Prof. Dr. Korhan Taviloğlu
Prof. Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi

İltihabi bağırsak hastalığı

Son güncelleme: 11 Nisan 2013 09:51

İltihabi bağırsak hastalığı nedir?

İltihabi bağırsak hastalığı; nedeni bilinmeyen ve bağışıklık, kalıtımsal nedenler ve çevresel faktörler ile oluştuğu bilinen; Crohn Hastalığı, ülseratif kolit ve bunun gibi hastalıkları içerir. İltihabi bağırsak hastalığının diğer adları inflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH) veya İngilizce dilinde anılan şekli ile inflammatory bowel disease (IBD) şeklindedir.
 
En sık hangi yaşta ve kişilerde gözlemlenir?

-    En sık başlama yaşı 15-25 arası veya 55-65 arası iken, tüm yaş gruplarında görülebilir.
-    Ortalama olarak toplumda binde bir oranında gözlenir.
-    Musevilerde diğer toplumlara göre 2-4 kat daha sıktır. 
-    Kadınlarda erkeklere oranla % 30 daha fazla görülür.
 
ÜLSERATİF KOLİT

Ülseratif kolit nedir?

Ülseratif kolit, kalın bağırsakların iç yüzeyini döşeyen bölümün iltihaplanması ile seyreden bir hastalıktır. Olguların yaklaşık % 95’inde kalın bağırsağın son kısmı olan rektum bölümünün tutulumu vardır. Ülseratif kolit hastalığı sıklıkla makattan yukarıya doğru kalın bağırsak boyunca yayılır.

Ülseratif kolit hastalığında ne şikayetler görülür?

-    Sık olarak kanlı ishal atakları, sümüksü de olabilir.
-    Sürekli ıkınma isteği (tenesmus)
-    Ateş
-    Nabız yüksekliği (taşikardi)
-    Kilo kaybı
-    Kramp şeklinde karın ağrısı
-    Bazen yaşlılarda kabızlık
-    Bağırsak dışı belirtiler: eklem iltihapları, ağızda aftlar, bazı göz hastalıkları, safra yolu darlığı (primer sklerozan kolanjit), böbrek taşları, toplar damar tıkanıklıkları

Ülseratif kolit için risk faktörleri nelerdir?

-    Kalıtsal faktör: ülseratif kolit hastalarında p-antinötrofil sitoplazmik antikorları bulunur.
-    Bağışıklık sistemi ile ilgili: bağırsak bakterilerindeki antijenlere karşı antikor gelişir.
-    Genetik eğilim: 12. ve 16. kromozomlar ile ilgilidir. Bu ailelerin bireylerinde altı kişiden birinde görülür. 
-    Sigara
-    Çevresel faktörler
-    Gıdalar: süt ile belirtiler artabilir.
-    Apandisit ameliyatı sonrasında yakınmalar artabilir.

Ülseratif kolit hastalığı bulaşıcı mıdır?

Hayır, ülseratif kolit hastalığı kişiden kişiye bulaşmaz.
 
Hastalığın alevlenmesine neden olan ilaçlar var mıdır?

Ağrı kesici ilaçlar, aspirin, bazı antibiyotikler, doğum kontrol hapları hastalığın alevlenmesine neden olur.

Ülseratif kolitin teşhisi nasıl konulur?

-    Kesin tanı kolonoskopi tetkikinde alınan biyopsilerin patolojik değerlendirilmesi ile konulur.
-    Kansızlık
-    Trombosit artışı
-    Sedimantasyon yüksekliği
-    Albümin düşüklüğü
-    Potasyum düşüklüğü
-    Magnezyum düşüklüğü
-    Alkali fosfataz yüksekliği

Ülseratif kolit hangi hastalıklar ile karışabilir?
-    Kalın bağırsak kanseri
-    Rektum kanseri
-    İltihabi kolit
-    İskemik kolit
-    Radyasyon koliti
-    Lenfositik kolit
 
Ülseratif kolit tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?

1.    İnfliksimab: Tümör nekroz faktörü inhibitörüdür ve orta ve şiddetli düzeydeki ülseratif kolit vakalarında kullanılır.
2.    Azatioprin: bağışıklık sistemi dengeleyicisidir.
3.    Siklosporin: ameliyattan korunmak için çok önemlidir.
4.    6-Merkaptopurin: kortizonu azaltıcı bir ilaçtır.
5.    Siprofloksasin: bakteri üremesini engelleyen antibiyotik
6.    Metronidazol: oksijensiz (anaerob) ortamda etkili olan bakterileri yok etmeye yarayan antibiyotik
7.    Metilprednizolon veya prednizon: kronik iltihabi olayı baskılayan kortizon ilaçları
8.    Sulfasalazin: hafif ve orta şiddetteki hastalıkta etkilidir.
9.    Balsalazid: hafif ve orta şiddetteki hastalıkta etkilidir.
10.    Mesalamin: hastalığın idamesinde önemli bir ilaçtır.

Ülseratif koliti olan hastaların diyet yapması gerekir mi?

Hayır diyetin etkisi yoktur, ancak ishal yapan gıdalardan kaçınılması önerilir.
 
Ülseratif kolit ile kalın bağırsak kanseri arasında ilişki var mıdır?

Evet vardır. Özellikle kalın bağırsağın yaygın tutulduğu durumlarda, bağırsak kanseri gelişme riski hastalığın başlangıcından  itibaren ilk 8-10 yıl içinde artmaya başlar. Ülseratif kolit hastalığında on yıldan sonra her yıl için kalın bağırsak kanseri riski % 1 oranında artar.

Kalın bağırsak kanserinden korunmak için ne yapılmalıdır?

Uzun süreli hastalığı olan vakalara düzenli aralıklarla kolonoskopi yapılarak çok sayıda biyopsi alınması önerilmektedir.

Ülseratif kolit hastalarında ne zaman ameliyat gerekir?

-    İlaç tedavisi ile yanıt alınamayan hastalığın alevlenme durumlarında
-    Uzun dönemdir tedavi edilen fakat giderek artan sıklıkta atak geçiren hastalarda
-    Kanserleşme riski olan (displazi varlığında) hastalarda ameliyat gerekebilir.
-    Toksik megakolon (kalın bağırsağın yaygın ve şiddetli iltihabı) varlığında
-    Bağırsak delinmesinde
-    Bağırsak tıkanıklığı varlığında
-    İlaçlara bağlı komplikasyonların gelişiminde

Ülseratif kolit tedavisinde ne tür ameliyatlar yapılır?

-    Bağırsak ameliyatları Genel Cerrahi Uzmanları tarafından gerçekleştirilir ve ağırlıklı olarak bağırsak cerrahisi (kolorektal cerrahi, koloproktoloji) ile uğraşan cerrahlara ise kolorektal cerrah adı verilir.
-    Ülseratif kolit durumunda cerrahi tedavinin ana prensibi tüm kalın bağırsak ve rektum’un (kalın bağırsağın makata bağlanan son kısmı) çıkartılmasıdır. Bu sayede hastalık ortadan kaldırılmış olur. Ameliyat açık veya klasik yöntem ile yada laparoskopik cerrahi ve robotik cerrahi ile gerçekleştirilebilir. Laparoskopik ve robotik cerrahini avantajları: erken işe dönme, daha az ağrı, daha düşük kesi yeri fıtığı oranıdır.
-    Kalın bağırsak çıkartıldıktan sonra bağırsağın devamlılığı ince bağırsağın (ileum) makata poş adı verilen bir rezervuar oluşturularak bağlanması (ileo-anal anastomoz) işlemidir.
-    İnce bağırsağın (ileum) makata bağlanması (ileo-anal anastomoz) işlemi sonrasında ince bağırsağın biraz üst bölümünden deriye ağızlaştırma işlemi (torba veya ileostomi) yapılır. İleostomi’den bol miktarda safralı ince bağırsak sıvısı geçişi olacağından kısmi olarak istemli dışkı tutmayı sağlayabilecek Brooke tipte ileostomi uygulanır. Ayrıca, içeride bir rezervuar hazırlanıp, ileostomide daha yüksek oranda istemli dışkı tutma sağlanabilir, ancak bu durumda günde üç dört kez bir kateter ile ileostomiden dışkı boşaltmak gerekebilir.
-    Burada, ameliyata ileostomi eklenmesindeki ana amaç, bağlantı yapılan bağırsak bölümünden (ileo-anal anastomoz) dışarıya bir sızıntı olmasını önlemektir. Bu tür ileostomilere, koruyucu tipte ileostomi adı verilir.
-    İleostomi geçici olarak yapılır, yani kalıcı değildir. Genellikle, birkaç ay içinde ileostomi’nin kapatılması ve makat yolu ile dışkılamanın başlatılması hedeflenir.

Ülseratif kolit ameliyatları sonrasında ne tür sorunlar görülebilir?

Ülseratif kolit ameliyatları sonrasında makata ince bağırsak bağlanırken oluşturulan rezervuarda (ileo-anal poş) bir enfeksiyon olabilir ve bu tabloya poşit adı verilir. Bu tür bir sorun gelişirse uzun süreli antibiyotik tedavisine başlanır.

CROHN HASTALIĞI

Crohn hastalığı nedir?

-    Crohn hastalığı, sindirim sisteminin ağız boşluğu ile kalın bağırsak arasındaki tüm bölümlerini tutabilen iltihabi bir bağırsak hastalığıdır.
-    Sıklıkla hastalığın ince bağırsağın son kısmını (ileum) ve kalın bağırsağın başlangıç bölümünü (çekum yada kör bağırsak) tuttuğu bilinmektedir.
-    Crohn hastalığının oluş nedeni çoğu zaman bilinmemektedir, ancak sıklıkla vücuttaki iltihabi (enflamatuvar) kimyasal medyatörlerin dengesizliği sonunda olduğu düşünülmektedir. Günümüzde, kalıtımsal (NOD2 geni), mikrobik (Mikobakterium paratüberkülozis, Psödomonas ve Listeria), bağışıklık sistemi ile ilgili (interlökinler ve tümor nekrotizan faktör - TNF), çevresel faktörlerle (sigara kullanımı), diyete bağlı, damarsal ve stres ile oluşabildiği ileri sürülmektedir. 

Crohn hastalığı ne sıklıkta ve kimlerde görülür?

-    Crohn hastalığı, ortalama 100.000 kişide bir kişide görülür. Asya ve Afrika kıtalarında, diğer kıtalara göre biraz daha sıktır. 
-    Kuzeydeki ülkelerde son 50 yılda özellikle kalın bağırsakta görülme sıklığı artmıştır.
-    Kentlerde ve üst sosyo-ekonomik grupta kırsal kesime oranla daha sık görülür.
-    Beyazlarda siyahlara göre Crohn hastalığı daha sık görülür.
-    Crohn hastalığı, Musevi toplumunda tüm kıtalarda diğer toplumlara göre 2-4 kat daha sıktır.
-    Kadın ve erkeklerde görülme sıklığında belirgin bir fark yoktur.
-    Crohn hastalığı’nın 15-30 yaş ve 60-80 yaş gruplarında artış gösterdiği bilinmektedir.

Crohn hastalığı vücutta ne tür değişikliklere yol açar?

-    Crohn hastalığı, bağırsağın kripta adı verilen bölümlerinde ülserler ve granülom adı verilen şişlikler oluşturur.
-    Bağırsağın tüm katmanlarını tutan iltihabi gelişme yaratır ve bağırsakta darlık, ödem ve tıkanıklık oluşturabilir.
-    Crohn hastalığı, bağırsaktan dışarıya sızıntı (fistül) oluşturabilir. Bunun sonucunda bağırsakta delinmeler ve apseler meydana gelir. Crohn hastalığına bağlı fistüller sıklıkla bağırsak ile bağırsak arasında (entero-enteral fistül), bağırsak ile mesane (sidik torbası) arasında (entero-vezikal fistül), bağırsak ile hazne (vajina) arasında (entero-vajinal fistül), kalın bağırsak ile mide arasında (gastro-kolik fistül) ve bağırsak ile deri arasında (entero-kutanöz fistül) tipte olabilirler.
-    Crohn hastalığında, bağırsakta emilim bozukluğu (malabzorpsiyon) gelişebilir. Bu durum protein, yağ, safra ve kalori emilim bozukluğuna yol açabilir.
-    Böbrek taşı oluşumunu arttırabilir.
-    Crohn hastalarının % 30’unda makat fistülü gelişir.
-    Deride eritema nodozum, pyoderma gangrenozum ve psöriatik eritem adı verilen şişliklere neden olabilir.
-    Crohn hastalığı, büyük eklemlerde artrit, ankilozan spondilit adı verilen eklem iltihaplarına neden olabilir.
-    Ağızda aftlar gelişebilir.
-    Crohn hastalığı, gözde episklerit, rekürran irit ve uveit adı verilen bozukluklara neden olabilir.
-    Crohn hastalığı, portal ven trombozu gibi damarlarda tıkanıklığa (trombo-emboli) neden olabilir.
-    Safra kanallarında sklerozan kolanjit adı verilen safra yolu darlığı gelişebilir.
-    Crohn hastalığında, safra taşı sıklığı artar.
-    Karaciğer iltihabı (kronik aktif hepatit) ve karaciğer sirozuna eğilimi arttırır.

Crohn hastalığının belirtileri nelerdir?

-    İshal: dışkıda sümük (mukus), itihap veya kan olabilir. 
-    Karın ağrısı: kramp şeklinde ve karın sağ alt kısmında ve göbekte ağrı gelişir.
-    Kilo kaybı
-    Hafif ateş
-    Bağırsak tıkanıklığı: bağırsak iç çeperi ödem nedeniyle daralır.
-    Makat çatlağı (anal fissür)
-    Makat fistülü (perianal fistül)
-    Makatta apse (perianal apse)
-    Karın içi apseler (intra-abdominal ve retroperitoneal apse)
-    Karın duvarında ele gelen sert kitle (kalınlaşmış bağırsak)
-    Böbrek taşı
-    Kansızlık (anemi) ve nabız yüksekliği (taşikardi)
-    Deri, ağız, göz, eklem, karaciğer, safra yolu belirtileri.

Crohn hastalığı hangi hastalıklar ile karışabilir?

-    Amip hastalığı (amibiazis)
-    Karsinoid tümör
-    Bağırsak divertikülü
-    Apandisit
-    Bağırsak tüberkülozu
-    Endometriozis hastalığı
-    Yumurtalık ve tüplerin bazı hastalıkları

Crohn hastalığında kan tetkikleri nasıldır?

-    Lökosit düzeyi yükselir (lökositoz)
-    Protein (albümin) düzeyi azalır
-    Kollesterol düzeyi azalır.
-    Magnezyum düzeyi azalır.
-    Kalsiyum düzeyi azalır.
-    CRP (enfeksiyon belirteci) yükselir
-    p-ANCA ve ASCA antikorları görülür.

Crohn hastalığında hangi röntgen tetkikleri yapılır?

-    İlaçlı (baryum) bağırsak röntgeni: bağırsakta kaldırım taşı görünümü 
-    Bilgisayarlı tomografi: bağırsaktaki fistül ve apseler görülebilir.
-    Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): safra yolu darlıkları, leğen kemiği içindeki fistülleri (makat fistülü vb.) gösterir.
-    Kolonoskopi: darlıkları gösterir, biyopsi alınabilir
-    Gastroskopi: ülseri gösterir, biyopsi alınabilir
-    Çift balonlu endoskopi: ince bağırsağı incelemeye yarayan endoskopi türüdür.
-    Ultrasonografi: safra kesesi, yumurtalık ve tüplere ait sorunları gösterebilir. 

Crohn hastalığının seyri nasıldır?

Hastalık klinik olarak alevlenmeler ve sakin dönemlerle seyreder.

Crohn hastalığının ilaçla tedavisi nasıldır?

-    Kronik ishal tedavisi: Loperamid (2-4 mg), difenoksilat ve atropin, morfin damla (8-15 damla)
-    Safra asidi emiliminin düzenlenmesi: kolestiramin (2-4 g)
-    Kramp şeklinde karın ağrılarının önlenmesi: propantelin (0.125 mg), disiklomin (10-20 mg) ve hyosiyamin (0.125 mg)
-    Kalın bağırsaktaki iltihabın azaltılması: Sulfasalazin, mesalamine, Prednizon (40-60 mg/gün), azathioprin (2 mg/kg/gün), 6-merkaptopurin (6-MP)
-    Fistül ve apse durumu: metronidazol 1-2 ay boyunca (1 g/gün), Siprofloksasin
-    antiTNF antikorları: infliximab, adalimumab ve sertolizumab
-    Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar: Takrolimus, Mikofenolat mofetil, Natalizumab, Fontolizumab, Filgrastim (CSF)

Crohn hastalığında hangi koşullarda ameliyat gerekir?

-    Bağırsak tıkanıklığı
-    Bağırsak delinmesi
-    Kan zehirlenmesi (toksik megakolon) gelişmesi (toksik megakolon)
-    Karın içi apse gelişimi


Crohn hastalığında ameliyat tekniği, hastalıklı bağırsak bölümünün çıkartılması veya bypass yapılması ile devamlılığın sağlanması esasına dayanır ve bu ameliyatlar Genel Cerrahi Uzmanları tarafından gerçekleştirilir ve ağırlıklı olarak bağırsak cerrahisi (kolorektal cerrahi, koloproktoloji) ile uğraşan cerrahlara kolorektal cerrah olarak adlandırılır. Ameliyat açık veya klasik yöntem, laparoskopik cerrahi ve robotik cerrahi ile gerçekleştirilebilir. Laparoskopik ve robotik cerrahini avantajları: erken işe dönme, daha az ağrı, daha düşük kesi yeri fıtığı oranıdır. Zorunlu olmadıkça bu hasta grubunda bağırsak yaralarının iyileşme sorunu, hastalığın aynı belirtilerle çıkartılan bağırsağın dışındaki bölümlerde tekrarlaması ve bağırsağın farklı bölümlerinde daralma riski nedeniyle cerrahi girişimden kaçınılır. 20 yıl içinde hastaların yaklaşık  % 75’inde ameliyat gerektiren komplikasyonlar gelişir.
 
Crohn hastalığında diyet etkili midir?

-    İshali olan hastalarda B12 vitamini ve folik asit eksikliği ve bunun sonucunda da kansızlık (anemi) gelişir.
-    Crohn hastalığında diyetin kısmen etkisi vardır.
-    Diyete lif eklenmesi bağırsak cidarının iyileşmesine katkı sağlar.
-    İnce bağırsağın son bölümü (ileum) ameliyatla alınan hastalarda yağdan fakir elementer diyetin yararı vardır.
-    Crohn hastalarında sıklıkla laktoz tahammülsüzlüğü (entoleransı) olduğundan süt ürünlerinin alınması ile yakınmaları artar. Ancak, kalsiyum desteği yapmak gerekir. Bu hasta grubunda laktozsuz süt ürünlerinin tercih edilmesi yararlı olur.  
-    Birçok iltihabi bağırsak hastalığı olan kişinin daha çok hamur işlerini tükettiği ve sebze ile meyvelerden, kendilerine dokunduğu gerekçesi ile kaçındıkları gözlenmektedir, bu durum sağlıklı beslenme yönünden dengelerin bozulmasına neden olabilir.

Crohn hastalığında kanser gelişme riski var mıdır?

-    Kalın bağırsak tutulumu olan Crohn hastalarında kanser gelişme şansı normal insanlardan 4-20 kat daha yüksek ancak ülseratif koliti olan insanlardan daha düşüktür. Kanser sıklıkla hastalığın 10. yılından sonra ve 45-55 yaşlar arasında görülür.
-    İnce bağırsakta hastalığı olan kişilerde iltihabi olayın aktif olarak devam ettiği darlık (striktür) olan bölgelerde kanser gelişebilir.
-    Makat fistülü (perianal fistül) olan Crohn hastalarında sıklıkla fistül boyunda kanser gelişir.
-    Crohn hastalığının 10. yılından sonra her yıl kolonoskopi yaparak bağırsak kanseri riski açısından değerlendirilmelidir.

Crohn hastalığının sonuçları nasıldır?

-    Crohn hastalığının ölüm riskini 1-5 kat arttırdığı bilinmektedir ve ölümler sıklıkla hastalığın başladığı ilk 4-5 yılda görülür.
-    Hastalığın 15 yılında, hastaların % 94’ünün hayatta olduğu bilinmektedir. Yıllar ile birlikte hastalıktan yaşamı yitirme riski artar. 
-    Zaman içinde Crohn hastalığı nedeniyle hastaların % 10’unun yaşamları ciddi şekilde kısıtlanır.  

Sorularınız için: drkorhantaviloglu@mynet.com



 

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir