Muhafız Alayı darbe girişimi davası

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayındaki eylemlere ilişkin 534 kişi hakkında açılan davada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski başyaveri albay Yazıcı savunma yaptı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayındaki eylemlere ilişkin 534 kişinin yargılandığı davada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski başyaveri albay Ali Yazıcı savunma yaptı.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Cezaevi Yerleşkesi'nde yapılan duruşmaya, sanıklar, avukatları ve yakınları ile TBMM, Başbakanlık, TRT ve diğer müşteki kurumların avukatları katıldı.

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayındaki eylemlere ilişkin 534 kişi hakkında açılan davanın bugünkü celsesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski başyaveri albay Yazıcı'nın savunmasının alınmasıyla başladı.

Yazıcı, FETÖ'nün darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve iki polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin Muğla Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada 18 yıl hapse mahkum olduğunu belirtti.

"Genelkurmay çatı davası" olarak bilinen dava kapsamında Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde detaylı savunmasını yaptığını dile getiren Yazıcı, orada verdiği ifadelerin dosyaya eklenmesini talep etti.

Darbe girişiminin yaşandığı tarihten kısa süre önce İstanbul'dan Ankara'ya döndüğünü ardından Tokat Erbaa'daki ailesinin yanına gittiğini, orada 2 gün kaldıktan sonra 14 Temmuz Perşembe günü Ankara'ya tekrar geldiğini ifade eden Yazıcı, aynı gün Cumhurbaşkanlığında görevli yaverlerle toplantı yaptıklarını, Erdoğan'ın havacı yaverini Antalya, denizci yaverini İstanbul, karacı yaverini de Ankara'da görevlendirdiğini söyledi.

Bu toplantının rutin görüşme olduğunu öne süren Yazıcı, iddia edildiği gibi bu görevlendirmelerin darbe girişimiyle alakalı olmadığını savundu. Dönemin muhafız alay komutanı albay Muhsin Kutsi Barış'la muhafız alayında karşılaştıklarını ve öğle yemeği yediklerini anlatan Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Muhsin Kutsi Barış benim devremdir. Ben Muhafız Alayına sık sık giderdim. O gün birlikte yemek yerken bana 'Ne işin var burada? Cumhurbaşkanıyla birlikte değil misin? diye sordu. Ben de Sayın Cumhurbaşkanı'nın nerede olduğunu bilmediğimi söyledim. O da bana 'İnternette haberlerde yazıyor. Cumhurbaşkanı Marmaris'te tatilde' deyince, ben de karacı yaverini aradım, 'Bak bakalım Cumhurbaşkanı nerede?' diye sordum. Daha sonra Kutsi Barış bana bir koruma tatbikatı olacağını söyledi. 'Sizden de personel katılırsa iyi olur 'dedi. Ben de Atahan Tatar ve Selami Darca astsubayı tatbikatta görevlendirebileceklerini söyledim."

Darbe girişimininin yaşandığı gün Muhafız Alayında Barış'la kahvaltıda görüştüğünü kabul eden Yazıcı, o sırada yanlarına Bilal Akyüz, Fırat Alakuş, Tanju Posor ve birkaç kişinin daha geldiğini ancak bu görüşmelerin darbe girişimiyle ilgisi olmadığını savundu.

Ardından Barış'la birlikte Genelkurmay'a gittiklerini anlatan Yazıcı," Saat 16.00 gibi Alay Komutanı 'Ben bir Genelkurmay'a geçiyorum. Sen de gelir misin?' diye sordu. Birlikte Genelkurmay'a gittik. Kutsi Barış benden ayrıldı. Orada kimlerle görüştüğünü bilmiyorum. Ben de orada Orhan Yıkılkan'ın yanına uğrayıp çay içtim. Sonra Kutsi Barış ile birlikte Muhafız Alayı'na döndük." diye konuştu.

- "Ankara'da uçaklar uçuyor, bilginiz var mı?"

Cumhurbaşkanı'nın Antalya'daki programına katılmak üzere Muhafız Alayından sivil plakalı araçla çıkarken eski yarbay Emin Güven'in yanına geldiğini, "Antalya'ya gidiyormuşsunuz komutanım. Orada işim var. Beni de bırakır mısınız?" dediğini ve birlikte yola çıktıklarını ifade eden sanık Yazıcı, Afyonkarahisar'da mola verdiklerini, daha sonra yola devam ettiklerini, kendisini telefonla arayan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga'nın "Albayım, Ankara'da havada uçaklar uçuyor bilginiz var mı?" sorusu üzerine olağan dışı bir şeyler olduğunun farkına vardığını söyledi.

Genel Sekreter ile görüşmesinin ardından eski kara yaveri yarbay Mete Semercioğlu'nu aradığını, Semercioğlu'nun kendisine tatbikat yapıldığını söylediğini iddia eden sanık Yazıcı,"Daha sonra Cumhurbaşkanlığı personelinin olduğu WhatsApp grubuna 'Geniş çaplı bir tatbikat oluyor.' yazdım. Ardından Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan beni WhatsApp grubundan çıkardı." ifadelerini kullandı.

Yazıcı, Antalya'da bulunan Cumhurbaşkanlığı protokol şube müdürünün aradığını ve ertesi gün yapılacak etkinliğin iptal edildiği söylediğini, bunun üzerine de Marmaris'e doğru yolunu değiştirdiğini kaydetti.

İzmir yolundan Marmaris'e doğru döndükten sonra Emin Yarbay'ın "İzmir Çiğli tarafına geçelim komutanım" dediğini ileri süren Yazıcı, daha sonra Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına gittiklerini, harekat komutanının odasında televizyon seyrederken darbe bildirisi okunduğunu gördüğünü, bulunduğu yeri terk etmek istediğini ancak buna izin verilmediğini iddia etti.

Savunmasının ardından Mahkeme Başkanı Murat İlhan'ın sorularını yanıtlayan sanık Yazıcı, FETÖ'cü olmadığını, bulunduğu göreve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bizzat kendisinin seçtiğini söyledi.

Başkan İlhan'ın, "Sanık Levent Türkkan'ın 'Ali Yazıcı da FETÖ'cüdür' ifadesi hakkında ne diyeceksin?" sorusuna Yazıcı, "Türkkan o ifadelerinden döndüğünü Genelkurmay çatı davasında açıkladı. Ben de zaten kabul etmiyorum." diye cevap verdi.

Bir avukatın "Neden Marmaris yerine Çiğli'ye gitmeye karar verdiniz?" sorusunu Yazıcı, "Yol üzerinde başka askeri birlik yoktu. En yakın olan orasıydı." diye yanıtladı.

Sanığın çapraz sorgusunun ardından duruşmaya öğle arası verildi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler