Dikkat! Böbrek taşınız varsa ve kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız...

Uzmanlar uyarıyor, kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda böbrek taşı tedavisi ciddi riskler taşıyor. Peki zorunlu olarak kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar böbrek taşı tedavisinde ne yapmalı, hangi doktorlara başvurmalıdır? İşte kan sulandırıcı ilaç kullananlar için böbrek taşı tedavisi ile ilgili merak edilen tüm detaylar...

Dikkat! Böbrek taşınız varsa ve kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız...

Günümüzde artan obezite ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi sonucunda kalp ve damar hastalıkları da artmış durumdadır. Damar tıkanıklığı olan ya da damar tıkanıklığı sonucu anjio yapılıp stent takılan veya ameliyat geçiren hastalar mutlaka kan sulandırıcı olarak adlandırdığımız bir veya birkaç ilacı ömür boyu kullanmak zorunda kalmaktadır. Üroloji Uzmanı Kadir Tepeler, kan sulandırıcalar hakkında merak edilenleri anlattı.

Kan sulandırıcı kullanan hastaların herhangi bir ameliyat olması gerektiği zaman mutlaka önceden detaylı ve titiz bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Biz cerrahlar olarak bu hastaların cerrahi tedavisindeki endişemiz ilacın etkisiyle normalde olması beklenen pıhtılaşmanın olmayıp ciddi kanamalar oluşmasıdır. İlacın kesildiği durumda ise tam tersi pıhtı oluşumu ile damar veya stent tıkanması ve hastanın yaşamını tehdit eden durumların oluşması istemediğimiz bir durumdur. İlaç kullanımının kesilmesi de belirli riskler taşır. Bu riskler göz önünde bulundurulduğunda kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda kanama riski en düşük olan cerrahi yöntemler tercih edilir.

Böbrek taşı olan hastaların tedavisinde günümüzde 3 temel tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Birincisi ses dalgaları ile taşların kırılması olarak adlandırılan SWL (Shockwave lithotripsy) yönteminde hastaya genellikle anestezi uygulanmaz. Ciltten uygulanan şok ses dalgaları vücut katmanlarını geçerek böbrek içindeki taşa ulaşır ve taşı parçalar. Zararsız bir yöntem gibi algılansa da özellikle kan sulandırıcı alan hastalarda bu yöntem ciddi kanama riskleri taşır ve uygulanması sakıncalıdır.

Diğer cerrahi tedavi yöntemi olan ciltten böbrek içine doğru uzanan bir tüp yerleştirip bu tüp içinden böbrek içindeki taşların parçalanıp çıkarılması işlemi Perkütan nefrolitotomi olarak adlandırılır. Bu yöntem de çok iyi kanlanan böbrek dokusu bir iğne ile geçilip balon ve veya özel aletlerle genişletildiği için kanama riski yüksektir.

Kan sulandırıcı kullanan hastalar için en ideal yöntem idrar yolundan girilerek taşın lazerle parçalandığı yöntem olan fleksibl üreterorenoskopidir. Bu yöntemle ciltte herhangi bir kesi yapılmayıp tamamen doğal yollardan endoskoplar ile böbreğe kadar çıkılır ve taş lazerle tamamen toz haline gelinceye kadar parçalanır. Büyük taşlar için birkaç seans gereksinimi duyulması bu tekniğin en büyük dezavantajı olmasına rağmen, ciddi kanama riskinin yok denecek kadar az olması ve hastanede kalış süresinin kısa olması bu yöntemin en büyük avantajlarındandır.

Özetle; kan sulandırıcı kullanan böbrek taşı hastaları operasyon öncesi riskler açısından ürolog, kardiyolog veya dahiliye hekimleri ile değerlendirilmelidir. İlaç kesimi veya daha düşük riskli bir ilaca geçiş kararı birlikte alınmalıdır. İlacın kesilmesinin riskli olduğu durumlarda fleksibl üreteroskopi ile lazer kullanarak taşların kırılması bu grup hastalarda tecrübeli ellerde güvenle uygulanacak tek tedavi seçeneğidir.

Kadir-Tepeler

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler