"Kök hücre bağışı için 3 tüp kan yeter"

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kök Hücre Nakli Merkezi Direktörü Prof. Dr. Erkurt: - "Türk Kızılayına giderek 3 tüp kan alınmasıyla gönüllü bağışçı olunabilir. Kan verebilen herkes TÜRKKÖK için de bağışçı olabilir" - Dünya Aferez Birliği Başkanı Prof. Dr. Altuntaş: - "Özellikle gençlerin kök hücre bağışçısı olmaları için teşvik edilmesi gerekiyor. Gençler gönüllü olduğu takdirde 30-35 yıl süreyle sistemde kalıyor. Bu nedenle mutlaka gençlere ulaşmak lazım"

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kök Hücre Nakli Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt, Türk Kızılayına 3 tüp kan vererek gönüllü kök hücre bağışçısı olunabileceğini belirterek, "Kan verebilen herkes TÜRKKÖK için de bağışçı olabilir." dedi.

Lefkoşa Elexus Hotel'de 300 bilim insanının katılımıyla I. Hematolojik Nadir Hastalıklar Kongresi düzenlendi.

Kongre kapsamındaki basın toplantısında konuşan Dünya Aferez Birliği ve Hematolojik Nadir Hastalıklar Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, nadir hematolojik hastalıkların toplumda görünürlüğünün son derece sınırlı ve tedavisinin zor ve maliyetli olduğunu söyledi.

Nadir hematolojik hastalıkların hekimler ve toplum tarafından çok iyi bilinmesi gerektiğini dile getiren Altuntaş, kongrenin de farkındalığın arttırılması amacıyla düzenlendiğini ifade etti.

Altuntaş, Türkiye'de bu hastalıkların tedavisinin gelişmiş ülkelerle aynı düzeyde olduğuna dikkati çekerek, "Nadir hastalıkların tedavisinde dünya süper liginde olamayı arzuluyoruz. Eğitim ve araştırmada yapılacak çok şey var." dedi.

Bu hastalıkların tedavisinde kök hücre naklinin uygulanabildiği bilgisini veren Altuntaş, şunları dile getirdi:

"Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılayı tarafından yürütülen TÜRKKÖK Projesi, milli bir projedir. Bu projeye gönüllü bağışçı olmak sosyal sorumluluktur. TÜRKKÖK, dünya markası olma yolunda. Bunun önünde hiçbir engel yok. TÜRKKÖK sayesinde ailesinde bağışçı olmayan hastaların bağışçı bulma şansı çok arttı. Eskiden yurt dışında 9 ayda bulunabilen bağışçı, artık 2-3 ayda bulunabiliyor. Yurt dışından verici bulunması için hasta başına 35 bin avro harcanıyorken bu rakam yurt içinde 5 bin avroya kadar indi. Yani hem zaman hem de maliyet avantajı var.

Bu yönüyle de desteklenmesi gereken bir proje. Özellikle gençlerin kök hücre bağışçısı olmaları için teşvik edilmesi gerekiyor. Gençler gönüllü olduğu takdirde 30-35 yıl süreyle sistemde kalıyor. Bu nedenle mutlaka gençlere ulaşmak lazım."

Fevzi Altuntaş, nadir hematolojik hastalıklarla ilgili mükemmeliyet merkezleri kurulmasının yararlı olacağını anlattı.

- "3 tüp kanla hayat kurtarın"

Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kök Hücre Nakli Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt da TÜRKKÖK'e bağışçı sayısının 290 bine ulaştığını belirterek, "Buraya kayıtlı 590 civarında bağışçıdan kök hücre alınarak hastalara nakledildi." dedi.

"Kök hücre nakli ihtiyacı olan ve kardeş vericisi olmayan hastaların en kısa sürede ve en yüksek nitelikte tedavi şansı gönüllü bağışçı havuzunun artırılmasıyla mümkün olabilir." görüşünü paylaşan Erkurt, TÜRKKÖK 'ün 2,5 yıllık sürede ulaştığı başarının sevindirici olduğunu vurguladı.

Erkurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sadece geçen yıl TÜRKKÖK 'ten 420 hastaya bağışçı bulundu. TÜRKKÖK 'ten nakiller her geçen gün artıyor. Erişilen 290 bin rakamı bile ailesinde bağışçısı olmayanlara nakil imkanı veriyor ancak TÜRKKÖK'e gönüllü bağışçı sayısı en az 500 bin olmalı. Bağışcı olmanın sağlığa hiçbir zararı yok. Bağışçıdan 5 günlük aşı sonrası kök hücreleri topluyoruz ve hastaya naklediyoruz. Vatandaşlarımız kemik iliği delinerek kök hücre toplanıyor diye düşünmesin. Bağışçı hiçbir zarar görmüyor. Ağrılı bir işlem değil.

Kök hücre toplandıktan sonra donör normal işine devam edebiliyor. Türk Kızılayına giderek 3 tüp kan alınmasıyla gönüllü bağışçı olunabilir. Kan verebilen herkes TÜRKKÖK için de bağışçı olabilir."

- Lenf bezi kanseri

Hematolojik Nadir Hastalıklar Derneği ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmet Aydoğdu da son gelişmeler ışığında bazı lenfoma tiplerinin tedavisinde yeni döneme girildiğini söyledi.

Aydoğdu, şunları kaydetti:

"Bazı lenfoma ve lösemi hastalarını artık ağızdan alınan ve hedefe yönelik akıllı ilaçlar kullanarak yüksek başarı oranlarıyla tedavi etmekteyiz. Hedefe yönelik ilaçlar veya 'akıllı moleküller’ dediğimiz yeni nesil ilaçlarla yan etkiler azalırken etkinliği bir o kadar artıyor. Örneğin, Hodgkin lenfomalı hastalarda Nivolumomab ile çok iyi ön sonuçlar elde edildi. Nivolumomab hem yanıt oranlarını artırmakta hem de kök hücre nakli yapılabilen hasta sayısını artırmaktadır.

Gelecek için ümit vadeden bir gelişme. Önümüzdeki süreçlerde hedefe yönelik akıllı ilaçların klinik kullanıma girmesiyle lenfoma tedavisinde başarı oranlarımız daha da artacaktır."

- Sağlık muhabirleri kök hücre bağışını ele aldı

Kongre kapsamında düzenlenen medya oturumunda kök hücre bağışının arttırılmasında basına düşen görev ele alındı.

Kongreye katılan hekimlerin de değerlendirmelerde bulunduğu toplantıda bireylerin gönüllü kök hücre bağışçılığı konusunda daha fazla bilinçlendirilmesi, çeşitli platformlarda konunun güdeme getirilmesi, gençlere daha fazla ulaşılması, sosyal medya da dahil iletişim araçlarından daha fazla yararlanılması gerektiğine dair mesajlar verildi.

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler