"Güç gösterisi alanı olmamalı Ortadoğu"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Hatay'da (2): - "Güç gösterisi alanı olmamalı Ortadoğu. 'Ben Akdeniz'den bomba atarım'. Öbürü de 'Hazar Denizi'nden bomba atarım'. Nereye? Ortadoğu'ya. Sizin evlatlarınız yaşıyor mu orada? Hayır. Amerikalı mı yaşıyor? Rus yaşıyor mu orada? Hayır. Kim yaşıyor? Arap halkları. Bomba kimin başına gelir? Onların başına. Fatura kime çıkıyor? Fatura bizlere çıkıyor" - "Bir an önce Ortadoğu'ya barışın gelmesi lazım. Savaşa destek vermek asla ve asla doğru değildir" - "Birileri alacak en son modern silahları Ortadoğu'da deneyecek. 'Ben bunu yaptım bu silahla. Bak daha modern silahlarım çıktı. Onları deneyeceğim burada.' Kimin üzerinde deneyeceksiniz, Ortadoğu halklarının üzerinde. Ortadoğu halklarıyla biz kardeşiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Güç gösterisi alanı olmamalı Ortadoğu. 'Ben Akdeniz'den bomba atarım'. Öbürü de 'Hazar Denizi'nden bomba atarım'. Nereye? Ortadoğu'ya. Sizin evlatlarınız yaşıyor mu orada? Hayır. Amerikalı mı yaşıyor? Rus yaşıyor mu orada? Hayır. Kim yaşıyor? Arap halkları. Bomba kimin başına gelir? Onların başına. Fatura kime çıkıyor? Fatura bizlere çıkıyor." dedi.

Kılıçdaroğlu, merkez Antakya ilçesindeki bir otelde kentteki iş adamlarıyla gerçekleştirdiği toplantı sonrasında yaptığı konuşmada, barış ve huzur kadar değerli bir şeyin olmadığını söyledi.

ABD ve müttefiklerinin Esed rejimine yönelik saldırısına ilişkin değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, bölgede barış ve huzurun sağlanması gerektiğini ifade etti.

Suriye'deki sorunun çözülebileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Sorun çözülmez değil, sorun çözülebilir. Egemen güçlerin bölgeden ellerini çekmesi lazım. Dün akşam konuşuyorduk petrol var, doğalgaz var. Petrol ve doğalgaz buradaki halkların belası oldu. Egemen güçler, petrolü ve doğal gazı kontrol etmek için her türlü ama her türlü çatışmaya ortam hazırlıyorlar. Artık 21. yüzyıldayız arkadaşlar, insanların uyunması lazım. Sorunu analiz etmesi lazım. Neden burada bu sorun oluyor, hangi gerekçeyle oluyor bu sorunlar? Ve biz bu sorunları nasıl aşabiliriz. Kinle, öfkeyle sorun aşılmaz. Dış politika ülkelerin çıkarları üzerinde inşa edilir, biz bu gerçeği de biliyoruz ama karşılıklı çıkarları dengelemek mümkündür."

Suriye'deki savaş nedeniyle Hatay'ın, Kilis'in, Gaziantep'in ve İstanbul'un da zarar gördüğüne dikkati çeken Kılıçdaroğlu, daha önceleri Hatay'da hafta sonları otelde yer olmadığını, tüm lokantaların tıklım tıklım dolu olduğunu anlattı.

- "Esad'ın demokrat olup olmadığına Suriye halkı karar verir"

"Bir gece kalktık ve birdenbire Suriye'yi düşman ilan ettik." diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Ya niye düşman ilan ettik. Hangi gerekçeyle ilan ettik. Efendim 'Esad demokrat değilmiş', ya Esad'ın demokrat olup olmadığına Suriye halkı karar verir. Esad mı kalır, başka birisi mi gider ona karar verecek olan biz değiliz, Suriye halkı. Otururlar kararlarını verirler. Demokrasi mi gelir, ha siz demokrasinin bütün ülkelere gelmesini öğütleyebilirsiniz, 'Demokrasi kadar değerli bir şey yoktur' diyebilirsiniz, bunu anlatabilirsiniz. Ama kültürel ilişkilerimizin olduğu, akrabalığımızın olduğu, ortak tarihimizin olduğu, ortak inançları paylaştığımız bir coğrafyada kavga hiç kimseye yarar getirmez, herkese zarar getirir. Egemen güçler de bundan faydalanırlar."

Ortadoğu'da petrol ve doğalgaz kavgasının verildiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, ölenlerin ise garibanlar olduğunu söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bu konuda çok dikkatli bir üslup takınması ve politika izlemesi gerektiğini ancak bunu yapamadığını öne sürdü.

"Bizim gösterdiğimiz duyarlılığı keşke hükümet edenler de gösterseydi." ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, "Barış ve huzurdan yana bir tavır takınsalardı. Emin olun çok daha farklı bir tablo ortaya çıkabilirdi." dedi.

Kılıçdaroğlu, devletin "Ben her şeyi bilirim ve her şeye tek başıma karar veririm" diyerek yönetilemeyeceğini belirterek, devletin liyakatle, akılla ve danışmayla yönetilmesi gerektiğini söyledi.

- "Güç gösterisi alanı olmamalı Ortadoğu"

Kılıçdaroğlu, savaştan yana olmadıklarını, Ortadoğu'da yaşananları büyük bir kaygıyla takip ettiklerini ve bir an önce bu savaşın bitmesini istediklerini dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Güç gösterisi alanı olmamalı Ortadoğu. 'Ben Akdeniz'den bomba atarım'. Öbürü de 'Hazar Denizi'nden bomba atarım'. Nereye? Ortadoğu'ya. Sizin evlatlarınız yaşıyor mu orada? Hayır. Amerikalı mı yaşıyor? Rus yaşıyor mu orada? Hayır. Kim yaşıyor? Arap halkları. Bomba kimin başına gelir? Onların başına. Fatura kime çıkıyor? Fatura bizlere çıkıyor. Bir an önce Ortadoğu'ya barışın gelmesi lazım.

Savaşa destek vermek asla ve asla doğru değildir. Kim söylemiş? Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bütün hayatı savaş meydanlarında geçmiş. Ama zorunlu olmadıkça bir cinayettir diyor. Mecbur kalınmadıkça bir cinayettir savaş. Sonuçta savaşın öznesi nedir, düşman bellediğiniz bir insanı gidip yok edeceksiniz. Savaş öldürmek demektir. Yaşatmak mı değerlidir, öldürmek mi değerlidir. Bu milletin vicdanına böyle sesleniyorum.

Birileri alacak en son modern silahları Ortadoğu'da deneyecek. 'Ben bunu yaptım bu silahla. Bak daha modern silahlarım çıktı. Onları deneyeceğim burada.' Kimin üzerinde deneyeceksiniz, Ortadoğu halklarının üzerinde. Ortadoğu halklarıyla biz kardeşiz. Arap'ıyla, Kürt'üyle, Ezidisi'yle akrabayız artık. Ortak kültürümüz var. Nasıl oradaki kardeşlerimizin ölmesini veya öldürülmesini isteyebiliriz. Biz barıştan yanayız, huzurdan yanayız. Hatay'da nasıl barış varsa Ortadoğu'da da aynı barışı istiyoruz. Hatay'da nasıl kardeşlik varsa Ortadoğu'da da aynı kardeşlik olsun istiyoruz."

- "Biz devletle hükümeti karıştırdık"

Türkiye'nin kendi sorunlarını çözebilecek kapasiteye sahip bir ülke olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tercihlerimizi doğru kullanmak zorundayız. Oturacağız, düşüneceğiz. Sandığa ön yargıyla gidilmez. Futbol takımı tutulur gibi partiler tutulmaz. Demokrasilerde yoktur böyle bir şey. Efendim ben doğuştan Fenerbahçeliyim. Olabilir. Ölünceye kadar Fenerbahçeli ama bir partili doğuştan aynı partili, ölünceye kadar aynı parti... Peki aynı parti felakete sürüklerse yine aynı parti mi diyeceğiz. Demokrasilerde siyasi partiler devlet değildir. Devlet ile hükümet arasında fark vardır. Devlet bakidir, hükümetler geçicidir. Hükümetler devleti yönetmek üzere 5 yıllık halkın oyu ile gelir, 5 yıldır görev süresi. Eğer bir hükümet 'Ben devletim' diyorsa bilin ki orada artık demokrasi bitmiştir. Biz devletle hükümeti karıştırdık."

Kemal Kılıçdaroğlu, iş dünyasının, çiftçilerin, ihracatçının, üreticinin, sanayicinin, bilim insanlarının rahatsızlıklarını bildiklerini ve çözümünün de mümkün olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin 5 temel sorunu olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, "5 temel sorunumuz var. Her yerde söyledim. Eğitim, dış politika, ekonomi, toplumsal barış, demokrasi." diye konuştu.

Hükümetin Avrupa Birliği politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Efendim 'Avrupa Birliği fasıl açsın biz düzenleme yapalım.' Ya niye dayatma istiyorsun kardeşim. Başbakanlara söyledim. Dayatmayı niye istiyoruz biz. İlla 'Fasıl aç ben düzelteceğim.' Yani 'Bana talimat ver ben düzelteceğim.' Ya bende akıl yok mu oturalım hepsini biz yapalım. Hepsini biz geçirelim. Ve dönüp diyelim ki 'Ne faslı kardeşim sizin istediğiniz birinci sınıf demokrasinin bütün gereklerini yerine getirdik ne faslı.' Benim ülkenin insanı yani bu güzel ülkenin insanları üçüncü sınıf demokrasiye mi geldi. Avrupalı dayatacak şunu yap et biz de onu yapacağız. Niye bizi Avrupa Birliği'ne alsın diye benim aklım yok mu? Ben tamamını yaparım dönerim Avrupa Birliği'ne 'Kardeşim ben taahhüt edilenlerin hepsini yaptım.' Parlamentoda 4 parti var şu an. 4 partinin de milletvekilleri Avrupa Birliği'nde uyum sürecinde gelen bütün yasaları oy birliği ile geçirdik. Engel hükümettendi."

Türkiye'nin sorunlarının çözülmez olmadığının altını çizen Kılıçdaroğlu, "İş dünyasının önünü açarsak, ihracatçımızın önünü açarsak emin olun bizim iş adamlarımız çok büyük başarılara imza atarlar. Üniversitelerde bilginin üretilmesi lazım. En büyük zaaf noktalarımızdan birisidir. Üniversiteler bilgi üretemezse katma değeri yüksek ürün üretemezseniz, isterseniz 50 tır dolusu makine halısı ihraç edin. Dünya hızla değişiyor. Eğer bu hızı kaybedersek, bu hızın gerisinde kalırsak, bilimin, teknolojinin gerisinde kalırsak başkalarının ürettiği malları kullanmak zorunda kalırız ve Türkiye bu treni kaçırmamalı." diye konuştu.

(Bitti)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler