Son güncelleme: 28 Şubat 2014 15:08

Binali Yıldırım: Başbakan’a kefil olurum

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım, Fox TV’de Gazeteci Fatih Portakal’ın sorularını yanıtladı.

İZMİR, (DHA)- Hükümet’e yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddialarına rağmen vicdanının çok rahat olduğunu söyleyen Yıldırım, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a kefil olduğunu belirtti. Yıldırım, "Bilal Erdoğan’a kefil olur musunuz?" sorusuna "Bilal Erdoğan ile bir iş ilişkim olmadı, arkadaşlığım olmadı, biraraya geldiğim olmadı" dedi.

İzmir’de seçim çalışmalarını sürdüren AK Parti İzmir Büyükşehir belediye Başkan adayı , Fox TV’de yayınlanan 'Türkiye’nin trendleri' programında Fatih Portakal’ın sorularını yanıtladı. Yıldırım, Sabah ve ATV’nin satışı için havuz oluşturulduğu ve bazı işadamlarından komisyon aldığı yönündeki iddiaların yer aldığı ses kayıtları hakkında hukuki mücadele başlatmadığını söyledi. Yıldırım, "Adamlar aralarında konuşur. Ben 11 yıl görev yaptım. Hepsiyle iş yaptım, hepsini tanıyorum. Ses kayıtlarından sonra kimseyi aramadım. Öyle bir hukuki metin yok, bana gelen bir suçlama yok. Hukuki nitelik kazanmış bir metin olmadan ben neden devreye gireyim? Dedikodularla uğraşacak halim mi var?" diye konuştu.

'17 ARALIK MİLLİ İRADEYE MÜDAHALEDİR'

Binali Yıldırım, açıklamalarında 17 Aralık’ın bir rüşvet ve yolsuzluk operasyonu gibi takdim edildiğini, arkasında derin bir organizasyonun olduğunu öne sürerek devlet içinde kayıtdışı bir yapı olduğunu savundu. Yıldırım, 17 Aralık’ın milli iradeye müdahale olduğunu ileri sürerek, şunları söyledi:

"Dur demeseydik amaç bu hükümeti yıkmak, Başbakan Erdoğan’ı fotoğrafın dışına çıkarmaktı. Cemaati bu işe topyekün dahil etmek yanlış olur. Bu insanlar kıt kanaat kazandıklarından buraya yardım ediyorlar. Diyorlar ki 'Bunlar müslümanlık için çalışıyor hayır yapıyor, insanlığa faydalı işler yapıyor.' Çocuklarımız için biz de yardım ettik ama, gördük ki bu milyonlarca iyi niyetli insanın verdiği, gösterdiği bu gayretler yukarda küçük bir grup profesyonel tarafından başka amaçla yönlendiriliyor. İrade Hocaefendi'nin elinde mi? Onu da sormak lazım. İrade, Türkiye’nin son 11 yıllık geçmişine bakın, bölgedeki hakimiyetine bakın ve dış siyasetine bakın diplomasideki değişikliklere bakın. Gelişmiş ülkelerin hiç beğenmedikleri bir duruşu var. Uluslararası bir boyut var. Başbakan Hocaefendiyi davet ediyor 'gel memlekete gel memleketten bunları söyle' diyor. Davetin arkasında bu var. Geldiğinde tutuklanmaz, beraat etti yasal değişiklikten yararlandı. O da bizim dönemimizde oldu."

“YARGIDA DA YANLIŞ VARSA MÜDAHALE EDECEKSİN”

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yıldırım, müdahale edildiği zaman 'Hükümet yargının işine neden karışıyor' denildiğini, edilmediği zaman 'bu hükümet nerede' diye sorgulandığını belirterek şöyle konuştu:

"Hukuk devleti evrensel anlamda sağlıklı işlese, bizim karışmamıza gerek yok. Anayasa Mahkemesi’nin kapatmasında, e- muhtırada müdahale etmeye kalktık, kıyamet koptu. Ana muhalefet lideri, 'yürekli hakimler yok mu' dedi. Yapı aynı, aktörler değişiyor. O gün asker içinde vardı, şimdi yargı içinde ve kolluk içinde var. Siyasetçinin görevi işler yanlış gittiğinde müdahele etmektir. İster yargıda ister bürokraside ister sokakta. Teröre müdahale etmek nasıl görevinse, yargıda da sorun varsa müdahale edeceksin.".

MEDYA HADDİNDEN FAZLA ÖZGÜR

Binali Yıldırım, Başbakan Erdoğan’ın bir televizyon kanalının başındaki kişiye arayarak, yayına müdahale etmesiyle bilinen 'Alo Fatih' telefonu için de şu değerlendirmede bulundu:

"Medya haddinden fazla özgür. Alo Fatih konuşmaları, bunları herkes söyler. Bunu söylüyor da ne oluyor? Sizin yayınlarınızla ilgili bir sıkıntı yaşadınız mı? Sınırları belli olmayan alanlardan biri da medyadır. Kendisi etik değerlerini tam kuramamıştır. Hem de devlet ilişkilerinde sağlıklı değerler oluşmamıştır."

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir