Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "28 Şubat darbesinde en önemli işleri dönemin apoletli medyası görmüştür"

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "28 Şubat darbesinin hazırlanmasında, gerekçelendirilmesinde, sosyalleştirilmesinde ve toplumsal meşruiyet oluşturulmaya çalışılmasında en önemli işleri ısmarlanmış masabaşı haberleriyle dönemin apoletli medyası görmüştür" dedi.28 Şubat darbesine ilişkin dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir’in de aralarında bulunduğu 103 sanık hakkında açılan davanın 97.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "28 Şubat darbesinin hazırlanmasında, gerekçelendirilmesinde, sosyalleştirilmesinde ve toplumsal meşruiyet oluşturulmaya çalışılmasında en önemli işleri ısmarlanmış masabaşı haberleriyle dönemin apoletli medyası görmüştür" dedi.
28 Şubat darbesine ilişkin dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir’in de aralarında bulunduğu 103 sanık hakkında açılan davanın 97. celsesi başladı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya sanıklar, taraf avukatları ve o dönemde mağdur olan çok sayıda vatandaş katıldı. Ankara Adliyesi önünde toplanan Memur-Sen üyeleri, dava öncesi basın açıklaması yaptı. Grup adına konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, 28 Şubat davasının tarihi bir dava olduğunu ve bu davanın darbe düzeneğine karşı büyük bir imkan olduğunu söyledi.

"28 Şubat darbecilerinin en ağır cezaya çarptırılmaları beklentimizdir”
Darbe düzeneğinin tarumar edilmesi açısından ve bu ülkede bir daha benzer hadiselerin yaşanmaması açısından bu davanın hayati önem taşıdığını vurgulayan Yalçın, "Türkiye’de vesayet sistemini ayakta tutan temel unsur darbe düzeneğidir. Bu nedenle vesayetle mücadelenin olmazsa olmaz bir ayağı da darbecilerle yargı önünde mücadeledir. Hesabı sorulmamış darbelerin diğer darbeler için bir zemin ve teşvik unsuru olduğu gözden kaçırılmamalıdır. 28 Şubat darbe davasını bu bağlamda dava kapsamının bütün eksikliklerine rağmen son derece önemli bir adım olarak görüyoruz. Darbecilerle yargı önünde hesaplaşılan bu tarihi süreçte 28 Şubat darbe davası darbe düzeneğini sonsuza kadar çöpe atmak için tarihi bir fırsattır ve bu fırsat mutlaka iyi değerlendirilmek durumundadır. Davada karar aşamasına gelinmiş olması sevindiricidir. Bu davada milyonlarca insanı mağdur eden, millete ihanet eden, belli odakların hesapları adına bu ülkeyi yağmaya açan 28 Şubat darbecilerinin hak ettikleri en ağır cezaya çarptırılmaları bütün milletin olduğu gibi bizim de bu davadan beklentimizdir” diye konuştu.
Dava iddianamesini hazırlayan savcının FETÖ’cü olduğunu ve iddianameyi Batı Çalışma Grubu ve darbenin askeri kanadıyla sınırlı tuttuğunu ifade eden Yalçın, “Bilinçli olarak sanık kürsüsünden kaçırılan ve 28 Şubat darbesinin sivil ayağını oluşturan bütün kesimler mutlaka ama mutlaka yargılanmalıdır. 28 Şubat darbesinin hazırlanmasında, gerekçelendirilmesinde, sosyalleştirilmesinde ve toplumsal meşruiyet oluşturulmaya çalışılmasında en önemli işleri ısmarlanmış masabaşı haberleriyle dönemin apoletli medyası görmüştür. Yalan haberlerle iltica söylemini gerekçelendirerek enformasyon sağlayan, darbeci medya organları ve bunların patronları doğrudan askerlerden aldıkları talimatlarla iş yapmanın yanında sürekli olarak askeri darbeye teşvik ve tahrik kısmını üstlenmişlerdir. Erol Özkasnak’ın Genelkurmay Basın Yayın Halkla İlişkiler Başkanlığı’na gönderdiği yazıda isimleri geçen medya mensupları ile cuntacılardan ödül alan gazetecilerin cunta ile ilişkileri mutlaka araştırılmalı ve dava konusu edilmelidir" ifadelerini kullandı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler