"Tüp bebekte başarısızlığın bilinen ve bilinmeyen birçok nedeni var"

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Buyru: - "Kadının veya eşinin sigara kullanımı; yumurta ve sperm kalitesini, rahim iç tabakasını olumsuz etkileyerek başarısızlık olasılığını arttırır. Tedaviye karar verildiğinde sigarayı bırakmakta yarar vardır. Kilo problemi olanlarda yüzde 5-10 kilo verme dahi olumlu etki yapabilir. İnsülin direnci olanlarda ilaç desteği yapılabilir" - "Başarı oranları ülkemizde diğer ülkelerle karşılaştırılabilir durumdadır. ABD'de daha yüksek doz ilaç kullanılarak daha çok embriyo elde edilmeye çalışılmaktadır. Avrupa'da genel olarak ülkemize ve ABD'ye göre gebelik oranları daha düşüktür. Bu hem uygulanan tedavi protokollerinden hem de laboratuvar koşullarındaki farklardan kaynaklanabilir. Bu faktörlerden dolayı merkezler arasında da başarı oranlarında farklılıklar olabilmektedir" - "Aslında istirahat dahil, hastanın transfer sonrası başarıdaki payı verilen ilaçları doğru kullanması ile sınırlı. Yapılan araştırmalarda embriyo transferi sonrası kalkıp yürüyenler ile 10 gün boyunca istirahat edenler arasında gebelik olasılığı açısından bir fark olmadığı gösterilmiş. Yani 'Ben istirahat etmedim' veya 'Çalıştım' gibi şeylerle hastanın kendini suçlamaması gerekiyor, bunların başarıda hiç etkisi yok"

İSTANBUL (AA) - HATİCE ŞENSES - Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, kadının veya erkeğin sigara kullanımının tüp bebek tedavisinde başarısızlık olasılığını arttırdığını belirterek, "Tedaviye karar verildiğinde sigarayı bırakmakta yarar vardır. Kilo problemi olanlarda yüzde 5-10 kilo verme dahi olumlu etki yapabilir. İnsülin direnci olanlarda ilaç desteği yapılabilir." dedi.

Buyru, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüp bebek uygulamasının, kısırlığın en başarılı tedavisi olduğunu belirterek, pek çok çiftin bu yöntem sayesinde çocuk sahibi olduğunu aktardı.

Tüp bebek tedavisinde her ne kadar gebelik şansı yüksek olsa da tedaviye başlarken başarısızlık olasılığının da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Buyru, tedavide başarısızlığın bilinen ve bilinmeyen pek çok nedeni olabildiğini kaydetti.

Prof. Dr. Buyru, başarısızlık durumunda başka nedenlerin olabileceğini, hastanın tiroit, şeker gibi hastalıklar bakımından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirerek, "Çevresel faktörler de göz ardı edilmemelidir. Kadının veya eşinin sigara kullanımı yumurta ve sperm kalitesini, rahim iç tabakasını olumsuz etkileyerek başarısızlık olasılığını arttırır. Tedaviye karar verildiğinde sigarayı bırakmakta yarar vardır. Kilo problemi olanlarda yüzde 5-10 kilo verme dahi olumlu etki yapabilir. İnsülin direnci olanlarda ilaç desteği yapılabilir." diye konuştu.

- "Avrupa'da gebelik oranları Türkiye'ye göre düşük"

Gebe kalma şansını etkileyen en önemli iki faktörün, embriyo kalitesi ve rahim içinin durumu olduğunu aktaran Buyru, şu bilgileri verdi:

"Embriyo kalitesi, kadının yaşı, yumurtalık rezervi, spermlerin durumu ve tedavi süreci ile yakından ilgilidir. Gebeliğin yerleşeceği rahim iç tabakası veya endometrium (rahim içi zarı) da embriyo kalitesi kadar önemlidir. Geçirilmiş enfeksiyon ve kürtaj gibi müdahaleler rahim iç tabakasını bozmuş olabilir. Doğuştan rahim şekil bozuklukları, rahim içi bölme gibi problemler gebe kalma şansını azaltır ve ultrasonografi, rahim filmi bunların teşhisinde yardımcı olur. Yine sonradan ortaya çıkan polip, miyom, rahim içi yapışıklıklar da tüp bebek tedavisinden önce düzeltilmesi gereken problemlerdendir. Histeroskopi, rahim içi ile ilgili problemlerin hem teşhis hem de tedavisinde en önemli araçtır."

Prof. Dr. Faruk Buyru, embriyo kalitesi, rahim iç tabaka iyi olduğu halde, transfer sırasında yapılan hataların da işlemin olumsuz sonuçlanmasına neden olabileceğini vurgulayarak, "Bu nedenle embriyoların rahim içine yerleştirilmesi esnasında çok dikkatli olunmalı, işlem ultrasonografi eşliğinde ve dolu mesane ile yapılmalıdır. Başarı oranları ülkemizde diğer ülkelerle karşılaştırılabilir durumdadır. ABD'de daha yüksek doz ilaç kullanılarak daha çok embriyo elde edilmeye çalışılmaktadır. Avrupa'da genel olarak ülkemize ve ABD'ye göre gebelik oranları daha düşüktür. Bu hem uygulanan tedavi protokollerinden hem de laboratuvar koşullarındaki farklardan kaynaklanabilir. Bu faktörlerden dolayı merkezler arasında da başarı oranlarında farklılıklar olabilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Hastanın transfer sonrası başarıdaki payı ilaçları doğru kullanmasıyla sınırlı"

Genel olarak tedaviye başlamak için bir yıl beklemek önerilse de adet düzensizliği olan, yumurtalıkla ilgili ameliyat geçiren veya 35 yaşın üzerindeki kadınların 1 yıl beklemesinin zaman kaybına neden olabileceğine işaret eden Buyru, 40 yaş üzeri kadınlarda başarı oranının azaldığını, gebelik olsa dahi düşük riskinin arttığını kaydetti.

Prof. Dr. Buyru, tedavinin başarısız olması durumunda hastaların, neyi yanlış yaptıklarına dair düşündüklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Aslında istirahat dahil, hastanın transfer sonrası başarıdaki payı verilen ilaçları doğru kullanması ile sınırlı. Yapılan araştırmalarda embriyo transferi sonrası kalkıp yürüyenler ile 10 gün boyunca istirahat edenler arasında gebelik olasılığı açısından bir fark olmadığı gösterilmiş. Yani 'Ben istirahat etmedim' veya 'Çalıştım' gibi şeylerle hastanın kendini suçlamaması gerekiyor. Bunların başarıda hiç etkisi yok. Aslında transfer sonrası verilen pek çok ilaca da gerek yok. Embriyo transferinden sonra kullanılan antibiyotik, kortizon, aspirin ve kan sulandırıcı ilaçların etkinliği kanıtlanmış değil. Yani bunlar kullanılmasa da olur. Transfer sonrası mutlaka kullanılması gereken ilaç ise progesterondur."

Embriyo kalitesi çok iyi olmayan hastalarda, bu durumu düzeltebilmek için bazı şeyler yapılabileceğini anlatan Buyru, bazı hastalarda farklı aylarda yapılan tedavilerde embriyo kalitesinin farklı olduğunu, bazılarında da iyi kalitede embriyo elde etmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Buyru, burada tedavi protokolü başta olmak üzere bazı şeylerin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ederek, "Kullanılan ilaçların dozu da dikkatle değerlendirilmelidir. Yeterli yanıt oluşturacak dozun altında kalınması yeterli sayıda yumurta oluşmasını engelleyebilir. Tedavinin 5. gününde ilaç dozu tekrar gözden geçirilebilir. Sonraki ayda daha iyi sonuç alınacağına inanılıyorsa tedavi iptal edilip daha iyi yanıt alınacak ay beklenebilir." ifadelerini kullandı.

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler