Sizde denge bozukluğu olduğunu nasıl anlarsınız?

Son güncelleme: 25 Mayıs 2007 08:32
Sizde denge bozukluğu olduğunu nasıl anlarsınız?

ABD'de yapılan bir araştırmaya göre polikliniklere başvuran her yüz hastanın 5 tanesi denge bozukluğundan yakınıyor. Genel nüfusun yaklaşık %20'si bir tür baş dönmesi denge bozukluğundan etkileniyor. Ortalama yaşam süresinin bütün dünyada giderek uzaması yaşlı insan sayısının artması dengesizlik ve baş dönmesi gibi sorunların giderek artacağının kanıtı olarak görülüyor.
 

DENGE BOZUKLUĞU NASIL ORTAYA ÇIKAR
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor İrfan Aksoy, bu bölgelerden kalkan uyarılarla beyne sürekli olarak baş ve vücudun diğer kısımlarının birbiriyle ve mekandaki yerleri hakkında uyarılar gönderildiğini belirtiyor.
 

Denge merkezinin , kendisine iletilen bilgileri, depo bilgilerle karşılaştırıp bu bilgilerin ışığında değerlendirerek motor yanıtı hazırladığını ifade eden Op. Dr. İrfan Aksoy, bilgilerin denge merkezine ulaşmasında veya buradan verilen cevaplarda (motor yanıt) bozukluk olunca denge bozukluğu veya baş dönmesinin ortaya çıktığını vurguluyor.
 

Bu bozukluğun beyindeki denge  merkezleri tarafından telafi edildiğini belirten Op. Dr. Aksoy, sözkonusu telafinin, iç kulaktan gelen denge bilgileri yerine gözden ve kas-eklem-deriden derin duyuyla ilgili gelen denge bilgilerinin konularak yapıldığını ifade ediyor.
 

Op. Dr. İrfan Aksoy bunun 3 ile 6 haftada tamamlanacağını ve dengenin  tam olarak sağlanabileceğini belirtiyor. Telafi mekanizmasına "merkezi düzenleme" adı verildiğini söyleyen Op. Dr. İrfan Aksoy, merkezi sinir sistemine ait  bozuklukların da aynı mekanizmayla telafi edilse de dengenin hiçbir zaman tam olarak sağlanamayacağını vurguluyor.
 

Op. Dr. İrfan Aksoy, dengesizlik sorununun, kişinin ağırlık merkezinin hareket halinde veya dururken dayanma düzlemi içine düşmesindeki bozukluklar olarak tanımlanabileceğini belirtiyor.


DENGE BOZUKLUĞU OLAN İNSANLAR NE YAPAR?
Denge bozukluğu olan hastaların dayanma düzlemlerini artırarak genişletmek için ayaklarını açarak yürüdüklerini belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, bu kişilerin hareketlerinin  son derece yavaş olduğunu ifade ediyor:
 

Baş dönmesinin bir belirti olduğunu belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, "basitçe tanımlarsak kişinin vücuduyla dünya arasındaki algısının bozulmasıdır, bir hareket yanılsaması bir illuzyondur, ağrı gibi subjektif bir belirti olduğu için hastanın dışındaki kişilerce anlaşılması zordur" diyor.
 

Dünyada hekime başvuru nedenlerinde birinci sırada ağrı ikinci sırada baş dönmesi geldiğini belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, tüm toplumlarda genetik yatkınlığın          % 30, klinikte görülen başdönmesi vakalarının % 90 tehlikeli ve kalıcı değil geçici ve tehlikeli olmayan bir yakınma olduğunu dile getiriyor.
 

Op. Dr. İrfan Aksoy baş dönmesinin vertigo ve dizziness olarak iki tipte tanımlanabildiğini belirtiyor; "Vertigoda tam bir hareket illuzyonu olur, çevredeki herşeyin gerçekten döndüğü hissi vardır. Çocuklukta yaptığınız güzünüzü kapatıp birkaç kez hızla döndükten sonra aniden durup gözünüzü açtığınızda nasıl etrafın kaydığını görüyorsanız hasta da bunu görüyor, tabi daha şiddetli ve sarsıcı olanını. Genelde bu tip dönmelerde % 70 iç kulak denge organındaki sorunlar nedendir. İkinci tip baş dönmesi  yalancı vertigo diye de adlandırdığımız  dizzinesstır.Bu daha sinsidir ve hasta kendini sarhoş gibi hisseder genel bir sersemlik hissi ve boşlukta yürüyormuş gibi tanımlamalarla ifade edilir.Bu ikinci tip baş dönmesi iç kulaktan kaynaklanabileceği gibi çoğunlukla tüm vucudumuzu etkileyen bir çok olay tetikleyebilir. Kalp ritim bozukluğu, anemi(kansızlık), stres, yorgunluk, uykusuzluk, beyin hastalıkları, hormonal bozukluklar vs. Dolayısıyla vertigo dediğimiz şikayette çoğunlukla iç kulağa yönelmemize rağmen dizziness tanımlamasına uyan durumlarda daha bir çok şeyi araştırmamız gerekiyor. Özellikle de bu dizzinesslı  hastayı daha çok görüyoruz.Anlaşıldığında tedaviye en iyi cevap alınan bu hasta grubu, şikayetlerini çok iyi anlatamadıklarından doktor doktor gezen daha çaresiz hasta grubunu oluşturuyor. Baş dönmesi bir hastalık belirtisidir ve nedenleri ikiye ayrılır.Perferik dediğimiz iç kulağımıza bağlı nedenler ve santral dediğimiz daha çok merkezi sinir sistemini ilgilendiren norolojik hastalıklar.Periferik nedenler klinikte gördüğümüz baş dönmeli hastalarının % 70-80 ni oluşturur."
 

BAŞ DÖNMESİ GÖRÜLME ORANLARI
Baş dönmesi sık olarak kadınlarda ve 30-50 yaş grubunda  görülüyor. Baş dönmesini tetikleyen en önemli faktör olarak stres ön plana çıkıyor. Stres, tansiyon veya halsizlik dizzinesa sebep oluyor.
 

Op. Dr. İrfan Aksoy, bu tip durumlarda beyin sapı fonksiyonlarının iyi çalışmadığını belirtiyor. Bazı otomatik reflekslerde kontrol kaybı olduğunun altını çizen Op. Dr. Aksoy, ve dizzines denge bozukluğu oluştuğunu belirtiyor.
 

Bahsedilen yaş grubu bayanlarda rejim sonrası ani kilo kayıplarının bazen ilk atağın geçirilmesine zemin hazırladığının altını çizen Op. Dr. İrfan Aksoy,
baş dönmeli hasta grubunun bu şikayeti nedeniyle birçok farklı branşa başvurabildiğini hatırlatıyor.
 

Op. Dr. İrfan Aksoy, baş dönmesiyle ilgili dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor;
 

-Baş dönmesi gerçekten  çevrenin ya da kendi vucudunuzun dönmesi şeklinde mi gelişiyor?
-Hareketle bir bağlantısı var mı? örneğin başınızı sağa sola çevirmek özellikle bir tarafa yattığınızda ya da yukardaki bir objeye bakmak şikayetlerinizin ortaya çıkmasına sebep oluyor mu?
-Şikayetiniz ne zaman başladı, süresi ne kadar, bu saniyelerden bir kaç güne kadar uzayan bir dönemi içerebilir.
-Günün farklı zamanlarında artış gösteriyor mu? Açlık ya da ilaç alımı zamanları ile ilşkisi var mı?
-Genelde stresli yorgun olduğunuz dönemlerde mi olur veya baş ağrınızla birlikte mi oluyor?
-Kullanmakta olduğunuz ilaçlar var mı? Kulak üzerine yan etkisi olan ilaçlar alıyor musunuz?Sara-epilepsi veya tüberküloz tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar gibi...
-Baş dönmesi ile birlikte başka bulgular da oluyor mu?Çift görme, konuşma bozukluğu,vücudun bir tarafında güç kaybı ya da uyuşukluk var mı? (Bu gibi durumlarda acilen bir hastaneye başvurmanız gerekir.)
-Beyin damar hastalıkları açısından risk faktörleriniz var mı?Aşırı kilo, kanda yağ ve kolesterol yüksekliği, sigara, alkol, ateroskleroz(damar sertliği) varlığı, fiziksel olarak hareketsiz bir yaşam tarzı -Baş dönmesi atakları ilk kez mi oldu yoksa tekrarlayan ataklar şeklinde mi?
-İşitme kaybı ya da kulak çınlaması veya dolgunluk hissi, basınç var mı?
-Günler, haftalar ya da aylar içinde değişim var mı?
 
      
Op. Dr. İrfan Aksoy, baş dönmesi ve dengesizlik yapan hastalıkları şu şekilde sıralıyor:
 

-Kulağa bağlı nedenler; meniere hastalığı, pozisyonel vertigo, kulağın akıntılı kronik hastalıkları,viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda iç kulağa az kan gitme durumları,iç kulağı etkileyen ototoksik dediğimiz ilaçlar.
-Travmalar
-Enfeksiyonlar :labirent(iç kulak) iltihabı
-Nörolojik hastalıklar (multipl skleroz, beyin tümörleri,parkinson, migren)
-Ototoksisite iç kulak yapılarının kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak zarar görmesi
-Allerjik nedenler; saman nezlesi, özellikle bahar aylarında alerjik bünyeli hastalarda polenlere cevap olarak vertigo oluşturabilir
    
       
Klinikte en sık görülen nedenlerden birinin selim pozisyonel vertigo olduğunu belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, bunun içkulaktan kaynaklanan en sık baş dönmesi sebebi olduğunu vurguluyor.
 

Op. Dr. Aksoy, iç kulak denge organındaki yarım daire kanallarından birinde kalsiyum kristallerinin çökmesi sonucu pozisyonel vertigonun ortaya çıktığını, kristal yapıların yer çekimi ve baş hareketleriyle, iç kulak sıvısında serbestçe yüzdüğünü belirtiyor.
 

Bu nedenle de hangi kulak etkilendiyse hastanın o tarafa yattığı anda saniyeler içinde baş dönmesi oluştuğuna dikkat çeken Op. Dr. İrfan Aksoy, zaman zaman hastalığı takiben veya baş travması sonrasında bulantı oluşabileceğini de belirtiyor.
 

İç kulak dışında baş dönmesi ve dengesizilik yapan nedenler:
 

Op. Dr. İrfan Aksoy iç kulak dışında baş dönmesi ve dengesizlik yapan nedenler olabileceğini belirtiyor;
 

Boyun problemlerine bağlı baş dönmesi(servikal vertigo): Boyun hareketlerine bağlı olarak baş dönmesi gelişir. Bazen kulak ağrısı da olabilir. İki nedenden dolayı olur.
1-beyne giden damarların boyundaki omurga problemlerine bağlı basıya uğraması ve kanlanmanın bozulması.


2-Boynumuzdaki eklem ve kaslardan denge merkezine başın pozisyonu ile ilgili gönderilen bilgilerde düzensizlik ve bozulma söz konusudur. Boyundaki bu tür sorunlara özellikle bu bölgeye alınan darebeler ve kazalar sebep olmaktadır. Göz bozuklukları da dizziness sebebi olabilir.
 

Baş dönmesinin migrenle de yakın ilişkisi vardır. Toplumda sık görülen ve genellikle şiddetli başağrısı nöbetleriyle gelen migren hastalarının yaklaşık %55 inde vertigo ve dizziness gözlenmektedir.
 

Gerilim tipi başağrısı olanlarda da %8 civarında vertigo gözlenebilir. Başağrısı ve dizziness beraber olarak çok sık görmekteyiz.
 

VÜCUT DENGESİ KISA SÜREDE SAĞLANABİLİYOR
Hastalıklarla beraber tıbbın tedaviye yönelik çalışmaları artık insan hayatını etkileyen birçok hastalığın tedavisinde önemli adımlar atılmasını sağlıyor.
 

Buna önemli örneklerden biri de yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalışılıp geliştirilen denge cihazı.
 

Brainport adı verilen bu denge cihazı, periferik vestibüler ve merkezi sinir sistemine bağlı denge bozukluğu baş dönmesi tedavisi için dizayn edildi.
 

Denge cihazı son bir yıldır ABD ve Avrupa'da klinik uygulamaya girdsi ve FDA onayı aldı.
 

Denge cihazı boyuna asılan kontrol ünitesi ve buna bağlı içinde yaklaşık 100 elektrot bulunan ağız içi aparayı olmak üzere iki ayrı üniteden oluşuyor.
 

Hastanın kolay kullanımına yönelik hazırlanan cihaz, klinik ortamda ve yaşam alanlarında kullanılabiliyor.
 

Op. Dr. İrfan Aksoy, bu cihazla, dilin elektrotaktil uyarılmasıyla beyne başın pozisyonu hakkında bilgi verildiğini belirtiyor.
 

Tedavi sırasında hastanın ağız aparatını dilinin ucuna yerleştirdiğini ve rahatsız olmayacağı bir seviyede sinyal gücünü ayarladığını belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, hasta öne arkaya veya iki yan tarafa eğildiği zaman eğim sensörünün kafa eğimini tesbit ettiğini ifade ediyor.
 

Op. Dr. Aksoy bu bilginin, mikro işlemciler tarafından elektrot dizisi üzerinden direk dile nakledildiğini söylüyor: "Örneğin eğer hasta sola sallanırsa dil üzerindeki sinyal sola hareket eder.Eğer hasta sağa sallanırsa sağa hareket eder.Hasta dilin üzerindeki bu bilgi sinyalini dilinin merkezinde tutarak merkezlenmiş ve dengelenmiş bir postur için kullanır.Amaç hastanın sinyali dilinin merkezinde tutmasını sağlayarak kendi dengesini kurmasını öğrenmesi ve ilerleyen günlerde beyinde yeni bir denge merkezi oluşturmasıdır.Bu sayede beyin, vucudun dengede olduğu bilgisini alır.Denge cihazının  sürekli kullanımı sayesinde hasta, genellikle 5 gün 20 şer dakikadan günde iki seansla, ilerlemiş denge kontrolünün  zihninde tutulmasını yeniden öğrenir."
 

dr.irfanaksoy@mynet.com

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir