Uz. Dr. Aydın Duygu
Uz. Dr. Aydın Duygu
Aile Hekimliği Uzmanı

Kırışık tedavisinde en etkili yöntem nedir?

Genç bir cilt çok zor değil

Son güncelleme: 31 Aralık 2013 09:02

 

Cilt kırışıklıkları gözümüze en çok çarpan ve  bizi  en fazla yaşlanma telaşına düşüren kozmetik sorunların başında gelir. Cildimizin  mevcut yaşımıza oranla daha genç veya daha yaşlı  olmasında  genetik faktörler  etkili olsa dahi  yaşam şeklimiz yani çevresel faktörler en belirleyici unsurdur.

Örneğin hızlı yaşlanmaya yatkın bir cilt iyi bakıldığında kronolojik yaşından çok genç görünebilir. Aksine iyi bir genetiğe sahip cilt ise sadece güneş ve sigara maruziyetiyle erkenden yaşlanabilir. Tüm sağlık konularında olduğu gibi iyi bakmak tedavi etmekten daha etkili bir yoldur. 
İyi bakmak için güneşten korumak, nemlendirmek, iyi uyku, kirli havaya daha az maruz bırakmak ve iyi beslenmek temel gerekliliktir.

Cilt kırışıklıklarının tedavisi için bir çok yöntem önerilmektedir ve tedavinin temelinde üç ana amaç  gözetilir:
Kırışıklıkları dolgu malzemeleri ile doldurmak 
Kırışıklığa sebep olan mimikleri azaltmak 
Cildi zamanla azalan kollojen üretimini arttırmaya zorlanmak.  Bu nedenle cilde lazer, radyo frekans, ultrasonik dalgalar verilerek veya doğrudan mekanik hasarla kollojen üretimi arttırılmaya çalışılır.

Peki kollojen gerçekten artar mı?  Her hangi bir cilt yaralanmasında yara iyileşme mekanizması kollojen sentezini uyarır ve yara kapanır. Ancak bu süreç ve yara iyileşme kalitesi herkes için farklıdır. Bu durum bir dokunun üretilmesi için o dokuyu oluşturan hammaddelerin yeterli ve kullanılabilir olması gerektiğini düşündürmektedir.

Kollojen  %25-30 oranıyla  vücuttan en fazla üretilen  protein olup başlıca glisin, prolin, hidroksiprolin ve hidroksilizin isimli amino asitlerden oluşur. Ayrıca bu karmaşık mekanizma için gerekli büyüme hormonu veya genetik kodlama  için arginin, lösin ve glutamin gibi amino asitlere ihtiyaç vardır. Bu malzemeler yeteri kadar var olsa bile  kullanılabilir olması için C vitamini gerekmektedir. Buradan yola çıkarak beslenme mesajımız  şu olabilir: protein almak için et, süt,  yumurta tamam.. ancak bunların işe yaraması için gerekli vitaminleri sağlayan sebzelerle birlikte alınması şarttır.


Aesthetic Plastic Surger. 2013 Apr;37(2):424-33 dergisinde yayınlanan bir araştırma çok önemli  mesajlar vermiş ve bakış açımızı doğru yönde değiştirmiştir.  Bu çalışmada yüzlerinde aynı oranda kırışıklık olan 43-62 yaş arası 33 kadın dört farklı tedavi grubuna ayrılmış. 
1.    gruba fraksiyonel lazer 
 2. gruba IPL
 3. gruba  retinoik asit içeren krem
 4. gruba amino asit ve vitaminlerden oluşan karışım içirilmiş. 

2 ay sonra kırışıklık ile ilgili bir çok analiz yapılmış. Sonuç gerçekten ilginç. 
Kırışıklık skorunda azalma IPL, krem ve amino asit kullanımında istatiksel olarak olumlu azalma göstermiş, ancak lazer tedavisinde anlamlı iyileşme olmamış. Hastaların tedavi memnuniyeti 4 tedavi için benzer olup en fazla amino asit kullanımında görülmüş. 

Sonuç olarak dört farklı tedavinin sonucu birbirine yakın fayda sağlamış. Lazer, IPL ve retinoik asit kremi içeren tedavilerin  ağrı, kızarıklık, yanık, güneşe çıkmama mecburiyeti dikkate alındığında amino asit desteği çok pratik ve ulaşılabilir durmaktadır. 
En azından cilde hangi tedavi yapılırsa yapılsın  beraberinde amino asit vermenin  başarıyı daha da arttıracağı kesin.

Uzm.Dr. Aydın Duygu
www.draydinduygu.com

 

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir