TBMM Genel Kurulu

Mili Savunma Bakanı Canikli: -"(Zeytin Dalı Harekatı) Bir zayiat varsa onlar sivil gibi görünen, görünmek isteyen ama etek giymiş teröristlerdir" -"Özellikle sivil kıyafeti içine girerek uluslararası kamuoyunda Türkiye'ye yönelik bir algı oluşturmaya çalışıyorlar"

Mili Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Zeytin Dalı Harekatı'nda sivil kayıpların olduğu yönündeki iddialara ilişkin, "Bir zayiat varsa onlar sivil gibi görünen, görünmek isteyen ama etek giymiş teröristlerdir. Karıştırmamak lazım, onlar sivil değil, onlar terörist. Özellikle sivil kıyafeti içine girerek uluslararası kamuoyunda Türkiye'ye yönelik bir algı oluşturmaya çalışıyorlar." dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Yaşar Tüzün başkanlığında toplandı.

Gündem dışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, "adalet nöbeti" katılımcılarından Avukat Kemal Aytaç'ın gözaltına alınmak istendiğini, ancak evde olmadığı için alınamadığını daha sonra ifadeye çağrıldığını belirterek, "Ülkede adaletin aslında nesli tükendi ve adalet tükendiği için, sahip çıkılması için nöbet tutulacak bir hale gelmiş durumda." ifadesini kullandı.

AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, "Şehit İskilipli Mehmed Atıf Hocanın İdam Edilişinin 92. Yılı" konusundaki konuşmasında, sadece Atıf Hocaya değil, mazlum konumunda kim idam edildiyse hepsine iadeyi itibar yapılmasını istedi.

HDP Mardin Milletvekili Ali Atalan, "Afrin'de Yaşayan Ezidiler"e ilişkin konuşmasında, Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) Suriye'nin Afrin bölgesinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'na karşı yapılan gösterileri anımsatarak, "Savaşa dur demek için kitlesel barışı haykıran insanları buradan selamlıyorum." dedi.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, bir terörist yapılanmaya selam gönderilmesini şiddetle kınadığını belirtti.

PYD'nin PKK'nın uzantısı olduğuna dikkati çeken Bostancı, şunları kaydetti:

"PYD kirli bir örgüttür. Vahşetin ve kanın adresidir. Barışı istemek Suriye'nin birliğini talep etmekten geçer. Suriye'nin birliği içerisinde Kürtler, Türkmenler, Araplar özgür bir şekilde var olmalı. Barış böyle bir esas üzerine kurulabilir. Türkiye'nin yapmış olduğu operasyon Suriye'nin birliğini esas alan barışçıl bir operasyondur, kirli terör örgütüne karşıdır."

-Canikli'nin açıklaması

Daha sonra hükümet adına söz alan Mili Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Zeytin Dalı Harekatı'nda sivillerin öldürüldüğüne yönelik bütün iddiaların yalan ve manipüle edilmiş belli algı oluşturmaya yönelik haberler olduğunu belirtti.

TSK'nin sivillerin zarar görmemesi için gösterdiği hassasiyetin takdire şayan olduğunu vurgulayan Canikli, hiçbir ülkenin ordusunun bu kadar titiz bir operasyon gerçekleştirmediğini ifade etti.

Koalisyon güçlerinin Suriye'de bugüne kadar yaptığı operasyonlarda, 911 sivilin öldüğüne ilişkin açıklama bulunduğunu anımsatan Canikli, aslında sayının daha fazla olduğunu bildirdi.

Sivil kayıplar olmaması için çok titiz davranıldığını, masum insanların zarar görmemesi için her türlü önlemin alındığını vurgulayan Canikli, şöyle devam etti:

"Sivil kaybı şu olabilir; etek giyen teröristler var. Bu doğru gerçekten. Burada da aynısını yapıyorlar. Yani sivil olarak etek giyen teröristleri kastediyorlar çok büyük bir ihtimalle. Bir zayiat varsa onlar sivil gibi görünen, görünmek isteyen ama etek giymiş teröristlerdir. Karıştırmamak lazım. Onlar sivil değil, onlar terörist. Özellikle sivil kıyafeti içine girerek uluslararası kamuoyunda Türkiye'ye yönelik bir algı oluşturmaya çalışıyorlar, hepsi bu. Orada esas katliamı yapan, zorla insanları, çocukları sözde askere almaya çalışan ve karşı çıktıklarında katleden, terör örgütü. Konuşulması gerekiyorsa, eleştirilmesi gerekiyorsa bunun eleştirilmesi gerekiyor. Katliam varsa katliam bu. Terör örgütü bütün halkı, oradaki on binlerce insanı canlı kalkan yapıyor. "

Canikli, çocuklarının terörist örgütün içerisine alınmasına karşı çıkan insanların, meskun mahallerden çıkmasına izin verilmediğini kaydetti.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, BM'nin yaptığı açıklamaya göre, bölgede sivillerin öldüğünü iddia ederek, insanların gerçeklere ulaşmasının istenmediğini söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Afrin'de Türkiye'yi tehdit eden, Suriye'yi bölmeye çalışan bir terör yapılanması bulunduğuna işaret ederek, "Buraya müdahale edilmesin, buraya dokunulmasın." demenin barışı değil, terörü savunma anlamı taşıdığına dikkati çekti.

Harekatın amacının PYD/PKK olduğunu vurgulayan Usta, "Irak'ta 2 milyon, 3 milyon sivil ölürken, Suriyeli 10 milyon göçmen ölüme terk edilirken kılını kıpırdatmayan, ülkesine bir insan almayanların şimdi orada sivil olup olmadığı belli olmayan 10 kişi öldü diye dünyayı ayağa kaldırmaları iki yüzlülüktür. Kimse de bu ikiyüzlülükten kendisine bir şeyler çıkarmaya çalışmasın." dedi.

TBMM Başkanvekili Tüzün, daha sonra partilerin grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.

MHP Grup Başkanvekili Usta, Milli Eğitim Bakanlığının rehberlik sertifika kursu açmasının yanlış olduğunu savunarak, bu karardan dönülmesini istedi.

HDP Grup Başkanvekili Kerestecioğlu, HDP'nin kongresinin yaklaştığını belirterek, bu süreçte göz altılarla karşı karşıya kaldıklarını, bunun tesadüf olmadığını söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu'nun oğlunun hayatını kaybettiğini hatırlatarak, başsağlığı diledi.

Milletvekillerinin yargılanmadan cezaevinde tutulmasına karşı CHP'nin kesin bir duruş sergilediğini belirten Özkoç, millet iradesine saygı duyulması gerektiğini ifade etti.

Sinop'a nükleer güç santrali yapılmak istenmesini eleştiren Özkoç, buna izin vermeyeceklerini ve Sinop halkının yanında yer alacaklarını aktardı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, Orhan Miroğlu'na başsağlığı dileyerek, tüm siyasi parti gruplarına taziyeleri için teşekkür etti.

Barış talebinin onurlu bir talep olduğunu, aynı zamanda kirli işlerin örtüsü olarak da kullanıldığını vurgulayan Bostancı, barış taleplerinden birincisinin, kim ne yaparsa yapsın meşru müdafaa kapsamında bile olsa şiddete başvurma tarzında, ikincisinin ise kirli ilişkiler ve siyasetlerin örtüsü olarak kullanılan barış talebi olduğunu söyledi.

Bu türde, kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için her türlü zulmü ve talanı yapanların, üzerlerine gidilince barışı örtü olarak kullandığına dikkati çeken Bostancı, emperyal güçlerin lejyonu olan bir yapılanma adına dile getirilen barış taleplerinin barışla alakası olmadığını vurguladı.

Bostancı, "Bu barış talebi PYD'nin kirli siyasetini onaylayan, onların bütün bölgeyi kara ve ateşe gark edecek stratejilerine evet diyen kirli bir örtüdür." ifadesini kullandı.

Bostancı, üçüncü tür barış talebinin ise bir coğrafyada kim olursa olsun onların esenlik içerisinde yaşamasını temin edecek siyasal şartları gerçekleştirme adına girişilen barış hareketi olduğunu belirterek, Türkiye'nin Afrin Harekatı'nın bu kapsamda yapıldığını kaydetti.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler