Vefatının 100. yılında Sultan Abdülhamid'i anlamak

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Şu külliye, saray Sultan Abdülhamid'in bir eseri. Düşünebiliyor musunuz? O eserin içinde Abdülhamid'in hal fermanı yazılıyor. Bu eser onun. Bu eserde Mabeyn'de hal fermanı yazılıyor. Böyle bir ihanet olabilir mi? Bu ülkede, bizim tarihimiz içerisinde böyleleri de geldi geçti. Ama biz onları artık tanıyoruz biliyoruz. Artık onları kimse anmıyor. Ama şimdi Sultan Abdülhamid hamdolsun, bu mekanda anılıyor" - "Şayet Sultan Abdülhamid Han'ın başlattığı terakki yani ilerleme faaliyetleri aynı hızla devam etmiş olsaydı, inanın bana bugün Türkiye çok farklı bir yerde olurdu. Maalesef Abdülhamid'e hakaret etmekte pek mahir olanlar, onun eğitim-öğretim, teknik, bilim, sanayi, sanat, kültür, diplomasi gibi alanlardaki reform mirasını sürdürmekte aynı başarıyı gösteremediler. Merhum Abdülhamid Han'ın da şikayetçi olduğu kaht-ı rical sorununu çözdüğümüz gün, ona layık olduğumuz gün olacaktır"

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu külliye, saray Sultan Abdülhamid'in bir eseri. Düşünebiliyor musunuz? O eserin içinde Abdülhamid'in hal fermanı yazılıyor. Bu eser onun. Bu eserde Mabeyn'de hal fermanı yazılıyor. Böyle bir ihanet olabilir mi? Bu ülkede, bizim tarihimiz içerisinde böyleleri de geldi geçti. Ama biz onları artık tanıyoruz biliyoruz. Artık onları kimse anmıyor. Ama şimdi Sultan Abdülhamid hamdolsun, bu mekanda anılıyor." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı ev sahipliğinde Yıldız Sarayı'nda düzenlenen "Vefatının 100. yılında Sultan Abdülhamid'i anlamak" programında konuştu.

Maziden ibret ve gereken dersleri almayı ihmal etmediklerini dile getiren Erdoğan, "Her fırsatta hatırladığımız Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Kökü mazide olan atiyiz.' tespiti bizim en önemli referans kaynağımızdır. Meseleye tarihimizin bir dönemini diğerinin karşısına dikmeden binlerce yılı bir asra sığdırma gafletine düşmeden yaklaşmamız gerekiyor. Ancak artık Osmanlı ile cumhuriyeti birbirlerinin zıttı dönemler olarak görmekten vazgeçmeliyiz ki az önce İlber Hoca son noktayı koyarken gayet güzel koydu. Gerçekten Osmanlı'nın cumhuriyetle barışmasıdır Sultan Abdülhamid." diye konuştu.

- "Payitaht dizisi ihraç edilmeli"

Erdoğan, programın düzenlendiği Yıldız Sarayı'nın önemine işaret ederek, şunları söyledi:

"Bunu da İlber Hocayla bir gün dertleşmiştik. O bana anlatmıştı. Şu külliye saray Sultan Abdülhamid'in bir eseri. Düşünebiliyor musunuz? O eserin içinde Abdülhamidi'n hal fermanı yazılıyor. Bu eser onun. Bu eserde Mabeyn'de hal fermanı yazılıyor. Böyle bir ihanet olabilir mi? Bu ülkede, bizim tarihimiz içerisinde böyleleri de geldi geçti. Ama biz onları artık tanıyoruz biliyoruz. Artık onları kimse anmıyor. Ama şimdi Sultan Abdülhamid hamdolsun, bu mekanda anılıyor. Bundan sonra da Allah'ın izniyle anılmaya devam edecek. Bir de bu sıralar özellikle bu konuda TRT'ye çok çok teşekkür ediyorum. Hakikaten o dizisiyle, şu anda sadece ülkemizde değil Payitaht dizisi artık dünyanın değişik ülkelerinde... TRT Genel Müdürümüz de burada ise hemen bunların dublajlarını da yapmak suretiyle biz, Payitaht'ı Körfez'e Avrupa'ya ve değişik yerlere süratle ihraç etmemiz lazım."

Türkiye Cumhuriyeti'nin diğer önceki devletlerin birbirlerinin devamı olduğu gibi Osmanlı'nın devamı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Elbette sınırlar, yönetim biçimleri, yönetime esas belgeler değişmiştir ama öz aynıdır. Ruh aynıdır. Hatta kurumların pek çoğu aynıdır. Bu bakımdan Sultan Abdülhamid'i de devletimizin son 150 yılına damgasını vuran en önemli en vizyoner en stratejik zihne sahip şahsiyetlerden biri olarak görüyoruz. Sultan'ın ufkunun, hayallerinin ve projelerinin Yıldız Sarayı duvarlarının çok ötesinde olduğunu artık hepimiz gayet iyi biliyoruz. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. İşte buyurun, eser ortada." ifadelerini kullandı.

- "Mirasına tarafsız yaklaşabilenler için ortada gerçekten göz kamaştırıcı bir hazine var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönemin müstekbirlerinin "hasta adam" olarak ilan ettikleri Osmanlı'yı "diri diri gömme" niyetlerine karşı Sultan Abdülhamid'in ince ittifaklarla örülü mücadelesinin takdire şayan olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bunun içindir ki aleyhindeki onca kampanyaya rağmen milletimizin derin hafızasında Sultan Abdülhamid hep ulu hakan olarak tanınmıştır. Türk milleti onu, 'Hasta değiliz, yatağından taşan bir nehre benziyoruz. Yapmamız gereken nehrin dağılmış kollarını tekrar yatağında toplamaktır. Bizi zinde tutacak yegane kuvvet, İslamiyet'tir.' tespitiyle hatırlıyor. Bu millet onu -burası çok önemli, hele hele bu dönemde- 'Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir.' tespitiyle ve restiyle hatırlıyor. İşte Kudüs... Bu ara Kudüs'ü yaşadık. Olay bu kadar açık ve net ortada. Şu anda biz Afrin'de bunun için varız. Öyle sırada bu iş rastgele bir olay değil. Milletimizin gönlünde böylesine müstesna bir makama sahip olan Sultan II. Abdülhamid'e artık yeminli düşmanlarının kalıplarından bakmaktan herkesin vazgeçmesi gerekir. 33 yıllık hükümranlığı boyunca ayağına bastıklarının iftira ve yalanları üzerinden ona bühtan edenlerin devri artık kapanmıştır. Tarihi hakikatleri kabul etmek yerine onu kendi ideolojisine göre yeniden yazma teşebbüsleri artık başarısızlığa uğramıştır. Sultan II. Abdülhamid'e ve mirasına tarafsız, önyargısız ve ahlaklı bir şekilde yaklaşabilenler için ortada gerçekten göz kamaştırıcı bir hazine vardır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem Sultan Abdülhamid'e muhalefet etmiş ancak sonra pişman olmuş birçok şair, yazar ve entelektüelin hissiyatına tercüman olan Rıza Tevfik'in "Tarihler ismini andığı zaman/Sana hak verecek, ey koca Sultan/Bizdik utanmadan iftira atan/Asrın en siyasi padişahına/Padişah hem zalim, hem deli dedik/İhtilale kıyam etmeli dedik/Şeytan ne dediyse, biz 'beli' dedik/Çalıştık fitnenin intibahına" dizelerini aktardı.

Sultan Abdülhamid'in "Birlik ve beraberlik her kuvvete üstündür" sözünün, bugün de rehber olmayı sürdürdüğünü belirten Erdoğan, "Şayet Sultan Abdülhamid Han'ın başlattığı terakki yani ilerleme faaliyetleri aynı hızla devam etmiş olsaydı, inanın bana bugün Türkiye çok farklı bir yerde olurdu. Maalesef Abdülhamid'e hakaret etmekte pek mahir olanlar, onun eğitim-öğretim, teknik, bilim, sanayi, sanat, kültür, diplomasi gibi alanlardaki reform mirasını sürdürmekte aynı başarıyı gösteremediler. Merhum Abdülhamid Han'ın da şikayetçi olduğu kaht-ı rical sorununu çözdüğümüz gün, ona layık olduğumuz gün olacaktır. Bu, her zaman bizim sıkıntımız, bunu aşmamız lazım." diye konuştu.

Erdoğan, Sultan Abdülhamid'in torunlarına etkinliğe katıldıkları için teşekkür ederken, "Onun şahsında, ülkemiz ve milletimiz için çile çekmiş, ömür tüketmiş herkesi, rahmetle, minnetle yad ediyorum." dedi.

- Notlar

Etkinliğe Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Yardımcıları Bekir Bozdağ, Hakan Çavuşoğlu, Recep Akdağ, Fikri Işık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, AB Bakanı Ömer Çelik, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Osmanlı hanedanı üyeleri, bazı rektörler, sanat, siyaset ve kültür dünyasından isimler katıldı.

Cumhurbaşkanlığı tarafından Yıldız Sarayı Silahhane Bölümü'nde açılışı yapılan "Vefatının 100. Yılında Sultan Abdülhamid'i Anlamak" sergisi, 25 Şubat 2018'e kadar 10.00-16.00 saatleri arasında randevulu olarak gezilebilecek. Sergiyi gezmek isteyenlerin planlanan ziyaret tarihinden en az bir gün önce ad-soyad, T.C. kimlik numarası ve iletişim bilgilerini muze@tccb.gov.tr adresine göndererek randevu için başvuruda bulunmaları gerekiyor. Sergi ziyaret talebinin onaylanmasının ardından başvuru sahibiyle irtibata geçilerek randevu günü ve saati kesinleştirilecek. Başvuru sahibinin belirlenen randevu günü ve saatinde Yıldız Sarayı ana giriş kapısında hazır bulunması gerekiyor.

(Bitti)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler