Yargıtay müstehcen buldu

Yargıtay, ''Genç Bir Don Juan'ın Maceraları'' adlı kitap nedeniyle müstehcenlik suçundan yargılanan Sel Yayıncılık sahibi İrfan Sancı ve çevirmen İsmail Yerguz'e verilen beraat kararını bozdu.

Yargıtay müstehcen buldu

Yargıtay oybirliğiyle bozduğu kararda, sanıkların 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması istendi.

Sel Yayıncılık'ın sahibi İrfan Sancı ve çevirmen İsmail Yerguz hakkında, Guillaume Apollinaire'nin ''Genç Bir Don Juan'ın Maceraları'' adlı kitabını yayınladığı ve çevirdiği için ''müstehcenlik" suçundan dava açıldı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada, "kitabın ebedi eser" olduğu ve suçun unsurları oluşmadığından sanıkların beraatına karar verildi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay 14. Ceza Dairesine geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle bozdu. Yargıtay, sanıkların 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması istendi.

Dairenin kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10. maddesinde öngörülen ifade özgürlüğünün, kamu makamlarının bir müdahelesiyle karşılaşmadan kişilerin düşünce ve eserlerinin başkalarına ulaştırılmasını kapsadığı vurgulandı. Ancak bu maddenin ikinci fıkrasının, "özgürlüklerin kullanılması sırasında bir sorumluluk duygusuyla hareket edilmesinin gereğini ve suçun ya da düzensizliğin önlenmesi ile genel sağlık ve ahlakın korunması amacıyla hukukun öngördüğü yasak ve yaptırımlara tabi tutulabileceğini" belirttiği kaydedildi. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "müstehcenlik" suçuna ilişkin hükümlerle, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılmasının yasaklandığı vurgulanan kararda, hayvanlarla ya da doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlar içeren yazılı, görsel ve sesli ürünlerin üretimi, satışa arz edilmesi, nakledilmesi, depolanması ve bulundurulmasının da yaptırıma bağlandığı ifade edildi.

Kararda, davalık kitapta eşcinsel ilişkilerin yanı sıra hayvanlarla cinsel ilişkilerin, cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek şekilde anlatıldığına vurgu yapılırken, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Yargılamaya konu edilen kitapta hiçbir olay örgüsüne yer verilmeden, sadece cinsel dürtüleri harakete geçirmeye yönelik, basit, sıradan ifadelerle ters lezbiyen, doğal olmayan ve hayvanlarla yapılan cinsel ilişkilerin, çocuklar kullanılmak suretiyle bayağı bir dil kullanılarak anlatılması, ifadelerin toplumun ar ve haya duygularını incitici, cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek şekilde, aynı zamanda kişilerin dışkılamaları dahi tiksinti verecek şekilde ifade edilmek suretiyle hiçbir sanatsal ve edebi değer katılmadan kurgulanmıştır.Anneye, teyzeye, kardeşe, aynı cinse, hayvanlara yönelik sapkınlık düzeyine varan ifadeler içeren kitabın Fransızca'dan tercümesi ve yayınlanmasının, demokratik bir toplumda çoğulculuğun, hoşgörünün, açık fikirliliğin gereği olan ifade özgürlüğü kapsamında kalan eylemler olarak kabul edilmesi mümkün değildir."

Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 7 Aralık 1976 tarihli "Hanyside-Birleşik Krallık" kararında, müstehcenlik ve pornografik ifadeler içeren yayın sınırlarının nereye kadar uzanabileceğinin belirlendiği ve bu yayınların, demokratik bir toplumda, genel ahlakın ve sağlığın korunmasına, suçların ve düzensizliğin önlenmesine ilişkin meşru bir amaca yönelik yaptırımlarla kısıtlanabileceğinin öngörüldüğü vurgulandı. AİHM kararında, bu kısıtlamanın AİHS'in10. maddesinde öngörülen ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelmeyeceğinin de açıkça belirtildiği de kaydedildi. Dairenin kararında, "Soruşturma aşamasında iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan 28 Nisan 2009 tarihli ve yargılama aşamasında Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından düzenlenen 11 Ağustos 2010 tarihli raporlarda belirtilen,'yargılamaya konu kitabın hiçbir sanatsal ve edebi değerinin bulunmadığı' biçimindeki değerlendirmelere hangi nedenlerle itibar edilmediği açıklanmadan, 12 Mart 2010 tarihli, genel ve soyut ifadeler kullanılarak hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek, sanıkların eylemlerinin, TCK'nın 226/5. maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca kitabın sanatsal ve edebi değeri olduğu gerekçesiyle beraatlara karar verilmesi kanuna aykırıdır" görüşü paylaşıldı.

AA

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 6 yorum
ne yani eşekle ilişkiye giren bir adam var diye benim Anadolu yiğidim bundan etkilenip eşek mi kovalayacak? sokayım o yobaz beyninize sizin.
CANINIZ MI SIKILYOR BAŞKA YAZACAK BİŞEY Mİ KALMADI.. İNSANOĞLU İYİCE SAÇMALAMAYA BAŞLADI
Yahu adam sapıkça yazmış. Okuyan niye azıyor sapıklaşır onu anlamadım. Hiç mi irade nefis denen şey yok sizde. Bizde yasaklanması lazım orası kesin. Yoksa bunu okuyan bi dolu genç sapıklığa başlar. Çünkü beynini bile başkasına emanet eden bir sürü gençlik varken Nefis filan irade filan hak getire
yahu kardeşim bunlarla uğraşmayı, okumayın bu tarz haberleri de, hadi yanlışlıkla okudunuz kafanızı iki kat çalıştırın, ben onca kitap okurum bu kitabın adını bile duymadım, sanırsınız ki her gün ön raflarda satılan gazeteler kadar tirajı yüksek bir kitap, adamlar hedef saptırıyorlar, böyle olmayacak abuk sabuk şeyleri millete servis ediyorlar ki bilinç altınıza iyi olmayını devlet eliyle engelleme egomanyasını zerk ediyorlar, ileride bununla hiç ilgisi olmayan başka şeylere yasaklar getirdiklerinde yadırgamayın diye! çaktınız mı köfteyi
"Yargılamaya konu edilen kitapta hiçbir olay örgüsüne yer verilmeden, sadece cinsel dürtüleri harakete geçirmeye yönelik, basit, sıradan ifadelerle ters lezbiyen, doğal olmayan ve hayvanlarla yapılan cinsel ilişkilerin, çocuklar kullanılmak suretiyle bayağı bir dil kullanılarak anlatılması, ifadelerin toplumun ar ve haya duygularını incitici, cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek şekilde, aynı zamanda kişilerin dışkılamaları dahi tiksinti verecek şekilde ifade edilmek suretiyle hiçbir sanatsal ve edebi değer katılmadan kurgulanmıştır. Çok güzel ifade edilmiş.
argılamaya konu edilen kitapta hiçbir olay örgüsüne yer verilmeden, sadece cinsel dürtüleri harakete geçirmeye yönelik, basit, sıradan ifadelerle ters lezbiyen, doğal olmayan ve hayvanlarla yapılan cinsel ilişkilerin, çocuklar kullanılmak suretiyle bayağı bir dil kullanılarak anlatılması, ifadelerin toplumun ar ve haya duygularını incitici, cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek şekilde, aynı zamanda kişilerin dışkılamaları dahi tiksinti verecek şekilde ifade edilmek suretiyle hiçbir sanatsal ve edebi değer katılmadan kurgulanmıştır.ANNEYE, TEYZEYE, KARDEŞE, aynı cinse, hayvanlara yönelik..
Diğer Haberler