"Suriye'de teröristlerle değil bizimle iş birliği yapın"

Büyükelçi Kılıç: - "Esed rejimi PYD/YPG'nin terör sahasını genişletmesine izin vererek farklı etnik grupları yurtlarını terk etmeye zorladı. Bu bölgelerde, tıpkı rejimin DEAŞ ile yaptığına benzer sinik bir birliktelik hali ortaya çıktı. PYD/YPG hiçbir zaman bir muhalefet unsuru olmadı, hep rejimin iş birlikçisiydi" - "Türk Silahlı Kuvvetleri sivillerin korunması konusunda örnek bir hassasiyet göstermiştir. Afrin şehir merkezinin hasarsız olarak kurtarılması PYD/YPG'nin Rakka'da yol açtığı büyük yıkımla tam bir tezat oluşturmaktadır" - "Sahadaki bu sorumsuz taktik oyununa son verilmeli. Artık meseleye stratejik bir perspektiften bakmanın zamanı gelmiştir. ABD, Suriye'deki çatışmanın karmaşıklığıyla uğraşırken bir terör örgütüne değil, on yıllardır ittifak halinde olduğu Türkiye'ye güvenmeli. Bu, bölgenin gelecekteki istikrarı ve güvenliği için gerekli"

WASHİNGTON/ Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Washington yönetiminin Suriye'de terör örgütü PYD/YPG ile değil, Türkiye ile iş birliği yapması gerektiğini belirterek "ABD, Suriye'deki çatışmanın karmaşıklığıyla uğraşırken bir terör örgütüne değil, on yıllardır ittifak halinde olduğu Türkiye'ye güvenmeli." değerlendirmesinde bulundu.

Büyükelçi Kılıç, Washington Post gazetesinde yayımlanan yazısında, gazetenin 6 Nisan'da yayımladığı "Amerika'nın düşmanlarına hediye" başlıklı başyazıda savunulan görüşlere itirazlarını ifade etti.

Yazıda, Türkiye'nin DEAŞ ile savaşta ABD ile iş birliği yapan Kürtlerin öncülüğündeki Suriye güçlerini yok etme konusunda "mantık dışı bir eğilimi" olduğu iddiasına yer verildiğini belirten Kılıç, bunun yanlış bir bakış açısı olduğunu, PYD/YPG'nin her şeyden önce Kürt halkını mağdur eden bir terör örgütü olduğunu ve nasıl DEAŞ Müslümanları temsil etmiyorsa PYD/YPG'nin de Kürtleri temsil etmediğini vurguladı.

Türkiye'nin Suriye'deki çatışmalardan kaçan Arap, Kürt, Türkmen, Süryani ve Ermenilerden oluşan 3,5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yaptığına işaret eden Kılıç, "Esed rejimi PYD/YPG'nin terör sahasını genişletmesine izin vererek tüm bu farklı etnik grupları yurtlarını terk etmeye zorladı. Bu bölgelerde, tıpkı rejimin DEAŞ ile yaptığına benzer sinik bir birliktelik hali ortaya çıktı. PYD/YPG hiçbir zaman bir muhalefet unsuru olmadı, hep rejimin iş birlikçisiydi." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bölgede düzenli orduyla DEAŞ ile mücadele eden tek güç olduğuna ve bu arada Afrin'de bir başka terör örgütüyle mücadele etmek zorunda kaldığına dikkati çeken Kılıç, "Türk Silahlı Kuvvetleri sivillerin korunması konusunda örnek bir hassasiyet göstermiştir. Afrin şehir merkezinin hasarsız olarak kurtarılması PYD/YPG'nin Rakka'da yol açtığı büyük yıkımla tam bir tezat oluşturmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıç görüşlerini şöyle sürdürdü:

"Sahadaki bu sorumsuz taktik oyununa son verilmeli. Artık meseleye stratejik bir perspektiften bakmanın zamanı gelmiştir. ABD, Suriye'deki çatışmanın karmaşıklığıyla uğraşırken bir terör örgütüne değil, on yıllardır ittifak halinde olduğu Türkiye'ye güvenmeli. Bu, bölgenin gelecekteki istikrarı ve güvenliği için gerekli."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler