Şırnak'taki FETÖ/PDY'nin darbe girişimine ilişkin dava

Aralarında meslekten ihraç edilen dönemin 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanı tutuksuz sanık tümgeneral Abdullah Baysar'ın da bulunduğu 20'si tutuklu 427 sanığın yargılanmasına Adana'da devam edildi

Şırnak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) darbe girişimiyle ilgili aralarında meslekten ihraç edilen dönemin 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı tümgeneral Abdullah Baysar'ın da yer aldığı 20'si tutuklu 427 sanığın yargılandığı davanın duruşması görüldü.

Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince sanık sayısının fazla olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu 8 sanık ve aralarında Baysar, eski Şırnak Akçay 6. Motorlu Piyade Tugay Komutanı tuğgeneral Mesut Savaş ve eski Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komanda Tugayı 1. tabur komutanı binbaşı Hasan Dazkır ile avukatları katıldı.

Duruşmada hakkında "anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tutuksuz sanıklardan Dazkır'ın savunması alındı.

Eşofmanlı bir şekilde kamelyada otururken kendilerini saat 21.15 'te üçüncü tabur komutanının toplantı için çağırdığını belirten sanık Dazkır, akıllarına bir yere saldırı veya taciz olduğu düşüncesinin geldiğini söyledi.

Tabur komutanlarıyla tugay komutanının odasına gittiklerini ifade eden sanık Hasan Dazkır şöyle devam etti:

"Tugay Komutanı Ali Osman Gürcan odasında bize 'arkadaşlar önemli bir görev var, bu görev kritik bir görevdir' dedi. En son hangi taburların göreve çıktığını sorarak üçüncü ve dördüncü tabur göreve çıkacak dedi. Bütün telefonların toplatılmasını emretti. Ankara'ya gitmekten ve darbeye ilişkin bir söz söylemedi. Bir görev dağılımı yapmadı. Biz 'görev nedir' diye sorunca sinirli bir şekilde 'Cizre'de görev var' dedi. Kısa kollu gömleklerin giyileceğini söyledi. Bende taburumun olduğu bölgeye geçerek bölük komutanlarımı çağırdım.

Bölük komutanlarıma tugay komutanının söylediği gibi 'cep telefonlarını toplayın' dedim. Ben de kendi odamda şahsi hazırlıklarıma başladım. Beni eşim aradı. İstanbul ve Ankara'da sıkıntılı şeyler oluyor dedi. Ben de bilgim yok dedim. Televizyonu ilk açtığımda köprünün kapatıldığını gördüm. Tugay karargahına gelen Yurtta Sulh Konseyinin intikal ve sıkıyönetim emrini gördüm. Ankara'ya görevlendirme emri vardı.

Ben bunun kanunsuz bir emir olduğunu anladım. Bu emirle ilgili asla harekete geçilmeyeceğini yüzbaşı N.A'ya verdim. Ben vatanıma ihanet etmedim. Suçlamaları reddediyorum. Beraatimi talep ediyorum."

Mahkeme heyeti sanıkların esas hakkındaki savunmalarının alınması için duruşmayı yarına erteledi.

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler