En Çok Kullanılan İngilizce Cümle Kalıpları

Dünya’nın neresine giderseniz gidin her yerde  konuşulan ortak bir dil var, o da İngilizce. İster günlük hayatta, ister profesyonel hayatta olsun İngilizce bilmek artık zorunlu hale geldi.

Hangi mesleğe sahip olursanız olun en çok aranan özellikler içerisinde İngilizce bilmek gelir. Reklamcılık ve pazarlamadan sosyal medyaya kadar pek çok alanda İngilizce’ ye ihtiyaç duyarız. 

Bu yazımızda hemen hemen herkesin İngilizce konuşma içerisinde kullandığı İngilizce cümle kalıplarını bulabilirsiniz. 

Tanışma

Hi! My name is Ecem: Merhaba! Benim ismim Ecem.

Where are you from: Nerelisin?

I’m from Turkey: Türkiye’den geliyorum.

How old are you?: Kaç yaşındasın?

How are you: Nasılsın?

What’s up: Nasıl gidiyor?

Couldn’t be better: Daha iyisi olamazdı.

Im fine thank you for asking: Ben iyiyim. Sorduğun için teşekkür ederim.

Good morning: Günaydın.

Good night: İyi geceler.

How is your family: Ailen nasıl?

How about you: Senden naber?

Nice yo meet you: Tanıştığımıza sevindim.

That my pleasure: O zevk bana ait.

Yardım isterken

Are you okay: İyi misiniz?

No, i’m not okay: Hayır, iyi değilim.

Where can i find the police?: Polisi nerede bulabilirm?

Excuseme: Affedersiniz.

Can you help me, please?: Lütfen yardım eder misiniz?

This is very kind of you: Çok naziksiniz.

Vedalaşırken

Good to see you: Seni gördüğüme sevindim.

Keep in touch: İrtibatta kalalım.

Take care yourself: Kendine iyi bak

See you later: Sonra görüşürüz.

I’ll miss you: Seni özleyeceğim

Bye bye: Güle güle

Adres sorarken

How can I get to the museum: Müzeye nasıl gidebilirim

I’m lost: Kayboldum.

Where am ı ? : Nerdeyim?

Let’s go: Hadi gidelim.

Do you understand?: Anladın mı?

Birini sakinleştirirken

Don’t worry: Endişelenme.

I’m little bit a nerveous: Biraz gerginim.

Calm down: Sakin ol.

Relax: Rahatla.

What’s the matter?: Sorun nedir?

I’m not feeling good: İyi hissetmiyorum.

Kutlama yaparken

Congratulations: Tebrikler.

Good job: İyi iş.

You did it: Başardın.

Cheers: Şerefe.

I’m proud of you: Seninle gurur duyuyorum.

Thank you: Teşekkür ederim.

You are welcome: Rica ederim.

I’m flattered: Gururum okşandı.

Üzüntü belirtirken

What’s the matter?: Neyin var?

Forgive me: Affet beni.

I’m sorry: Üzgünüm.

Heyecan belirtirken

Let’s do this: Hadi yapalım!

Let’s go: Hadi gidelim!

Give me five: Çak bir beşlik!

What a night: Ne gece ama.

You can make it: Yapabilirsin!

Teklifte bulunurken

Will you marry me?: Benimle evlenir misin?

Will you go out with me?: Benimle çıkar mısın?

Do you wanna hang out?: Takılmak ister misin?

Ünlem cümleleri

Be careful!: Dikkat et!

Shut up!: Kapa çeneni!

Watch out!: Dikkat et!

Be careful!: Dikkatli ol!

Oh my god!: Aman tanrım!

Thanks god!: Şükürler olsun!

Don’t move: Sakın kımıldama!

Don’t give up!: Asla pes etme!

Be quiet!: Sessiz ol!

Suprise!: Sürpriz!

None of your bussines!: Seni ilgilendirmez!

Yemekte

Do you have reservation?: Rezervasyon yaptırmış mıydınız?

May ı see the menu?: Menüyü görebilir miyim?

I’d like to order: Şipariş vermek istiyorum.

Here you go: Buyrun.

Enjoy your meal: Afiyet olsun.

Keep the change: Üstü kalsın.

I’m full: Tokum.

Alışverişte

Is there anything ı can get for you: Sizin için yapabilceğim bir şey var mı?

Thank you, ı’m just koolking: Sağolun, sadece bakınıyorum

Do you now what size you are?: Bedeninizi biliyor musunuz?

I don’t now my size: Bedenimi bilmiyorum.

I want to try this on: Bunu denemek istiyorum.

Where is the fitting room: Soyunma odası nerede?

How much is it?: Ne kadar?

I want to pay by credit card: Kredi kartıyla ödemek istiyorum.

Do you make payment?: Taksit yapıyor musunuz?

I want to pay by credit card: Kredi kartıyla ödemek istiyorum.

Can you gift-wrapped?: Hediye paketi yapar mısınız?

Kızgınken

That your fault: Bu senin hatan.

I’dont wanna see you anymore: Seni artık görmek istemiyorum.

I can’t believe you: İnanamıyorum sana

How could you do this to me: Bunu bana nasıl yapabildin?

Deyimler

If you can dream it, you can do it:  Hayal edebiliyorsan, yapabilirsin.

Give me a hand: Yardım et.

Let’s face it: Hadi yüzleşelim.

That is piece of cake: Çantada keklik.

Better late than never: Geç olması hiç olmamasından iyidir.

Clear the air: Açıklığa kavuşturmak.

Freeze!: Olduğun yerde kal!

İngilizce cümleler; ingilizce cümle kalıpları sitesinden alınmıştır.