Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Her türlü olumsuzluğa, alçaklığa, riyakarlığa rağmen bölgeyi adım adım teröristlerden askerimiz, milletimiz, hep beraber temizliyoruz. Bunu Bay Kemal'e rağmen temizliyoruz. Ne diyor beyefendi? 'Afrin'e gitmeyin, fazla içerilere gitmeyin.' Senden mi alacağız izni? Bize milletimizin emri var, biz milletimizin talimatını yerine getiriyoruz" - "Ona kalsa 'Esed ile masaya oturun da bu işi konuşun' diyor. 1 milyon vatandaşını öldüren bir katille biz neyi konuşacağız? Siz yeri gelir teröristlerle el ele kol kola dolaşabilirsiniz. Teröristlerle beraber kalkar, Ankara'dan İstanbul'a yürüyebilirsiniz. Adaletsiz bir adalet anlayışıyla yürüyüş yapabilirsiniz ama biz, terör örgütlerinin icazetiyle yola çıkanlarla beraber bugüne kadar yol yürümedik ve bundan sonra da yürümeyeceğiz" - "AK Parti'nin DEAŞ'a destek olduğunu ispat et, ben bu makamda durmam, bu görevden çekilirim. Sen bunu ispat edemediğin zaman çekilir misin? Çekilemez. Hayatı yalan üzerine kurulu bu adamın" - "Bu ara tweetler atıyorlar. Neymiş o, biz 'Türkiye ve Türklük' kavramına karşıymışız. Niye? Türk Tabipleri Birliğinin isminden Türk'ün kaldırılmasını istediğimiz için. Evet istiyoruz. Çünkü Türk Tabipleri Birliği denilen bu kuruluşun Türklükle alakası yok, Türk kavramına da layık olan bir yanı yok" - "Zeytine yemin olsun ki dedik, Allah'ın izniyle bu işi bitireceğiz. Hamdolsun askerlerimiz adeta orada destan yazıyorlar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her türlü olumsuzluğa, alçaklığa, riyakarlığa rağmen bölgeyi adım adım teröristlerden askerimiz, milletimiz, hep beraber temizliyoruz. Bunu Bay Kemal'e rağmen temizliyoruz. Ne diyor beyefendi? 'Afrin'e gitmeyin, fazla içerilere gitmeyin.' Senden mi alacağız izni? Bize milletimizin emri var, biz milletimizin talimatını yerine getiriyoruz." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 45. Muhtarlar Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Irak'ın kuzeyinde sahnelenen oyunu Tahran ve Bağdat yönetimleriyle bozduklarını, bunu takiben Rusya ve İran ile İdlib'de güvenli bölge oluşturulmasına yönelik adımları attıklarını söyledi.

Son olarak tamamen kendi inisiyatifleriyle Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Operasyonu'nun düğmesine bastıklarını ifade eden Erdoğan, "Zeytin Dalı Operasyonu derken bu, sıradan aklımıza gelip de söylenen bir şey değil. Niye? Unutmayın. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de 'Zeytine yemin olsun, tine (incir) yemin olsun ki' buyuruyor. Bu bölge adeta zeytinlerle dayalı, döşeli zengin bölge." diye konuştu.

Erdoğan, hafta sonu Batmanlıların kendisini Gaziantep'den gelen zeytin dallarıyla karşıladığını anımsattı.

- Zeytin Dalı Harekatı

Zeytin dallarıyla kentte adeta kongre değil miting yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, "Zeytine yemin olsun ki dedik, Allah'ın izniyle bu işi bitireceğiz. Hamdolsun askerlerimiz adeta orada destan yazıyorlar. Şu an itibarıyla Genelkurmaydan aldığımız rakam bin 28 terörist etkisiz hale getirildi. Üzerine üzerine gidiyoruz, gideceğiz. Şehitlerimiz kanının yerde bırakmayacağız." ifadelerini kullandı.

Şehitlerin aileleriyle görüştüğünde, ailelerin kendisinden tek istekte bulunduğunu, "Bunların kökünü kazıyın, şehidimin kanını yerde bırakmayın" dediğini ifade eden Erdoğan, ailelere sözlerinin olduğunu, bunu gerçekleştireceklerini belirtti. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Her türlü olumsuzluğa, alçaklığa, riyakarlığa rağmen bölgeyi adım adım teröristlerden askerimiz, milletimiz, hep beraber temizliyoruz. Bunu Bay Kemal'e rağmen temizliyoruz. Ne diyor beyefendi? 'Afrin'e gitmeyin, fazla içerilere gitmeyin.' Senden mi alacağız izni? Bize milletimizin emri var, biz milletimizin talimatını yerine getiriyoruz. Ona kalsa 'Esed ile masaya oturun da bu işi konuşun.' diyor. 1 milyon vatandaşını öldüren bir katille biz neyi konuşacağız? Siz yeri gelir teröristlerle el ele kol kola dolaşabilirsiniz. Teröristlerle beraber kalkar, Ankara'dan İstanbul'a yürüyebilirsiniz. Adaletsiz bir adalet anlayışıyla yürüyüş yapabilirsiniz ama biz, terör örgütlerinin icazetiyle yola çıkanlarla beraber bugüne kadar yol yürümedik ve bundan sonra da yürümeyeceğiz."

- "Hayatı yalan üzerine kurulu bu adamın"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "utanmadan, sıkılmadan" kendilerini DEAŞ ile iş birliği yapmakla suçladığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu ne biçim anlayıştır, yaklaşımdır? Ama bunda yüz yok, haysiyet yok. Bunda onur yok. Ne zaman ben bunu ispata davet ettiysem hiçbir şeyi ispat etmemiştir ve hala da yerinde durmaktadır. Bununla ilgili de söylüyorum. AK Parti'nin DEAŞ'a destek olduğunu ispat et, ben bu makamda durmam, bu görevden çekilirim. Sen bunu ispat edemediğin zaman çekilir misin? Çekilemez. Hayatı yalan üzerine kurulu bu adamın. DHKP-C'liler ile yürüyen birisi. Bunlardan bir şey olur mu ya. Rahat rahat bunları kamufle edebiliyorlar. Rahat rahat bunlarla yol yürüyebiliyorlar. Kalkıyor, kağıt gösteriyor. Senin bu kağıtlarına biz alıştık. Sağolsun, bazı televizyonlar da bizim DEAŞ ile ilgili geçmişte söylediklerimizi açık, net ortaya koyuyorlar."

Erdoğan, DEAŞ ile ilgili Cerablus, Rai ve El Bab'da verdikleri mücadeleyi dünyada hiçbir ülkenin vermediğini aktardı.

"Şu anda DEAŞ'ın tehdidi altında olan, Bay Kemal, sen misin, biz miyiz?" diye soran Erdoğan, "Sana ben bir şey söyledim. Şu PYD, YPG, PKK bunların terör örgütü olduğunu ilan et. Şöyledir, böyledir, yamalı bohça yapma, açık ve net konuş. Bunlar birer terör örgütüdür de. 'El Nusra terör örgütüdür dedin mi?' diyor. Ben bunların hepsini dedim, yine diyorum. 'El Nusra da terör örgütüdür' diyorum. Sen de. PKK, PYD, YPG terör örgütüdür de görelim. DHKP-C terör örgütüdür de göreyim seni. Diyemezsin. Çünkü gücünü onlardan alıyorsun. Onların desteğiyle Hakkari'de miting yapacak kadar zavallısın sen. Bize tarihi konuşturma." dedi.

- "Bu kuruluşun Türklükle alakası yok"

Girilen her mücadelenin, atlatılan her badirenin, yapılan her operasyonun çok önemli tecrübeler kazandırdığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu ara tweetler atıyorlar. Neymiş o, biz 'Türkiye ve Türklük' kavramına karşıymışız. Niye? Türk Tabipleri Birliğinin isminden Türk'ün kaldırılmasını istediğimiz için. Evet istiyoruz. Çünkü Türk Tabipleri Birliği denilen bu kuruluşun Türklükle alakası yok, Türk kavramına da layık olan bir yanı yok. Türkiye Barolar Birliğinin de Türkiye'ye layık olan hiçbir yanı yok. Dolayısıyla bunlar ne hukuku ne de hekimliği kendi saltanatları altına alamazlar. Şimdi çıkarılacak kanunlarla, çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararıyla bu ülkede tüm hukukçular, tüm doktorlar kendi derneklerini, vakıflarını rahatlıkla kurabilecekler ve bunlara da kaynağında para ödemesi diye bir şey yapmayacaklar. Bunların hepsi bitecek. Ondan tutuştular. Şimdi de kalkıp tweetlerle güya yavuz hırsız ev sahibini bastırır ya bunlar da bu şekilde ev sahibini bastırmaya çalışıyorlar. Ne Türk ne de Türkiye kavramını kullanamayacaksınız artık. Onu layık olanlar kullanacak."

Erdoğan, Zeytin Dalı Operasyonu ile pek çok gerçeği farklı boyutlarıyla görme imkanı bulduklarını, bu doğrultuda süratle eksiklikleri tamamlayıp, yenilikler yaparak, ihtiyaçları gidererek yolla devam edeceklerini vurguladı.

Verilen her şehidin, hastaneye kaldırılan her gazinin yürekleri yaktığını ifade eden Erdoğan, ecdadın da bu toprakları kanla yoğurarak, vatan yaptığını söyledi.

Erdoğan, Şair Mehmet Emin Yurdakul'un "Ya gazi ol ya şehit" şiirinden, "Hadi yavrum, ben seni bugün için doğurdum. Hamurunu yiğitlik duygusuyla yoğurdum. Türk evladı odur ki yurdu olan toprağı, ana ırzı bilerek yad ayağı bastırmaz. Bir yabancı bayrağı, ezan sesi duyulan hiçbir yere astırmaz. Git evladım yıllarca ben oğulsuz kalayım. Şu yaralı bağrıma kara taşlar çalayım. Hadi yavrum hadi git, ya gazi ol ya şehit." dizelerini okudu.

(Sürecek)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler