in yer almadığı duruşmada kimlik tespitinin yapılmasının ardından her sanık için ayrı ayrı hazırlanan iddianamelerin özetleri okunurken sanıklardan Recep Batur hakkında hazırlanan iddianame, mahkemeye ulaşmadığı için okunamadı.

Duruşma, sanıkların haklarındaki iddianamelere karşı savunma yapması ile devam etti.

Tutuklu sanık Oğuz Demirer, iddianameye karşı daha önce geniş bir ifade verdiğini söyleyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtti.

Kendisi ile birlikte yargılanan Murat Mansur ve Mehmet Sadi Karayel ile haklarında aynı suçlama ile farklı davalar açılan Nafiz Uysal, Fahrettin Talay ve İlhan Silahdar isimli şahıslar ile birlikte 20 kişi hakkında beyanda bulunduğunu ifade eden Demirer, daha önceki ifadesinde adı geçen şahıslar hakkındaki beyanlarını tekrarladığını söyledi.

Murat Mansur'un "Rıfat" Mehmet Sadi Karayel'in ise "Barış" kod adlarını kullandığını anlatan Demirer, "Bunların askeri şahıslardan sorumlu mahrem imam olduğuna yönelik beyanlarım doğrudur. 'Serhat' kod isimli müdür konumundaki şahsın talimatı ile askeri personelle ilgilenmesi için için bir kısım askeri Murat'a yönlendirdiğim doğrudur. 'Serhat' kod adli kişi Kocaeli büyük bölgesinde bulunan müdür konumunda biridir. Bu mahrem yapıdan sorumludur. Gerçek adının daha sonradan Mehmet Öztoprak olduğunu öğrendim ancak örgüt içindeki pozisyonunun ne olduğunu bilmiyorum." diye konuştu.

Tutuklu sanık Murat Mansur da etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini ifade ederek, 20 aydır tutuklu olduğunu ve artık her şeyin farkına varmaya başladığını belirtti.

Karabük'te yaşayan Mümtaz isimli şahsın yönlendirmesi ile Bolu’da bir grupla görevlendirildiğini dile getiren Mansur, "Mümtaz ben Bolu'ya gelirken bana 'Rıfat' kod adını kullanmamı söylemişti. Ana Fen Dershanesinde göreve başladım. Oğuz Demirer bana askerlerle iletişim kurmamı söyledi. 2013 yılında Bolu 2. Komando Tugayında görevli subay rütbeli 3 kişiden sorumlu oldum. Daha sonraları 2 kişi de evime gidip geldiler. Son olarak İ.A. isimli şahıs bir dönem gidip geldi." dedi.

Mansur, örgüt yöneticiliği suçlamasını kabul etmediğini söyleyerek, Oğuz Demirer ve diğer şahıslar hakkındaki teşhis tutanağı içeriğini kabul ettiğini beyan etti.

Sanıklardan Fatih Özdemir ve Hasan Salbaş haklarında hazırlanan iddianamelerin kendilerine ulaşmadığı için savunma yapmak istemezken, Recep Batur'da hakkındaki iddianamenin mahkemeye ulaşmadığı için savunma yapamadı.

Sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından tanıklar dinlenmeye başlandı.

- Silah arkadaşlarının zaaflarını öğrenmelerini istemiş

Duruşmaya SEGBİS ile katılan tanık İ.Ö.Ö. Hasan Salbaş hakkında beyanda bulundu.

Bolu 2. Komando Tugay Komutanlığında görev yaptığı dönemde E.Y. isimli bir arkadaşının kendisini Borazanlar Mahallesi'nde bulunan bir eve götürdüğünü anlatan İ.Ö.Ö, "Burada Tarık isimli bir şahısla tanıştırdı. Bu şahsın cemaate mensup olduğunu biliyordum. Birkaç kez birlikte onun evine gittik. Daha sonra benim numaramı alarak benimle iletişime geçti. Başta normal konularda sohbet yapıyorduk. Daha sonra kurban ve farklı konular adı altında benden para istedi." ifadesini kullandı.

İ.Ö.Ö. Tarık isimli şahsın zaman içinde kendisinden görev yaptığı askeri birlik ve askerler hakkında özel bilgiler istemeye başladığını da sözlerine ekleyerek, şöyle devam etti:

"Tarık kod adlı Hasan Salbaş, benden askeri birlikte beraber çalıştığım diğer arkadaşlarım hakkında bilgi istedi. Arkadaşlarımın hangi konuda zaafları olduğunu, karı-kız işleri olup olmadığını, alkol alıp almadıklarını ve namaz kılıp kılmadıklarını öğrenmek istedi. Yine askerli birlik içinde fotoğraflar çekip kendisine vermemi de istedi. Bu konu tuhafıma gitti. Zaten Fetullah Gülen'i övmeye başlamıştı. Onun kitaplarını okumamı tavsiye ediyordu. 17-25 Aralık sonrası devlete tavır takındığı için kendisi ile konuşmayı azalttım. 2016 yılında Diyarbakır'a tayin olunca irtibatımı tamamen kestim. Daha sonra Tarık isimli şahsın Hasan Salbaş olduğunu öğrendim."

Tanık, Tarık'ın evine gittiği dönemlerde sık sık karşılaştığı "Sinan" isimli bir kişinin de kendileri ile ilgilendiğini sözlerine ekleyerek, bu kişinin de Fatih Özdemir olduğunu çok sonradan öğrendiğini belirtti.

Tanık T.A. da SEGBİS aracılığı ile katıldığı duruşmada Hasan Salbaş hakkında beyanda bulundu.

Bolu'ya atandığı dönemde, cemaat ismiyle bildikleri yapının talimatıyla toplandıklarını belirten T.A. "Toplantı istediğine yönelik arkadaşlarımın beyanı üzerine 2 arkadaşımla birlikte bir eve gittik. Burada bizi, 'Tarık' diye bildiğimiz Hasan Salbaş karşıladı. Zaman zaman bu şahıs beni sabit hattan arayarak sohbete çağırırdı. Ben çoğu zaman bahane üreterek gitmezdim. Ancak mesai arkadaşlarım ile bağlantı kurarak davet de ederdi. 17-25 Aralık sürecinden sonra 1-2 kez sohbete gittim. Sohbetlerde daha çok genel konulardan bahsedildi. Himmet istenmedi, Fetullah Gülen kitapları okunmadı." diye ifade verdi.

Tanık M.E.G. de SEGBİS aracılığı ile katıldığı duruşmada Hasan Salbaş ve Fatih Özdemir hakkında beyanlarda bulundu.

2012 yılında Bolu’ya atandığını dönemde sabit bir hattan aranarak kendisi ile irtibata geçildiğini ifade eden M.E.G şöyle devam etti:

"Kendini 'Tarık' olarak tanıtan kişi sohbet ve geziler düzenlediklerini söyleyerek beni davet etti. 2013 yılında 4-5 kez bu şahsın evine gittim. Burada genelde dini sohbet yapılırdı. Bir keresinde Fetullah Gülen'i anlatan bir kişi izletilmişti. Tarık isimli şahıs benden birlikte çalıştığım askeri personel hakkında bilgi isterdi. Elindeki listede isimleri yazılı şahısların ne görev yaptıkları, nereye gittikleri, aile yapılarının nasıl olduğu, kız arkadaşları olup olmadığı ve alkol kullanımı konusunda bilgi paylaşımı isterdi. Biz kendisine hiçbir şekilde bilgi vermedik."

M.E.G. davanın sanıklarından Fatih Özdemir'i ise "Sinan" ismiyle tanıdığını ifade ederek, Tarık'ın evinde birkaç kez karşılaştığını sözledi.

E.Y. de SEGBİS aracılığı ile katıldığı duruşmada tanık olarak dinlendi.

Bolu'da askeri personel olarak çalıştıkları dönemde "Tarık" ve "Sinan" isimli şahısların kendilerini sürekli olarak sohbet adı altında bir eve çağırdıklarını kaydeden E.Y. "Sohbetlerde çoğunlukla ikisi de olurdu. Ama bazen tek de gelirlerdi. Burada namaz kılınıp dini konular konuşulurdu. Fetullah Gülen videoları da izletilirdi. Kurban ve himmet adı altımda para istenirdi." dedi.

E.Y. Tarık ve Sinan ismiyle bildikleri şahısların kendilerinden özel bilgiler de istediğini sözlerine ekleyerek, şunları söyledi:

"Tarık ve Sinan zaman zaman bizden birlikte çalıştığımız arkadaşlar hakkında bilgi istedi. Zaafları, hobileri ve alkol alıp almadıkları konusunda bilgi isterlerdi. Tarık, en yakın arkadaşlarımız dahi olsa, cemaat istemediği takdirde görüşmemizi sürdürüp sürdürmeyeceğimizi sorardı. Yine, en yakın arkadaşlarımıza sicil verecek olsak cemaatin istekleri doğrultusunda sicil verip veremeyeceğimizi sorardı. Hatta en yakın arkadaşlarımızın isimlerini isteyerek not alırdı."

Tanıkların dinlenmesinin ardından söz verilen cumhuriyet savcısı, sanık ve tanıkların söylediklerine bir diyecekleri olmadığını ifade ederek, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Sanık avukatları ise müvekkillerinin tahliye edilmesi talebinde bulundu.

Mahkeme heyeti, etkin pişmanlıktan faydalanarak itirafçı olmak isteyen Oğuz Demirer ve Murat Mansur'un adli kontrol şartları ve yurtdışı çıkış yasağı ile tahliyelerine karar vererek, firari durumdaki sanık Mehmet Sadi Karayel hakkında yeniden yakalama emri çıkartılmasına hükmederek, duruşmayı, diğer tanıkların da dinlenmesi için 30 Mayıs tarihine erteledi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler